T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/272 Esas - 2024/377
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/272 Esas
KARAR NO : 2024/377
....
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
YAZIM TARİHİ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, 18.04.2014 tarihinde tescil, 22.04.2014 tarihinde ilan edildiğini, müvekkillerinin, hissedarı oldukları .... Bünyesinde; çoğunluğu oluşturan diğer hissedarlar tarafından gerek satış kanallarının kapatılmasına kadar varan, gıyaplarında şüpheli ve suç da oluşturabilecek iş ve işlemlerle gerekse de muhalefetlerine rağmen çoğunluk oylarıyla Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul Toplantılarında alınan kararlarla sürekli haksızlığa maruz bırakıldıklarını ve mevzu şirketin içinin boşaltılmaya çalışıldığını, müvekkillerinin bu durum karşısında, idari ve yasal yollara başvurmaktan başka hiçbir çare bulamadıklarını,
Nitekim, bu kapsamda, 31.03.2022 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 7 No'lu Karar, yok hükmünde değerlendirilerek... ... usul ve esas itirazları neticesinde yine iptal olduğunu, sonrasında yapılan ve huzurda bulunan dava konusu 21.03.2023 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında henüz mali tablolar dahi ortaya çıkmamış ve ortaklarla paylaşılmamış iken yine, Yönetim Kurulunun devredilemez görev ve yetkileri; yine müvekkilleri aleyhine işlem yapmak, mezkur yargı kararının arkasından dolanmak; usulsüz ve haksız şekilde avans olarak aldıkları ödemeleri aklamak üzere Genel Kurul'a devrettiklerini, 13 ay gibi kısa bir sürede ve fahiş olmak üzere hissedar da olan Yönetim Kurulu Üyelerine hiç bir temeli olmaksızın %345 oranında maaş artışı yapıldığını, eksik ve son dakikada verilmeye çalışılan süreç bilgileri ile Bağımsız Denetim firması seçildiğini, ezcümle, devam eden bu kötü niyeti fiillilerden dolayı müvekkillerinin yargı makamlarını meşgul etmeye bıraktıklarını,
Müvekkillerinin, davalı firmanın kurucu ortakları arasında yer aldıklarını, 6000 payın 1000'er payına sahip olduklarını, geri kalan 4000 payın ise şirketin 2021 yılı ve öncesi yönetim kurulu üyeleri olan ve kurucu ortakları olan... eşit şekilde hissedarları olduğunu,
Davalı şirketin 31.03.2022 tarihli 2021 yılı Olağan Genel Kurul'u ile başlayan 2021 yılı Yönetim Kurulu'nu oluşturan diğer dört kurucu hissedarın kötü niyetli eylemlerinin kurucu hissedar olan müvekkillerine karşı halen devam etmekte olduğunu,
O dönem Yönetim Kurulu görevini yapan kurucu hissedarla... öncelikle kanuna ve şirket ana sözleşmesine aykırı olarak kendi üzerlerine fahiş rakamlarla borç veya prim vs gibi ön ödemeler çıkarıp, bir süre sonra tüm hissedarlara ön temettü ödemesi çıkardıklarını, olağan genel kurulda, müvekkilleri tarafından prim vs gibi ödemelere ilişkin karara muhalefet edilmesi üzerine, çoğunluk gücüne dayanılarak temettü çıkarılmaması kararı alındığını, bunun üzerine prim vs gibi ödemelerin düzenlendiği 7 nolu madde hakkında ... sayılı kararı ile maddenin iptali ile birlikte yürütmenin durdurulmasına karar verildiğini, dosyanın istinaf incelemesinin devam ettiği,
Yerel Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen, 2022 yılı için tarafımızca olumlu oy kullanarak destek verdiğimiz fakat süreç için gölge yönetim olduğunu anladığımız yeni yönetim, 2021 yılı Yönetim Kurulu üyelerinin şirket hesaplarından kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olarak çıkarılan fahiş rakamları tahsil yoluna gitmediğini, bunun üzerine, müvekkillerinin, ... 30.09.2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile şirket dışına çıkarılan paraların önceki yönetimden tahsil edilmesini talep etmek zorunda kaldıklarını, (... yevmiye nolu ihtarı) davalı şirket yönetiminin... yevmiye nolu ihtarı ile müvekkillerine gözdağı verilmek istenildiğini,
Bunun üzerine davalı şirket yönetiminin... yevmiye nolu ihtarları) fakat bu ihtarın diğer ortaklara gönderildiğine dair bilgiye sahip olmadıklarını, buna karşı halen görevde bulunan yönetim kurulunun önceki ibra edilmemiş yönetim kuruluna karşı ihtiyati tedbir kararına rağmen hiçbir işlem başlatmadığını, ayrıca yeni yönetimin maaşları üzerinde de ihtiyati tedbir kararı bulunmasına rağmen, ihtiyati tedbir kararına açıkça aykırılık oluşturacak şekilde, yeni yönetimin maaşlarını aldığını,
Mevcut şirket yönetimi borçlar için 31/12/2022 tarihine kadar süre vermiş olmasından ötürü panik ile Olağanüstü Genel Kurul kararları almaya başladığını, mali tablolar daha ortaya çıkmamış iken önce 23/12/2022 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul yapılmaya kalktıklarını, itirazları üzerine bu olağanüstü genel kurulun iptal edildiğini, fakat yeni yönetim ile eski yönetimi oluşturan çoğunluk hissedarlarının kanuna, şirket esas sözleşmesine, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışlarını koruma altına alma endişesiyle hızlı bir şekilde 21/01/2023 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul kararı aldıklarını, 21/01/2023 tarihinde yapılan ....Olağanüstü Genel Kurulunda, şirketin eski yönetim kurulu yeni yönetim ile birlikte, çoğunluk hisselerini elinde bulundurmasından ötürü keyfi, hukuka ve kanuna, şirket esas sözleşmesine, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı kararlar aldıklarını, 21.03.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının 2. maddesi kanuna, şirket esas sözleşmesine, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırılığı bakımından;
21/01/2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul'un 2 nolu bendinde Yönetim Kurulu üyelerinin 2023 yılı için maaşlarının karara bağlandığı, Olağan genel kurulda karara bağlanılacak bir kararın hangi gerekçe ile olağanüstü genel kurul gündemine getirildiğinin açıklanamadığı, Yönetim Kurulu, 2022 yılı için belirlenen toplam maaşı vergiler hariç net 7 milyon iken bir garip hesaplama ile vergiler hariç net 13.995.000 TL talep edildiğini, müvekkillerinin talep edilen maaşa fahiş diyerek itiraz etmesi üzerine, kötü niyetin açık bir göstergesi olarak çoğunluğu oluşturan hissedarlar maaşın, yönetim kurulunun talebinin de üzerinde 15.331.866 TL olarak belirleyerek emsallerine göre oldukça fahiş bir maaş kararını çoğunluk kararı ile aldığını, maaş kararının alınmasında objektif verilerin kullanılmadığını, henüz şirketin mali tabloları dahi ortaya çıkmamış iken bu şekilde müsamere tarzında yapılan olağanüstü genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine fahiş bir maaş verildiğini, yapılan şaibeli zam, 3 nolu bentte alınan kararın diyeti olduğu gibi ayrıca şirketin içinin boşaltılması işlemlerinin gölge yönetim üzerinden devamı niteliğinde olduğunu,
Müvekkillerinin, hissedarı oldukları şirketin basiretli bir şekilde yönetildiğinden ciddi şekilde endişe duyduğunu, örneğin, 23/12/2022 tarihinde toplanan Olağanüstü Genel Kurul, Yönetim Kurulu'nun hazırlıksızlığı nedeni ile tüm hissedarların talebi üzerine ertelendiğini, ertelenen bu toplantının gündeminde sermaye artırımı kadar önemli bir gündem var iken, 21/01/2023 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda bu gündemin yok olduğunu, sermaye artırımı kadar önemli bir konunun hiçbir açıklama olmadan, bir var bir yok olamayacağını, hemen akabinde Yönetim Kurulu Üyelerinin talep ettiklerinin bile üzerinde bir özlük hakkı ile ödüllendirilmelerinin ise bir örneği daha olmadığını, hissedar oldukları şirketin uygulamaları ve satış kanalları son derece çirkin itham ve iddialarla kapatıldığını, Yönetim Kurulu bu konuda Müvekkillerine hiçbir açıklama yapmadığı gibi bilgi talep ettiklerinde de tıpkı Yönetim Kurulu Üyesi ...., 21/01/2023 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı tutanağında da yer alan, “ ... hukuki olarak ispatlanabilir şekilde mail/mesaj ya da hissedarın direkt kendisi ile yüz yüze toplantı esnasında kendilerine talep edilen bilgiler verilmiştir” beyanı veya şirketin, ... yevmiye nolu ihtarı ile bilgi taleplerine .... yevmiye nolu ile sadır olarak tebliğ ettiği ihtarnamesindeki “... ilgili bilgi talebiniz soyut ifadeler barındırdığından tarafımızca anlaşılamamış olup, somutlaştırılması gereklidir. Bu konu hakkındaki somut bilgilerinizi paylaşmanız halinde, usulüne uygun şekilde gerekli bilgilendirme yapılabilecektir...” cevapları ile geçiştirildiklerini, Şirketin uygulamaları ve satış kanalları; seks ticareti, yasadışı evlat edinme, zorla evlilikler, insanları işçiliğe ve istekleri dışındaki diğer faaliyetlere zorlamak ve insan istismarı gibi iddialarla kapatılmışken, uygulamalarda kar etmek için bazı yurtdışı ajansların manipülasyon amaçlı kullanıldığı ve onlara ödemeler yapıldığı şüphesi neden olarak varken, gelir kaybı ciddi bir durum ve risk olarak dururken; hem Yönetim Kurulu hem de çoğunluğu oluşturan ve aynı zamanda eski Yönetim Kurulu olan hissedarların bilgi talepleri ile adeta alay ettiklerini, hiç kimseyi itham etmek niyetinde olmadıklarını, tek istediklerinin şirketin geleceğine dair önemli olduğunu düşündükleri bu konuda net ve tam bir bilgi almak olduğunu, “Taleplerimiz soyut ise Yönetim Kurulu Üyesi ... bize ne anlattığını iddia etmektedir? Uygulamalar ve satış kanalları neden kapatılmaktadır? Bu konuda hem eski hem mevcut Yönetim Kurulu Üyeleri birlikte sorumlu mudur? Bu anlamda birbirlerini korumakta bir menfaat birlikleri var mıdır?” soruları elbette makul bir zihnin aklına takılması gereken kaygıların karşılığıdır. İşte tüm bunları sorguladığımız, şirketin geleceğine dair ciddi kaygılar taşıdığımız ve bunları dile getirdiğimiz bir Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda, eski Yönetim Kurulu olan hissedarlar ve mevcut Yönetim Kurulu hep birlikte ve elbirliği ile, Yönetim Kurulu özlük haklarını fahiş oranlarda, talep edilenin bile ötesinde artırdığını, bu noktada, çoğunluğu oluşturan hissedarlardan biri olan hazır ....'ın “Yönetim Kurulunun ücret artışının yetersiz...” olduğuna dair, Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tutanağına da yansıyan beyanı olumsuz anlamda ibret olduğunu, Yönetim Kurulu özlük hakları, çoğunluğu oluşturan hissedarların keyfi isteklerine göre tespit edilemeyeceğini,....K. Sayılı Kararına göre, “... Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulu ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır... Yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı, benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir.” ezcümle,.... keyfi ve fahiş Yönetim Kurulu özlük haklarını eleştirmekte ve doğru bulmamaktadır; sadece bir referans olarak,... Dergisi'nin ilk 500 şirketi esas alan 2023 çalışmasına bakıldığında, hissedarı olduğumuz şirket Yönetim Kurulu'nun, hem de tüm üyelerinin ayrı ayrı, en üst seviyedeki şirketlerin YönetimKurulu Başkanlarına denk maaş aldıkları; artış oranlarının yine bu büyük firmaların çok üzerinde olduğu,
(...
Müvekkillerinin hissedarı olduğu şirkette, Yönetim Kurulu Maaşı 2021 Aralık ayında aylık 95.000 TL iken 2023 Ocak ayında ise 425.000 TL olmuştur, artış oranı 13 ay gibi kısa bir sürede %345'e varmıştır. Bu artış oranı fahiş değilse hangi artış oranı fahiş olacaktır? Son olarak, gerek 23/12/2022 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı hazır bulunanlar listesi gerekse de 21/01/2023 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı hazır bulunanlar listesine bakıldığında görülecektir ki mevcut Yönetim Kurulu Üyeleri... yine bilgileri dışında, eski Yönetim Kurulu Üyelerinden pay alarak 28.02.2022 tarihi itibari ile şirkete paydaş olduklarını, bu durumun dahi eski ve mevcut Yönetim Kurulu Üyeleri arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koymakta ve daha da önemlisi, fahiş bir şekilde kendilerine özlük hakkı tayin edilmesi de bir örtülü kazanç mahiyetini taşıdığını, kendi dönemlerinde gerek basiret gerekse genel ahlaka ve hukuka uygun şekilde görev yaptıklarına dair ciddi şüpheler bulunan, aynı zamanda bir kısmı hissedar da olan eski ve mevcut Yönetim Kurulu Üyelerinin, kendilerine çıkardıkları fahiş ve kimi zaman avans şeklinde aldıkları ödemelerle şirketin içini boşaltmalarına artık şaşırmadıklarını ancak, müvekkillerinin hissedarlık haklarının ciddi şekilde ihlal eder hale geldiğini, Çoğunluğu oluşturan hissedarların desteğindeki Yönetim Kurulu Üyelerinin, bu fahiş ödemeleri almalarının telafi edilemez sonuçlar doğuracağından, bu maddenin uygulanmaması için tedbir (TTK Md. 449-Yürütülmesinin Geri Bırakılması şeklinde) konmasının son derece elzem olduğunu; bu maddenin iptaline karar verilmesini; evveli emirde de yargılama süreci boyunca bu kapsamda ayrıca tedbir kararına hükmedilmesini talep etmiştir.
Olağanüstü Genel Kurulu Tutanağının 2 nolu bendinde Yönetim Kurulu ücretlerinin belirlenmesi maddesine yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda müvekkillerince olumsuz oy kullanılarak şerh düşüldüğünü ve tutanağa geçirildiğini, şerhin gerekçesinde, Yönetim Kurulunun görevine devam etmemesi gerektiğinin belirtildiğini, Yönetim Kurulunun 23/12/2022 tarihinde Olağan Genel Kurul yaptığını, bu genel kurulun, itirazları üzerine genel kurul kararı ile iptal edildiğini, Yönetim Kurulunun hazırlıksızlığı nedeniyle iptal olunmak zorunda kalınan bir Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nın ardından ve müvekkili hissedarların haksızca maruz bırakıldığı sorunlar çözülmeden, müvekkili hissedarların fikri alınmadan, bildirim dahil çeşitli eksiklerin olduğu bir Olağanüstü Genel Kurula müvekkillerinin davet edildiğini, bu durum Yönetim Kurulunun, müvekkili hissedarlarının hak ve menfaatlerinin, çoğunluğu elinde bulunduran diğer hissedarların hak ve menfaatlerine nazaran, korumakta aynı özeni göstermediğini işaret ettiğini, Olağanüstü Genel Kurulun amacı, çoğunluğu elinde bulunduran hissedarların, önceki dönem yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde, şirket içinden usulsüzce para çıkarmaları, bunun sonucunda şirkete borçlanmaları ve müvekkillerinin tüm taleplerine rağmen, yönetim kurulu tarafından borçları tahsil etmemek için, hissedar borçlarının yetkisini Genel Kurula devretmeye çalışması, bunun karşılığında da şirketin içini boşaltmaya çalışan hissedarlar tarafından fahiş zamlarla yönetim kurulunun ödüllendirilmesi şeklinde olduğunu, şirketin yegane gelir kaynaklarından olmak üzere, bazı hesap ve uygulamaların neden kapatıldığı riskleri hususunda müvekkillerinin bilgilendirilmediğini, Yönetim Kurulunun özen ve bağlılık yükümlülüğü altında, Şirketi hukuk ve dürüstlük kurallarına uygun yönetmek zorunda olduğunu, söz konusu hesap ve uygulamaların kapatılmasında insan istismarı başlığı altında şirketi ve müvekkillerini rencide eden yüz kızartıcı pek çok iddia, ilgili dijital platformlarda yer almakta olduğunu, bu iddiaların, çevrelerinde saygınlığı kabul edilen müvekkillerinin manevi şahsiyetine de zarar vermekte olduğunu, şirketin ciddi risk altında bıraktığını,
21/03/2023 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının 3.maddesinin kanuna, şirket esas sözleşmesine, iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırılığı bakımından;
21/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul'un 3 nolu bendinde, şirket ana sözleşmesinin 8. ve 10. maddelerinin değiştirilerek, şirket hissedarlarının şirkete olan borcunun tahsili yetkisinin Genel Kurul'a devredildiğini, öncelikle gerek Yönetim Kurulu üyelerinin gerekse de Genel Kurul'da çoğunluğu oluşturan geçmiş dönem yönetim kurulu ve hissedarlarının, şirketten yasadışı olarak çıkarmış oldukları paralar mevcut iken, henüz bu paralar ödenmemiş iken, söz konusu değişikliğin TTK.m.436'e aykırılık oluşturduğunu, hali hazırda tüm hissedarların şirkete borçlu olduğundan menfaat çatışması nedeniyle oy kullanmalarının uygun olmadığını, bu sebeple alınan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını,
Şirketin idare ve temsil yetkileri ile buna dair sorumlulukların Yönetim Kurulu'na ait olduğunu, buna şirketin finansal durumu ile iş planlarını gözetmek, basitçe ifade etmek gerekirse, bir alacak-verecek dengesi oluşturmak, alacaklar ve borçları belirli ve şirket için belirli vadelere bağlamanın dahil olduğunu, TTK.m. 375'e göre, "c)Muhasebe, finans denetimi ve şirket yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması", Yönetim Kurulu'nun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkilerinden olduğunu, 21/01/2023 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tutanağının iptalini talep ettikleri 3 No'lu bendine bakıldığında, içeriğinde atıfta bulunulan Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin tümünün yine aynı içerik ile açıkça ihlal edildiğinin görüleceğini, anılan metinde; Ana Sözleşme'nin, Şirketin Temsili başlıklı 8. maddesi'ne, diğer yasaya aykırılıkların yanı sıra “Yönetim Kurulu Üyeleri, Türk Ticaret Kanunu madde 358 kapsamındaki işlemler dışında ... imzalarıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmışlardır.”; Genel Kurul başlıklı 10. Maddesi'ne ise “Türk Ticaret Kanunu'nun 358. Maddesi'ndeki şartların yanı sıra ... paydaşlara verilen borçların geri istenmesi, vade tarihi, borçlara uygulanacak faiz oranı şirket genel kurul toplantısında karara bağlanır.” ifadesi eklenmek istenildiğini, bu hali ile söz konusu Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tutanağının bir hukuki garabet olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 365. Maddesi'ne göre bir anonim şirketini Yönetim Kurulu tarafından yönetilip temsil edildiğini, 367. Maddesine göre yönetimin ancak kanunen devredilmesi mümkünse ve çıkarılacak bir iç yönergeye uygun olarak- bir veya birkaç Yönetim Kurulu Üyesine veya 3. kişilere devredebilir, bu 3. kişiler de genellikle Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcıları ve onun altındaki diğer organizasyon olabilir ki Yönetim Kurulu'nun yine devredilemeyen bir görev ve yetkisi de olan, üst düzey yönetim ve bunlarla ilgili talimat verme görev ve yetkisi devam edebilsin, kaldı ki; bu durumda dahi bir vazgeçme değil yalnızca devir söz konusu olduğunu, çoğunluğu oluşturan hissedarların ve onlarla uyumlu hareket eden Yönetim Kurulu'nun, kendi borçlarını ertelemek ve hiç ödememek arzusu ile, istedikleri şekilde, Genel Kurul lehine yönetim yetkisinden vazgeçilmesi şeklinde bir düzenlemeye gitmelerine Türk Ticaret Kanunumuzda cevaz ve imkan yoktur. Temsil açısından bakıldığında ise, Türk Ticaret Kanunu'nun 371. maddesi'nin 7. fıkrası'na göre, Yönetim Kurulu, kendi üyeleri haricinde, “... şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya tacir yardımcıları olarak atayabilir.”; Genel Kurul'un bu madde kapsamında “sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya tacir yardımcısı” olamayacağı da izahtan varestedir. Ezcümle, şirket anasözleşmesinin 8. ve 10. Maddesi Yeni Metinleri ile Genel Kurul'a devredilemeyecek görev ve yetkileri de içerecek şekilde (TTK Md. 375 | (c), (a)) temsil ve ilzam yetkisi devri yapılamaz, iptali gerekir, hatta yok hükmündedir. Anılan şekilde yasaya aykırı olarak, yetki devrine konu edilmeye çalışılan Türk Ticaret Kanunu 358. maddesi de zaten bir görev ve yetki düzenlememektedir ki bir devir söz konusu olabilsin, bu madde “Pay sahipleri sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz.” hükmünü amirdir. Bu şartların tespitinin, devredilemez şekilde (TTK Md. 375 1 (c)) Yönetim Kurulu'na ait olduğunun tartışılamaz olduğunu, bu maddenin zaten başka bir konusunun da olmadığını, dolayısı ile 21/01/2023 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tutanağında yasayı da ihlal eder surette yer aldığı şekilde “paydaşlara verilen borçların geri istenmesi, vade tarihi, borçlara uygulanacak faiz oranı” olarak tanımlanmaya ve uydurulmaya çalışılan görev ve yetkinin hiçbir şekilde kabul etmek anlamına gelmemek kaydı ile bir an için mümkün olmasa bile, zaten bu maddenin konusu olmadığını ve bu maddenin gerekçesi de paydaş olsun olmasın bir şirketten borç alan herkese eşit koşullarda davranılmasını sağlamak yani, bir anlamda, kötü niyetli paydaşların nüfuz ile şirketin içinin boşaltmasının engellenmesi olduğunu, Şirket Yönetim Kurulunun başlıca görevi, şirket tüzel kişiliğine karşı sadakat ve özen yükümlülüğü ile hareket ederek şirketin sermaye yapısını korunması olduğunu, fakat alınan olağanüstü genel kurul kararı uyarınca şirket yönetim kurulunun kendi görevinden açıkça feragat ve görevini yapamayacağını ilan ettiğini,
Kısaca ifade etmek gerekirse; niyetin, çoğunluğu oluşturan hissedarların 31.03.2022 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında; kendilerine, hukuk ile usule aykırı şekilde ve fahiş olarak çıkardıkları, peşin aldıkları ve halen dahi iade de etmedikleri ve kendileri için borç vasfındaki ödemeleri; yoklukla malul olarak tespit eden ve bu konuda tedbir koyan,... bu karar ve tedbire rağmen, bu borçları ertelemek için bir zemin yaratmaya çalıştıklarını, Sayın Mahkemenin, bir başka mahkemenin kararını dolanmak için hukuka aykırı yollara başvurulmasına müsaade etmeyeceğine ve bunu sağlayacak bir karar vermeyeceğine inandıklarını, Çoğunluğu oluşturan hissedarların, bu yola başvurmaları telafi edilemez sonuçlar doğuracağından, bu maddenin uygulanmaması için tedbir (TTK Md. 449- Yürütülmesinin Geri Bırakılması şeklinde) konmasının son derece elzem olduğunu, bu maddenin iptaline karar verilmi fe evveli emirde de yargılama süreci boyunca bu kapsamda tedbir kararına hükmedilmesini ayrıca talep etmiştir.
21/03/2023 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının 4. Maddesinin kanuna, şirket esas sözleşmesine, iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırılığı bakımından;
21/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurulun 4 nolu bendinde 2023 yılı için Bağımsız Denetim firması seçiminin yapıldığını, müvekkillerinin temsilcileri vasıtası ile bu bent için şerh konularak olumsuz oy kullanıldığını; Bağımsız Denetim Firması seçiminin, 2022 yılı Mali Hesap ve İşlerinin görüleceği Olağan Genel Kurul toplantısı gündeminde ele alınması gerektiğini, ilave olarak Bağımsız Denetim Firması seçiminde en az 3 (üç) teklif alınıp alınmadığı, şirket için en uygun teklifin onaylanıp onaylanmadığı konusunda müvekkillerine hiçbir bilgi verilmediğini, Başkaca bir Bağımsız Denetim Firması tarafından Şirketin satın alma usul ve işlemleri ile harcamaları, işe alım süreçleri, Şirket'in yegane gelir kaynağını oluşturan hesap ve uygulamalarda ne şekilde satış ve işlem yapıldığının incelenmesini, eksik, yanlış uygulama, suiistimaller ve suç işlendiği emareleri varsa suç duyurusu da dahil ilgililer hakkında işlem başlatılması gerektiğini, Bağımsız denetim firmasının hangi ölçütlere göre seçildiğinin belli olmadığını, ayrıca şirketin mevcut yönetiminin mali tabloları sürekli olarak müvekkillerinden kaçırma çabası içinde olduğunu, mevcut yönetimin karar alabilme iradesi bulunmadığını belirmiştir.
Sonuç itibariyle ve yukarıda açıklanan nedenlerle; 21/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Tutanağının 2, 3 ve 4 nolu maddeleri ile alınan kararların öncelikle ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, yargılama sonucunda Olağanüstü Genel Kurul Tutanağının 2,3 (3 nolu maddenin yokluk ile malul olduğunun tespitine) ve 4 nolu maddelerinin kanuna, esas sözleşmeye, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırılığından ötürü iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde esas ve usule ilişkin olarak özetle;
Müvekkil... Teknokent'in ihracat şampiyonları içerisinde yer aldığını,
......Şirketi'nin faaliyet konusunun, mobil cihazlara uygulamalar geliştirerek bu uygulamalar içerisinden satış ve reklam yoluyla gelir elde edilmesinden oluştuğunu, şirketin uygulamalarının yurt içi pazarına kapalı olduğunu, uygulamaların tamamının yurt dışındaki kullanıcılar üzerinden kullanılmakta olduğunu, çeşitli ülkelerdeki kullanıcıların ... üzerinden indirdikleri uygulamaları kullanarak... Şirketi'nin gelirlerini oluşturduğunu, bu çerçevede şirketin yurt dışından TL ve USD üzerinden kazanç elde etmekte olduğunu, bilançosunun da mevzuata uygun şekilde TL üzerinden düzenlendiğini,
.... Şirketi'nin yıllar itibariyle brüt satışları; 2020 yılında 166.630.261,71 TL, 2021 yılında 406.300.216,52 TL ve 2022 yılında ise 869.402.674,62 TL olarak gerçekleştiğini, şirketin bu brüt satış rakamları doğrultusunda; 2022 yılı brüt satışlarının, 2020 yılına göre %421,76 ve 2021 yılına göre ise %113,98 oranında arttığını, diğer taraftan... Şirketi'nin net karının ise; 2020 yılında 63.855.184,94 TL, 2021 yılında 185.455.214,74 TL ve 2022 yılında ise 288.028.994,43 TL olarak gerçekleştiğini, .... Şirketi'nin 2022 yılı net karı, 2020 yılına göre %351,07 arttığını ve 2021 yılına göre ise %55.31 artış gösterdiğini,
... Şirketi'nin gelirlerinin tamamı küresel mobil uygulamaları pazarındaki lider Apple ve Google gibi uluslararası şirketler üzerinden hizmet ihracatı yoluyla ülkemize getirildiğini, Ülkemizin en önemli ekonomik sorunlarından bir tanesinin cari işlemler açığı olduğu düşünülecek olursa, ... Şirketi 2022 yılında ülkemize döviz kazandırıcı işlemleri sonucunda 50 milyon dolar civarında nakit para girişi sağladığını, bunu da ülkemizdeki insan gücüne küresel piyasalardaki uluslararası şirketler düzeyinde özlük hakları vererek yarattığı katma değer sonucunda gerçekleştirdiğini,
31/03/2022 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında 2021 yılı değerlendirilerek şirketin yüksek kar marjlarına ulaşmasını sağlayan yönetim kuruluna huzur hakkı, kar payı ve ikramiye ödenmesine karar verildiğini, fakat huzurdaki davada da davacı olan... bu kararlara itiraz ettiğini ve .... Sayılı dosya ile halen derdest olduğunu,
Davacıların birlikte hareket ederek şirketin işlemesini engellemeye çalıştıklarını, haksız ve yersiz ihtarlar gönderdiklerini, aslı olmayan iddialarda bulunarak haksız şikâyet ve davalar açtıklarını, davacıların ayrıca 2022 yılı içerisinde şirket yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, bu başvuruya yönelik ... Başsavcılığı'nca asılsız iddialar karşısında takipsizlik kararı verildiğini,
Davacılara diğer tüm ortaklara yapıldığı gibi eş zamanlı ve aynı kapsamda genel kurulda ve gerektiğinde mail yoluyla bilgi verilmesine rağmen gerçeğe aykırı şekilde kendilerine bilgi verilmediği gerekçesiyle ihtar gönderildiğini, aynı zamanda davacılara bilanço ve finansal tabloların yasanın öngördüğü zaman zarfında ve koşullarda her zaman kendilerine gönderildiğini ve incelemelerine açılmış olmasına rağmen aksini iddia ettiklerini, diğer yandan her fırsatta şirketi kötülemekte olduklarını, şirket yönetiminin suç işlediği, şirketin zarara uğratıldığı gibi asılsız iddialarda bulunduklarını,
Davacıların gösterdiği tutum ve haksız iddiaların şirketin marka değerine zarar vermekte olduğunu, Davacıların tavır ve davranışları iyiniyet ve dürüstlük kurallarını, ortak olarak şirkete sadakat yükümlülüğünü ihlal eder hale geldiğini, bu noktada TTK m.451'deki genel kurul kararına karşı, kötü niyetle iptal veya butlan davası açıldığı takdirde, davacıların bu sebeple şirketin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumlu olduklarına dair hüküm bulunduğunu, bunu Sayın Mahkemenin dikkatine sunduklarını, aynı şekilde TTK m.448/3 hükmüne göre de, davalı şirketin davacıların kötüleyici ve asılsız mahiyette olan bu iddialarını sürekli şekilde iptal ve butlan davasının konusu etmesi nedeniyle uğrayacağı muhtemel zararlara karşı dava konusu yıl bilançosundan tespit edilen cirosunun belirli bir oranına tekabül edecek uygun bir teminatın davacılar tarafından gösterilmesine karar verilmesini, davacıların gerek sürekli olacak şekilde neredeyse her yıl açtıkları iptal ve butlan davalarında gerekse bu davaların öncülü ve ardılı zaman dilimlerinde noter kanalıyla gönderdikleri ihtarlarla ve en son olarak bağımsız denetim şirketine ilettikleri yazıyla mezkür kötüleyici ve asılsız mahiyetteki iddialarını üçüncü kişilerin ve de davalı şirketin faaliyet paydaşlarına duyurma çabasında olduklarını, huzurda açılan davadaki bu nevi iddiaların da davalı şirketi zarara uğratmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle davacıların davalı şirket cirosu gözetilmek suretiyle belirli bir oranda teminat göstermesine ve kendilerinden bu teminatın alınmasına karar verilmesini,
He ne kadar ...K. sayılı kararı ile 31.03.2022 tarihli genel kurulda alınan bazı kararların aleyhine hüküm tesis edilmiş olması üzerine şirketin düzenli işleyişinin sağlanabilmesi için 23/12/2022 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapılması için çağrıya çıkıldığını, fakat ortakların talebi üzerine toplantının iptal edildiğini,
Şirketin işleyişinin sağlanabilmesi için iptal edilen olağanüstü toplantı yerine 21/01/2023 tarihinde tekrar olağanüstü genel kurul toplantısı yapılıp çeşitli kararlar alındığını, söz konusu genel kurulda alınan kararların mahiyetine bakıldığında görüleceği üzere, ortakların, alacaklıların ve şirket çalışanlarının menfaatleri gözetilmek suretiyle daha önceden oy birliği kararları gözetilmek suretiyle çeşitli kararların alındığını, davacıların itirazları bu noktada başta şirket üst yönetimi olmak üzere tüm çalışanların mali hakları bakımından daha önceki genel kurullarda oy birliğiyle belirlenen ücret politikasını da ihlal eder mahiyette olduğunu, hatta davalı şirket üst yönetiminin mali hakları bakımından, tamamen ücretsiz çalışmalarını hedefleyen bir mahiyette davacı itirazlarının serdedildiğinin aşikâr olduğunu, buna karşın ne TTK da ne de başka bir mevzuatta şirket üst düzey yönetiminin ücretsiz çalışacaklarına dair bir hüküm bulunmadığını,
Davacıların 21/01/2023 Tarihinde Yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının 2, 3 ve 4 nolu maddelerinde alınan kararların iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle huzurdaki davayı açtığını, davacıların davalarının hukuka aykırı ve haksız nitelikte olduğunu ve reddi gerektiğini,
Yine dava dilekçesinde, 21.03.2023 tarihinde yapılmış bir genel kurul varmış gibi itirazda bulunulduğu gözükse de bu tarihte şirket tarafından yapılmış herhangi bir genel kurulun bulunmadığını, bu tarihler şayet sehven yazılmamış ise bu husustaki davacı iddialarının sırf bu nedenle dahi geçersiz olduğunun kayıt altına alınması gerektiğini, 2021 Olağan Genel Kurul kararı ile %5 temettü dağıtıldığını, 6 kurucu ortağın borçlarından mahsup edilip, profesyonel yönetim kurulu olarak görevlendiren 3 ortağa temettü ödemesi yapıldığını, bu konu hakkında bilgilendirme yapıldığını, (Bu konu hakkında bilgilendirme için iadeli taahhütlü posta gönderildiğini, postası ulaşmayan .... de mail yoluyla bildirim yapıldığını) borçların ihtar gönderilerek tüm ortaklardan aynı şartlarda istenildiğini, ancak hiçbir ortağın borcunu yönetim kurulunun bu kararına istinaden ifa etmediğini,
Şirketin mali durumu böyle bir durumu gerektirmezken şirketin aynı zamanda kurucusu olan 6 ortağından dava yolu ile alacakların istenmesi ve şirketin tüm ortaklarının zora sokulması yönetim kurulu tarafından şirketin üçüncü kişiler nezdindeki ticari itibarının zedelenmemesi için uygun görülmediğini, ayrıca alınan borçlara Merkez Bankasınca açıklanan ticari krediler faiz oranının zaten uygulandığını, buna ilaveten ortaklar üzerindeki borçların dağıtılan temettülerden mahsup edildiğini, bu kapsamda ileriye dönük olarak da şirketin tüm alacaklarının yukarıda ifade edildiği şekilde tahsilinin amaçlandığını, söz konusu keyfiyetin tüm ortaklara yazılı olarak da bildirildiğini, dolayısıyla davacıların da bu durumdan haberdar olduklarını,
Hali hazırdaki davalı şirket yönetim kurulu bakımından; tüm ortaklar tarafından oy birliği ile verilen mali haklarla ilgili bir genel kurul kararının mevcut olduğunu, söz konusu yönetim kurulu üyeleri daha önceden maaşlı bir şekilde çalışırken, tüm hissedarların teklifi ve oy birliği ile davalı şirkete Profesyonel Yönetim Kurulu/Üst Yönetim olarak getirildiklerini, bu hususta taraflar arasında başlangıçta herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, bununla birlikte profesyonel yönetim kurulunun mali haklarına ilişkin olarak davacıların daha önceden açmış oldukları ve yukarıda zikredilen henüz kesinleşmemiş olan davadaki dava dilekçesinde de davacılar tarafından ileri sürülen herhangi bir iptal talebi de bulunmadığını, buna göre de bizzat talep eden olarak kendilerine de malum olduğu üzere davacı tarafın bahsetmiş olduğu tedbir kararının talepten fazlasını içerecek şekilde maddi hatalı ve yerel mahkemenin kararı da henüz kesinleşmemiş olup, istinaf aşamasında olduğunu, davalı şirketin şu anki profesyonel yönetim kuruluna mali haklarıyla ilgili olarak tüm şirket hissedarlarına önden bilgi vermiş ve olası itirazlarını almak kaydıyla, itiraz gelmemesi üzerine, hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına uygun şekilde, daha önceden oy birliğiyle de alınan genel kurul kararları da gözetilmek suretiyle ödemeler de bulunulduğunu, burada bahsi geçen mali hakların şirketin tüm çalışanları için geçerli olduğu üzere sadece yönetim kurulu maaş ücreti olduğunu, bunun dışında bir ödeme alınmadığını, kaldı ki yönetim kurulu maaş ücretinin alınmaya devam edilmesini, davacı vekili .... tarafından 23/12/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul sırasında önerildiğini, anılan davacı vekilinin önerisi tüm hissedarların konu hakkında mail yolu ile ayrıca bilgilendirmesi şeklinde olduğunu, ilgili bilgilendirmenin mail atılarak yapıldığını,
23/12/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'ndaki Profesyonel Yönetim Kurulu'nun yegane amacının, ortaklar arasındaki anlaşmazlıklardan şirketi korumak adına şirket sermayesinin artırılması talebiyle ilgili olduğunu, aynı zamanda hissedarlar arasında anlaşmazlığın devam ettiği bir ortamda Profesyonel Yönetim Kurulu olarak gayet doğal olduğu üzere 2023 yılında alınacak olan mali hakların/'maaşın netleşmesinin de amaçlandığını, bir diğer madde ise, ortaklar arası anlaşmazlığa sebebiyet verdiği düşünülen şirket hissedarlarının borç alması konusundaki yetkiyi genel kurula devrederek, bu konunun daha şeffaf bir sürece taşınması, tekrar bir borçlanma konusunda yetkinin genel kurulda olmasının istenilmesi olduğunu, tüm şirket hissedarlarının toplantı sırasında, kendi aralarındaki anlaşmazlığı çözeceklerini söylemeleri; bunun için ek süre istemeleri üzerine ve kendi yetkileri dahilinde olağanüstü genel kurul toplantısını iptal etmek istediklerini, Profesyonel Yönetim Kurulu olarak bu karara saygı gösterilip uyum sağlandığını, ancak devam eden harici görüşmelerden bir anlaşma çıkmayacağı anlaşıldığından, bununla ilgili maddeler çıkartılıp, yasa gereği zorunlu olduğundan bağımsız denetim firması seçim maddesi eklenerek, yine benzer maddeler ile 21/01/2023 tarihinde yeni bir olağanüstü genel kurulun toplandığını,
Profesyonel Yönetim Kurulu üyelerinin seçimi ve mali haklarına dair politika 2021 yılı Olağan Genel Kurulu'nun yapıldığı 31.03.2022 tarihindeki toplantıda belirlendiğini, buradaki ücret politikasının genel kurul tutanağından anlaşılacağı üzere davacıların da dahil olduğu şekilde oy birliği ile alındığını, O tarih itibariyle profosyonel yöneticilerin görev yaptığı süre 9 ay olup, 9 aylık süre için belirlenen net ücretin o yılın şartlarına göre 7 milyon TL olduğunu, 12 ay olarak esas alındığında ise 9.33 milyon TL olduğunu, oy birliği ile alınan bu ücret politikasına uygun şekilde 2023 yönetim kurulu üyesi ücretinin de revize edildiğini, revize edilirken Profesyonel Yönetim Kurulu üyelerinin talebinin ihtiyatlı şekilde olduğunu ve minimum %50 artış olarak genel kurul gündemine getirildiğini, genel kurul öncesinde gönderilen, bu artış oranı ve hesaplaması ile ilgili detaylı bilgileri içeren, yönetim kurulu maaş bilgilendirme mailine hiçbir hissedarın itiraz etmediğini, dava dilekçesinin $ nolu başlığındaki “bir garip hesaplama" ifadesinin yukarıdaki somut gerçeklik karşısında son derece şaşırtıcı olduğunu, genel kurul sırasında yapılan ek artışın ise hissedarların takdirinde ve toplam artışın %50 yerine TÜİK'in açıkladığı yıllık enflasyon oranı baz alınarak %64.27 olarak belirlendiğini,
Olağanüstü Genel Kurul öncesi mali tabloların hazırlanması gerektiğine ilişkin açıklamaların ise mevzuat çerçevesinde bir anlam ifade ememediğini, anonim şirketlerinin ortaklarının bilgilendirmesinin TTK m. 437 uyarınca olağan genel kuruldan en az 15 gün önce mutat olarak yapıldığını, davalı şirketin uygulamalarının da bu yönde olduğunu, her sene tüm şirket çalışanlarının maaş artışlarının Aralık-Ocak döneminde belirlenmekte olduğunu, bunun için de mali tabloların hazırlanması gibi bir durumun beklenilmesinin söz konusu olmadığını, aynı şekilde doğrudan şirket faaliyetlerinde görev alan üst yönetimin maaş artışı da şirket ücret politikasına uygun şekilde, ilgili döneme denk gelen olağanüstü genel kurulda kararlaştırıldığını,
Maaş kararının alınmasına ilişkin genel kurul kararının ise, şirket hissedarlarının önerisi neticesinde revize edilerek şekillendirildiğini, a bendinde bahsedildiği üzere yönetim kurulunun önerisinin minimum %50 artış olarak gündeme getirildiğini, ancak şirket ortaklarından bir kısmı sirket calısanlarının maas artış oranına göre cok düsük kalmasından ve enflasyonun altında bir artış olmasından dolayı en azından TÜİK tarafından açıklanan yıllık enflasyon (%64,27) oranında artışını uygun gördüklerini, buna karşın şirket faaliyet sahasının uluslararası bilişim teknolojisi ile ilgili olması ve ilgili sektörde uzman personelin sürekli beyin göçü sebebiyle yurt dışında iş bulma imkanı olması sebebiyle, yurtdışı maaşları ile rekabet edilebilir bir düzeyin yakalanması amacı ile tüm şirket çalışanlarının ortalama yıllık kazanç artışının ise %124.72 düzeyinde tespit edildiğini, bu hesaplama yapılırken ayrıca ülkemizin ekonomik gerçeklikleri, bir önceki yılın enflasyon oranı ve kamudaki maaş artışı ve en nihayetinde asgari ücret artışı baz alınan temel etkenler olduğunu, görüldüğü üzere profesyonel yönetim kurulu üyelerinin maaş artışı şirket ortalamasının neredeyse yarısı düzeyinde kaldığını,
TTK m. 394/1 "Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir." hükmüne havi olduğunu, ilgili kanun hükmünde söz konusu mali haklara ilişkin tutarların hangi ölçütlere göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmazken, yerleşik ... içtihatlarına göre mahkeme tarafından yönetim kurulu üyelerinin mali hak tutarları belirlenirken genel kurulun yapıldığı dönemdeki şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları ve mali durum açısından benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulmasına ilişkin kıstaslar getirilmiş olduğunun görüldüğünü, yukarıdaki açıklamalarımızdan da anlaşılacağı üzere davalı şirket bakımından da kararlaştırılan mali haklar ve yapılan artışların bu kıstaslara uygun olduğunu, davalı şirketin geçmiş dönemdeki kar oranı, paranın satın alma gücü, günümüzdeki yaşam standartları dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerinin maaş oranlarının fahiş olmadığının aşikar olduğunu, davacının dava dilekçesinde sunduğu haber sitesindeki verilerin, gerçeklikten uzak tahmini olarak belirlenmiş listeler olduğunu, sayın mahkemenin bir haber sitesindeki tahmini olarak hazırlanmış listeleri baz alarak emsal ücret araştırması yapmasının mümkün olmadığını, buna ilişkin Yargıtay içtihatlarının sunulduğunu,
13 ay gibi kısa bir sürede %345'e varan maaş artış oranı iddiasına ilişkin olarak ise;
Öncelikle bu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu, Şirketin 2021 aralık ayında Yönetim Kurulu Maaşı adı altında her hangi bir ödeme bulunmadığını, dolayısıyla bu şekilde kıstas alınacak bir verinin mevcut olmadığını,
Hali hazırdaki Profesyonel Yönetim Kurulu üyelerinin 31.03.2022 tarihi itibariyle göreve başladıklarını, bu yönetim kurulu üyelerine kurucu ortakların bir kısmı tarafından sembolik anlamda pay devrinin yapılmasının tüm kurucu ortakların ilgili genel kurulda sözlü ifade ettikleri üzere zımni kabulleriyle gerçekleştiğini, hatta o an için pay devri gerçekleştirmeyen ve huzurdaki davanın davacısı olarak yer alan kurucu ortakların da benzer bir pay devrini gerçekleştireceklerini sözlü olarak ifade etiklerini, dava dilekçesindeki aksi yöndeki ifadelerin son derece şaşırtıcı olduğunu,
Bunun yanı sıra, ücret politikalarının da aynı genel kurulda oy birliği ile belirlendiğini, hakikaten yönetim kurulu üyelerinin ücret politikalarının başlangıç noktası olan 9 aylık müddet için toplam net 7 milyon TL'nin de oy birliği ile kararlaştırıldığını, bu hususta yukarıda da detaylı açıklamanın zaten yapıldığını, dolayısıyla dava dilekçesinde yer alan 13 ay içinde 95.000 TL'den 425.000 TL'ye varan bir artış iddiasının gerçek dışı olduğunu, mevcut Profesyonel Yönetim Kurulu üyeleri için söz konusu olan bir argüman olmadığını,
Tüm bu ifadelerin Sayın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik ifadeler olduğunu, yukarıda bulunan açıklamaların konu hakkında son derece ayrıntılı şekilde ifadeler olduğunu,
Davacı ortaklar dahil oy birliği ile tutanağa yansıdığı şekliyle 23/12/2022 tarihli iptal edilen olağanüstü genel kurul gündeminde yer alan sermaye artırımı maddesinin gelinen bu üreçte 21/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul gündemine tekrar alınmasının uygun görülmediğini, bunun nedeninin ise, hiçbir ortağın bu gündem maddesine 23/12/2022 tarihindeki toplantıda sıcak bakmamış ve sermaye artırım oranında somut önerilerde bulunulmamış olmasından kaynaklandığını, kaldı ki, her bir ortakın dilediği her zaman her yıl yapılacak olan olağanüstü genel kurul gündemine sermaye artırımı maddesi eklenmesi talebinde bulunabileceğini, Davacı tarafında bu yönde somut bir teklifi var ise, ilgili dönemlerde talep hakkını haiz olduğunu,
Şirketin kapalı olan hiçbir uygulaması ve satış kanalı bulunmadığını, cevabi nitelikteki davalı şirket ihtarnamesinde de belirtildiği üzere davacıların bu ithamlarının gerçek dışı olduğu, şirketin ve yönetim kurulu üyelerinin itibarını zedelemekte olduğunu, ne yazık ki şirkete yönelik üçüncü kişilerin de göreceği şekilde tüm dilekçe, ihtar ve maillerinde bu tutum davacılar tarafından ısrarla sürdürülmekte olduğunu, dava dilekçesinde de yer aldığı şekliyle ilgili ihtarda davacı tarafın soyut iddialarının somutlaştırılması gerektiğini, davacı tarafın, bu talebe yine de dava dilekçesinin 6 nolu başlığında hala taleplerini somutlaştırmayarak küçük düşürücü şekilde şu ifadelere yer verilmekte olduğunu,
“Şirketin uygulamaları ve satış kanalları; seks ticareti, yasa dışı evlat edinme, zorla evlilikler. insanları işçiliğe ve istekleri dışındaki diğer faaliyetlere zorlamak ve insan istismarı gibi iddialarla kapatılmışken, Uygulamalarda kar etmek için bazı yurtdışı ajansların manipülasyon amaçlı kullanıldığı ve onlara ödemeler yapıldığı şüphesi neden olarak varken, gelir kaybı ciddi bir durum ve risk olarak dururken.”. Bu konuda savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, huzurda açılan davadaki bu nevi iddiaların da davalı şirketi zarara uğratmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle de davacıların davalı şirket cirosu gözetilmek suretiyle belirli bir oranda teminat göstermesine ve bu teminatın kendilerinden alınmasına karar verilmesi gerektiğini, "Olaylar Ve Karşı Taleplerimiz" 4 Nolu başlıkta yer aldığı şekliyle bu husustaki taleplerini yinelediklerini,
Dava dilekçesinin 8. 9. ve 10. başlıklarında 21/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağınım 3 nolu bendinin iptalinin talep edildiğini,
Burada şirket esas sözleşmesinin 8. ve 10. maddelerinin değiştirilmesindeki amacın, şirketin 6 kurucu ortağından olan alacakları ile ilgili yapacağı hukuki iş ve eylemlere dair genel kurulun inşa ve istişari görüşün alınması olduğunu, esas sözleşmedeki mezkur değişiklikle birlikte; bu noktada alınması gerekecek olan genel kurul kararları ile tüm pay sahipleri ortakların şirketle olan alacak/borç ilişkisinden doğrudan haberdar olma imkanına da kavuştuklarını,
Şirketin hali hazırdaki mali durumu son derece güçlü olduğundan, ortaklarından olan alacaklarını talep etmesini gerektirecek bir zaruretin bulunmadığını, buna karşın şirketin Profesyonel Yönetim Kurulu üyeleri tarafından 09.11.2022 tarihte yapılan tebligatla alacaklarını 6 kurucu ortaktan da talep ettiğini ancak davacılar dahil olmak üzere hiçbiri tarafından ödeme yapılmadığını, bu noktada şirketin mali durumunun da gerektirmediği halde şirket kurucu ortaklarına icra ve dava yoluyla takip işlemlerinin yapılması hususunun genel kurul gündemine taşınması profesyonel yöneticiler tarafından uygun görüldüğünü, nitekim söz konusu profesyonel yöneticilerin şirkete herhangi bir borcunun da bulunmadığını, bu nedenle şirket pay sahipleriyle şirket arasındaki bu ilişkinin genel kurulda netleştirilmesi uygulamada da çoğunlukla benimsenen bir yöntem olduğunu, ayrıca söz konusu esas sözleşme değişikliği TTK. m. 375 kapsamında sayılan sınırlı sayıdaki durumlar arasında da bulunmadığını, bununla birlikte yukarıda da belirtildiği üzere şirketin profesyonel yönetim kurulu kurucu ortakların şirkete olan borçları için “ticari krediler faiz oranı" uygulamakta, aynı zamanda da dağıtılan temettüler üzerinden de mahsup işlemlerini sürdürmekte olduğunu, tekrar etmekte fayda olduğundan, şirketin 6 kurucu ortağına yönelik dava yoluyla alacakların istenmesi, şirketin üçüncü kişiler nezdindeki ticari itibarını zedeleyeceği konusunda kuşku bulunmadığını, bu nedenle de ilgili hususun hem genel kurul gündemine alınması hem de bahsi geçen mahsup yöntemiyle çözüme kavuşturulmasının uygun olduğunu,
Bir diğer hususun ise, şirket hissedarlarının şirketten herhangi bir şekilde borçlanmasının tamamen genel kurul toplantılarında alınacak kararlara bağlanarak, şeffaflık sağlamak olduğunu, doğrudan davacıların da lehine olan bu durumun şayet iptal edilecek olursa bu hususta yönetimin almış olduğu kararlardan muhatap olmayan şirket ortaklarının da haberdar olmayacağını, dolayısıyla bu hususta davacıların talepte bulunmasında da bir hukuki yarar bulunmadığını,
Hali hazırdaki ... üyelerinin görevi esnasında herhangi bir ortağa borç verilmesi gibi bir durumun da bulunmadığını, bahsi geçen ve yukarıda ayrıntılarıyla izah edildiği üzere davacılar da dahil tüm kurucu ortakların almış olduğu borçların kendilerinin yönetimde olduğu döneme ait olduğunu,
Dava dilekçesinin 11. maddesindeki bağımsız denetim firmasının seçimine dair iddialara ilişkin olarak ise; 21/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul tutanağında davacı taraflara ayrıntılı açıklama yapıldığını, 3 farklı bağımsız denetim firmasından talep alınıp, şirket için en uygun teklifin yönetim tarafından onaylandığını, kaldı ki bu şekilde bir usulün takip edileceğine dair mevzuatımızda ve şirketin ana sözleşmesinde herhangi bir hükmün bulunmadığını, ancak ... teklif alınması yönünde inisiyatif kullandığını,
Seçilen bağımsız denetim firması da kendi mevzuatı çerçevesinde işlemlerini hazırlanacak olan bağımsız denetim raporunun olağan genel kurul sürecinde Mevzuat gereği ortakların bilgisine sunulacağını,
Tüm bu açıklamaların yanı sıra seçilen bağımsız denetim firmasının bir yıl önce oy birliği ile seçilen firma olduğunu, dolayısıyla davacıların bu firmanın yetkinliğine ilişkin olarak sanki bir şüphe varmış gibi iddiada bulunmasının tamamıyla mahkemeyi yanıltmaya yönelik bir tutum olduğunu, sırf bu dürümün dahi huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açıldığının göstergesi olduğu,
Mali tabloların davacı hissedarlardan kaçırılması iddiasına ilişkin olarak ise, mevzuatta hissedarların bilgi alma hakları ve buna ilişkin dönemin açıkça belirtildiği, ilgili dönemlerde sadece davacı ortaklar değil tüm ortakların bilgisine ilgili finansal tabloların sunulmakta olduğunu, dolayısıyla bu noktada iddiaların da bir hukuki mesnedinin bulunmadığını belirterek, ihtiyati tedbir talebi ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, dava dilekçesinde açıklanan nedenlerle, davalı şirketin 21/01/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan, ücretlerin belirlenmesi ile ilgili ikinci maddesinin, 2023 yılı bağımsız denetim firmasının belirlenmesi ile ilgili dördüncü maddesinin iptali, şirket ana sözleşmesinin sekizinci ve onuncu maddelerinin değiştirilmesi ile ilgili üç no'lu kararın yokluk ile malul olduğunun tespiti, aksi halde alınan kararların yasa, şirket ana sözleşmesi ve iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak iptalini talep etmektedir.
Davacılar tarafından talep edilen ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, davacılar vekilince istinaf başvurusu üzerine anılan karar ...haklı görülmekle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kesin olmak kaydıyla 29/11/2023 tarihinde reddine karar verilmiştir.
Taraflarca delil olarak dayanılan davalı şirket sicil dosyası, ... yazılan müzekkere ile temin edilmiş, iptali istenilen 21/01/2023 tarihli genel kurul örneği ve dayanak belgeler taraflarca dayanılan belgeler ile ayrıca dosyaya sunulmuştur.
Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle oluşturulan bilirkişi kurulunda 19/02/2024 tarihli rapor aldırılmıştır.
Davalı şirkette pay sahibi olan davacıların, iptali istenilen genel kurulun yapıldığı tarih ve dava tarihi ile genel kurul tutanağının içeriği dikkate alındığında davanın TTK'nın 446. Maddesinde ön görülen kişilerce TTK'nın 445.maddesinde yer alan hak düşürücü süre içerisinde ve usulünce (muhalefet şerhi de dikkate alındığında) açıldığı anlaşılmaktadır.
Genel kurulda alınan ve iptali istenilen maddelerin içeriği,
İkinci madde, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin,
Üçüncü madde, ana sözleşmenin şirketin temsili başlıklı 8. ve genel kurul başlıklı 10. maddenin tadilinin görüşülmesi,
Dördüncü madde, 2023 yılı bağımsız denetim firmasının belirlenmesine ilişkindir.
Tüm kararlar kanun ve şirket ana sözleşmesine uygun olarak ve yeterli nisap sağlanmak suretiyle alınmıştır. Bu konuda iddia ve savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında çekişme alınan kararların iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uygun olup olmadığı noktasındadır.
Yönetim kurulu üyelerinin maaşının belirlenmesi ile ilgili 2. Maddenin iyi niyet, dürüstlük kuralı çerçevesinde yargıtay içtihatları ile birlikte değerlendirilmesi,
Bilirkişi kurulunca şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde ayrıntılı olarak yapılan inceleme sonucu, ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu,
Davalı şirketin 2020 ile 2022 yıllarına ait bilançolarının analizi, davalı şirketin bu yıllara ait brüt satış tutarları ve buna bağlı olarak net kârları belirlenmiş, 2022 yılına ait şirket net kârı 288.028.994,43 TL olarak saptanmıştır.
Yine bilirkişi raporunda yıllara sarih olarak şirket yönetim kurulu üyelerine verilen ücret, şirket üst düzey yöneticilerine verilen maaşlar tablo halinde gösterilmiştir.
Bilirkişi kurulu raporu ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı şirketin 2021 ve 2022 yıllarındaki net kârlılık oranı sektörel ortalama oranından 3 kat yüksek olup, davalı şirket tarafından üst düzey teknik personele ödenen ücretlerde yıllık ortalama %139,76 oranında artış yapıldığı, 3 kişiden oluşan yönetim kuruluna, 2022 yılının 9 aylık bölümü için 7.000.000,00 TL ücret verilmesi konusunda oy birliği ile karar alınmasına göre, 2023 yılında da yönetim kurulunun alacağı ücretin 2022 yılında belirlenen ücretin 12 aylık tutarının yıllık enflasyon artışı olan %64,27 oranında arttırılarak 15.331.866,00 TL olarak oy çokluğu ile belirlenmesinin, iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmekle,
3 kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin 2023 yılı toplam maaş ödemelerinin 15.331.866,00 TL olarak belirlenmesinde, şirket genel kurulunda daha önce oy birliği ile alınan karar, şirketin mali yapısı ve büyüklüğü dikkate alındığında, TTK m.445'te öngörülen dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığından bu maddeye yönelik iptal isteminin bu gerekçelerle reddi cihetine gidilmiştir.
İptale konu 21/01/20223 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ait 3. maddenin iptal istemi ile ilgili değerlendirme,
Söz konusu madde ile şirket ana sözleşmesinin şirketin temsili başlıklı 8. maddesi ile genel kurul başlıklı 10. maddesinde yapılan tadile ilişkindir.
Birbiriyle uyumlu olacak şekilde yapılan tadil ile sonuç itibariyle şirket genel kurulunun TTK m.358 kapsamında ortaklara verilecek borçların vade ve faiz tarihini belirleme ile ilgili yönetim kurulunun karar vermesi gereken konuda görev ve yetkiyi üzerine alması, genel kurulun şirketin en yetkili organı olduğu dikkate alındığında ve yine değişikliğin yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkilerine ilişkin TTK'nın 375. maddesi kapsamında kalmamakta olup,
Söz konusu ana sözleşmenin iki farklı maddesinde birbiriyle uyumlu olacak şekilde yapılan tadil sonrasında, TTK'nın 358. maddesi de dikkate alınarak ortakların yapacağı borçlanma sonrasında ortaklara verilen borçların geri ödenmesi ile ilgili vade, faiz oranı gibi hususların genel kurulca belirlenmesi sonrasında, yine söz konusu karar, kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olursa iptali istenebileceği dikkate alındığında,
Ana sözleşme ve kanuna aykırı olmayan anılan kararın iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu da iddia edilemeyeceğinden, bu maddenin iptali istemine ilişkin dava da haklı görülmeyerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
İptale konu 21/01/20223 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ait 4. maddenin iptal istemi ile ilgili değerlendirme,
Anılan madde ile 2023 yılı bağımsız denetim firması olarak ..." seçilmiştir.
İddia, savunma, taraflarca dayanılan deliller ve bilirkişi raporu bütün olarak değerlendirildiğinde, 31/03/2022 tarihinde yapılan 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantısında, davacıları da kapsayacak şekilde oy birliği ile ..." denetim firması olarak seçilmiş olup, TTK'nın 399/1. maddesi uyarınca; "Denetim şirketinin her faaliyet dönemi ve herhalde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır." Düzenlemesi dikkate alındığında anılan şirketin denetim görevini ifada kusur ya da eksikliği bulunduğu, iddia edilip, buna ilişkin delil de sunulmamış olmakla,
Söz konusu şirketin oy çokluğu ile denetim firması olarak seçilmesinde, ana sözleşme ve kanuna aykırılık olmadığı gibi iyi niyet ve dürüstlük kuralına da aykırılık bulunmamakla, anılan maddenin de iptali isteminin reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere,
Davanın REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harçan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
A.A.Ü.T. gereğince davalı yararına hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, Davacılar...Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2024
...