T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/917 Esas - 2025/843
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/917 Esas
KARAR NO : 2025/843
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 09/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacının iddialarının kısaca; 26/09/2021 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde olup davalı Sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı sayılı araç ile davacının kullandığı ... plaka sayılı araçların çarpışması sonucu davacının yaralandığını, bu sebeple; şimdilik sürekli ve geçici işgöremezlik zararı olarak toplam 200,00 TL, manevi zarar sebebiyle 25.000,00 TL tazminatın, davacının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı içinde 500,00 TL tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren faizi ile tahsilini istemiştir.
YANIT :
Davalı Sigorta Şirketi vekili yanıt dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu kazaya karışan araç için ZMMS poliçesinin olmadığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava konusu kazada kusur dağılımının tespit edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin ancak poliçe limitleri kapsamında sorumlu tutulabileceğini ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili yanıt dilekçesinde özetle; Dava konusu kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının meydana gelen kazaya %100 kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkilinden zarar talebinde bulunulamayacağını, manevi tazminat isteminin haksız ve fahiş olduğunu, kusur dağılımının tespit edilmesi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
-Kazaya katılan araç ile ilgili ruhsat örnekleri ile poliçeyi de içeren hasar dosyası,
-Suç soruşturma evrakı,
-Arabulucu anlaşmazlık tutanağı,
-Davadan önce davalıya yapılan başvuru ile ilgili belgeler,
-... 'nın ödeme yapmadığına ilişkin yazı cevapları,
-Davacı ile ilgili tedavi evrakı,
-Geçici çalışma gücü kayb ile ilgili raporlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki talep, davalı ... kullanımında olup, diğer davalıya sigortalı aracın ... plaka sayılı aracın davacının kullanımında olan ... plaka sayılı araca çarpması sonucu yaralanan davacıda oluşan bedensel zararlar ile manevi tazminatın ve davacı aracında meydana gelen hasar ve değer kaybının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi herne kadar davalıya ait araç için kaza tarihini kapsar şekilde geçerli bir poliçe bulunmadığını iddia etmiş ise de, .... yazılan müzekkere yanıtından anlaşıldığı üzere davalı taraf aracı ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 28/06/2021-28/06/2022 tarihleri için davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihi içinde koruma sağlayan trafik sigorta poliçesi düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir.
26.09.2021 günü saat 13.40 sıralarında, ....Bulvarını takiben .... Caddesi istikametine seyir halinde olan araçlardan sağ şerit üzerinde seyir halinde olan davacı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin, olay yeri ..... Cadde Kavşağına geldiğinde, sol taraftaki ... istikametine doğru dönüş yapmaya çalıştığı sırada, solundaki şerit üzerinde ... Caddesi istikametine doğru düz seyir halinde olan davalı sürücü ... yönetimindeki, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobil ile çarpması neticesinde, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Yukarıda anlatılan şekilde gerçekleşen kaza ile ilgili olarak, .... bilirkişi olarak atanan ... tarafından düzenlenen 18.03.2022 günlü raporda; Tarafların meydana gelen kazada eşit derecede kusurlu olduğunun bildirildiği, .... Mahkemesince .... alınan 16.06.2022 günlü raporda; sürücü ...'ün yolun sağından soluna kontrolsüz şekilde dönmeye çalışmakla, arka solundan gelen otomobili gördüğü halde manevrasına devam etmekle asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın sarı fasılalı ışık yanmasına rağmen müteyakkız seyretmemekle, hızını kavşak şartlarına göre ayarlamamakla alt düzeyde tali kusurlu olduğu, Mahkemenizin .... E. Sayılı dosyası kapsamında bilirkişi olarak atanan ... tarafından düzenlenen 26.07.2022 günlü raporda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ün şerit değiştirme kurallarına riayet etmemekle, şerit tecavüzünde bulunmak ve manevraları düzenleyen kurallara riayet etmemekle %100 oranında kusurlu olduğu, .... plakalı araç sürücüsü ...'ın olayda kusursuz olduğu, belirtilmiştir. Meydana gelen olaya ilişkin birbirinden farklı kusur değerlendirmesi içeren birden fazla rapor olması sebebiyle Mahkememizce raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek ve tarafların kusur durumlarını tespit etmek amacıyla .... oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulundan 01/06/2023 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda özetle; Davacı sürücü ...; sola dönüş yapmak istediği kavşak yaklaşımında, sola dönüş işareti vererek gidişine ayrılmış yol bölümünün iyice soluna yanaşması, hızını azaltması, kavşağa geldiğinde uygun ise sola dönüşünü tamamlaması gerekirken, aksine davranışlarla aynı yönde üç şeritli bölünmüş yolun sağ şeridi üzerinde seyretmekte iken sağdan sola doğru manevra yapmakla, sol dönüş Manevrası öncesinde sol arkasından yaklaşmakta olan trafiği yeterince dikkate kontrol etmemekle, buna bağlı olarak kendisine yakın mesafede sol şerit üzerinde seyir halinde olan davalı yönetimindeki aracı fark etmekte gecikip bu aracın seyir şeridine tecavüz ederek bu aracın sağ ön kesimine önlemsizce çarpmakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53. maddesi (b) bendi ve 67. Madde (a) bendi hükümlerine aykırı davranarak 84. maddesinde sayılan asli kusurlu hallerden doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak ve manevraları düzenleyen kurallara aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle meydana gelen olayda birinci derecede ve yüksek bir oranda %85 kusurlu bulunduğu, davalı sürücü ...; yönetimindeki aracı ile yerleşim yeri içindeki sarı fasılalı ışığın yanmakta olduğu bir kavşağa doğru yaklaşmakta iken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, azami hızın 50 km/s olduğu mahalde yüksek hızla seyretmekle, olay yeri kavşağa yaklaşırken de aracının hızını düşürmemekle, fasılalı sarı ışığın yavaşlaması ve dikkatli olması gerektiği yönündeki uyarısını dikkate almamakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesi (a) bendi hükmüne aykırı, dikkatsiz ve rsizce davranışları nedeniyle meydana gelen olayda ikinci derecede ve düşük oranda %15 kusurlu bulunduğu bildirilmiştir.
Davacının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı talebi yönünden, bilirkişiden 24/01/2024 tarihli rapor alınmış, buna göre; meydana gelen olay sonrasında ... plakalı araçta oluşan hasar tutarının 30.000,00 TL olduğu, davalı tarafın kusur oranına göre talep edilebilecek hasar zararının 4.500,00 TL olduğu, değer kaybı zararının 60.000,00 TL olduğu, davalı tarafın kusur oranına göre talep edilebilecek değer kaybı zararının 9.000,00 TL olduğu, belirtilmiştir.
Davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin evrak kapsamı dikkate alındığında, özel dava şartı ile birlikte zorunlu arabulucuya başvurulup, anlaşmazlık tutanağının dosyaya sunulduğu kabul edilmiştir.
Davacıdaki yaralanmalar ve bu yaralanmalara bağlı olarak oluşan beden gücü kayıp oranı ve süresinin belirlenmesi için .... tarafından düzenlenen, 09.01.2024 tarihli, ....sayılı, ... hk. konulu, adli tıp kurulu raporunda özetle; davacı ...'ün, 26.09.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı yaralanması dikkate alınarak, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; "26.09.2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3(üç) aya kadar uzayabileceği, kanaatine varıldığı görülmüştür.
Benzeri olaylar nedeni ile yaralananların oluşan zararları BK.nun 54. Maddesine göre belirlenmekte olup, sigorta şirketlerinin sürekli iş göremezlik zararı yanında geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının da poliçe kapsamında yer alması nedeni ile bu zararlardan da sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Davacının talep edebileceği alacağının belirlenmesi amacı ile bilirkişiden 10/07/2025 tarihli rapor alınmıştır. Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, denetime açık olması nedeni ile hükme esas alınan rapora göre; geçici iş göremezlik zararının 5.261,73 TL. Olduğu, sürekli iş göremezlik zararının ise 35.451,14 TL. olduğu hesap edilmiştir.
Davacı vekili tarafından 25/11/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi verilmiş ve taleplerini bilirkişi tarafından hesaplanan tutara göre talebini yükseltmiş, harcı tamamlanan dilekçe davalılara tebliğ edilip yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı taraf herne kadar geçici iş göremezlik talebinde bulunmuş ise de davacının kamu görevlisi olduğu ve geçici iş göremez olarak kaldığı süre içerisinde de maaşını almaya devam ettiği anlaşılmakla yasal koşulları oluşmayan geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiş, davacının diğer talepleri yönünden ise her iki davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davadaki bir diğer talebin manevi tazminata ilişkin olduğundan;
6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve .... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, ....)
Hal böyle olunca davalı sigortalısının kazadaki %15 kusur oranı, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik süresi, kaza sonrası çektiği acı elem ve ızdırap ile sosyo ekonomik araştırma raporları göz önünde bulundurularak 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının hasar tazminatı talebinin kabulü ile; 9.000,00 TL'nin davalı ...'dan 26/09/2021 kaza tarihinden davalı sigorta şirketinden 26/08/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının değer kaybı tazminatı talebinin kabulü ile; 4.500,00 TL'nin davalı ...'dan 26/09/2021 kaza tarihinden davalı sigorta şirketinden 26/08/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile; 35.451,14 TL'nin davalı ...'dan 26/09/2021 kaza tarihinden davalı sigorta şirketinden 26/08/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı yanın geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine,
5-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin davalı ...'dan 26/09/2021 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacının maddi tazminat talebi yönünden;
6-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 3.343,85 TL harçtan peşin alınan 87,78 TL ile 826,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.430,07 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 10.207,75 TL posta-bilirkişi ücretinin davanın kabul red oranına göre takdiren 10.186,94 TL ile 87,78 peşin, 80,70 TL başvurma, 826,00 TL ıslah harcı toplamı 11.181,42 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
11-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 3.113,64 TL'nin davalıdan geriye kalan 6,36 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacının manevi tazminat talebi yönünden;
12-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 1.366,20 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına,
13-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekili Av. ...., Davalı ... Vekili Av. .... (e-duruşma) yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.