T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/92 Esas
KARAR NO : 2025/534
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/02/2021
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
YAZIM TARİH : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 28.09.2020 tarihli sözleşmenin özet hükümlerinin şu şekilde olduğunu;
a- .... ve bu işin uygulaması dahil (davalı) taşeron şirket tarafından yapılacağı,
b- Taşeron firma şantiye şartları uygun olduğu durumlarda 25 gün içerisinde uygulama tamamlayıp teslim ederek Şantiyeden ayrılacaktır. Bordür malzeme ve yapıştırıcısı taşeron firma tarafından gönderilecek olup uygulaması yine taşeron firma tarafından yapılacaktır.
c- Yüklenici firma sözleşmede belirtilmiş olan 235.100,00 TL tutarı taşeron firmaya 50.000,00 TL peşin (şirkete ödenmiştir) kalan bakiyeyi ise 25.12.2020 (ödenmiştir) 25.01.2021 (ödenmiştir) 25.02.2021, 25.03.2021, 25.04.2021 vadeli 5 adet çekle ödemeyi taahhüt eder.
Toplam tutar üzerinden hesaplanan 9618 KDV'ye denk gelen 42.318,00 TL ise işin bitimiyle fatura kesiminde peşin olarak tahsil edilecektir. Sözleşmenin akdiyle beraber müvekkilinin sözleşme gereği aşağıda belirtilen 5 adet çeki keşide ederek davalı yana teslim ettiğini,
- ...'na ait ... çek no.lu 28.12.2020 keşide tarihli 40.000 TL bedelli,
- ...'na ait .... çek no.lu 28.01.2021 keşide tarihli 40.000 TL bedelli,
- ...'na ait ....çek no.lu 28.02.2021 keşide tarihli 40.000 TL bedelli,
- ...'na ait .... çek no.lu 28.03.2021 keşide tarihli 40.000 TL bedelli,
- ...'na ait .... çek no.lu 28.04.2021 keşide tarihli 40.000 TL bedelli,
Müvekkili tarafından sözleşmede belirlenen şartlar ve ödemelerin süresinde ve eksiksiz olarak ifade edildiğini, ancak gelinen aşamada davalı tarafından sözleşmede belirlenen şartların %10'unu dahi ifade edilmediğini, şantiye şartlarının uygun olmasına rağmen uygulamaya başlanılmadığını, belirlenen malzemelerin belirlenen yerde hazır edilmediğini, müvekkili şirket tarafından aylardır ve sürekli olarak davalı şirket yetkilisinin telefonuyla aranarak belirlenen malzemeleri uygulama alanında hazır edip uygulamaya başlanılmasının istenildiğini, davalı şirket yetkilisinin her defasında bugün yarın deyip müvekkilini oyaladığını, taraftarınca 15.02.2021 tarihli ihtarname ile davalı şirketi sözleşme ile belirlenen yerde uygulamaya başlamasının mümkün olmaması halinde sözleşme ile belirlenen malzemelerin eksiksiz bir şekilde belirlenen yerde hazır edilmesinin istenildiğini, ancak bu taleplerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin davalı şirket tarafından iş karşılığı yapılmamış olmasına rağmen vadesi gelen çekleri ödediğini ve ödemeye de devam ettiğini, ne var ki davalı şirketin ediminin asgari seviyesini dahi yerine getirmediğini, bu durumun şüphesiz müvekkili açısından haksız bir ödemeye sebebiyet vereceğini, davalı şirket tarafından işin yapılması ve uygulamanın tamamlanması halinde kalan ödemelerini de müvekkilinin ödemeye hazır olduğunu, aşağıda belirtilen tedbir/ödeme yasağı taleplerinin kabulü halinde müvekkilinin vadesi 28.02.2021 tarihinde yani 5 gün sonra gelecek olan çek bedelini dahi mahkeme veznesine teminat olarak getirmeye hazır olduğunu, 28.12.2020 ve 28.01.2021 keşide tarihli çeklerin davalı tarafından tahsil edildiğini, kalan 3 adet çekin ise vadesinin beklendiğini, tedbir taleplerinin reddi halinde davalı şirketin haksız bir şekilde çekleri tahsil etmeye devam edeceğini, davanın; sözleşmedeki edimlerin ifa edilmemesinden dolayı henüz günü gelmemesi nedeniyle bankaya ibraz edilmeyen 28.02.2021 28.03.2021 ve 28.04.2021 keşide tarihli her biri 40.000,00 TL bedelli çekler için bankaya ödeme yasağı gönderilerek bu çeklere müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, şayet yargılama aşamasına müvekkili şirketin bu çekleri de ödemek zorunda kalması halinde bunların bedelinin de tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete 28 02.021-28 03.2021 ve 28 04.2021 keşide tarihli her biri 40.000,00 TL bedelli çeklere dair herhangi bir borcu bulunmadığını, durum bu olmasına rağmen bu çeklerin günü gelmesi halinde bankaya ibrazıyla haksız olarak tahsil edilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu sebeple tedbir kararı verilerek bu çeklere ödeme yasağı konulması için ... ... Şubesine müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, şayet yargılama aşamasında müvekkili şirketin her ne sebeple söz konusu çekleri ödemek durumunda kalması halinde bu meblağın davalıdan tahsiliyle müvekkili şirkete verilmesine, kötü niyetli olan davalının 9620'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmislerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Dava dilekçesinin aşağıda sunulan nedenlerle hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davalı taşeron firmanın sözleşmenin kendisine yüklediği tüm edimleri yerine getirdiğini, dava konusu malzemelerin tamamının davacıya teslim edildiğini, edimin malzemenin teslimini gösterir sözleşme tutarı kadar düzenlenmiş 268.450,00 TL tutarındaki fatura örneğinin dilekçe ekinde olduğunu, müvekkili firmanın sözleşme edimini tümüyle yerine getirdiğine ilişkin ekte sunulan faturanın davacı ticari kayıtlarına da işlendiğini, böylece davacı tarafından da itiraz görmeksizin kabul edildiğini, sunulan nedenle davanın reddi gerektiğini, davacıya teslimi yapılan dava konusu malzemelerin döşenmesinin sağlanamamasının tümüyle davacının kusuru sonucu gerçekleştiğini, davacı yüklenicinin kendisine teslimi yapılmış olan malzemelerin döşenmesi için gerekli şantiye şartlarını sağlayamadığını, davalı firmanın tüm ikazlarına karşın yer teslimini gerçekleştirmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesine göre müvekkili firmanın işi verilen sürede tamamlayabilmesinin şantiye şartlarının uygun olmasına bağlı olduğunu, gerekli şartların sağlandığını gösteren yer teslim tutanağının şantiye etkisi tarafından verileceğini, aynı maddenin devamına göre yer temininin yüklenici davacıya ait olduğunu, yüklenici tarafından yer temini yapılmadığı gibi yer teslimine ilişkin bir tutanak da müvekkiline tevdi edilmediğini, sunulduğu gibi uygulama eksikliğinin tüm yükümlülüğünü, gerekli şantiye şartlarını sağlayamayan sözleşme ile yüklendiği yer teminini gerçekleştiremeyen ve yer teslim tutanağını müvekkili firmaya teslim etmeyen davacı yükleniciye ait olduğunu, bu hususla ilgili müvekkili firmanın herhangi bir yükümlülük ve kusuru bulunmadığını, sunulan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini,” talep etmişlerdir.
DELLİLER:
1-Sözleşme
2-Çek suretleri 5 adet,
3-Tahsilat makbuzu, İhtarname
4-Çek Bilgileri
5-Ticari Defterler
09/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
1- Davalı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtlarında ise davacı yandan 268.450,00-TL alacaklı olduğu, davacı yan tarafından yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir ödeme kaydına rastlanılamadığı,
2-Taraflar arasında tanzim ve imza edilen taşeronluk sözleşmesinde teslime konu malzemelerin cins ve miktar olarak davalı yan tarafından tanzim edilen fatura muhteviyatındaki Malzemelerin cins ve miktarı ile uyumlu olduğu görülmekle birlikte işbu fatura ve muhteviyatının davacı yana teslimine ilişkin belgeye dosya kapsamında rastlanılamadığı,
görüşü ile Mahkememizin takdirine raporunu sunmuştur.
10/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
Mahkemenin kararı doğrultusunda, davacı ...'nin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme
Davacı tarafın defterlerinin ibraz edildiği, açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK. ilgili hükümleri yönünden; yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yapılmış olduğu,
Davacı ... Davalı ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkisini ...... satıcılar alt cari hesap kodunda takip ettiği ve hesabın kapatıldığı görülmüştür.
Davalı şirket tarafından düzenlenen faturaya istinaden ticari malın davacıya teslim edildiğine dair dosya kapsamında sevk irsaliyesi mevcut değildir.
Görüşü ile Mahkememizin takdirine raporunu sunmuştur.
24/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
Yukarıda gerekçeleri ile açıkladığımız üzere gecikmeye İlişkin talep edilen tutarın yerinde olmadığı.
Sunulan belgeler dikkate alındığında Davacı tarafın 120.000 TL lik 3 adet çek nedeniyle borçlu olmadığı hatta 42.154,40 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Davacı ile dava dışı ... arasında tanzim edilen 10/09/2020 tarihli taşeron sözleşmesi ile davacının yapmayı üstlenmiş olduğu bir imalatın dava tarafları arasında ihtilaf konusu olmadığı anlaşılan, dosyada sureti mübrez 28/09/2020 tarihli sözleşme ile davalıya verildiği; künyesi yazılı sözleşmenin konusunun "epidem ve dökme kauçuk zemin kaplaması ve bordür kauçuk zemin kaplaması yapımı" olduğu; sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nun 470 vd maddeleri gereğince eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ile davalı tarafından sözleşme gereği yüklenilen işin yerine getirilmediği, ifa uğruna verilen çeklerden ötürü borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, cevap dilekçesi ile yer teslimi yapılmadığından sözleşme gereği imalat yapılmadığı, kendilerine yüklenebilecek kusur bulunmadığı savunulmakla davanın reddinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın öncelikle ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmakla davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazının kabulü ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.
Eser sözleşmesine ilişkin davalarda, sözleşme ilişkisi bulunduğu ispatlanmış ise yapılan veya yapılmayan işlerin ne olduğu, fazla yapılan iş olup olmadığı, konusu hukuki işlem niteliğinde olmadığından senetle ispat kuralına tâbi bulunmadığı, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Kural olarak da sözleşmenin ifa sürecinde gerçekleşen imalâtın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. Anılan ispat kaidesi gereğince tarafların bildirmiş olduğu tanıkların dinlenilmesi için gerekli usuli işlemler yerine getirilmekle tanık beyanları da dosya arasına alınmıştır.
Talimatla dinlenilen tanık ... beyanında: "davalı şirketin sahibi ... beni arayıp ...'te bir iş aldığını ancak işi taşere ettiği işçilerin işi yapamadıklarını, bu sebeple işi teslim edemediklerini söyledi, ben de oralı olduğum için gidip işin durumuna bakmamı benden rica etti, bende 13 yıldır bu işle uğraştığım için bu işin üstesinden gelebileceğimi düşündüm, ben de bunun üzerine ...'e gittim, davacı ... ile de orada tanıştım, davalı şirketin sahibi ....'e gerekli bütün malzemeyi gönderdim, ...'teki işçiler işi eline yüzüne bulaştırmışlar dedi, sonra ben bitlise gidince davalı şirket sahibinin gönderdiği malzemeleri kendi işlerinde kullandıklarını gördüm, çünkü malzemeler davalı şirketin işinde kullanılmamış, %20 kullanılması gereken yapıştırıcı %10-12 civarında kullanılmış, bu sebeple ufalanmalar meydana gelmiş, ... bana bu iş tamir edilebilecek durumda ise tamir edebilir misin diye rica etti, ben de acil müdahale edilebilecek yerler için ...'den malzeme istedim, ... yaklaşık 150 kg epidem gönderdi, orada da 2-3 çuval vardı, yani yaklaşık 225 kg epidem kullandık ve acil düzeltilmesi gereken yerleri düzelttik, ancak davacı bu şekilde teslim alamam, yeniden yapılmasının gerektiğini söyledi, ben de buna yetkim olmadığını ve bana gönderilen malzemelerin bu kadar olduğunu söyledim, bunun üzerine de ... bana sen o zaman geri dön ben ...'den bu işin malzemesini yada parasını tedarik ettiğim zaman gelip işleri yaparsın dedi, sonra taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını öğrendim, sonradan duyduğuma göre davacı gerekli malzemeleri tedarik etti ve beni aradı, ben de işin olduğu alana gittim, daha önce yapılan işin üzerine 5 milim kalınlığında 1600 metrekarelik alana tekrar epidem kaplaması yaptık, benim paramı da ... işin başında peşin olarak ödedi, durum bundan ibarettir, başkaca bilgim görgüm yoktur."
Talimatla dinlenilen tanık ... beyanında: "Davalı şirkete yaklaşık 2 yıl önce futbol sahasına taş döşeme işini yapmıştım. Ben bu işi yaparken davacı nezdinde yevmiyeli işçi olarak çalışmaktaydım. Davacı davalı şirketin taşeronu olarak çalışmıştı. Taraflar arasında zemin kaplama yapım işi kapsamında imzalanan sözleşme davacı tarafında benim çalıştığım alandaki iş ifa edilmiştir. Benim uzmanlık alanım dışındaki işlerin yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Ben davacıya ait işte 10 günlük seriyle çalıştım. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir."
Talimatla dinlenilen tanık ... beyanında: "Davacı kardeşim olur, davacı ... ilinde yapılacak olan stadın zemin kaplama ve halı yapım işini ihale ile almıştı. İşin yapım tarihini tam olarak hatırlamıyorum. Ben de kalıp ustası olarak ilgili projede hatırladığım kadarı ile 5-6 ay süre ile çalıştım. Davacı ile davalı şirket zemin kaplama yapım işine ilişkin malzeme temini bakımından anlaşmışlardı. İşin yürütülmesi için davalı şirket tarafından malzemeler temin edilecekti, davacı tarafından ise taraflar arasında yapılan sözleşmeye görev davalı şirkete ödemeler yapılacaktı. Davalı şirket tarafından malzeme temini hiçbir şekilde yapılmadı. Davacının davalı şirkete ödeme yapıp yapmadığını bilmiyorum. Stadyumdaki koşu parkuruna ilişkin malzemeler davalı şirket tarafından temin edilerek koşu parkuru davalı şirket tarafından yapılacaktı. Davalı şirket koşu parkuru malzemeleri temin etmedi ve koşu parkurunu yapmadı. Koşu parkurunun süresinde teslim edilmemesi nedeni ile davacıya ihaleyi gerçekleştiren kurum tarafından ceza verildiğini biliyorum. Koşu parkuru yapım işi davalı şirket tarafından yapılmayınca ilgili iş davacı tarafından başka birine verildi ve koşu parkuru ilgili kişi tarafından yapıldı." şeklinde beyanda bulundukları dosya arasına alınan talimat dosyalarından anlaşılmaktadır.
Tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanılmış, dava taraflarının ticari kayıt ve defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmakla 09/12/2022 tarihli mali müşavir raporunda davalı defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliğini haiz olduğu ve kayıtlara göre davalının davacıdan 268.450,00-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından yapılan ödemelere dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı;
10/07/2023 tarihli mali müşavir raporunda davacı defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliğini haiz olduğu ve kayıtlara göre davacının davalı ile ilgili alt cari hesabınının kapatıldığı; davalı tarafından düzenlenen faturaya istinaden ticari malın davacıya teslim edildiğine dair sevk irsaliyesinin mevcut olmadığı tespitleri yapılmıştır.
01/11/2024 tarihli İnşaat Mühendisi bilirkişi raporunda, dosya kapsamı nazara alınarak davalı tarafından yapılan imalata ilişkin metraj ve tespit bulunmadığı, davalının yapmış olduğu imalat bedelinin 79.845,60-TL olduğunun tespit edildiği, bu halde davacı tarafından sözleşme gereğince verilen toplamı 120.000-TL olan 3 adet çek nedeniyle borçlu olmadığı gibi 42.154,40-TL alacaklı olabileceğinin tespit edildiği görülmüştür.
Davalı vekilince HMK 281 maddesi gereğince inşaat mühendisi bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ve itirazın karşılanması için 14/04/2025 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile ücreti davalı tarafından karşılanmak üzere ek rapor tanzimine karar verilmiş, duruşma tutanağı ihtar makamına kaim olmak üzere davalı vekiline tebliğ edilmişse de 12/09/2025 tarihli celseye kadar gider avansının ikmal edilmemesi karşısında itirazdan vazgeçmiş sayılmaları gerekmiştir.
Dosya kapsamına alınan evraklar, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişi raporları, tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının 10/09/2020 tarihli sözleşme ile üstlenmiş olduğu imalatı yapmaya başladığı, şantiyenin teslim edilmediği yönündeki savunmasının bu nedenle yerinde olmadığı, yapılan imalatın eksik malzeme kullanımı nedeniyle ayıplı olduğu, davacı tarafından yeniden yapılması gerektiği, davalının yapmış olduğu imalat bedelinin inşaat mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporda 79.845,60-TL olarak tespit edildiği, davacı tarafından yapılan ödemeler nazara alındığında dava konusu edilen çeklerden davacının borçlu olmadığı gibi davacının davalıdan alacaklı olabileceğinin tespit edildiği anlaşılmakla, davacının çekler dolayısı ile borçlu olmadığının tespiti istemli davasının kabulüne, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile davacının ... ... Şubesine ait ... numaralı 28/02/2021 keşide tarihli 40.000,00-TL, ... ... Şubesine ait ... numaralı 28/03/2021 keşide tarihli 40.000,00-TL, ... ... Şubesine ait... numaralı 28/04/2021 keşide tarihli 40.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 8.197,20 TL harçtan, peşin alınan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.147,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 2.049,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı, 37.913,75-TL posta tebligat gideri, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 49.022,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekili Av. ....'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.