T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/85 Esas
KARAR NO : 2025/634
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/08/2021
KARAR TARİHİ : 13/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından müvekkili ... Sağ. Koz. Tic. Ltd. Sti. aleyhine ....sayılı dosyası ile 28.320,00-Euro bedelli alacakları olduğuna istinaden icra takibi başlattığını, söz konusu iş bu icra takibini kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin rahatsızlığı nedeniyle işyerinde bulunmamasından ötürü yapılan ihtarname ve icra takibinin tebliğlerini süresinde alamadığını, davalı şirketin icra takibinin açıkça usule aykırı olduğunu ve icra takibine konu alacağın hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkili şirketin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, yapılan icra takibine asıl borca ve tüm ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, müvekkili hakkında yapılan icra takibinde, hiçbir yasal dayanak belirtilmediğini, ödeme emrinde sözleşme ve ihtarname örneği gösterilmediğini, ihtarname örneğinde dahi hesaplamanın neye dair yapıldığının belirtilmediğini ve ihtarname sonucunda 400.000,00-TL uğranılan zarar bedelinden bahsedildiğini, aynı zamanda 24.000,00-Euro bedel ödenmesi istendiğini, buna bağlı olaraktan icra takibinde ödeme emrinde artı 4.320,00-Euro KDV istendiğini, asıl borç ve ferilerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, icra takibine konu edilen KDV için taraflarına iletilen herhangi bir fatura olmadığını ve hukuka aykırı işlem yapıldığının davalı tarafça açıkça kabul edildiğini, olmayan bir bedel için muaccel hale gelmeyen bir bedelin, faturasının hangi hukuk kuralına dayanılarak kesildiğinin anlaşılamadığı gibi, olmayan bedel için yanlış oranda yani %8 (sağlıkta) uygulanması gerekirken %18 KDV uygulanarak faturası dahi müvekkiline tebliğ edilmeden, icra takibine konu edilen KDV alacağının hukuka ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, iş bu çelişik durumın dahi tek başına alacağın gerçeklik arz etmediğinin ispatı olduğu açık olduğunu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununda açıkça belirlendiği gibi, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV nin konusuna girmediğini, açıkça haksız ve hukuka aykırı yapılan icra takibine konu borcu, faizi ve KDV tahakkukunu kabul etmediklerini, davalı yanın icra takibine konu alacak talebini neye göre nasıl hesaplayarak icra takibi yaptığının belirli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, böyle bir alacak var ise mahkeme kanalı ile bilirkişi marifeti yoluyla hesaplama yapılarak icra takibine gitmesi hukuka daha uygun olacağının izahtan vareste olduğunu, sözleşmeden kaynaklı cezai şart maddesine dayalı olarak yapılan bir alacak dahi olsa bu hesaplamanın sözleşmede belirlenen bedel üzerinden yapılamayacağı aşikar olduğunu, müvekkili ile davalı yan arasında toplamda 919.000.00-Euro (aşağı yukarı değişiklik arz edebilir) civarında mal tedariki yapılmış olduğunu, davalı yanın şirket yetkilisinin tüm malları eksiksiz ve hatasız teslim aldığına dair de imzasının mevcut olduğunu, iş bu sebeple, olsa olsa bu bedelin yüzde biri oranında kabul anlamına gelmemek kaydıyla cezai şart uygulanabilmesi gerekirken davalı yanın sözleşmede gecen 2.406,000-Euro üzerinden yani var olmayan bir para üzerinden müvekkiline %1 oranında cezai şart uygulayarak icra takibi yapmasının hukuka ahlaka ve Medeni Kanunun 2. Maddesinde yer alan dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, yapılan takibin açıkça var olmayan bir bedele dayanılarak yapılmış ve net bir şekilde davalı yanın kötü niyetinin ispatı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sözleşme ve eklerinde tedariki istenen hiçbir malın teslim tarihinin mevcut olmadığını, sözleşme ve ekleri incelendiğinde bu durumun açıkça görüleceğini, sözleşme ve eklerinde belirtilmeyen teslim tarihinden dolayı gecikme tarihi davalı tarafından neye göre belirlendiğinin belirli olmadığını, teslim tarihi olmayan bir sözleşmede madde 7-3 de belirtilen "her gün için ürünlerin bedelinin %1 i oranında cezai şart uygulanacağı" hükmünün otomatik olarak geçersiz olacağının tartışmasız olacağını, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da belirttiği gibi, dönemsel ifayı içeren asgari alım taahhütlü sözleşmelerde dönem bitimini müteakip ihtirazı kayıt konulmakşızın ya da ihtar yapılmadan mal verilmeye devam edilmesinin önceki döneme dair cezai şart talebinden zımnen vazgeçildiği anlamına geleceği belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, karar lafzından da anlaşılacağı üzere, gecikme dahi olsa herhangi bir ihtar yapılmadan ihtirazı kayıt konulmadan mal alımına devam edilmesinin zaten yapılan işin kabulü anlamına geldiğini, cezai şarttan zımnen vazgeçildiği anlamına geldiğinin şüphe götürmez bir gerçeklik olduğunu, dava konusu sözleşmede mal teslimine dair herhangi bir tarih belirlenmediğinden bu maddenin hükmünün kalmadığını, böylelikle herhangi bir cezai şart doğmayacağının ortada olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 06/08/2019 tarihli mal alımından kaynaklı tedarikçi sözleşmesi akdedildiğini ve iş bu sözleşmeye dair müvekkili üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine eksiksiz ve fazlasıyla getirdiğini, Davalı yanın dilekçe ekinde bulunan ödeme dekontları ve kesilen faturalarda akdedilen sözleşmenin 4 no'lu Ödeme Şekli başlığı altında belirtilen madde hükmüne uymadığı ödemelerini geciktirdiğinin açıkça görüleceğini, davalı yanın tedarikini istediği malların davacıya öncelikle %30 ödemesini akabinde tedarik edildikten sonra alıcıya .... (teslim şeklinde, satıcı yani ihracatçı firma, yükü, alıcının yani ithalatçının talep ettiği limanda, gemiye yükleme işlemini de içerecek şekilde teslim etmesi) şeklinde .... Gümrük kapılarında teslim edildikten sonra %70 ödemesinin yapılarak malı teslim etmesi gerekirken, davalı yanın her defasında malın tesliminden sonra kalan ücreti geciktirdiğini, müvekkili şirketin kendi tedarikçilerine karşı zor durumda bırakıldığını, davalı yanın her defasında ödemeleri geciktirerek sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkilini mağdur ettiğini, sözleşme ve ekleri incelendiğinde tedarik edilen hiçbir ürün için net bir tarih alıcı tarafından belirtilmediğini, müvekkilinin net teslim tarihi belirtilmemesine rağmen ellerinden geldiğince hızlı ve süratli bir şekilde kendisinden istenen malların teminini eksiksiz ve hatasız sağladığını, sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen geçerlilik süresi için konulan 6 ay zaman dilimin de alıcı yanın memnun olmadığına dair ne bir ihtar ne de yazılı herhangi bir bildirim yapılmadığını, sözleşme taraflarca sessiz kalınarak memnuniyet kabulü ile yinelenerek devamının sağlandığını, açıkça alıcı olan davalı yanın memnuniyetinin var olduğunun ispatının mevcut olduğu, davalı yanın kötü niyetli olarak müvekkiline haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak icra takibi yapmış ve banka hesaplarına haciz tatbiki yaparak ortada mevcutta olmayan bir borcu tahsil etmeye çalışarak ticari itibarını zedelemiş olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu sözleşmeye uyarak gereğini ve yükümlülüklerini hukuken yerine getirdiğini, cezai şartın, asıl borç olarak nitelendirilen borcun, hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemesi halinde borçlunun alacaklıya ödemekle yükümlü olduğu borç olduğunu ve TBK m.l79/2'de düzenlendiğini, ceza koşulunun, borcun taraflarca kararlaştırılan yerde veya zamanda ifa edilmemesi halinde muaccel hale geleceğini, alacaklının ifa ile birlikte ceza koşulunu da talep edebileceğini, müvekkilinin her defasında tedarikini üstlendiği malları geciktirmeden belirtilen yere teslimini gerçekleştirdiğini, geciktirilmeyen hatasız ve eksiksiz tedariki sağlanan mallar için cezai şart uygulamasına gidilmesi açıkça hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye uyduğuna ve kendine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğine dair davalı yanın yazılı ve imzalı kabul beyanının mevcut olduğunu, taraflar arasında imzalanan tedarikçi sözleşmesine binaen tüm malların teslim edildiği, davalı yan temsilcisi tarafından imza altına alındığını, bu yazı da belirtilen tüm malzemelerin davalının yetkilisi ...'e eksiksiz ve hatasız olarak teslim edildiğini kabul ettiğini beyan ve iddia ederek; öncelikle ve ivedilikle teminatsız yahut teminat mukabilinde tedbiren ....E sayılı icra dosyasında varsa vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine, teminatsız yahut teminat mukabilinde tedbiren ....E sayılı icra dosyasının durdurulmasına, haklı davalarının kabulü ile müvekkili davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
Birleşen davada davacı, asıl davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan ile müvekkili şirket arasında 06.08.2019 tarihinde "Tedarikçi Sözleşmesi" imzalandığını, Sözleşmenin tarafı olan şirkete sözleşmeye aykırı davranışı nedeni ile .... Noterliği .... yevmiye numaralı ve 28.12.2020 tarihli ihtarname keşide edildiğini, işbu ihtarnamenin gereğinin yerine getirilmediğini, sözleşmeye aykırılık sonucu müvekkili şirket açısından mağduriyet oluştuğunu, davalının taraflar arasında imzalanan 06/08/2019 tarihli Tedarik Sözleşmesinin "Ürün, miktar, tedarik süresi ve fiyat" başlıklı 3. Maddesine göre, "Tedarikçi belirtilen sürede ve belirtilen miktarda ürünü alıcıya tedarik etmeyi taahhüt eder", maddesinin gereğini yerine getirmediğini müvekkili şirketin zarar etmesine neden olduğunu, ilgili sözleşme maddesinin devamında listeli olan ürünlerin davalı şirket tarafından süresinde tedarik edilmediğini, farklı tedarikçilerden farklı fiyatlarda temin edilmek zorunda kalındığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. Maddesi ile sözleşmelerde borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanındığını, bunların; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteme şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin, karşı tarafın edimini sözleşmeye uygun olarak ifa etmemesinden kaynaklı zararının oluştuğunu, davalı şirket ifayı gereği gibi getirmediğinden, müvekkili şirketin ifaya ilişkin talep hakkından vazgeçip müspet zararını talep ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen ürünlerin siparişini gösterir elektronik postaları dilekçeleri ekinde delil olarak sunduklarını, elektronik postalar incelendiğinde, sipariş bedellerinin %90'nın müvekkili tarafından ödenmesine rağmen siparişlerin davalı şirket tarafından tamamlanmadığını, süresinde teslim edilmeyen ürünlerin müvekkilince başka firmalardan tedarik etmek durumunda kalındığını, ürünlerin başka firmalardan tedarik edildiğine ilişkin üç ayrı grup halinde olan faturaları dilekçeleri ekinde sunduklarını, bu faturalar ve elektronik postalar incelendiğinde 27.09.2019 tarihindeki elektronik mektupta müvekkili şirketin temin edilemeyen sözleşme konusu ürünler ile ilgili sipariş gereğinin yerine getirilmesinin istendiğinin açıkça görüldüğünü, Müvekkili şirketin 11.02.2020 tarihli elektronik mektubunda 2. Ürün siparişi ile ilgili temin edilen ürünler ve tamamlanması, ürün teslim sürelerinin çok geciktiği ve en geç ertesi gün 17:00'a kadar dönüşün yapılmasının belirtildiği, aynı günlü davacı şirket cevabında "bize tedarik eden firmadan kaynaklanan sıkıntıdan dolayı 2. parti tedarik miktarlarımız aşağıdaki gibidir." yönünde cevap verildiğinin görüleceği, davacı tarafın teslim sürelerine uymadığını ve müvekkili şirketi mağdur ettiğini, taraflar arasında imzalanan 06/08/2019 tarihli Tedarik Sözleşmesi'nin 7. Maddesinde cezai şart düzenlendiğini, müvekkili şirketin, yukarıda daha önce izah edildiği üzere, İşbu sözleşmenin tarafı olan davalı şirkete, sözleşmeye aykırı davranışı nedeni ile .... Noterliği .... Yevmiye Numaralı ve 28.12.2020 tarihli ihtarnameyi keşide ettiğini, sözleşmeden doğan teslimatları hiç ve gereği gibi yerine getirmeyen Tedarikçi/davalı şirket hakkında 21.01.2021 tarihinde ....Esas sayılı İcra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibi ile müvekkilinin uğradığı zararın gecikilen her gün için ürünlerin bedelinin %1’i olan 24.000 Euro cezai şart bedelinin TL karşılığı fazlaya dair hakları saklı tutularak talep edildiğini, bu takipte sadece bir günlük cezai bedel taleplerinin var olduğunu ve tahsil edildiğini, anılan sözleşmenin gereklerini yerine getirmeyen davalı şirkete karşı huzurdaki belirsiz alacak davasının ikame edildiğini, 100,00 Euro cezai şartın, 900,00 Euro müvekkilinin oluşan müspet zararın, tahsiline, hüküm altına alınacak meblağa yabancı para için uygulanan en yüksek mevduat faizinin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 06.08.2019 tarihinde "Tedarikçi Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin tarafı olan davacı şirkete, sözleşmeye aykırı davranışı nedeni ile .... Noterliği .... Yevmiye Numaralı ve 28.12.2020 tarihli ihtarname keşide edildiğini, iş bu ihtarnameden sonra sözleşmeden doğan teslimatları hiç ve gereği gibi yerine getirmeyen davacı şirket hakkında 21.01.2021 tarihinde .... Esas sayılı İcra dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takip dayanağının taraflar arasında imzalanmış olan 06.08.2019 tarihli "Tedarik sözleşmesi" olduğunu, müvekkilinin iddia edildiği gibi hukuksuz ve dayanaksız bir işlem yapmadığını, .... Esas Sayılı icra takibi kanuna ve usule uygun şekilde kesinleştiğini, sonrasında işlem yapıldığını, dava dilekçesinin 2. Maddesi içeriğinin anlaşılamadığını, .... Esas Sayılı icra dosyası incelendiğinde takip dayanağının taraflar arasındaki sözleşme olduğu ve iddia edildiği gibi bedelsiz bir fatura ve KDV talebi olmadığının açıkça görüleceğini, davacı tarafın bu konudaki iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın neye göre alacağımızı hesaplayıp icra takibi yaptığımızın belli olmadığını iddia ettiğini, işbu icra takibi ile müvekkilinin uğramış olduğu zararı ve gecikilen her gün için ürünlerin bedelinin %1 i olan 24.000 Eruro cezai şart bedelinin TL karşılığının fazlaya dair hakları saklı tutularak talep edildiğini, bu takipte sadece bir günlük cezai bedel taleplerinin olduğunu ve bunun tahsil edildiğini, taraflar arasında imzalanan 06.08.2019 tarihli Tedarik Sözleşmesi'nin 7. Maddesinde Cezai şartın düzenlendiğini ve açık olduğunu, dayanaksız ve hukuksuz bir takip yapılmadığını, sözleşme ve eklerinde tedariki istenen malların teslim tarihinin mevcut olduğunu, ayrıca sözleşme ve eklerindeki düzenleme dışında taraflar arasındaki elektronik postalarda da teslime ilişkin sürelerin var olduğunu, taraflar arasında imzalanmış olan 06.08.2019 tarihli Tedarik Sözleşmesinin "Ürün, Miktar, Tedarik Süresi ve Fiyat" başlıklı 3. Maddesinde "Tedarikçi belirtilen sürede ve belirtilen miktarda ürünü alıcıya tedarik etmeyi taahhüt eder." hususunun düzenlendiğini, tedarikçi addedilen davacı şirketin, sözleşmenin işbu maddesinin gereğini yerine getirmeyerek müvekkili şirketin zarar etmesine neden olduğunu, ilgili sözleşme maddesi devamında listeli olan ürünlerin davacı şirket tarafından süresinde tedarik edilmediğinden, farklı tedarikçilerden farklı fiyatlarda temin edilmek durumunda kalındığını, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen ürünlerin siparişini gösterir elektronik postaları dilekçeleri ekinde delil olarak sunduklarını, elektronik postalar incelendiğinde, sipariş bedellerinin %90 nın müvekkil tarafından ödenmesine rağmen siparişlerin davacı şirket tarafından tamamlanmadığının görüldüğünü, süresinde teslim edilmeyen ürünlerin müvekkilince başka firmalardan tedarik etmek durumunda kalındığını, ürünlerin başka firmalardan tedarik edildiğine ilişkin üç ayrı grup halinde olan faturaları dilekçeleri ekinde sunduklarını, bu faturalar ve elektronik postalar incelendiğinde 27.09.2019 tarihindeki elektronik mektupta müvekkili şirketin temin edilemeyen sözleşme konusu ürünler ile ilgili sipariş gereğinin yerine getirilmesinin istendiğinin açıkça görüldüğünü, Müvekkili şirketin 11.02.2020 tarihli elektronik mektubunda 2. ürün siparişi ile ilgili temin edilen ürünler ve tamamlanması, ürün teslim sürelerinin çok geciktiği ve en geç ertesi gün 17:00'a kadar dönüşün yapılmasının belirtildiği, aynı günlü davacı şirket cevabında "bize tedarik eden firmadan kaynaklanan sıkıntıdan dolayı 2. parti tedarik miktarlarımız aşağıdaki gibidir." yönünde cevap verildiğinin görüleceğini, davacı tarafın teslim sürelerine uymadığını ve müvekkili şirketi mağdur ettiğini, izah edilen nedenlerle, karşı tarafın "tedarik sözleşmesine" aykırılığı nedeni ile taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddesine istinaden yapılan icra takibinin yerinde olduğunu, huzurdaki davanın açılmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Birleşen .... esas sayılı dava dosyasında:
-Faturalar, taraf ticari defter ve kayıtları, tedarikçi sözleşmesi, arabuluculuk anlaşamama tutanağı,
-Bilirkişi raporu:
01/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 06.08.2019 tarihli Tedarik Sözleşmesinin 6 ay süreli ve 2.406.000 Euro bedelli olarak sözleşmenin eki niteliğindeki sipariş listesinde belirtilen ürünlerin süresinde ve eksiksiz şekilde teminine konu olduğu, davalı ve karşı davacı tarafından keşide edilen .... Noterliği 28.12.2020 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamede "Sözleşmenin 7.3. Maddesine göre gecikilen her gün için ürünlerin bedelinin % 1 'i oranında cezai şart ödemeniz ve ayrıca gecikme sebebiyle müvekkili şirketi uğratmış olduğunuz müspet zararı ödemeniz gerekmektedir. Ürünleri süresinde sağlamadığınız için müvekkil bu ürünleri başka bir firmadan almış ve bu sebeple 400.000,00 TL tutarında zarara uğramıştır. Müvekkilin uğramış olduğu bu zararı ve gecikilen her gün için ürünlerin bedelinin %1'i olan 24.000 EURO tutarındaki cezai şart bedelini 5 gün içinde ... 'e ait .... IBAN no'lu hesaba ödenmesi.." yönünde ihtarın bildirildiği ve davacı karşı davalıya 04.01.2021 tarihinde tebliği edildiğinin tespit edilebildiği, 21.01.2021 tarihli .... Esas sayılı ilamsız icra takibinde 24.000,00 Euro Sözleşme Gereği Cezai Şart ile 4.320,00 Euro Fiili Ödeme Tarihi KDV Alacağının talep edildiği ve İcra Dairesi tarafından 15.04.2021 tarihinde takip dosyasının infazen kapatıldığı bilgisinin verildiği, huzurdaki ihtilaf bakımından "Fiili Ödeme Tarihi KDV Alacağı" talebine yönelik denetimin olanaklı olamadığı (06.09.2019 tarihli sözleşme 8. Madde hükmü veya dosya kapsamı), icra takibinde müspet zarara yönelik talepte bulunulmadığının tespit edildiği, birleşen davada davacı karşı davalı tarafından cezai şart ve müspet zarar iddia ve talebinde bulunulduğu, davacı tarafın "icra takip dosyasında her bir geciken gün için cezai şart talebinin var olduğu ve tahsil edildiği", "Müvekkili şirketin, karşı tarafın edimini sözleşmeye uygun olarak ifa etmemesinden kaynaklı zararının oluştuğunu, davalı şirket ifayı gereği gibi getirmediğinden, müvekkili şirketin ifaya ilişkin talep hakkından vazgeçip müspet zararını talep ettiği yönünde beyanlarının tespit edildiği, sözleşme ve eki hükümler, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle 1. ve 2. Parti ürünler kapsamında sözleşmenin eki niteliğinde olduğu taraflarca kabul ve beyan edilen sipariş ürün listesinde belirlenen "Ön Ödeme Yapıldıktan Sonra 20 Gün İçinde Yapılacaktır" düzenlemesi ile geç ve eksik ürün tesliminin denetlenebildiği, 3. Ve 4. Parti ürünlerin teslimine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye tesadüf edilmediği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.3 maddesinde "alıcının gecikmelere sebebiyle sözleşmeyi feshetme hakkını kullanmadığı takdirde cezai şart ödemesi ile alıcının müspet ve menfi zarar talep hakkının saklı olduğu" düzenlemesine yer verildiği, ve davacı karşı davalının ifadan vazgeçtiği yönünde 12.08.2021 tarihli birleşen dava ikamesi olduğunun görüldüğü, asıl davada davalının icra takibine dayanak yönde 06.09.2019 tarihli sözleşme ve 28.12.2020 tarihli ve 04.01.2021 tebellüğ tarihli ihtarnamesini bildirdiğinin anlaşıldığı ve 24.000,00 Euro tutarlı cezai şart alacak talebinin tahsil edildiğinin tespit edilebildiği, asıl dava ve birleşen dava kapsamında tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.1. Madde ve 7.3 madde hükmü, 1. Ve 2. Parti sipariş ürünlerle sınırlı denetim imkanı doğrultusunda yapılan hesaplama neticesinde tespit ve kabul halinde bakiye 861.088,34 Euro - 24.000,00 Euro = 837.088,34 Euro cezai şart alacağı hesaplandığı, sözleşme hükümleri, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların tacir olup olmadıkları ile iddia, talep, savunma ve delilleri ve sair hususlarla, Borçlar Kanunu hükümleri gereğince hukuki takdirin mahkemeye ait olduğu, birleşen davada davacı tarafın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. Maddesine dayanak yönde "karşı tarafın edimini sözleşmeye uygun olarak ifa etmemesinden kaynaklı zararının oluştuğunu, davalı şirket ifayı gereği gibi yerine getirmediğinden, müvekkili şirketin ifaya ilişkin talep hakkından vazgeçip müspet zararını talep ettiğini" beyan ve iddia ettiğinin tespit edildiği, davalı ve karşı davacının cevap dilekçesine dosyada tesadüf edilmediği, Davacı ve karşı davalının müspet zarar iddia ve talebinin tespit ve kabulü halinde; birleşen davada davacının 28.12.2020 tarihli ihtarnamesinde 400.000,00 TL tutarında zarar iddia ve talebinin bulunduğu tespit edilmekle, davacı alacak para cinsi talebine bağlı yönde 66.896,58.-Euro (436.905,27 TL) müspet zararın hesaplandığı belirtilmiştir.
07/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı karşı davalının kök bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının kök bilirkişi raporunda denetlendiğinin tespit edildiği, uzmanlık alanına konu hesap unsurlarının belirlenmesi haricinde olan her iki dava yargılaması bakımından "ifaya eklenen ceza koşulunun ve müspet zararın" ayrıca icra takip dosyasında KDV alacak iddiasının yasal koşullarının oluşmadığı, ihtilaf konularıyla sözleşme hükümleri ile yasa hükümlerinin denetlenmesi, davalı-karşı davacı tarafın icra takip dosyası ile birleşen dava dosyasındaki iddia ve talepleri, tarafların tüm iddia, itiraz, talep ve delillerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkeme'nin hukuki takdirinde olduğu, kök bilirkişi raporunda yapılan inceleme, tespit ve hesaplamaların aynı yönde korunduğu, kök bilirkişi raporunda ve iş bu raporda tekrar denetlendiği doğrultuda taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ekleri ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle; .... ürünlerle belirli ve sınırlı sipariş toplamının 100.000 olduğu, 1. ve 2. Parti sipariş kapsamı ile sınırlı şekilde teslimat toplamının 37.557 olduğu, 3. Ve 4. Parti sipariş bakımından ve sınırlı şekilde eksik teslimat toplamının 62.443 olduğu, ticari defter ve kayıtların incelenmesi, cari hesaplamaların karşılaştırılması ile firmaların birbirinden fatura kaynaklı herhangi bir borç veya alacak bulunmadığı, davalı karşı davacının 2020 yılı dönem sonu itibariyle herhangi bir alacağı veya borcunun olmadığı, davacı karşı davalının söz konusu ürünlerle ilgili bakiye alacak kaydı olmadığı, asıl dava konusu ihtilaf ile sınırlı olarak kök bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamalar aynı yönde korunmak suretiyle; 24.000.-Euro tutarlı alacak iddia ve talebi yönünde; .... Esas sayılı İcra dosyasında da; "24.000,00 Euro Fiili Ödeme Tarihi Sözleşme Gereği Cezai Şart" alacak iddia ve talebinin bildirildiği, .... Noterliği 28.12.2020 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarname ve yargılamada davalı karşı davacının " icra takibi ile müvekkilinin uğradığı zararın gecikilen her gün için ürünlerin bedelinin %1’i olan 24.000 Euro cezai şart bedelinin TL karşılığının fazlaya dair hakları saklı tutularak talep edildiğini, bu takipte sadece "bir günlük cezai bedel" taleplerinin var olduğu ve tahsil edildiği" yönündeki beyanları ve talepleri, dayanak delilleri hakkında hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı karşı davacının icra takip dosyasında 24.000,00 Euro tutarlı alacak iddia ve talebinin taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.3 madde hükmü ile tümüyle denetlenmesi halinde; 861.088,34 Euro gecikme cezası hesaplandığı, iddia ve talep edilen tutarın aşıldığının tespit edildiği, davalı karşı davacının icra takip dosyasında 24.000,00 Euro tutarlı alacak iddia ve talebinin yargılamadaki "bu takipte sadece bir günlük cezai bedel" taleplerinin var olduğu ve tahsil edildiği" beyanına bağlı olarak tespit ve inceleme yapılması halinde kök bilirkişi raporunda 1. Ve 2. Parti 4 ayrı ürün için ve bunlarla sınırlı "%1 her gün için ceza" bölümünde yapılan hesaplamalar doğrultusunda 1.Parti 08.11.2019 teslim tarihli ürünler için toplam 4.210,77.Euro, 1.Parti 13.03.2020 teslim tarihli ürünler için toplam 3.603.04.Euro, 2.Parti 13.03.2020 teslim tarihli ürünler için toplam 1.383,34.Euro olmak üzere her üç hesaplamaya esas şekilde toplamda 9,197.14.Euro bir günlük cezai bedel karşılığı hesaplandığı, ve bu tutarın 24.000.Euro iddia ve talep edilen alacak tutarının altında olduğu, "fiili ödeme tarihi KDV alacağı" olarak belirtilen 4.320,00.-Euro tutarlı icra takibine konu davalı alacak iddiasına yönelik denetim ve hesaplamanın olanaklı olmadığı, beyan ve delile de dosyada tesadüf edilmediği, birleşen dava konusu cezai şart koşulu ve müspet zarar iddia ve talebine ilişkin ihtilaf yönünde; davacının 100.-Euro cezai şart alacak iddia ve talebi tespit edilmekle, kök bilirkişi kurulu raporu ile aynı doğrultuda tespit ve kabul halinde ....Esas sayılı dosyasında ödendiği ihtilafsız 24.000.-Euro cezai şart ödemesi mahsubu ile bakiye 837.088,34 Euro geç teslim sebebiyle bildirilen "ifaya bağlı ceza koşulu" iddia ve talebi hesaplandığı, davacının 900.-Euro müspet zarar alacak iddia ve talebi tespit edilmekle, kök bilirkişi kurulu raporu ile aynı doğrultuda tespit ve kabul halinde 66.896,58.-Euro müspet zarar iddia ve talebi hesaplandığı belirtilmiştir.
17/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; asıl dava konusu ihtilaf ile sınırlı olarak kök ve ek bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamalar aynı yönde korunmak suretiyle; Mahkemece, davalı/birleşen davacı şirketin cezai şart alacak talebinin yerinde olmayacağı kanaatine varılması halinde; asıl dava bakımından; davacı şirketin menfi tespit istemi yerinde olacak olup, davacı şirketin .... Esas sayılı dosyasıyla 21.01.2021 tarihinde gerçekleştirdiği takip dosyasına konu toplam 28.320,00 Euro (takip çıkışlı alacak) bakımından davalı şirkete borçlu bulunmadığı ve hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu, takip konusu asıl dava davacısı tarafından borcun ödenmiş olması ve iş bu durumla irtibatlı tüm hukuki durumlar hakkında takdirin yine Mahkemeye ait olacağı, birleşen dava bakımından; davalı/birleşen davacı alacak isteminin, sadece müspet zarar bakımından hesaplanmış 66.896,58 Euro ile yerinde olacağı ve nihai hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu, taleplerin yabancı para üzerinden davaya konu edildiği, davalı/birleşen dava davacısının 28.12.2020 tarihli ihtarnamesinde 400.000.-TL iddia ve talebin tespit edildiği, birleşen dava bakımından tüm hususlar hakkında hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu, Mahkemece, davalı/birleşen davacı şirketin cezai şart alacak talebinin yerinde olduğu kanaatine varılması halinde; asıl dava bakımından; davacı şirketin menfi tespit istemi bakımından; takip alacaklısının 1 günlük cezai şart tutarı karşılığı 24.000Euro takip talebi varlığına konu açık beyan ve kabulleri, iddia ve talebine bağlı kalınarak, ayrıca takibe konu fiilen ödeme gününe konu KDV alacak iddialarının denetiminin yasal ve özel düzenlemelerle yukarıdaki bölümden açıklandığı yöndeolanaklı olmadığı hakkında hukuki takdir halinde; önceki raporda (nihai olarak sonuç bölümünde 3.1.b) tespit edildiği üzere üç ayrı parti ürüne konu bir günlük (%1) cezai şart toplamı karşılığı olarak hesaplanan 9.197,14 Euro dışında kalan miktar olan (28.320,00 Euro-9.197,14 Euro)=19.122,86 Euro tutarı bakımından menfi tespit isteminin yerinde olacağı ve nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı şirketin .... Esas sayılı takip dosyası bakımından 19.122,86 Euro davalı şirkete borçlu bulunmadığı, takip konusu borcun ödenmiş olması husundaki takdirin yine Mahkemeye ait olacağı, birleşen dava bakımından; davalı/birleşen dava davacısı şirketin alacak isteminin, müspet zarar bakımından hesaplanmış 66.896,58 Euro alacak ile kök ve ek raporda hesaplanmış toplam 861.088,34 Euro cezai şart tutarından icra takip dosyasına konu edilmiş 1 günlük 9.197,14 Euro cezai şart tutarının düşülmesi ile hesaplanan 851.891,20 Euro olacağı tespit edilmekle, birleşen dava bakımından nihai hukuki takdirin Mahkemeye ait olacağı, belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Asıl dava yönünden yapılan incelemede, 26/10/2023 tarihinde asıl dava davacısı tarafından takip edilmeyen dosya yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, akabinde davacı tarafça dosyanın yenilendiği, 15/05/2025 tarihinde asıl davanın ikinci kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, ancak HMK 320/4 uyarınca basit yargılamaya tabi davalar yalnızca bir kez işlemden kaldırılabileceği, ikinci takipsizlik halinde açılmamış sayılmasına karar verilmesine gerektiği düzenlemesi göz önünde bulundurularak, 08/09/2025 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Birleşen .... esas sayılı davası yönünden;
Dava, taraflar arasında imzalanan tedarik sözleşmesi nedeniyle davacının uğramış olduğu müspet zarar ve cezai şart talebine ilişkindir.
Taraflar arasında 06/08/2019 tarihli sözleşme imzalandığı, işbu sözleşmenin dosya arasına alındığı, davacı ...'nın sözleşmede alıcı davalı ...'in tedarikçi olarak yer aldığı görüldü.
Sözleşmenin 3. Maddesinde "Tedarikçi belirtilen sürede ve belirtilen miktarda ürünü alıcıya tedarik etmeyi taahhüt eder" hükmüne ayrıca 7.3. Maddesi uyarınca gecikilen her gün için %1 (24.000,00 Euro) cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı görüldü.
Taraf ticari defterleri ve toplanan tüm deliller göz önünde bulundurulmak suretiyle dosya birleştirme kararından önce ve birleştirme kararından sonra mahkememizce bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişilerce tanzim edilen kök ve ek raporların incelenmesi neticesinde davacının 10/09/2019 ve 10/12/2019 tarihlerinde ön ödemesini aldığı birinci ve ikinci parti ürünleri süresinde teslim ettiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, birinci parti ürünlerin 39 gün ve 165 günlük gecikmelerle teslim edildiği, ikinci parti ürünlerin sözleşmenin hitamına kadar tamamının teslim edilmediği, cezai şartın teslim edilmeyenler yönünden taraflarca 6 ay olarak kararlaştırılan sözleşmenin sona erme tarihi olan 10/03/2020 tarihi olarak kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca, birleşen davada davacının bilirkişi raporları ile hesaplanan 851.891,20 Euro cezai şart ile 66.896,58 Euro müspet zarar talep edebileceği kabul edilmiş olup, taleple bağlı kalınarak teslimde geciktiği kabul edilmiş, sözleşmede kararlaştırılan 20 günlük teslim süresinin hitamından itibaren davacının cezai şart talep edebileceği kabul edilmiş olup, 900,00 Euro müspet zarar ve 100,00 Euro cezai şart alacağı olmak üzere toplam 1.000,00 Euro'nun 11/08/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden yabancı para borcuna devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl dava yönünden;
Davanın 08/09/2025 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına,
Birleşen.... esas sayılı davası yönünden;
Davanın KABULÜNE,
900,00 Euro müspet zarar ve 100,00 Euro cezai şart alacağı olmak üzere toplam 1.000,00 Euro'nun 11/08/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden yabancı para borcuna devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Asıl dava yönünden;
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 4.338,21 TL harçtan çıkarılarak artan 3.722,81 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
HMK 333. maddesi uyarınca bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Birleşen.... esas sayılı davası yönünden;
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 691,94 TL harçtan peşin alınan 172,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 518,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 10.129,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 5.100,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Asıl davada davalı, birleşen davada davacı Vekili Av. ...'un (e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.