T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/714 Esas - 2024/429
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/714 Esas
KARAR NO : 2024/429
HAKİM :....
KATİP ...
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
YAZIM TARİHİ : 30/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ... tarafından yapılan ... ihale kayıt numarası ile, 07.03.2018 tarihinde ihalesi gerçekleştirilen “... Hizmet Binasına 14 kişi Özle Güvenlik Hizmet Alımı işini” üstlenmiş olduğunu, 105.05.2018 tarihinde imzalanan sözleşme ile üstlenilmiş işin 01.05.2018-31.12.2018-31.03.2015 tarihleri arasında eksiksiz olarak ifa etmiş olduğunu, İhale makamı tarafından sözleşmenin devamı süresince her ay düzenli olarak müvekkili şirketin hakedişlerinden asgari ücret fiyat farkı sözleşme damga vergisi kesintisinin yapılmış olduğunu, bilineceği üzere 5510 sayılı yasanın geçici 68.maddesine eklenen fıkra hükmü ile 2016 yılı Ocak ve Aralık ayları dönemi için (2017-2018 yıllarında aynı uygulamanın devam etmiş olduğunu) günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edileceği ve bu tutarın Hazinece karşılanacağının düzenlenmiş olduğunu, söz konusu teşvikten primlerini zamanında ödeyen tüm işverenlerin kanunen hiçbir başvuruya gerek kalmadan yararlandırılmış olduğunu, 5510 Sayılı yasanın 68.maddesinin 8.fıkra düzenlemesinden görüleceği üzere iki şartın birlikte gerçekleşmesi halinde asgari ücret teşviğinin alt işverenlerin hakedişinden kesilebileceğini, söz konusu kesintilerin hakkedişlerden kesilebilmesi için 4734 sayılı Kanunun 2.maddesinde sayılan kamu idaresi niteliğinde olunması ve sözleşmelerde fiyat farkı ödemesi yapılacağının kararlaştırılmış olması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme dönemlerinde müvekkili şirkete fiyat farkı ödemesi yapılmamış olduğunu, bu itibarla müvekkili şirketin hakedişlerinden yapılmış kesintilerin yerinde olmadığını beyanla davalı idarece usul ve yasaya aykırı olarak müvekkili şirket hakkedişlerinden kesilen asgari ücret destek tutarlarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’sinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 31.12.2018 tarihinde dolmuş ve sözleşmenin sona ermiş olduğunu, bu kapsamda davacı taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı tarafından düzenlenen hakkedişlere herhangi bir ihtirazi kayıt düşülmemiş olduğundan hakkedişleri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.2.maddesinde bu sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacağı hükmüne haiz olduğunu, yine sözleşme eki İdari şartnamenin 46.maddesinde de sözleşme kapsamında fiyat farkının hesaplanacağının düzenlenmiş olduğunu, ...'nun 20.06.2018 tarihli ve 2018/20 Sayılı Genelgesi ile 5510 Sayılı Kanunun geçici 75.maddesinin 1.fıkrasının a bendi uyarınca 2018 yılı Ocak ila Eylül ayları/dönemlerinde asgari ücret desteği verilmesinin düzenlenmiş olduğunu, 75.maddenin 9.fıkra hükmü gereğince, müvekkili teşekkülün 4734 Sayılı kanunun 2.maddesinin (b) fıkrası gereği bir kamu iktisadi teşekkülü olduğunu, sözleşmenin hizmet alı sözleşmesi olup, yükleniciye fiyat farkı verilebileceğinin ön görülmüş olduğunu dolayısıyla 75.madde kapsamındaki tüm şartların sağlanmakta olup, işsizlik sigortası fonundan karşılanan tutarların, ihaleyi yapan idarelerce işverenlerin hakkedişinden kesilmesi gerektiğinin açıkça hüküm altına alınmış olduğunu, davacının söz konusu kesintilerin iadesi talebinin yerinde olmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-İhale evrakları ve tüm kayıtlar,
Bilirkişi raporları:
25/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 68. 71. ve 75.madde düzenlemeleri ile, özel sektör işverenlerine, sigorta primlerinin ödenmesi kapsamında “Asgari ücret desteği” sağlanması amacıyla sigorta primlerinin bir kısmının hazinece karşılanacağı hükmünün getirildiği, bu indirimin işsizliğin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik olması nedeniyle “fiyat farkı” olarak nitelendirilemeyeceği, gerek prim ödeme yükümlüsünün işveren olması, gerekse geçici maddeler ile düzenlenmiş indirimin işveren hissesine uygulanması karşısında bu indirimin işverenin prim ödeme yükümlülüğünü hafifletmek için uygulandığı, işverene hazinece sağlanan ek bir katkı olduğu, dolayısıyla davacı yükleniciye sağlanan iş bu asgari ücret destek tutarlarının, teşvik priminden yararlanmaya hak kazanmış davacı yüklenici hak edişlerinden kesinti konusu yapılamayacağı, bu nedenle davacı yüklenicinin iş bu haksız kesinti miktarlarını davalı İdareden iadesi talebinin yerinde olduğunun değerlendirilmiş olduğu, bu doğrultuda yapılan hesaplamalar uyarınca, davacı yüklenicinin hak edişlerinden yapılmış kesinti tutarının toplam 7.032,96 TL olarak tespit edildiği, iş bu tutarın davacı yükleniciye iadesi gerekeceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
27/04/2024 tarihli ıslah dilekçesinde davacı vekili; dava dilekçelerindeki 5.000,00 TL olarak belirtilen alacak miktarını 2.032,96 TL arttırarak, 7.032,96TL'ye yükselttiklerini, müddeabihin ıslahı yolu ile arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi neticesinde, idarece usul ve yasaya aykırı olarak müvekkili şirketin hak edişlerinden kesilen Asgari Ücret Destek tutarları olan 7.032,96TL' nin avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini müvekkili şirket adına talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava; 5510 SK.nun Geçici 68.maddesi uyarınca sağlanan ve davacı şirketin hak edişlerinden kesilen 2018 yılına ilişkin Asgari Ücret Desteği tutarının faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Taraflarca ibraz olunan deliller toplanmış, davaya konu dönem kesintilerini içerir davalı idare kayıtları getirtilerek Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosya kapsamına, sunulan ve toplanan delillere uygun bilirkişi heyeti raporundaki tespitler yeterli görülmüş, hukuki nitelendirme mahkememizce yapılmıştır.
Uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanmaktadır. TBK.nun 146. maddesine göre, sözleşmeden doğan alacaklar 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Eldeki davada sözleşme ve kesinti tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı dolmamıştır. O nedenle davalı tarafın zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde "asgari ücret destek tutarları" na ilişkin bir hüküm yer almamakta olup, anılan hüküm ile yüklenicinin sözleşme konusu işle ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları genel hükümlere ve genel şartnamenin 6.bölümüne atıfta bulunulmuş olup, genel şartnamenin 6.bölümü incelendiğinde de yine asgari ücret desteğinine ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığı görülmüştür. Davalı tarafından 2018 yılına ait toplam 7.032,96 TL Asgari Ücret Destek tutarının davacının hakedişinden kesildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının, davacı hakedişlerinden yaptığı bu kesintinin mevzuat ve ... Genelgesine uygun olup - olmadığına ilişkindir.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanuna eklenen Geçici 68. maddesinin 1.fıkrası " Bu kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran iş verenlerce; a) 2015 yılının aynı ayma ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirlen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/ dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazince karşılanır." sekizinci fıkrasında ise " 4734 sayılı Kanunun 2.maddesinin birinci fıkrasının (a), (b),(c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dökümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca .... tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişlerinden kesilir " şeklindedir.
Hazine tarafından 5510 SK.nun geçici 68.maddesine göre, işverene sağlanan Asgari Ücret Desteği, fiyat farkı olmadığı gibi yüklenicinin İdareden alacağı sözleşme bedeline ek bir talep de değildir. Sadece sigorta ödemelerinde, devletin sağladığı bir ek katkıdır. Sigorta primlerini ödemeyi üstelenen yüklenici, kendi sorumluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bu katkının İdare tarafından kesilmesi yasal değildir. Dosya kapsamından davacı yüklenicinin hak ettiği dava konusu 2018 yılına ait Asgari Ücret tutarlarının 7.032,96 TL olduğu ve bu tutarların davalı tarafından davacı şirketin hak edişlerinden kesildiği, yapılan kesintinin haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davaya konu dönem için talepleri haklı olduğundan açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
TBK.nun 117.maddesine göre; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Dosya kapsamından, davaya konu alacak için davalının ihtar ile temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından davacı alacağına dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının kabulüne,
7.032,96 TL alacağın 28/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 480,42 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harç ile 35,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 304,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 175,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 7.032,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 3.159,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair,Davacı Vekili Av. ....(e-duruşma) ve Davalı Vekili Av. .... 'nın yüzüne karşı miktarı itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.