T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/390 Esas - 2024/239
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/390 Esas
KARAR NO : 2024/239
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ....
DAVA İHBAR OLUNAN :...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/06/2017
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı Vekili; 22/06/2012 tarihinde dava dışı ...’in idaresinde bulunan ve davacının da içerisinde yolcu olarak yer aldığı davalı ... AŞ’ye ZMMS Poliçesiyle sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile dava dışı ...’nun idaresindeki davalı ... AŞ’ye ZMMS Poliçesiyle sigortalı olan ... plaka sayılı aracın çarpışmasıyla davacının yaralandığını; araçların ZMMS Poliçesiyle sigortalı olduklarını; ... AŞ’nin 8.447,00 TL ödeme yaptığını; diğer sigortanın ödeme yapmadığını; bu sebeple, ... sigorta için: 20,00 TL daimi maluliyet tazminatı, 10,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 10,00 TL tedavi gideri alacağı, 10,00 TL bakım/bakıcı gideri alacağı, ... için: 20,00 TL daimi maluliyet tazminatı, 10,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 10,00 TL tedavi gideri alacağı, 10,00 TL bakım/bakıcı gideri alacağı, tazminatın kaza tarihinden veya ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
YANIT :
Davalı ... savunmaları özetle; davanın işleten ... ihbarını, davacının dava konusunda başvuru şartını bakıcı gideri, tedavi gideri ve geçici işgöremezlik talepleri açısından yerine getirmediğini; poliçe limitiyle sorumluluklarının bulunduğunu; 8.447,20 TL tazminatın 06/03/2017 tarihinde davacıya ödendiğini ve ibra alınmış olduğunu; hatır taşıması bulunduğunu, davacının müterafik kusurunun olduğunu, rapor alınmasını ve davanın reddini istediği,
Davalı ... savunmaları özetle; ... plakalı aracın ZMMS Poliçesiyle sigortalı olduğunu; 10.766.75 TL tazminatın 14/06/2017 tarihinde hak sahibine ödendiğini; rapor alınmasını ve davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
-... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç ile ilgili ruhsat ve poliçe örneklerini de içeren hasar dosyası,
-Suç soruşturma dosyası örneği,
-Dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru ile ilgili kayıtlar,
-Davacının elde ettiği gelir ile ilgili ücret ödeme belgeleri,
-... tarafından rücu edilmesi mümkün olan ödeme yapılmadığına ilişkin cevabi yazı,
-Çalışma gücü kayıp oranı ve tazminat hesaplamasına ilişkin bilirkişi raporları,
-Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Trafik kazası sonucu davacıda oluştuğu ileri sürülen geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ile tedavi ve bakıcı gideri zararların davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile her iki araç sürücüsünün olaydaki kusur dağlım oranlarının ne olduğu, tazminat miktarlarının ne kadar olması gerektiği, talep edilen tazminatların poliçe kapsamında olup olmadığı, tazminattan indirim yapılmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığı ve talep edilebilir faizin türü konularından kaynaklanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesine göre, bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin yaralanmasına veya ölümüne sebebiyet verilmesi halinde teşebbüs sahibi ve araç işleteni oluşan zarardan sorumludur. Aynı Yasanın 88. maddesine göre, birden fazla zarar verenin bulunması halinde zarar verenler, zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Yine aynı Kanunun 90. maddesine göre ise, maddi tazminatı biçim ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, Karayolları Trafik Kanunun 91/1 maddesi uyarınca işletenlerin aynı kanunun 85/1 maddesi kapsamındaki sorumluluklarının karşılanması için yaptırılması zorunlu bir sigorta türü olduğundan, zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı, işletenin yasadan kaynaklanan hukuki sorumluluğunun belirli limitler içinde üzerine almış bulunmaktadır.
Trafik Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde değiştirilip, tazminatın diğer yasal düzenlemeler yanında bu genel şartlara göre hesaplanacağına ilişkin 2918 sayılı yasanın 90.maddesinde yapılan değişiklik ise 26/04/2016 tarihinde gerçekleşmiştir. Değişen yeni genel şartların yürürlük maddesi olan C 11 e göre " yeni genel şartların ancak bu tarihten sonra düzenlenecek poliçeler dolayısı ile uygulanabileceğinin " öngörülmüş ve davamıza konu araç ile ilgili poliçeler ise 09/04/2012 ve 15/10/2011 tarihinde düzenlenmiş olup, bu nedenle somut uyuşmazlığın eski trafik sigortası genel şartlarına göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Dava dışı ... adına trafikte kayıtlı olup ve davalı ... sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı araç davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ... adına trafikte kayıtlı olup, yine bu kişi tarafından kullanılan davalı ... şirketine sigortalı ... plaka araca çarparak kazaya neden olmuş, bu kaza sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.
Sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı olarak üçüncü kişilere ait ve poliçe kapsamındaki zararlardan sigortalısı adına sorumlu olduğu için her iki araç sürücüsü ile davacının olaydaki kusur dağılım oranlarının belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıda anlatılan şekilde gerçekleştiği kabul edilen olayda sigortalı araçların kusurları ile kazaya neden olduğu, davacının içerisinde yolcu olarak bulunması sebebiyle kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası dolayısı ile ... tarafından davacıya rücu edilmesi mümkün olan ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Davacının maddi tazminat istekleri geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ve bakıcı gideri nedeni ile talep edildiği için davacıda kaza nedeni ile çalışma gücü kaybı oluşup oluşmadığının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu Başkanlığından 20/01/2021 tarihli raporlar alınmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve davacıdaki yaralanmalar ile uyumlu olduğu kabul edildiği için hükme esas alınan raporda da belirtildiği gibi, davacının davaya konu kaza nedeni ile sürekli çalışma gücü kaybının %9,2 olacak şekilde yaralandığı, bu yaralanma nedeni ile davacının 2 ay iş ve güçten kaldığı ve bakıcı ihtiyacı oluşmadığı kabul edilmiştir.
Davacının talep edebileceği tedavi giderinin belirlenmesi için bilirkişiden 27/05/2021 tarihli rapor alınmış rapora göre; davacının ... tarafından karşılanmayan, tedavi giderinin 4.083,05 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı ilgili bakıcı ihtiyacı oluşmadığı konusunda rapor dikkate alınarak sürekli çalışma gücü kaybı zararına ilişkin tazminat isteminin reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Davalı tarafın itirazı davacının sigortalı araçta hatır için taşındığına ilişkin olup, davacı sigortalı araçta değil karşı araçta yolculuk yaptığı için olayda hatır taşımasından söz edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında olmadığı ileri sürülmüş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 99 ve 6098 Sayılı Yasanın 54.maddesine göre, yaralanma halinde talep edilebilir zararlar arasında kazanç kaybı yer almakta olup, geçici iş göremezlik süresinde çalışamayan davacının gelir elde etmekten yoksun kaldığı için geçici iş göremezlik zararının kazanç kaybı kapsamında yer alması nedeni ile poliçe kapsamında davalı tarafından giderilmesi gereken zararlar arasında yer aldığı kabul edilmiştir.
Davacının talep edebileceği geçici çalışma gücü kaybından kaynaklanan tazminat miktarının belirlenebilmesi için bilirkişiden eski sigorta genel şartlarına göre hesaplama yapılan 02/03/2021 tarihli rapor alınmıştır. Yapılan hesaplama sonucu davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 2.014,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.890,35 TL olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporu hazırlandıktan sonra davacı 02/06/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile taleplerini belirlenen oranda artırmış, talep artırmış ve davalılardan müteselsilen tahsili talep edilmiş, mahkememizce de dilekçe doğrultusunda karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 16/06/2021 tarih ve ..... ., sayılı gerekçeli kararının .... Dairesi'nin 24/05/2023 tarih, .... ., sayılı kararı ile".....Somut olayda hükme esas, davalılar tarafından zarar gören davacıya ödenmesi gereken gerçek zararın belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda; davacı için iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak bakiye ömür süresi belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken, davacının TRH 2010 yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye yaşam süresinin belirlenmesi, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilerek progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle daimi iş göremezlik zararının tespit edilmesini teminen hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Davalı ... A.Ş. tarafından davacıya yapılan ödeme, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizi hesaplanıp güncelleştirilerek hesaplanan maddi tazminattan mahsup edilmiştir. Söz konusu ödeme dava açıldıktan sonra yapılmıştır. O halde yargılama sırasında yapılan ödemelerin güncelleme yapılmadan hesaplanan tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiği halde, güncelleme yapılarak tazminat tutarından indirim yapan hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davalı ... A.Ş. (Eski Unvan: ... A.Ş.) vekili hatır taşıması iddiasında bulunmuş olup, Mahkemece davacı sigortalı araçta değil karşı araçta yolculuk yaptığı için olayda hatır taşımasından söz edilemeyeceği belirtilmişse de, davacının ... plakalı, işleteni ... olan ve davalı ... A.Ş.'ye ZMMS ile sigortalı araçta bulunduğu anlaşılmakla hatır taşımasının değerlendirilmesi gerekmektedir. ......." kaldırıldığı anlaşılmakla ilamda belirtilen eksikliklerin giderilmesi adına Aktuer bilirkişiden 08/01/2024 tarihli rapor alınmış, davalı ... davadan önce yaptığı ödeme güncellenmek suretiyle diğer davalının davadan sonra yaptığı ödeme ise güncellenmeksizin davacının toplam tazminat talebinden düşümü ile davacının talep edebileceği sürekli ve geçici iş göremezlik zararının 56.030,29 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı yan herne kadar bakıcı giderine ilişkin talebini yenilemiş ise de ... kaldırma ilamı öncesinde yapılan yargılamada davacının bu talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş ve ilamda bu talep yönünden bir değerlendirmede yapılmamıştır.
Davacı vekili 14/02/2024 tarihli dilekçesi ile geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin talebini raporda belirtilen miktarda ıslah etmiş ve harcını da ikmal etmiştir. Islah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş ve davalı ... vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığını ve davacının ilk karar öncesinde 02/06/2021 tarihli dilekçesi ile ıslah hakkını kullandığını bu nedenle talebin ikinci kez arttırılamayacağını ileri sürmüş, davacı vekili ise dava dilekçesinde "müvekkilin şu an için belirsiz olan ZMMS tazminatının hesap edilmesi ve davalı yandan tahsiline karar verilmesi" şeklindeki ifade ile davalarını belirsiz alacak davası olarak açtıklarını bildirdiği anlaşılmıştır.
Bu durumda ikinci ıslah dilekçesinin gözetilip gözetilemeyeceğinin davanın belirsiz alacak davası olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
... sayılı kararında fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açılan davanın "Belirsiz Alacak Davası" kabul edilip edilemeyeceği değerlendirilmiş, gerekçesinde; "Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde kısmi dava türü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Kısmi dava madde 109; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez”. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve ..... sayılı kararı; ayrıca bkz., ..... Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu'nun 16.05.2019 tarihli ve .... . sayılı kararında da benimsenmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olması halinde dava kısmi dava olup, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen "belirsiz alacak davası" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğinden, kısmi dava niteliğindeki davada dava değeri ancak ıslah yolu ile bir kez artırılabilir (.... . sayılı emsal kararı) bu nedenle kısmi davada dava değerinin artırılmasına yönelik ilk dilekçesinin talep artırım, ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır." denilerek, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadıkça, dava belirsiz alacağa konu edilebilecek alacak dahi olsa belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyeceği kabul edilmiştir.
Somut olayda; davacı vekilinin dava dilekçesinde "müvekkilin şu an için belirsiz olan ZMMS tazminatının hesap edilmesi ve davalı yandan tahsiline karar verilmesi" şeklindeki ifade davanın belirsiz alacak davası olduğunu açıkça belirtmiş olduğu, Mahkememizce ... kaldırma ilamı öncesinde verilen kararda da dava belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmiş davalıların da karara bu yönden bir itirazı olmamıştır. Bu haliyle dava belirsiz alacak davası olup, davanın niteliği gereği davacı taraf alacağın miktarını belirleyemediği için belirli bir miktarı dava değeri olarak göstermek suretiyle dava açmaktadır. Bilirkişi raporu ile gerçek tazminat miktarı belirlendikten sonra dava dilekçesinde talep edilen ile bilirkişinin belirlediği miktar arasındaki fark için eksik harç tamamlanmaktadır. Bu işlem HMK'da düzenlenen ıslah olmayıp, davanın niteliğinden kaynaklanan eksik harcın tamamlanmasıdır. Davacı vekili 02/06/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talep arttırım hakkını kullanmış 02/06/2021 tarihli dilekçesi ile de ıslah hakkını kullanmıştır. Bu nedenle davalı yanın davanın belirsiz alacak davası olmadığına yönelik itirazları kabul edilmemiş ve davacı yanın ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verilmiştir.
Davacının davalı ...'ya sigortalı araçta hatır için taşındığı anlaşılmakla bu davalı yönünden belirlenen tazminat tutarında %20 hatır taşıması indirimi yapılmış olup, hatır taşıması nedeni ile tazminattan indirim yapılacak ise indirim oranının belirlenmesinin hakimin takdirinde olması nedeni ile hatır taşıması nedeni ile indirim yapılan ve redde konu edilen miktar yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Davalı yönünden kendilerine tazminatın belirlenmesine esas olacak tüm belgelerin teslimini takip eden 8 iş günlük sürenin bitiminden itibaren temerrüt gerçekleşmektedir. Somut olayda dava açılmadan önce tazminat ödemesi için davalı ... sigortaya başvuru yapılmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden dava tarihi olan 01/06/2017 tarihinin, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 14/02/2017 tarihinin faiz başlangıç tarihi olması gerektiği, talebin yasal faiz olduğu anlaşıldığından, davacının alacağına yasal faizi uygulanmasının mümkün olduğu kabul edilip aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının bakıcı gideri talebinin reddine,
2-4.083,05 TL tedavi gideri ile geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak toplam 56.030,29 TL'nin (davalı ... yönünden 44.824,23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı ... yönünden dava tarihi olan 01/06/2017 tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 14/02/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 4.106,34 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL, 34,00 TL ıslah harcı ile yine 171,00 TL ıslah harç toplamı 236,40 TL'nin mahsubu ile bakiye (3.869,94 TL'den 01/09/2021 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilen 616,85 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 3.253,09 TL'nin) 3.253,09 TL'nin davalılardan (davalı ... A.Ş.'nin 2.425,71 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının bakıcı gideri talebi yönünden; davalılar iş bu davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 20,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacının tedavi gideri ile geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebi nedeniyle, davalı ... A.Ş. yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yapılan 4.154,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 4.153,29 TL'si ile 31,40 TL başvurma, 31,40 TL peşin harç ile (34,00 + 171,00 =205,00) 205,00 TL ıslah harç toplamı 4.421,09 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan masrafların davanın kabul red oranının düşük olması nedeniyle takdiren üzerlerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekili Av. ... (e-Duruşma), Davalı ... Vekili Av. ... 'ın (e-Duruşma) yüzlerine karşı, davalı ... A.Ş. yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/03/2024
Katip ...
E-İmza
Hakim ...
E-İmza
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.