T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/126 Esas - 2024/440
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/126 Esas
KARAR NO : 2024/440
...
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 21/02/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
YAZIM TARİHİ : 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili 21.02.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle;
Davalı şirketin her biri 100,00 TL değerinde 500 adet hisseye bölünmüş sermayesinin 200 hissenin davacıya, 300 hissenin dava dışı...'e ait olduğunu,
Şirketin tescil edilmiş yönetiminde iki ortağın müştereken yetkili kılındığını, müdürler Kurulu Başkanının da ... olduğunu,
Davalı Şirket ortaklarca müştereken imza ile temsil ve idare edilirken, dava dışı ortaklardan ...den şirketi satın alma teklif geldiğini, büyük meblağ içeren teklifin yapılması ile dava dışı ortağın, müvekkiline karşı tutum ve davranışlarının değiştiğini, şirketi senelerdir zarara uğrattığı iddiasında dahi bulunduğunu, somut gerekçeler ileri sürmeden, tamamen gerçeğe aykırı sözlü itham ve tavırlarla müvekkilinin şirkete gelip çalışmasını engellediğini,
Bu esnada müvekkilinin, yetkili müdür olarak şirketin işleyişinde ve üçüncü şahıslara karşı temsilde aksaklık olmaması için alınan kararları imzaladığını ve şirketin zarar görmesini engellemek istediğini, Şubat 2023'ten itibaren şirket e-postalarına ve kredi/mevduat ilişkisi içinde olunan bankalara erişiminin engellendiğini, 16.12.2022 tarihinde yapılan müdürler kurulu toplantısında; müvekkilinin muhalefetine rağmen gündemini dava dışı ortağın oluşturduğu şirket genel kurul toplantısının 06.01.2023 tarihinde yapılmasına yönelik oy çokluğu ile karar alındığını,
Belirlenen gün ve saatte genel kurul toplantısında bulunmak için şirket merkezinde hazır bulunan müvekkilinin, toplantının diğer ortak tarafından başka tarihe ertelendiğini öğrendiğini, aynı zamanda şirket merkezinde bulunan dava dışı ortağın çalışanı tarafından da müvekkilinin şirket merkezinden uzaklaşmasının istendiğini, hatta kısa bir tartışma da yaşandığını,
Müvekkili, diğer ortak ve avukatlar huzurunda gerçekleştirilen 23.01.2023 tarihli Genel kurul toplantısında dava dışı ortağın asılsız ithamlarına devam ederek dava konusu genel kurul kararlarını müvekkilinin muhalefetine rağmen hissesinin daha fazla olması ve müdürler kurulu başkanı olması nedeniyle tek başına aldığını,
Alınan genel Kurul kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, amacın tamamen kötü niyetli olarak müvekkilini ortaklıktan çıkarma ve şirketi dava dışı ortağın tek başına temsil etme isteğine dayandığını, dava dışı ortağın kötü niyetli bu tutum ve davranışları neticesinde şirketin zarara uğrayacağını, ayrıca dava dışı ortağın, yapılan toplantıda şirketin mal varlığını ve özellikle şirketin üretimini yapan matbaa makinasını kendi şirketine veya başka şirkete aktararak bu şirket üzerinden satış yapacağını ve böylece müvekkilinin davalı şirketin borçları ile kalacağını beyan ve bu yönde tehdit ettiğini, toplantı sırasında da müvekkiline ait hissenin sembolik bir bedel karşılığında kendisine devredilmesini talep ettiğini,
Dava dışı ortağın genel kurulda; müvekkilinin imza yetkisini iptal ederek kendisini tek başına yetkili hale getirmesi ile şirketi kötü niyetli olarak zarara uğratacağını, şirketi borçlandırarak şirketin malvarlığını ve özellikle makinasını kendine ait veya başka bir şirkete icra yolu ile geçirmesinin ihtimal dahilinde olduğunu, amacın şirketin ürettiği ve sattığı malların yapımında zorunlu ve gerekli olan ayrıca benzerinin piyasada bulunması zor olan şirket malvarlığına kayıtlı matbaa makinasını başka bir şirket malvarlığına geçirerek teklif edilen şirket satışında müvekkilinin hissesi oranında para almasını engellemek olduğunu kendisinin beyan ettiğini,
Genel kurulda diğer ortağın aldığı kararların şirketin menfaatine olmadığını, dava dışı ortağın şirketin menfaatini değil kendi menfaatini düşündüğünü, şirketi zarara uğratacağı için iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin genel kurul toplantısında şirketi gerekirse tek başına gerekirse dava dışı ortakla beraber yönetebileceğini, dava dışı ortağın izin vermesi halinde şirket borçlarını ödeyerek varlığında yükselen kazancı tekrar yükselteceğini belirtmiş olmasına rağmen dava dışı ortağın bu durumu kesinlikle kabul etmediğini,
Amaçlarından biri sermaye artırımı yaparak müvekkilinin hissesinin azaltmak olacak hamleleri yapmak olan dava dışı ortağın gündemin 3. maddesi ile sermayenin artırılmasına yönelik talebinin müvekkilinin olumsuz oy kullanması neticesinde istediği sonucu elde edemediğini,
Gündemin 4. ve 5. Maddelerinde tamamen soyut iddialar ile müvekkilinin şirketi zarara uğrattığı iddiası ile suç duyurusunda bulunulacağına dair karar aldığını, tamamen asılsız olan bu iddia ve kararın müvekkilinin ticari itibarını zedeleme, müvekkiline baskı kurma, şirket hissesinin sembolik bir bedel ile ele geçirme ve üçüncü şahıslar nezdinde küçük düşürmeye yönelik alınmış bir karar olduğunu, iptal edilmesi gerektiğini, ayrıca gereken karar nisabı ile alınmamış, batıl olduğunu,
Hatta 6. gündem maddesinin, müvekkilinin kendisine yeri, tarihi, saati bildirilmeyen toplantıda müvekkilinin ancak yokluğunda alınabilecek bir karar olduğunu, müvekkili tarafından ticaret sicil gazetesindeki ilanı takip etmesi sonucunda haricen öğrenildiğini ve müvekkilinin toplantıya katılmasıyla gereken karar nisabının oluşturulamaması nedeni ile şirket ortaklığından çıkarılmaya yönelik kararın diğer ortak tarafından alınamadığını,
Genel kurulun 7. Maddesinin şirket imalathanesinin kapatılması olduğunu, müvekkilinin muhalefetine rağmen dava dışı ortağın oyuyla oy çokluğu ile kabul edildiğini, dava dışı ortağın amacının şirketi satmak olduğunu, şirketin değerinin verilmesi halinde satılmasında bir sakınca bulunmadığını, fakat şirketin satılmasının müvekkili ortağa hissesine düşen kadarını ödemek olacağı için satışın müvekkilinin hissedarlıktan çıkartılmasından sonra veya şirketin en önemli ve imalatını yapan makinasını başka şirkete aktarmak sureti ile satışın dava dışı kendine ait bir şirket üzerinden yapmak olduğunu müvekkilin görmekte olduğunu, Alınan karar şirketin menfaatine olmadığını,
Kararların 8. maddesinin şirketin iflasına ilişkin olduğunu, iflas gerektirecek bilançoya sahip olmadığını, diğer ortağın şirketin karının artmasına yönelik politika uygulayacağına, müvekkilinin şirket işleyişindeki yetkilerini kısıtlayarak, şirkette çalışmasını engelleyerek ve müvekkilini tamamen ortaklıktan yok etmeye yönelik hamleler yaparak şirketi daha da zarara uğrattığını, iflas sebebini kanun, pasiflerin aktiflerden fazla olması durumu olarak tanımladığını, TTK m. 376/3 uyarınca; Yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkaracağını, bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister dendiğini, bu beyanın içinde şirketin pasifinin aktifinden fazla olduğunu bildirir verilerin ve şirket bilançosunun da ekli olması gerektiğini, karar alınırken 1. madde ile sadece dava dışı ortağın beyanlarına göre somut veriler olmayan bir takım söylemlere dayalı iflas kararı alınmasının yukarıda belirtildiği üzere usul ve yasaya aykırı olduğunu, işleri devam eden ve karlılığı bulunan şirketin müşteri potansiyeli ve devamlılığı için olumlu anlamda izlenilecek şirket politikası ile mevcut borçlarını da ödeyebilecek kapasite ve iş potansiyeline sahip olduğunu, şirket aleyhine hiçbir şekilde alacaklıların icra takibi başlamadığını, bu nedenlerle kararın iptalinin gerektiğini,
Toplantının 9. maddesi ile müvekkilinin müdürlük yetkisinin iptal edilerek, tek başına şirketi temsil ve idare edeceği yönünde müvekkilinin muhalefetine rağmen oy çokluğu ile karar alındığını, şirketi borçlandırıcı ve malvarlığını yok edici işlemler yapacağı di de alınan kararın şirketi zarara uğratacağının aşikar olduğunu, kötüniyetli alınan kararların iptali gerektiğini,
Dürüstlük kuralının MK'nın 2. maddesinde düzenlendiğini, dürüstlük kuralına aykırılığın en yaygın iptal nedeni olduğunu, TTK'nın 445. maddesinin bu maddeye dayandığını, burada amacın sermaye ve oy çokluğuna sahip kişilerin haksız ve bencil kararlarıyla azınlık pay sahiplerini ezmesine engel olmak olduğunu belirterek,
Yukarıda açıklanan nedenlerle 23/01/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararların tümünün yok hükmünde olduğunun tespiti ile butlanına ve bu gerekçe ile iptaline,
Aksi halde 23/01/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlardan, 2, 4, 5, 7, 8 ve 9. maddelerinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Ajans Kartın hissedarlarından ve yetkili müdür sıfatına haiz olan Kenan Ali Akmanın usulsüz işlemler yaparak şirketi zarara uğrattığını, yapmış olduğu usulsüz işlemler doğrultusunda kredi borçları ve ferileri sebebiyle Ajans Kartı borçlandırdığının tespit edildiğini, bunun üzerine şirket ortağı ve Müdürler Kurulu Başkanı olan .. vadesi geçmiş ve temerrüde düşen kredi borçlarına ilişkin alınacak önlemler kapsamında ivedilikle Müdürler Kurulu toplantısı yapılması amacıyla şirket müdürü ...Toplantısına davet ettiğini, tarafların katılımıyla gerçekleştirilen 16.12.2022 tarihli Müdürler Kurulu toplantısında, Ajans Kartın uğradığı zararların ve ... batık olması sebebiyle alınacak ekonomik tedbirlerin görüşülmesi amacıyla Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapılmasına karar verildiğini, 23.01.2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında, Ajans Kartın finansal tablolarının görüşülmesi üzerine, şirketin öz kaynaklarının ekside olduğu, şirket öz sermeyesinin borçlarını karşılamaya Şirketin bankalar nezdinde temerrüde düştüğü ve teknik olarak iflasta olduğunun değerlendirildiğini, bu sebeblerle alınacak ekonomik önlemlerin değerlendirilmesi üzerine, Ortak/Müdür ... bilinçli olarak tüm ekonomik tedbirlere ilişkin toplantı tutanağına muhalefet şerhi koyması, alınacak tedbirlere ilişkin mevzuat uyarınca yeterli karar nisabının sağlanamaması ve Ajans Kart adına telafisi imkansız zararların doğmasına sebebiyet verdiği, 23.01.2023 tarihli Genel Kurulda, Kenan ...ın aylarca şirket temsiline ilişkin hiçbir yaklaşık 11 ay boyunca şirkete dahi gelmemesi ve geçmiş yıllarda müdür sıfatıyla şirketi 3. kişilere temsilde usulsüzlükler yapması sebebiyle ... şirketi temsil yetkisi iptal edilerek; Ajans Kartın aksi karar alınıncaya kadar münferiden ...imza yetkisiyle temsil edilmesine karar verildiği, ilgili kararın tescil edilip 09.02.2023 tarihli ... yayımlandığını, bunun üzerinde Ajans Kart'ın, 3. kişilere bazı borçlarını ödeyebildiğini, hakkında başlatılan icra takiplerini dosya borçlarını ödemek suretiyle sonlandırabildiğini, buna rağmen...'ın, bir senaryo niteliğindeki gerçek dışı iddialarıyla huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı açarak 23.01.2023 tarihli Genel Kurulda alınan kararların iptalini talep ettiğini belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, dava dilekçesinde açıklanan nedenlerle, davalı şirketin 23/01/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararların dava dilekçesinde açıklanan nedenlerle yok hükmünde olduğunun tespiti ile butlan nedeniyle iptaline,
Aksi halde şirketin finansal tabloları, bilanço, kar/zarar hesaplarının görüşülmesi ile ilgili 2. maddenin, davacı şirket ortağının şirket müdürü olduğu sırada şirketi zarara uğratacak eylemleri nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin 4. maddenin, yine davacının şirket ortağı sıfatıyla şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla hakkında dava açılmasına ilişkin 5. maddenin, şirketin borca batık olması sebebiyle Sincan'da bulunan imalathanenin kapatılmasına ilişkin 7. maddenin, şirketin halihazırda banka, diğer kurum ve kuruluşlara olan borçlarını ödeyememesi, borca batık olması sebebiyle iflasının istenilmesine ilişkin 8. maddenin, davacının şirket yetkilisi sıfatıyla şirketi temsile yetkisinin son verilmesi ve diğer şirket ortağının şirketi münferiden temsiline ilişkin 9. maddenin, yani anılan maddelerde alınan kararların yasa, şirket ana sözleşmesi ve iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
Taraflarca delil olarak dayanılan davalı şirket sicil dosyası, ... yazılan müzekkere ile temin edilmiş, iptali istenilen 23/01/2023 tarihli genel kurul örneği ve dayanak belgeler, taraflarca dayanılan belgeler ile ayrıca dosyaya sunulmuştur.
Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle oluşturulan bilirkişi kurulunda 24/11/2024 tarihli rapor aldırılmıştır.
Davalı şirkette pay sahibi olan davacıların, iptali istenilen genel kurulun yapıldığı tarih ve dava tarihi ile genel kurul tutanağının içeriği dikkate alındığında davanın TTK'nın 446. Maddesinde ön görülen kişilerce TTK'nın 445.maddesinde yer alan hak düşürücü süre içerisinde ve usulünce (muhalefet şerhi de dikkate alındığında) açıldığı anlaşılmaktadır.
TTK'nın 447. maddesi uyarınca, Genel Kurulun, özellikle;
a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,
c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan,
Kararları batıl olup, dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu kararların yoklukla malul sayılmasını gerektirir, butlan koşullarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Genel kurulda alınan ve iptali istenilen maddelerin içeriği,
İkinci madde, şirketin finansal tabloları, bilanço, kar/zarar hesaplarının görüşülmesi ile ilgili,
Dördüncü madde, davacı şirket ortağının şirket müdürü olduğu sırada şirketi zarara uğratacak eylemleri nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin,
Beşinci madde, yine davacının şirket ortağı sıfatıyla şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla hakkında dava açılmasına ilişkin,
Yedinci madde, şirketin borca batık olması sebebiyle ...'da bulunan imalathanenin kapatılmasına ilişkin,
Sekizinci madde, borca batık olması sebebiyle iflasının istenilmesine ilişkin,
Dokuzuncu madde, şirketin halihazırda banka, diğer kurum ve kuruluşlara olan borçlarını ödeyememesine ilişkin,
Davacının şirket yetkilisi sıfatıyla şirketi temsile yetkisinin son verilmesi ve diğer şirket ortağının şirketi münferiden temsiline ilişkindir.
Tüm kararlar kanun ve şirket ana sözleşmesine uygun olarak ve yeterli nisap sağlanmak suretiyle alınmıştır. Bu konuda iddia ve savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında çekişme alınan kararların iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uygun olup olmadığı noktasındadır.
Davalı şirketin %40 hissesi davacı ...'a, %60 hissesi ise dava dışı ...'e aittir. Davacı tarafından yapılan genel kurul sonrası tutanağın son sayfası alt kısmına verilen muhalefet şerhinin içeriği, şirketin iflası yerine şirket yönetiminin şirket ortağı ve müdürü ... tarafından yürütülmesi alınan maddelere ilişkin karar yeter sayısının bulunmadığı şeklindedir.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ekindeki belgelerin incelenmesinden, davalı şirket tarafından davacı aleyhine 300.000,00 TL tutarlı icra takibi yapıldığı,... imzasını içeren ve dosyaya sunulan yazılı beyanda ..'nin davalı şirketten 2011 - 2017 tarihleri arasında müteveffa ortağı...ile birlikte oyun kartları satın alıp ..ili ve çevresinde satışlarını yaptığı, satış bedelini davalı şirkete gönderdiğini, davacının istemi üzerine iki adet 10.000,00'er TL'lik çek keşide edilerek davacıya verdiklerini, ancak ticari ilişki sona erdirildiğinde çekler iade etmediği gibi haksız olarak tahsilini talep etmesi üzerine, davacının kişisel banka hesabına ödemek zorunda kaldıklarını, davacı tarafça bu yapılan ödemenin şirkete aktarılmadığını öğrendiklerini ifade edip buna ilişkin 15/11/2017 tarihli protokolün de dosyaya sunulduğu, şirketin dava dışı ortağı ile davacı arasında şirke yönetiminden kaynaklı uyuşmazlıklar nedeniyle ihtarname örneklerinin dosyaya sunulduğu, yine ayrıca davalı şirketten kira alacağı ve benzeri gerekçelerle dava dışı şirketlerce ödeme yapılması ve taahhütnamelerin yerine getirilmesi istemini içerir ihtarname örneklerinin dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi kurulunca şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde ayrıntılı olarak yapılan inceleme sonucu, ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu,
Şirketin öz kaynaklarının kaydı değerlere göre 2021 yılında negatif olarak 5.161.936,73 TL, 2022 yılında ise 4.215.66,83 TL olup, 2021 yılı bilançosuna göre geçmiş yıl zararının 420.681,14 TL, dönem net zararının ise 4.887.234,32 TL olup, şirketin ödenmiş sermayesinin 50.000,00 TL, yedek akçelerinin ise 5.184,89 TL olmakla, toplam zararlarının çok altında kaldığı,
2022 yılı mizanında, ortaklara 414.000,00 TL borç görünmesine karşın aynı mizanda ortakların 3.128.123,22 TL alacaklı göründüğü, borca batıklık değerlendirilirken ortaklardan alacağın derhal tahsil edileceği, ortaklara borcun da en son ödeneceğinin göz önüne alınmasının gerektiği ve her durumda şirketin borçluluk tutarının mevcut durum ve kaynaklarla kapatılabilme imkanının bulunmadığı tespiti yapılmıştır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, şirketin sermayesi 50.000,00 TL, yedek akçe ise 5.184,89 TL olup, şirketin 2022 yılı için borcunun 4.215.662,83 TL olduğu dikkate alındığında, şirketin TTK'nın 376.maddesindeki düzenleme ve ortaklar arasındaki çekişme dikkate alındığında iflasının istenilmesi zorunluluk olmakla, buna ilişkin genel kurulda alınan 8. maddenin ve yine şirketin teknik iflasta olduğuna ilişkin 2. maddenin iptali koşullarının bulunmadığı,
Yine davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan deliller bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı şirket yetkilisi hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için genel kurul kararı zorunlu olmakla, buna ilişkin 5. maddenin ve yine savcılığa suç duyurusunda bulunulması ile ilgili 4. maddenin iptali koşullarının bulunmadığı,
Şirketin karlılığının bulunmaması nedeniyle Sincan'da bulunan imalathanenin kapatılması ile ilgili 7. maddenin iptali koşullarının bulunmadığı,
Davacının yine şirket tarafından aleyhine icra takibi yapılmasına sebebiyet vermesi ve diğer davalı delilleri dikkate alındığında, temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin 9. maddenin iptali koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla,
Sonuç itibariyle, genel kurulda alınan ve iptali istenilen kararların ana sözleşme ve yasaya aykırılık içermediği gibi, iddia, savunma, taraflarca dayanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu hususunda mahkememizce kanaat edinilmediğinden davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın reddine,
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
...