T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/314 Esas - 2024/29
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/314 Esas
KARAR NO: 2024/29
HAKİM:....
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ: Av. ....
Av. ....
Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/01/2023
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
YAZIM TARİHİ : 18/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine .... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 27.08.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, fakat davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, Arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, tüm bu nedenlerle montaj ve işçilik giderleri tenzil edilerek şimdilik 3.667,08 TL asıl alacak , 121,18 TL faiz ve 21,82 TL KDV yönünden haksız itirazının iptali ve takibin devamını sağlamak için iş bu davanın açılması zarureti doğduğunu, davalının haksız fiili nedeniyle meydana gelen hasarın müvekkili şirketçe karşılanmış olup, bu hasarlardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, Hasar tespit raporundan anlaşılacağı üzere davalı şirket tarafından yürütülen yol çalışmaları dolayısıyla müvekkilinin varlıklarında hasar meydana gelmiş olduğunu, konu hasarların tamiri için gerekli malzemeler temin edilmiş olup toplam 3.810,58 TL malzeme bedeli masrafı ortaya çıktığını, Davalının TBK m. 49 uyarınca meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu, bu hususta .... 'nun kararı mevcut olduğunu, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davalı borçlunun aleyhine açılmış .... E sayılı dosyasında ödeme emrinde yazılı şimdilik 3.667,08 TL asıl alacak, 121,18 TL faiz ve 21,82 TL KDV yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağının % 20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmektedir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete tebliğ edilen ... E. Numaralı ilamsız takipte ödeme emri ile borcun sebebi olarak "yapılan çalışmalardan dolayı ... varlıklarına verilen hasar" gösterildiğini, fakat davacı tarafın ....'nün deplase konulu uyarı mahiyetindeki yazısını dikkate almayarak hasarın meydana gelmesinde gerekli önlemleri almadığı ve böylece aslında zararın meydana gelmesinde etkisi olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket adına başlatılan takibe itiraz etmek gereği hasıl olduğunu, dava dilekçesinde, kablolara hangi noktalarda, ne şekilde ve ne tür bir zarar verildiği, verilen zararın tamamının müvekkili şirket tarafından mı verildiği, doğru denetim yapılsaydı hasarın tek işlemde giderilebilir olup olmadığı, söz konusu hasarın ne gibi bir işlemden kaynaklandığının somutlaştırılması gerektiğini, haksız fiilin unsurlarının oluşmadığını, takibe konu alacağın tarafı olarak ... A.Ş.'nin gösterilmesinin gerçeklikle bağdaşmadığını, ...'ın gerçek muhatabının ... olduğu, davacı tarafa ...'nün deplase hakkında yazısının tebliğ edildiğini, bu sebeple davacı şirketin yol çalışmasını bilmeyeceği iddiasında bulunamayacağını, TBK'nun 50/1'inci maddesine göre zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, tespit ile müvekkili şirket yokluğunda tanzim olunan hasar tespit tutanaklarının tek taraflı düzenlenmiş olup, mevcut hali ile iddiaları ispata elverişli olmaktan uzak olduğunu, İlliyet bağını kesen hallerin; mücbir sebep, zarar görenin kusuru, 3. Kişinin kusuru olduğunu, davacı tarafın kendisine yapılan bildirimi dikkate almayarak zararın meydana gelmesinde kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 49. Madde manasında bir kusurun varlığı için hukuka ve ahlaka aykırı bir fiil neticesinde bir zararın doğmuş olması gerektiğini, yol çalışması esnasında kablolara zarar verilmesi olayında kastın olmadığının son derece açık olduğunu, Hukuk genel kurulu kararlarında da belirtildiği üzere hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, davacı tarafın kendisine yapılan bildirime rağmen çalışma yapılan alanda elektrik hatlarının olduğu hususunda davalı tarafı uyarmadığı ve böylece zarar meydana geldiğini, dosyada yer alan olay yerine ait fotoğraflardan görülebileceği üzere, kablo tesisinin derinde olmadığını, yüzeye yakın olarak tesis edildiği ve gerekli tertibatın uygulanmadığının açıkça görüldüğünü, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından talep edilen miktarların afaki olup, bu miktarların kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca belirlenen hasar bedelinden, zarar gördüğü iddia edilen kabloların ve diğer malzemelerin hurda bedellerinin hesap edilerek tenzil edilmesi gerektiğini, İcra takibine itirazlarının haksız olduğunu kabul etmemekle birlikte sayın mahkeme aksi kanaatte ise de icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığının izahtan vareste olduğunu, İtirazın iptali davasında borçlunun inkâr tazminata mahküm edilebilmesi için, öğretide ve Yargıtay kararlarında genellikle kabul edildiği üzere, aşağıdaki şartların (birlikte) gerçekleşmesi gerektiğini, İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince itirazın iptali davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız ve alacağın likit olmasının zorunlu olduğunu, Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin öngörülebilir olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiğini, iddia edilen alacağın likit alacak olmadığının aşikar olduğunu, davanın esastan reddine, icra takiplerinin iptaline, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davacının iddia ettiği alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, takip alacaklısının davacı, borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin ilamsız icra takibi niteliği taşıdığı, hasar alacağına dayandığı, asıl alacak, işlemiş faiz, KDV ve işlemiş faizi olarak toplam 9.286,71-TL üzerinden takibin başlatıldığı, anılan takibin davalının itirazı ile durduğu ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
-Davacı şirket tarafından düzenlenen ... nolu hasar dosyası gönderilmiş, hasar tutanağı, buna dair fotoğraflar, harcama belgeleri ve ekleri sunulmuştur.
-.... 'nün cevabi yazısı,
-05/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mevzuat çerçevesinde yapılan incelemeler ve yukarıda arz olunan nedenlerle, davaya konu 4 ayrı mahalde gerçekleşen yer altı elektrik şebekesinde meydana gelen hasarın davalı şirket tarafından yapılan yol kazı çalışmaları sırasında meydana geldiği, davaya konu hasarların; davalının kazı yapacağı alanlara ait önceden yer altı elektrik şebekesine ait projeleri temin etmeden ve yer altı tesisi mevcut olan mahallerde gözlemci bulunmasını sağlamadan kazı yapmasının ve yaptırmasının yanında çalışma öncesi ve çalışma sırasında gerekli önlemleri almaması ve dikkatsizlik ve tedbirsizliği, sonucunda meydana geldiği, hasarlarda davacı ...'ın yer altı şebekesi kablolarını mevzuata uygun döşememiş olmasının da etkisi olduğu, olayda davalı şirketin %60 (Yüzde Altmış) oranında, davacı ...'ın %40 (Yüzde Kırk) oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiğini, olayın haksız fiil olması nedeniyle davacının gerçek zararını talep edebileceği, .... benzer davalarla ilgili ilamı çerçevesinde davacının gerçek zarar ilkesi içinde kalan sadece piyasa rayiçlerine uygun malzeme bedelleri talebinde bulunabileceği, davacının dava kapsamında 2.025,60 TL asıl alacak, 122,30 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.147,90 TL alacak talep edebileceğinin hesaplandığı belirtilmiştir.
-20/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; her iki taraf vekilinin itirazlarının ( davalı yan vekilinin hurda bedeli düşülmesi yönündeki itirazı dışında) yerinde görülmediği ve kök rapordaki görüş ve kanaatin korunduğu, davacının dava kapsamında 1.418,19 TL asıl alacak, 86,86 TL işlemiş faiz olmak üzere olarak 1.505,05 TL alacak talep edebileceği ve bu kapsamda dava kapsamındaki talebinde 2.305,03 TL fazlalık olacağının hesaplandığı, belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacıya ait yer altı kablolarının 01/03/2022 tarihinde davalı tarafından yapılan yol çalışmaları sırasında hasara uğratıldığının ileri sürüldüğü, buna dair hasar tespit tutanağı ve eklerinin sunulduğu, davalının ise gerçek muhatabın dava dışı ... olduğunu, kusurun bulunmadığını savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, davalının, yol yapım çalışmaları sırasında davacıya ait yer altı kablolarını hasara uğratıp uğratmadığı, davacının zararına neden olup olmadığı, zarar mevcut ise tutarı noktalarında toplanmaktadır.
İddia, savunma, hasar tutanağı, ... cevabi yazısı, harcama kalemleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının, dava dışı asıl işveren ...'nin yol yapım yüklenicisi olduğu, 01/03/2022 tarihinde .... Bulvarı'nda yol çalışmaları yaparken davacıya ait yer altı kablolarına hasar verdiği, öncesinde davacı ile asıl işveren arasında çalışma yapılacağı ve tesislerin deplase edilmesi yönünde davacının uyarıldığı, deplasenin yapılmadığı, hasarın meydana gelmesinde davacının da kusurunun olduğu, bu yönüyle olan protokolün ihlal edildiği, davalının ise esas itibariyle ... müdürlüğünden izin alması gerektiği, .... 'ne uymasının zorunlu olduğu, mevcut tesislerin deplase edilmemesine rağmen yeterli süre tanınmadan kazı yaptığı, gerekli dikkat ve özeni göstermediği, zararın meydana gelmesinde asıl kusurlu bulunduğu, bilirkişi raporunda belirtilen davacının %40, davalının ise %60 oranında kusurlu olduğu yönündeki tespitin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının işçilerinin görevi kapsamındaki montaj ve demontaj giderlerini talep edemeyeceği, malzeme giderlerinin ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2.363,65-TL olarak tespit edildiği, kusur oranına göre davalının bu tutarın 1.418,19TL'lik kısmından sorumlu olacağı, ayrıca davacının 86,86-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu sonucuna varılmış, ayrıca bu alacağın yargılamayla belirleneceği, belli ve bilinebilir nitelikte olmadığı, başka bir ifadeyle likit bulunmadığı, inkar tazminatı koşullarının olmadığı sonucuna varılarak aşağıdaki gibi davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,
.... esas sayılı icra takibine vaki itirazın 1.418,19 TL asıl alacak, 86,86 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.505,05 TL üzerinden devamına,
İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile geriye kalan 247,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 1.232,29 TL'sinin davalıdan geriye kalan 1.887,71 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 1.505,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 2.305,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.595,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 630,21 TL'si ile 179,90 TL başvurma, 179,90 TL peşin harç toplamı 990,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 25,60 TL vekalet tasdik harcının davanın kabul red oranına göre takdiren 15,49 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.