T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/581 Esas - 2025/619
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/581 Esas
KARAR NO : 2025/619
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 01/09/2023
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
YAZIM TARİHİ : 07/11/2025
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.07.2018 tarihinde ....civarında meydana gelen tren kazasında 25 yolcunun hayatını kaybettiğini, onlarca yolcunun yaralandığını, bu kişilerin ... AŞ tarafından taşıma sözleşmesi ile taşınan yolcular olduğunu, aynı zamanda ... Sigorta AŞ tarafından da gidecekleri yere zarara uğramadan götürüleceklerinin teminat altına alındığını, ancak kaza sebebiyle zarara uğrayanların tazminat haklarının her iki davalı tarafından da karşılanmadığını, bu nedenle kaza sebebiyle zarara uğrayanların mağduriyetlerinin bir an evvel giderilebilmesi amacıyla oluşan zararların sulhen giderildiğini,
01.05.2013 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren “6461 s. ....'de .... Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun” kapsamında davalı ... AŞ şirketinin kurulduğunu, ilgili şirketin bahsi geçen kanun uyarınca ... tren işletmecisi sıfatıyla kendisine ait trenler ile 6461 s. Kanun kapsamında .... belirlenen şartları sağlamak kaydıyla yük ve yolcu taşımacılığı yaptığını,
Söz konusu kanun ile altyapı ve tren işletmeciliği görevlerini birlikte yapmakta olan teşebbüsün görev tanımı ve faaliyet alanlarının değiştirildiğini, yük ve yolcu taşımacılığı konusunda, .... (...) olarak ... A.Ş.'nin belirlendiğini,
17.06.2016 tarih ve 9099 s. Ticaret Sicil Gazetesi'nde ... AŞ'nin kamu tüzel kişisi olarak kurulmuş olduğunu ve tescil edildiğini,
Aynı kanunun 8. Maddesinin 3. Fıkrasında “Kamu hizmeti yılı kapsamında desteklenecek ... yolcu taşıma hatları ile kamu hizmeti yükümlüsü tren işletmecisinin belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.” Hükmünün yer aldığını, 56 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 4. Maddesi uyarınca ...'nün (....) kurulduğunu,
...'nin görev ve yetkilerinin ise aynı Kararnamenin 5. Maddesinde düzenlendiğini, bu madde kapsamında ... taşımacılığı alanında kamu hizmeti yükümlülüğüne ilişkin usul ve esasları belirleyen ... tarafından yayımlanan (kaza tarihinde yürürlükte olan 19/08/2016 tarihli ve 29806 sayılı ....) “... Yetkilendirme Yönetmeliğinin”, “Sigorta” başlıklı 13. Maddesinde “... tren işletmecileri, bir kaza meydana gelmesi halinde mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için, Bakanlığa bu Yönetmelikte belirlenen hususlar ile ulusal ve uluslararası mevzuata uygun bir sigorta poliçesi verir. Poliçenin asgari şartları ... tarafından ayrıca belirlenir.
Başvurularda yetkili kişiler tarafından imzalı ve istenen hususları içeren sigorta poliçesi veya sigorta poliçesi teklifi sunulur. Poliçeyi yapan sigorta kurumu, Bakanlığın iznini almadan poliçenin kapsamını değiştiremez veya iptal edemez.
Asgari sigorta poliçe miktarı, her olay başı 20.000.000 TL'den (Yirmimilyontürklirası) az olamaz. Bu miktar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere 40. Maddede belirtilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Daha önce verilen sigorta poliçe miktarı, o yıl için belirlenen miktardan az olması halinde eksik miktar kadar poliçe miktarı zeyilname ile artırılır.
Yetki belgesi verilen ... tren işletmecileri, yaptırmış olduğu sigorta poliçesini, yetki belgesinin geçerli olduğu süre boyunca devam ettirmek zorundadır. İşletmeler sigorta poliçesinin geçerlilik süresi bitmeden önce, yeni dönemi kapsayan yeni sigorta poliçesinin aslını süresi sona eren poliçelerin bitim tarihinden 15 gün önce, Bakanlığa ibraz etmek zorundadır.
Poliçe süresi en az bir yıllıktır.
Bir ... tren işletmecisinin hem yük ve hem de yolcu tren işletmeciliği yetki belgesi almak için başvurması durumunda tek bir paket sigorta poliçesi vermesi yeterlidir.” Hükmünün yer aldığını,
Sigorta Poliçesinin asgari şartlarının .... tarafından “... Yetkilendirme Belgesi için Başvuru Kılavuzunda” düzenlendiğini, buna göre “.... ulusal ağda ... yapan kurumlar, bunların çalışanları, yönetici ve taşeronlarının, işletenin ... faaliyetlerinden kaynaklanan zarar talepleri poliçe teminatı kapsamındadır. ” düzenlemesinin bulunduğunu, aynı kılavuzda teminatın üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca temin edileceğinin belirtildiğini,
Bununla birlikte, 06.04.1959 tarihli, Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının “Sigortanın Mevzuu ve Şümulü” başlıklı 1. Maddesinde “İşbu poliçe sigortalıyı, sigortanın mer'iyet müddeti esnasında vukua gelecek bir hadise neticesinde a) üçüncü şahısların ölmesi, yaralanması veya sıhhatinin muhtel olması büçüncü şahıslara ait mallarda ziya ve hasar husule gelmesi sebebi ile, poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerden dolayı, kendisine karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek zarar ve ziyan taleplerinin neticelerine karşı, .... hukuki mesuliyete müteallik mevzuatı hükümleri dairesinde ve işbu poliçede tesbit olunan meblağlara kadar temin eder.” Hükmünün yer aldığını, aynı düzenlemenin 2. Maddesinde ise “Sigortalının bir hükmi şahıs olması halinde sigorta, sigortalıya ait organların mükellef bulundukları vazifeleri ifa dolayısile üçüncü şahıslara iras edecekleri zarar ve ziyandan doğan mali mesuliyete de şamildi Hükmünün yer aldığını,
Anılan hüküm ve düzenlemeler gereğince ... AŞ'nin taşıma sözleşmesi yaptığı yolcularını, Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalamak zorunda olduğunu, yolcuların yolculuk esnasında bir zarara uğraması halinde, zararın sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınması zorunluluğunun getirildiğini,
Bu nedenle, davalı ... AŞ'nin 01.01.2018-01.01.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, .... numaralı poliçe ile ... Sigorta AŞ nezdinde mevzuat gereği zorunlu olarak tüm yolcuları sigortaladığını, bu poliçe dahilinde maddi/bedeni ayrımı yapılmaksızın kişi başı 368.448,02-TL, olay başı ise 23.770.840,20-TL teminat öngörüldüğünü,
Buna rağmen davalının söz konusu poliçe gereğini yerine getirmediğini, zarar görenlere her iki davalı tarafından da ödeme yapılmadığını,
Bu nedenle, yaşanan mağduriyetlerin bir an evvel giderilebilmesi amacıyla ... Yönetim Kurulu'nun 08.12.2020 tarihli, ....sayılı kararı ile kazada zarar gören kişilerin maddi ve manevi tazminat taleplerinin sulhen ödenmesine karar verildiğini,
Söz konusu karar uyarınca ihale yoluyla hizmet alımı yapılarak ve Mahkemelerce kullanılan hesaplama yöntemi kullanılarak zarar görenlerin maddi tazminat bedellerinin tespit , faiz ve vekalet ücreti ile, vefat edenlerin yakınlarına 50.000,00-TL, Yaralananlara ise maluliyet oranı her yüzde birine 750,00-TL isabet edecek şekilde bulunan miktar üzerinden manevi tazminat bedellerinin tespit edilerek faiz ve vekalet ücretleri ile birlikte ödendiğini,
Zarar görenlerin hak ve menfaatlerinin teşekküllerine devir ve temlik edilmek suretiyle kendilerince sulhen tazmin edildiğini,
Söz konusu ödemelerin İdarenin 10.04.2023 tarihli ve .... sayılı yazısı ile davalılardan talep edildiğini, davalılardan ... AŞ tarafından cevap verilmediğini, diğer davalı ... Sigorta AŞ tarafından 02.05.2023 tarihli cevabi ihtarname ile sigortalısının sorumluluğunun bulunmadığından bahisle poliçenin devreye girmeyeceğini belirttiklerini ve bu nedenle ödeme yapmadıklarını,
Söz konusu red işlemlerinin haksız olduğunu,
TBK m.189 gereğince zarar görenlere yapılan ödeme esnasında alınan sulh-ibra ve temlik sözleşmeleri gereğince zarar görenin öncelik hakları ve bağlı haklarının kendilerine geçtiğini,
TTK m. 914 gereğince, taşıyıcının taşınan yolcuların kazaya uğraması halinde doğacak zararı tazmin etmesi gerektiğini, bu düzenlemede kusur olup olmamasına değinilmediğini, taşıyıcının kusursuz sorumluluğunun söz konusu olduğunu,
.... tarafından yayımlanan “.... Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik'in” 19/2. Maddesi, 40. Maddesi ve 47. Maddesi gereğince ... taşımacılık faaliyeti esnasında zarar gören yolcuların üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmasının zorunlu olduğu, kaza nedeniyle oluşacak tazminat taleplerinin davalı ... AŞ'ye ileri sürülmesi gerektiği,
TBK m. 71 gereğince ... AŞ'nin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, dolayısıyla kendileri tarafından kaza sebebiyle zarar görenlere ödenen bedelin, tehlikeli iş yapan ve kusursuz sorumluluğu bulunan ... AŞ ve sigortacısı ... Sigorta AŞ'den rücuen talep edilebileceğini,
Sigorta Poliçesi'nin “Özel Şartlar ve Klozlar” başlıklı 2. Maddesine göre kazanın sigortalı ... AŞ'nin tren işletmeciliği faaliyeti sırasında meydana gelmesinin tazmin sorumluluğu için yeterli olduğunu,
Poliçenin 6. Maddesine göre ise kazadan zarar görenlere kendileri tarafından ödenen bedelin rücuen talep edilebileceğini,
Arabuluculuğa başvuru tarihi itibarı ile ödenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fer'ileriyle birlikte toplam 38.153.561,35-TL olduğunu, bunun 24.387.878,42-TL'sinin ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini,
Söz konusu taleplerin davacı tarafından davalılardan 10.04.2023 tarihli ve .... sayılı yazı ile davalılardan talep edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, Arabuluculuk yoluyla da davalılarla bir anlaşma sağlanamadığını beyan ederek,
Davanın kabulü ile 38.153.561,35-TL maddi ve manevi tazminat, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ... AŞ'den, Söz konusu bedelin 24.387.878,42-TL'sinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu tutara ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, ayrıca yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı yanlar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Mezkur kazanın 08.07.2018 tarihinde .... seferini yapan .... numaralı yolcu treninin, km:1614968'de bulunan menfezin üzerindeki ray-travers altyapısının tamamen boşalması ve bu nedenle de askıda kalan ... hattından geçerken deray (raydan çıkma) etmesi sonucu meydana geldiğini, ... altyapısının tamamen boşaldığını, konuya ilişkin alınan ve dosyaya da sunulan bilirkişi raporlarından da görüleceği üzere kaza günü meydana gelen yağışlardan sonra, gerekli hat muayenesinin davacı tarafından yapılması gerektiği halde yapılmadığını, gerekli önlemlerin davacı tarafından alınmadığını ve elim kazanın meydana geldiğini, nitekim ....E. Sayılı dosyası ile de davacı ... ve personellerinin sorumlu ve kusurlu bulunduğunu, ayrıca rayların altının boşalması gibi büyük bir problem olmasına rağmen davacı tarafından herhangi bir önlem alınmadığını, uyarı yapılmadığını ve göz göre göre kazanın meydana gelmesine sebebiyet verildiğini, ... altyapısının sahibi olan davacı ...'nin sair zamanlarda demiryolları altyapısındaki herhangi bir sorun yahut ... trafiğine engel bir durumun gerçekleşmesi halinde ... trafiğe kapatılmaktayken, söz konusu kazada bunların hiçbirini yapmamış olduğunu ve bu nedenle de trafiğe açık hat üzerinde hareket eden trenin derayına sebebiyet verildiğini,
Davacı tarafın dava dilekçesinde olayda hiçbir etkisinin bulunmadığı gibi bir algı edasıyla iddialarda bulunduğunu, ancak söz konusu kazanın, davacının 96100 kusuru ile gerçekleştiğini, zira süreç içinde söz konusu kaza hakkında 16 adet kusur raporu alındığını ve bunların hepsinde %100 davacının kusurlu bulunduğunu, bu durumun sonrasında ise, başka bir deyişle davacının kusurunun tespit edilmesinin ardından müteveffa yakınları ve yaralananlara davacı tarafından ödeme yapıldığını,
Demiryollarında herhangi bir kaza durumunda, zarar görenler ile -genellikle dava yolu öncesinde- anlaşılarak sulhen tazminat ödemelerinin yapılmasının geçmişten gelen bir gelenek olduğunu, söz konusu kaza sonrasında da müvekkil Şirketin, kusuru olmaması sebebiyle herhangi bir uzlaşma yoluna gitmediğini ve ödeme yapmadığını, ancak kusuru bulunan davacının ise çok düşük miktarlarda dahi anlaşma sağladığını ve kusuru bulunması sebebiyle ödeme yaptığını, müvekkili Şirketin kusurunun olmadığını bilen davacı tarafın, %100 kusurunun bulunduğu aşikar iken ödediği tutarların tazmini için işbu davayı açtığını ve müvekkile kusur atfedemeyeceğinden kusursuz sorumluluk ilkesine dayandığını, davacının işbu davada sorumlu olması ve %100 kusurlu olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
6461 s. .... Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'un m.1/1-b bendine göre, zaten halihazırda var olan .... ... altyapı işletmecisi olarak yapılandırılması, m.1/1- c bendine göre ise ... Anonim Şirketi adıyla ... tren işletmecisi (...) olarak yeni ve ayrı bir şirket kurulmasına açıkça hükmedildiğini ve ... A.Ş'nin bu kanun hükmüne istinaden kurulduğunu, anılan kanun çerçevesinde zaten varolan ...'nün, yalnızca yük ve yolcu taşımacılığı faaliyetlerini bu kanunla kurulan ... A.Ş. .... devretmiş olduğunu, diğer faaliyetlerine aynı şekilde devam ettiğini, her iki kurumun da ayrı tüzel kişilikleri bulunmakta olduğunu, bu Kanun gereğince müvekkil Şirketin ticaret siciline kaydedilerek tüzel kişiliğini kazandığını ve 01.01.2017 tarihi itibariyle de fiilen faaliyetlerine başladığını, söz konusu düzenleme sonrasında da demiryollarının altyapısından davacı ... sorumlu iken taşımacılık faaliyetini ise müvekkili Şirket ... A.Ş.'nin yürüttüğünü,
6461 sayılı Kanunun 2 maddesine göre davacı ...'nün ... altyapı işletmecisi, müvekkili Şirket ... A.Ş.'nin ise ... tren işletmecisi (...) olarak faaliyet gösterdiğini, Davacı ... ... altyapı işletmecisi olarak sorumluluğunun ise anılan Kanunun m.3/2, d bendinde "Tasarrufunda olan ... altyapısını iyileştirmek, yenilemek, genişletmek, bakım ve onarımını yapmak veya yaptırmak" şeklinde ifade edildiğini,
... Görev Talimatları Kitabının “.... Görev Talimatı” başlıklı ilgili bölümü 3/a maddesinde "Tünel, köprü, viyadük, menfez, altgeçit, üstgeçit, hemzemin geçit ve benzeri sanat yapıları, yolun altyapısı ve üstyapısı, .... tesisleri ile ihata dâhil mevcut hatların, işletmeye açık tutulması ve emniyetli bir şekilde tren işletilmesi veya trafiğin yönetilmesi için gerekli bakım ve onarımlarını yapmak veya yapılmasını sağlamak" hükmünün yer aldığını,
... ile yapılan erişim sözleşmesi ile trenlerin hareketinden önce yol güzergahı ile ilgili bilgi ivekkili Şirkete ...'nün verdiğini, bu sözleşme ile müvekkili Şirkete demiryolunu tam ve kusursuz bir şekilde teslim etmek zorunda olduğunu, görev alanında bulunan bu sorumluluğunu yerine getirerek önceden tren güzergahında bir sorun, kaza vs. haller olması durumunda bilgilendirme yapmakla mükellef olduğunu, bilgilendirme yükümlülüğü bulunan davacının bu yükümlü getirmemesinin sonucuna ise katlanması gerektiğini,
Müvekkili Şirketin, davacı ... ait tren raylarını (altyapıyı) ücret karşılığında kullandığını, bu durumun müvekkili Şirket ile davacı ... arasında erişim sözleşmesi ile düzenleme altına alındığını, söz konusu sözleşmenin .... hat kesiminde/kesimlerinde 01.05.2018 - 08.12.2018 dönemi'tarihleri arasında geçerli bulunmakta olduğunu, sözleşmenin incelenmesi durumunda ...'nin Hak ve Yükümlülükleri başlıklı 8/2-a maddesinde ".... emniyetli bir şekilde işletir ve bakımını yapar." ,9/1-a maddesinde "..., tahsis edilmiş bir kapasitenin kullanımı sırasında kendi altyapısının kusurundan kaynaklanan maddi kayıpları ...'ye tazmin eder." ve 15/1-a maddesinde ise "..., ...'nin Şebeke Bildiriminde belirtilen ücretlendirme sistemine göre ödeme yapmakla yükümlüdür. .... altyapısının kullanımından dolayı ...'ye, altyapı erişim, hizmet tesislerini kullanma, yararlandığı ek ve yardımcı hizmet ücretlerini öder." Hükümlerinin yer aldığını,
Erişim sözleşmesine göre müvekkili Şirketin altyapıyı ücret karşılığında kullanmakla birlikte altyapı işletmecisi olan ... belirlemiş olduğu kurallar ile trenlerin hareket ettirildiğini, buna göre anılan sözleşmenin; “...'nin Hak ve Yükümlülükleri” başlıklı 8/1-ç maddesinde "İşbu erişim sözleşmesini imzalayarak, ...'nin şebeke bildirimi ve Şebeke Bildirimi eki olan ... Altyapısının Kullanımına İlişkin Genel Şart ve Koşullar ile ilgili diğer mevzuatı kabul etmiş sayılır ve uygulamayı taahhüt eder.", bendinde "Kaza ve olaylarda ... tarafından hazı zorundadır." Hükümlerinin yer aldığını, davacının sorumluluklarını yerine getirmediğini, anan acil durum eylem planına uymak ...'nın .... sayılı soruşturma dosyasında kapsamında Olay Yeri İnceleme ve Keşif Raporu ve Bilirkişi Raporu düzenlendiğini, bu belgelerde müvekkili ... A.Ş.'nin kusurlu veya sorumlu olduğuna dair bir ifade yer almadığını, ... tarafından aldırılan Bilirkişi Raporunda ise esas sorumluluğun özetle ... İşletmesi Genel Müdürlüğüne bağlı .... bünyesindeki çalışan personellere izafe edildiğini, söz konusu kişilerin ....E. Sayılı dosyasında yargılanmakla birlikte müvekkili Şirketin personeli olmadıklarını, davacının personeli olduklarını,
Bilirkişi Raporunun detaylı incelenmesi halinde kazanın esas sebebinin "kaza öncesi vuku bulan sürekli yağışların (Hava Koşulları), ray ve traverslerin altındaki balast ve toprak dolgu malzemesini sürüklemesi..." olarak belirtildiğini, bu durumun altyapı ile ilgili bir husus olduğunu ve müvekkili Şirketin sorumluluk alanına girmediğini,
Ayrıca yine anılan Raporda makinistlere ilişkin olarak da ".... seri fren yapması neticesinde, uzun sürüklenme mesafesinin önüne geçildiği, meydana gelebilecek kayıpların artmasına engel olunduğu ve kazanın şiddetini azalttığı kanaatine varılmıştır. Bu sebeple .... Mevkü tren kazasında, makiniste dönük bir hata söz konusu değildir." ifadelerinin yer aldığını, dolayısıyla müvekkili Şirket makinistlerinin de sorumluluğu bulunmadığını, hatta daha kötü neticelerin ortaya çıkmasının da engellendiğini, dava konusu kazaya ilişkin .... E. Sayılı dosyası ile ceza kovuşturmasının devam ettiğini,
Davacı tarafın sadece mağduriyetlerin giderilmesi amacı iddiasıyla Yönetim Kurulu'nca 08.12.2020 Tarih ....sayılı Karar ile söz konusu kazada zarar gören kişilerin maddi ve manevi tazminat taleplerinin sulhen ödenmesi yönünde karar alındığını ve bu karar doğrultusunda zarar görenlere ödeme yapılarak bu kişilerin hak ve menfaatlerinin ibra edilen meblağ tutarında talep ve dava hakkının davacıya temlik edildiğine dair sulh-ibra ve temlik sözleşmesi yapıldığını iddia ettiğini, davacı taraf esasen temlik iddiası ile TBK'da yer alan alacağın devri hükümlerine dayanmakta ise de bu iddianın kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın işbu kazada üçüncü bir kişi gibi alacağın devri yaptığı iddiasıyla taraflarına karşı işbu davayı ikame ettiğini, ancak davacının işbu davanın asıl müsebbibi olduğunu ve esasen davacının borçlu konumunda yer aldığından yapmış olduğu ödeme ile alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini ve borcun sonra erdiğini, dolayısıyla, Davacının tarafın temlik hükümlerine dayanmasının mümkün olmadığını, rücu imkanı bulunmadığını,
TTK madde 914 hükmünün kusur sorumluluğunu düzenlediğini, müvekkili Şirket ve personellerinin en yüksek özeni gösterdiğini, hatta makinist personelin yapmış olduğu fren uygulamasının kazaya olumlu etkisinin olduğunu, bu durumda TTK 914/2 hükmünün işlerlik kazandığını ve bu doğrultuda da müvekkilinin sorumluluktan kurtulduğunu,
Mezkur kaza tarihinde yürürlükte olan, 19 Ağustos 2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayınlandığı tarihte yürürlüğe giren ... Yetkilendirme Yönetmeliğinin 27/3. Maddesinde “Yolcu taşımacılığı alanında yetki belgesi sahibi tren işletmecileri, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasında trene biniş anından, varış noktasında trenden iniş anına kadar olan seyahati süresince kendi kusurundan dolayı meydana gelebilecek bir kaza nedeniyle yolcuların ve trende görevli bulunan çalışanların yaralanması ve ölümünden sorumludur.” Hükmünün yer aldığını,
23.11.2016 tarihli "... A.Ş. ... Yolcu Tarifesi'nin "Yolcu Hakları" başlıklı | numaralı ekinin "Yaralanma ve Ölüm Halinde Sorumluluk" başlıklı m.3.7. hükmü uyarınca da, yolcuların can kaybı ve yaralanmalarında oluşabilecek kayıpların .../... A.Ş.'nin yürürlükte olan mevzuatı çerçevesinde tazmin edileceğinin belirtildiğini, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde, ... ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik'in hükümlerine dayandığını, söz konusu yönetmeliğin 8 Mart 2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış olduğunu, Yönetmeliğin 68. maddesi uyarınca yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu durumda görüleceği üzere 8 Temmuz 2018'de yürürlükte bulunmadığını, davacının yürürlükte bulunmayan mevzuat hükümlerine dayandığını,
Kabul etmemekle birlikte akdi halde dahi söz konusu yönetmeliğin 24. maddesinin 2. Fıkrasına bakıldığında ... tren işletmecisinin hangi hallerde bu sorumluktan kurtulduğunun ifade edildiğini, buna göre a bendinde zararın mücbir sebep nedeniyle meydana gelmesi ve c bendinde zararın üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmesi şeklinde düzenlendiğini, zararın ... kusurundan kaynaklanması ve aşırı ve önlenemez yağışlar göz önüne alındığında müvekkil Şirketin bu sorumluluğunun 24/2 madde hükmü dolayısıyla kalkmakta olduğunu sorumluluktan kurtulduğunu,
Tüm mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, tren işletmecisi sıfatını haiz müvekkilinin Şirket yolcuların yaralanması ve ölümünden, ancak ve ancak kaza “kendi kusurundan dolayı” meydana gelmişse sorumlu tutulabileceğini, ne var ki müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığının alınan tüm raporla sabit olduğunu, dolayısıyla, müvekkili Şirketin davaya konu kazanın meydana gelmesinde bir kusur, ihmal ya da ihlali olmaması karşısında, işbu kaza nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını,
Davacı tarafın dava dilekçesinde TBK m. 71'e göre kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olduklarını ileri sürmekteyse de bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davacının esasen öncelikle TTK 914, ardından ise TBK m. 71 gereğince taraflarına sorumluluk atfettiğini, her ne kadar davacının ileri sürdüğü TBK gereğince sorumluluğunun kabulü mümkün olmamakla birlikte aksi durumda dahi sebeplerin yarışması ilkesi doğrultusunda davacının, davasını taşıma hukukuna dayandırdığını, bu nedenle TBK'ya dayanan iddialarının kabulünün mümkün olmadığını,
Davacı tarafın TBK gereğince ödeme yapmadan önce bu durumu müvekkiline bildirmediğini, bu durumda öncelikle taraflarına bildirilmesi halinde yapılabilecek savunmalar ve itirazlar da yapılamadığından davacı tarafından ödenen tüm tutarın taraflarınca kabul edilmemekte olduğunu, zira maluliyet, hesaplama ve diğer sebepler nedeniyle davacının kendi hatasından dolayı yapmış olduğu ödemelerin rücusunun kabul edilemeyeceğini,
Sorumluluğu kabul etmemekle birlikte işbu dava neticesinde müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun doğması durumunda mezkur kaza tarihinde demiryollarında taşımacılık faaliyeti yürüten müvekkili Şirket ile diğer davalı ... Sigorta A.Ş. arasında akdedilen .... numaralı Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin devreye gireceğini beyan ederek,
Davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ cevap dilekçesinde özetle; 2016 yılından önce Davacı ... , ... üzerinden ulaşım faaliyetinin hem taşımacılık hem de altyapı hizmetleri ayaklarını bir arada yürütmekte olduğunu, altyapı hizmeti, trenlerin çalışması için gerekli olan demiryolunu oluşturan zemin, balast, travers ve ray ile elektrifikasyon, sinyalizasyon ve haberleşme tesisleri ile bunların tamamlayıcısı her türlü sanat yapısı, tesis, gar ve istasyonları, lojistik ve yük merkezleri ve bunların eklentilerinin iyileştirilmesi, yenilenmesi, genişletilmesi, bakım ve onarımının yapılması/yaptırılması hizmetlerini içerdiğini, taşımacılık hizmetinin ise yük ve/veya yolcu taşımacılığı yapmak üzere bu altyapı tesisleri üzerinde tren setlerinin çalıştırılmasından ibaret olduğunu,
2013 yılında yürürlüğe giren 6461 sayılı .... Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'la (“Serbestleştirme Kanunu”) yukarıda anılan taşımacılık hizmeti ve altyapı hizmetinin birbirinden ayrılarak taşımacılık hizmetinin başka tüzel kişilerce yapılmasına olanak sağlandığını, taşımacılık hizmetini gerçekleştirecek bu bağımsız tüzel kişilere mevzuatta ... tren işletmecisi (...) denilmekte olduğunu, söz konusu Serbestleştirme Kanunu sonrasında ... tren işletmeciliği faaliyetini gerçekleştirmek üzere Müvekkilinin sigortalısı 2. Davalı ... A.Ş.'nin kurulduğunu,
2016 yılında yürürlüğe giren .... Yetkilendirme Yönetmeliği'ne dayalı olarak düzenlenen yetki belgesi ile 2. Davalı ... A.Ş.'nin ... tren işletmecisi olarak faaliyet göstermeye başladığını, Tren Kazası ile ilgili olarak düzenlenen raporların tümüne göre, altyapı eksikliği ve altyapı kontrollerinin yapılmaması nedeniyle Tren Kazası'nın meydana gelmesinde tüm kusur ve sorumluluğun Davacı ...'nde olduğunu, yanı sıra ...'nün, yapı malikinin sorumluluğu, adam çalıştıranın sorumluluğu ve TBK tahtında kusursuz sorumluluk hükümleri uyarınca da sorumluluğu bulunduğunu, davalı Müvekkilinin sigortalısı 2. Davalı ... A.Ş.'nin ise altyapı ile ilgili bir faaliyet göstermemesi ve böyle bir yükümlülüğü olmaması nedeniyle Tren Kazası ile ilgili olarak bir kusuru ve/veya sorumluluğu bulunmadığını,
Tren Kazasına ilişkin ceza yargılamasının .... E. sayılı dosyasında davacı ... personeline karşı görülmekte olduğunu, Dava konusu Tren Kazası ile ilgili olarak ceza ve hukuk dava dosyalarına sunulan, farklı heyetlerce düzenlenen raporların, kaza inceleme raporları ve uzman görüşlerinin tümünün, Tren Kazasının Davacı ...'nün ... altyapısının bakım ve onarımını yapma, dolayısıyla ... altyapısının emniyetli bir şekilde kullanılabilir olmasını sağlama görevini yerine getirmemesi yüzünden meydana geldiğini ve Tren Kazasının yalnızca ...'nün kusurundan kaynaklandığını tespit ettiğini,
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, şayet zarar sorumlusu Davacı ... tarafından bahsi geçen ödemelerin yapılmış olması halinde, bu ödemeler tahtında zarar görenlerin talepleri ilişkin tazmin edilmiş ve Tren Kazasından kaynaklanan taleplere ilişkin borcun sona ermiş olacağını, diğer yandan, nihai sorumlu olan ...'nün, kaza bakımından sorumluluğu bulunmayan 2. Davalı ... A.Ş.'ye (ve dolayısıyla Müvekkilimize) rücu hakkı bulunmadığını,
... A.Ş.'nin görev ve faaliyet alanının, ... tren işletmecisi sıfatıyla, yalnızca yolcu taşımacılığı olduğunu, Yolcu taşıyıcısının yolcularına karşı sorumluluğunun, TTK m. 914'te düzenlenmekte olduğunu, bir kusur sorumluluğu hali olduğunu, dolayısıyla taşıyıcının, zararın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde sorumluluktan kurtulacağını,
Tren Kazası tarihinde yürürlükte olan, 19 Ağustos 2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayınlandığı tarihte yürürlüğe giren ... Yetkilendirme Yönetmeliği m. 27/3'te “Yolcu taşımacılığı alanında yetki belgesi sahibi tren işletmecileri, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasında trene biniş anından, varış noktasında trenden iniş anına kadar olan seyahati süresince kendi kusurundan dolayı meydana gelebilecek bir kaza nedeniyle yolcuların ve trende görevli bulunan çalışanların yaralanması ve ölümünden sorumludur.” Hükmü yer aldığını, Yanı sıra, 23.11.2016 tarihli "... A.Ş. ... Yolcu Tarifesi'nin "Yolcu Hakları" başlıklı | numaralı ekinin "Yaralanma ve Ölüm Halinde Sorumluluk" başlıklı m. 3.7. hükmü uyarınca da, yolcuların can kaybı ve yaralanmalarında oluşabilecek kayıpların .../... A.Ş.'nin yürürlükte olan Mevzuatı çerçevesinde tazmin edileceğinin belirtildiğini, davacı tarafın Dava Dilekçesinde dayanak gösterdiği ... ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmeliğin, 8 Mart 2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış olduğunu, Yönetmeliğin 68. maddesi uyarınca yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu itibarla, ilgili Yönetmeliğin 8 Temmuz 2018'de meydana gelen işbu dava konusu Tren Kazası bakımından uygulanmamakta olduğunu,
Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için ... A.Ş.'nin kusursuz sorumluluğa tabi olduğu ve bu itibarla kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği tespit olunan Davacı ... ile müteselsil sorumluluğu bulunduğu düşünülseydi dahi, Davacı ...'nün %100 kusurlu nihai sorumlu olması karşısında, kusursuz müteselsil borçlulara rücu etmesinin mümkün olmadığını,
TBK madde 61'de “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” Hükmünün yer aldığını, alınan tüm raporlar ve yargılamalar tahtında, Davacı ...'nün Tren Kazasından sorumlu olduğunu, dolayısıyla, şayet ... A.Ş.'nin Tren Kazasına ilişkin herhangi bir temelde sorumluluğu doğmuş olsaydı dahi, ancak ... ile ... A.Ş. bakımından müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olacağını, Müteselsil sorumlular bakımından iç ilişkiyi düzenleyen TBK madde 62 hükmünün ise “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” Şeklinde olduğunu, müteselsil sorumluluk varsayımında dahi, müteselsil borçlulardan birinin ancak kendi payından fazlasını ödemesi durumunda diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olabileceğini, ...'nün Tren Kazasına %100 ağır kusuruyla sebebiyet verdiği ortada olduğundan, nihai sorumlunun da her ihtimalde ... olacağını ve bu itibarla kusursuz sorumlulara karşı rücu hakkı bulunmayacağını,
Davacı ile ... A.Ş. arasında akdedilen Şebeke Bildirimi'nin eki olan Genel Şart ve Koşulların ... ve ... A.Ş.'nin sorumluluk ve rücu durumlarını düzenleyen madde 4.1(g) ve 4.2 3 maddesinde “g) Müşterek kusur halinde, kusur dağılımının hangi ölçüde zarara katkıda bulunduğu ... ve ... tarafından oluşturulan müşterek heyetle saptanır. Kaza ve olayın nedeni ve sorumlulukların belirlenmesinde öncelikle ... ve ... mevzuatı esas alınacaktır.” Hükmünün yer aldığını,
Tren Kazasının meydana gelmesini takiben, tarafların bu şekilde bir müşterek heyet oluşturmadığını ve öngörülen bu mekanizmanın işletilmediğini, nitekim, alınan tüm bilirkişi raporlarında Tren kazasının Davacının 96100 kusuru sonucu meydana geldiğinin ve ... A.Ş.'nin kusurunun bulunmadığının tespiti karşısında, bu şekilde ayrıca bir değerlendirme yapılmasına gerek duyulmadığını,
Yanı sıra, ... tren işletmecisi ... A.Ş. (“...”) ile ... (“...”) arasındaki ilişkiyi düzenleyen (kaza tarihini de içine alan) Erişim Sözleşmesi'nin Yaptırımlar başlıklı 9. Maddesinde “9.7. ...'nin ...'ye Karşı Yaptırımları a) ..., tahsis edilmiş bir kapasitenin kullanımı sırasında kendi altyapısının kusurundan kaynaklanan maddi kayıpları ...'ye tazmin eder. 9.2. ...'nin ...'ye Karşı Yaptırımları ...) ...'nin kusurlarından dolayı ... tarafından diğer ...'lere ve/veya 3üncü şahıslara ödenen maddi kayıplar ...'ye rücu edilir” Hükmünün yer aldığını, buna göre, ...'nün sorumluluğundaki altyapıdaki kusurlar sonucunda meydana gelen Tren Kazası bakımından nihai sorumlunun ... olduğunun ve hiçbir kusuru bulunmadığı sabit olan ... A.Ş.'ye rücu etme hakkının bulunmadığının taraflar arasındaki Erişim Sözleşmesi ile de sabit olduğunu,
Aynı doğrultuda, ... A.Ş. (“...”) ve ... (“...”) arasındaki Erişim Sözleşmesinin eklerinden biri olan Şebeke Bildirimi'ne Ek Genel Şart ve Koşullarında “3./. ... ve ...'nin Sözleşme Ortaklarına Ödenecek Tazminat İçin Rücu Hakkı 3.1.1. ...'nin ...'ye Karşı Rücu Hakkı Altyapı kullanımı sırasında ..., ... tarafından sözleşme ortaklarına (yolcular, gönderici, alıcı vb. gibi) ödenecek tazminatlardan kaynaklanan parasal kayıplardan kusuru oranında sorumlu olacaktır. Sorumluluk oranı Erişim Sözleşmesi hükümleri uyarınca değerlendirilecektir.” “4.1. ...'nin Yükümlülüğü ..., altyapının (erişim ve hizmetler dâhil) kullanımı sırasında altyapı kusurundan kaynaklanan kaza ve olaylar nedeniyle da ...'ye ait a) Personelin, yolcuların ölüm ve yaralanmasından...kusuru oranında sorumludur.” Hükümlerinin yer aldığını, tüm bunlar değerlendirildiğinde, ...'nün %100 kusurlu olması sebebiyle, ödediğini belirttiği tutar bakımından, ... A.Ş. ve Müvekkiline rücu talebi yöneltmesinin dayanağının bulunmadığını,
Zarar görenlerce beyan, kabul ve taahhütlerde bulunulması karşısında borcun tüm sorumlular bakımından ifa ve ibra ile sona erdiğini, borcun tüm sorumlular bakımından sona ermesi karşısında, sona eren alacakların temlikinden de bahsedilemeyeceğini, TTK madde 1478 tahtında sigortacıya dava hakkının ancak doğrudan zarar görene tanınan bir hak olduğunu, davacının rücu alacaklarını doğrudan Müvekkiline yöneltmesi mümkün olmadığından işbu davanın bu bakımdan da reddi gerektiğini, Sorumluluk Poliçesi'nin, ancak sigortalısının sorumluluğu bulunması halinde teminat sağlayacağını, bu hususun Poliçe'nin tabi olduğu Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları madde | ile de açıkça hüküm altına alındığını, müvekkilinin sigortalısı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun bulunmadığının tespiti karşısında, Sorumluluk Poliçesinin devreye girmediğini,
Taşıyıcı sıfatını haiz ... A.Ş.'nin sorumluluğunun, hem TTK madde 914/2 hem ... Yetkilendirme Yönetmeliği madde 27/3 uyarınca kusur sorumluluğu olarak düzenlendiğini, bunun ötesinde kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, Müvekkilinin Sorumluluk Poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun her halükârda ilgili Poliçenin hüküm ve şartları ile Kişi Başı 368.448,02, Olay Başı 23.770.840,20 ve Yıllık Toplam 47.541.680,40 TL limitleri ile sınırlı olduğunu,
TTK m. 1474/1 hükmü uyarınca, sigortalının teminat kapsamındaki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat borcu ile makul hukuki koruma giderleri toplamının sigorta bedeli ile sınırlı olarak teminat kapsamında olduğunu, sigorta bedelini aşan hukuki koruma giderlerinin ödeneceğine dair sözleşmede bir hüküm yoksa, sigortacının teminat limitini aşan hukuki koruma giderlerini tazmin etmekle yükümlü olmadığını, nitekim eldeki poliçede, “sigorta bedelini aşan giderlerin ödeneceği” hususunda bir hüküm mevcut olmadığını, faiz talebine de itirazları olduğunu, açık ve anlaşılır olmadığını beyan ederek,
Davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER:
-Dava konusu tren kazasına ilişkin kayıtlar,
-Tüketici mahkemesi ve ceza mahkemelerinde görülen dosyaların gerekçeli karar, bilirkişi raporları ve bir takım evrakları,
-Dava konusu alacağın dayanağına teşkil eden tren kazası sebebiyle ödenen tazminatlara ilişkin sulh, ibra ve temlik sözleşmesi başlıklı evraklar,
-Davalı ... AŞ ile davalı ... Sigorta AŞ arasında imzalanan sigorta sözleşmesi ve poliçe,
-Ticaret sicil gazetesi kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
13/02/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; Mahkemenin huzurundaki davanın, 08.07.2018 tarihinde ....'da meydana gelen tren kazasının ardından davacı ... tarafından, kaza sonucu ölen yolcuların yakınlarına ve yine yaralanan yolculara, sulh anlaşması sonucunda ödenen maddi ve manevi tazminat tutarlarının, davalı ... AŞ ve davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili istemiyle açılan alacak davası olduğu, dava değerinin 38.153.561,35-TL olduğu,
Yapılan teknik incelemede, kazanın ... hattında meydana gelen deformasyonlar sonucu gerçekleştiği, ... hattının kontrollerinin ve bakımının ... sorumluluğunda olduğu, dolayısıyla kazanın gerçekleşmesinde ...'nün kusurlu bulunduğu, ... A.Ş.'nin ise kazanın oluşumunda; gerek uhdesinde bulunan makinistlerin görev sorumluluk, davranışları ve gerekse işletme görevleri dikkate alındığında bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kazanın, trenin seyir hızı, makinistin kaza esnasındaki hareketlerinden kaynaklanmadığı,
... ile ... AŞ arasında akdedilen 11.07.2018 tarihli Erişim Sözleşmesinde davalının kusursuz sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı,
Bununla birlikte sözleşmede atıf yapılan Sigorta Poliçesinin 2. Maddesinde ... AŞ'nin tren işletmeciliği faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda kusuru olsun veya olmasın 3. Kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni “ve maddi zararların tazmin edileceğinin düzenlendiği, ancak manevi zararların bu kapsamda olmadığının belirtildiği,
Davalı ... Sigorta AŞ ile diğer davalı ... AŞ arasında 05.01.2018 tarihinde imzalanan “Yüksek Hızlı Tren Yolcuları Koltuk Ferdi Kaza Sigortası ile Mali Sorumluluk Sigortasının Yaptırılması İşi Hizmet Alımına Ait Sözleşme” ihale yoluyla imzalandığından Teknik Şartnamesinin 3. Maddesinde ... AŞ'nin tren işletmeciliği faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda kusuru olsun veya olmasın 3. Kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararların tazmin edileceğinin düzenlendiği, ancak manevi zararların bu kapsamda olmadığının belirtildiği,
Bu kapsamda yukarıda “Değerlendirmeler” bölümünde ayrıntısı açıklandığı üzere, meydana gelen kazanın davalı ... AŞ'nin gerçekleştirdiği “tren işletmeciliği faaliyeti dolayısıyla” meydana gelip gelmediği ve Poliçenin ilgili maddesi gereğince davacının zarar gören üçüncü kişilere ödemiş olduğu maddi zararları davalılara rücu edip edemeyeceği hususundaki hukuki takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
TBK m.71 kapsamında yapılan incelemede, her ne kadar dosyada yer alan “Hukuki Görüşte” tren işletmeciliği faaliyetinin tehlike arz eden iş olduğu hususunda mevzuatta herhangi bir düzenleme yer almadığı belirtilmiş ise de, yukarıda “Değerlendirmeler” bölümünde ayrıntısı açıklandığı üzere Yargıtay 11. HD'nin bu yöndeki görüşünün, tren işletmeciliği faaliyetinin tehlike arz eden iş kapsamında olduğu yönünde olduğu, bu husustaki hukuki takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, 08/07/2018 tarihinde .... İlçesi'nde meydana gelen tren kazası sonucu hayatını kaybeden 25 yolcu ve yaralanan çok sayıda yolcu sebebiyle davacının ödemek zorunda kaldığı tazminat bedellerinin davalılardan rücuen müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir.
Dava konusu kaza 08/07/2018 tarihinde saat 17:10 sıralarında .... İstasyonları arasında bulunan .... civarında km 161+968 ...'ye ait .... seferini yapan 12703 sayılı trenin raydan çıkarak 5 adet vagonu devrilmesi şeklinde meydana geldiği, kaza neticesinde 25 yolcunun vefat ettiği, çok sayıda yolcunun yaralandığı dosya arasına alınan savcılık soruşturma evrakı ve .... esas sayılı dava dosyası ile tespit edilmiştir.
Davalı ... AŞ dava konusu tren kazası sebebiyle hayatını kaybeden ve yaralanan yolculara tren biletlerini satıp taşımacılık sözleşmesi imzalamıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ davalı ... AŞ ile 01/01/2018 - 01/01/2019 tarihleri arasında Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi imzalanmıştır.
Davacı dava konusu kazanın meydana gelmesi sonucu ortaya çıkan zarardan davalı ... AŞ ve onun sigortacısı davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğunu iddia etmekle, eldeki davayı ikame etmiştir.
Davalılar cevap dilekçeleri ile dava konusu kazanın davacının bakım ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan raylarda meydana gelen hasarın zamanında tespit edilip gerekli müdahalelerin yapılmaması sebebiyle meydana geldiği, davacının kazanın meydana geldiği km 161+968'de bulunan menfezin üzerindeki ray travers alt yapısının tamamen boşalmasına rağmen davacı tarafından gerekli denetim ve kontrollerin yapılmaması suretiyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet verildiği, bu nedenle tüm tazminat sorumluluğunun kazaya kusuruyla sebebiyet veren davacıda olduğunu iddia etmekle, davanın reddini talep etmiştir.
Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu ışığında yapılan değerlendirmede, 08/07/2018 tarihinde meydana gelen tren kazasının km 161+968'de yer alan menfezin üzerindeki ray ve travers alt yapısının tamamen boşalması sebebiyle olduğu, ...'nca adli tıp kurumundan alınan bilirkişi raporunda, "Özetle; bu tren kazasının meydana gelmesine neden olan su taşkınının iki temel sebepten kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Birincisi ana havzadan gelen suyu tahliye etmesi gereken asıl menfezin bakım ve temizliğini yeterince yapılmaması ile yan havzadaki suyu tahliye etmede yardımcı olan büzün tıkalı olması, ikincisi ise 50 yıllık tekerrürden daha büyük bir tekerrürde olağanüstü yağışın meydana gelmesidir." aynı ... raporunda, kazanın meydana geldiği menfezin 1,5 metre genişliğinde 2 metre yüksekliğinde olduğu ve Osmanlı Devleti döneminde 1867 yılında inşa edildiğinin ve 1873 yılında hizmete alındığının yaklaşık 145 yıl önce inşa edilen menfezin dolgu hesaplarının ve inşaatının bugünkü mühendislik bilgisiyle yapılamaması, kontrolsüz ve yetersiz dolgu olarak tanımlanmasına ve oluşan şartlar altında göçmesine neden olduğu, burada dolgunun göçmesini bertaraf etmeye yönelik bir tasarım gerektiği şeklinde görüş bildirilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında asıl husumet konusu kazaya sebebiyet veren menfezdeki boşalmanın kontrol ve bakım yükümlülüğünün kimde olduğu noktasında toplanmaktadır.
Dosya arasına alınan ceza dosyası ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler ve toplanan diğer deliller dikkate alındığında, tren yolunun bakım ve onarımının ...'nde olduğu, kazanın bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihmali neticesinde meydana geldiği, bu hali ile kazanın meydana gelmesinde davalı ... AŞ'ye atfedilebilecek herhangi bir kusurun mevcut olmadığı, kusursuz sorumluluk halinin de dosyamız kapsamında tespit edilemediği anlaşılmakla, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 615,40 TL harç ile manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 615,40 TL harç toplamı 1.230,80 TL harcın, peşin alınan 651.567,45 TL harçtan mahsubu ile artan 650.336,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, maddi tazminat davası yönünden davalı ... AŞ yararına hesaplanan 30.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, manevi tazminat davası yönünden davalılar yararına hesaplanan 30.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk için ödenen 3.200,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı Vekili Av. ...., Davalı ... Vekili Av. ..., Davalı ... AŞ Vekili Av. ....'in yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025
Başkan ....
¸e-imzalıdır.
Üye ....
¸e-imzalıdır.
Üye ....
¸e-imzalıdır.
Katip ....
¸e-imzalıdır.