T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/48 Esas - 2025/840
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/48 Esas
KARAR NO : 2025/840
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/01/2023
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 08/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacının iddialarının kısaca; 01/02/2022 tarihinde müvekkilinin kullanımında olan ... plaka sayılı araca davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan ve davalı şirkete ait olup ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, bu sebeple; şimdilik 500,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini istemiştir.
YANIT :
Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili yanıt dilekçesinde özetle; Dava konusu olay nedeniyle davacının zararını ıspatlaması gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin tek kusurlu olmadığını, kusur durumunu davacının ıspatlaması gerektiğini, meydana gelen kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, dava konusu kazada kusur dağılımının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
-Kazaya katılan araç ile ilgili ruhsat örnekleri ile poliçeyi de içeren hasar dosyası,
-Suç soruşturma evrakı,
-Arabulucu anlaşmazlık tutanağı,
-Davadan önce davalıya yapılan başvuru ile ilgili belgeler,
-... 'nın ödeme yapmadığına ilişkin yazı cevapları,
-Davacı ile ilgili tedavi evrakı,
-Geçici, sürekli çalışma gücü kaybı, bakıcı ve ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile ilgili raporlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki talep, davacının kullanımında olan ... plaka sayılı araca, davalı ... kullanımında olup, ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait, diğer davalıya sigortalı aracın ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu yaralanan davacıda oluşan bedensel zararlar ile manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ... kullanımında olup, ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait ... plaka sayılı olarak kayıtlı olan araç için davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihi içinde koruma sağlayan trafik sigorta poliçesi düzenlenmiştir.
01.02.2022 günü saat sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüsü ile .... Sokak üzerinden .... Sokak istikametine seyrederken geldiği olay mahalli ....Caddesi kavşağında otobüsünün ön kısımları ile; solundaki kavşak kolundan ....Caddesi üzerinden .... Caddesi istikametine seyirle kavşağa giren davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüsün sağ yan ön kısımları ile kavşak içinde çarpışmaları neticesinde davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir. Yukarıda anlatılan şekilde gerçekleşen kaza ile ilgili olarak düzenlenen 14/11/2023 tarihli raporda, Davalı sürücü ...'ın gece vakti meskun mahal içi 30km/s hız tahdidi bulunan iki yönlü yolda, sevk ve idaresindeki otobüsü ile seyrederken geldiği olay mahalli dört yönlü kavşakta yola gereken dikkatini vermesi, kendi istikametine hitap eden yol ver levhasına itibar edip solundaki kavşak kolundan seyirle gelen diğer sürücü sevk ve idaresindeki otobüse ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle dahil olduğu olayda %75 oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın gece vakti meskun mahal içi 30km/s hız tahdidi bulunan iki yönlü yolda, sevk ve idaresindeki otobüsü ile seyrederken geldiği olay mahalli dört yönlü kavşakta her ne kadar ilk geçiş hakkına haiz olsa da yola gereken dikkatini vermesi, kavşak yaklaşımında hız azaltıp kavşak geçişini kontrollü yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle mevcut verilerden anlaşılmakla seyir hızıyla girdiği kavşakta diğer sürücü sevk ve idaresindeki otobüs ile çarpışması akabinde yol dışı kalarak istikametine göre solunda bulunan kavşaktaki iş yerine çarparak son konumunu aldığı olayda %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacının talep edebileceği ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri miktarının belirlenebilmesi için bilirkişiden 26/03/2024 tarihli rapor alınmıştır. Bu rapora göre, davacının kaza tarihi olan 2022 yılı için ... tarafından karşılanmayan Faturalandırılamayan tedavi giderleri: Davacı ...'ın, dosya kapsamına göre tedavi giderleri (refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, protez ve ortez giderleri, enjeksiyon ücretleri) olarak 3.804,40 TL, ulaşım gideri 2.638,08 TL, fizik tedavi gideri 4.536,00 TL, ilaç ve hasta katılım payları olarak 200,00 TL. Dosya içeriğinde .... 14.11.2023 tarihli, ....-101.01.05- .... sayılı Adli Tıp Raporunda Sonuç olarak davacı sürücü ...'ın, %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu rapor edildiği ve kusur oranı düşüldükten sonra tedavi gideri 2.853,30 TL, ulaşım gideri 1.978,56 TL, fizik tedavi gideri 3.402,00 TL, ilaç ve hasta katılım payları olarak 150,00 TL ...’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderleri olarak zararının oluştuğu belirlenmiştir.
Davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin evrak kapsamı dikkate alındığında, özel dava şartı ile birlikte zorunlu arabulucuya başvurulup, anlaşmazlık tutanağının dosyaya sunulduğu kabul edilmiştir.
Davacıdaki yaralanmalar ve bu yaralanmalara bağlı olarak oluşan beden gücü kayıp oranı ve süresinin belirlenmesi için ....’nın, 09.09.2024 tarih, .... Sayılı, ... hakkında rapor konulu, Adli Tıp Raporunda; 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ve ekindeki cetveller esas alındığında; 01.02.2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin tüm vücut engel oranının mevcut lomber kırıkları nedeniyle %19(yüzde ondokuz) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının 15(onbeş) gün olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin 45(kırkbeş) güne kadar uzayabileceği" kabul edilmiştir.
Benzeri olaylar nedeni ile yaralananların oluşan zararları BK.nun 54. Maddesine göre belirlenmekte olup, sigorta şirketlerinin sürekli iş göremezlik zararı yanında geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının da poliçe kapsamında yer alması nedeni ile bu zararlardan da sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Davacının talep edebileceği alacağının belirlenmesi amacı ile bilirkişi ...'dan 19/06/2025 tarihli rapor alınmıştır. Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, denetime açık olması nedeni ile hükme esas alınan rapora göre; sürekli iş göremezlik zararının 696.342,95 TL, geçici iş göremezlik zararının 4.785,08 TL, bakıcı gideri zararının 1.876,50 TL zarar oluştuğu hesap edilmiştir.
Davacı vekili tarafından 25/09/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi verilmiş ve taleplerini bilirkişi tarafından hesaplanan tutara göre talebini yükseltmiş, harcı tamamlanan dilekçe davalılara tebliğ edilip yargılamaya devam edilmiştir. Bu tarihten sonra bu defa 04/11/2025 tarihinde ikinci defa ıslah dilekçesi sunarak bir önceki dilekçe de hata yapıldığını ayrıca tedavi giderleri talebininde bu dilekçe ile arttırıldığını bildrimiştir.
Bu durumda ikinci ıslah dilekçesinin gözetilip gözetilemeyeceğinin davanın belirsiz alacak davası olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay HGK'nın .... sayılı kararında fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açılan davanın "Belirsiz Alacak Davası" kabul edilip edilemeyeceği değerlendirilmiş, gerekçesinde; "Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde kısmi dava türü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Kısmi dava madde 109; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez”. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve ..... sayılı kararı; ayrıca .... sayılı kararında da benimsenmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olması halinde dava kısmi dava olup, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen "belirsiz alacak davası" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğinden, kısmi dava niteliğindeki davada dava değeri ancak ıslah yolu ile bir kez artırılabilir (Yargıtay HGK'nın ..... sayılı emsal kararı) bu nedenle kısmi davada dava değerinin artırılmasına yönelik ilk dilekçesinin talep artırım, ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır." denilerek, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadıkça, dava belirsiz alacağa konu edilebilecek alacak dahi olsa belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyeceği kabul edilmiştir.
Davacı vekili davayı açarken belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açtığı için bir defa talep arttırımında bulunabileceği ve hükmedilen alacak kalemlerine dava dilekçesi ile talep edilen tutara o tarihten ıslah ile arttırılan tutara ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceği kabul edilmiştir. Dava dilekçesi ile talep edilen 500,00 TL'ye davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi yönünden 01/02/2022 kaza tarihinde temerrütün gerçekleştiği, davalı sigorta yönünden, 12/08/2022 tarihinden itibaren, ıslah ile arttırılan tutar için ise harç ikmal tarihi olan 04/11/2025 tarihinde temerrüt gerçekleştiği, sigortalı aracın ticari nitelikli olması nedeni ile davacının alacağına reeskont faizi uygulanmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Davadaki bir diğer talebin manevi tazminata ilişkin olduğundan;
6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve .... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, ....)
Hal böyle olunca davalı sigortalısının kazadaki %75 kusur oranı, davacının sürekli maluliyetinin olması, kaza sonrası çektiği acı elem ve ızdırap ile sosyo ekonomik araştırma raporları göz önünde bulundurularak 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri olarak hesaplanan alacağın 500,00 TL'sinin davalı sigorta şirketinden 12/08/2022 tarihinden, davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi'nden 01/02/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye 710.888,39 TL'sinin tüm davalılardan 04/11/2025 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı sigorta şirketinin tüm alacak kalemleri yönünden sorumluluğunun toplam 515.045,44 TL sınırlı olmak kaydı ile)
Davalı sigorta şirketi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 15.000,00 TL'nin davalılar ... ve Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nden 01/02/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacının maddi tazminat talebi yönünden;
3-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 48.594,94 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL, 2.428,04 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 45.987,00 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi 32.574,81 TL'si kadar sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 112.708,26 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 82.407,27 TL'si kadar sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı sigorta şirketi iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçene verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 9.634,25 TL posta-bilirkişi ücreti ile 179,90 TL başvrma, 179,90 TL peşin harç ile 2.428,04 TL ıslah harcı toplamı 12.422,09 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 9.763,04 TL'si kadar sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
8-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.200,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 2.316,80 TL'si kadar sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacının manevi tazminat talebi yönünden;
8-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 1.024,65 TL harcın davalılar ... ve Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekili Av. ...., Davalı ... Vekili Av. .... (e-duruşma) karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.