T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/676 Esas
KARAR NO : 2025/334
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ....
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 2- ... - ... ...
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
YAZIM TARİHİ : 15/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile ... arasında 08.05.2016 tarihinde .... ile ilgili sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 01.06.2016 tarihinde düzenlenen fesih protokolü ile 25.1 maddesinde bulunan taahhütten vazgeçilmesi nedeni ile karşılıklı olarak fesih edildiğini, fesih protokolü gereğince şantiyede işe başlamayan ve imalat yapılmadığından herhangi bir alacağı bulunmayan ...'e avans olarak verilen çekleri geri iade edileceği anlaşılmasına rağmen aradan geçen süre zarfında iade edilmediğini, .... Esas ile menfi tespit davası ikame edildiğini, ....Esas Takip Dosyası dosyasındaki icra ödemelerinden doğan alacakları sebebiyle 25.07.2022 tarihinde .... Esas Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Dosyası Başvurusu yapıldığını, arabuluculuk görüşmeleri sonucu anlaşılamadığını, yukarıda açıklanan ve mahkemece resen takdir edilecek sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kadıyla adli yardım talebinin kabulüne, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 81.679,00 TL haksız tahsilatın en yüksek faiz oranı ile hesaplanarak tarafına ödenmesine, kötü niyetli icra takibi nedeniyle davalılar hakkında %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazları bulunduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları bulunduğunu, 10.784,00 TL ödemenin ibraname karşılığında olup tarafların birbirlerini ibra etmiş olmaları nedeniyle esas yönünden de davaya konu edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının sebepsiz zenginleşme iddiasının da gerçeğe aykırı ve yersiz olduğunu, ibranameden anlaşılacağı üzere davacı ...'dan sadece vekalet ücreti ve masraflara mahsuben ve muhtemel feragat vekalet ücretine mahsuben olmak üzere 10.784,00 TL tahsil edildiğini, bu ödemenin 1.320,00 TL'sinin .... esas sayılı dosyasından takip edilen dosyadan feragat neticesinde davalılar lehine herhangi bir masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesi ihtimaline binaen tahsil edildiğini, davacının ibraname içeriğini çarpıtarak ve gerçeğe aykırı beyanda bulunarak, ödemediği bir bedeli dava konusu yaparak kendisine haksız kazanç elde etme kapsamında olduğunu, davacı tarafından yapılan yegane ödemenin 10.784,00 TL olduğunu, müvekkili tarafından .... esas sayılı dosyasından icra takibine konu ettiği çekin diğer davalı ... tarafından ciro edilerek müvekkiline geçen bir çek olduğunu, sunulan ve resen gözetilecek nedenlerle davanın öncelikle yetki, zamanaşımı-hak düşürücü süre yönünden usulden reddine, aksi halde esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Davacı ile davalı ... ... arasında imzalanan 08/05/2016 tarihli eser sözleşmesi,
-"Protokol" başlıklı ve "Protokol Belge Ve İbranamedir" başlıklı evraklar,
-.... esas sayılı icra takip dosyası,
-.... esas sayılı dosyası,
-Taraf ticari defter ve kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
05/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; takdir mahkemenin olmak kaydıyla; davacı ile davalı ... arasında yapılmış sözleşme kapsamında davalının taşeron olarak iş yaptığına ve karşılığında davacıya hitaben fatura düzenlediğine dair kayıt bulunmadığı, davacının 2016 yılı defterinde davalı ile ilgili olarak herhangi bir alacak veya borç bulunmadığını, sözleşme kapsamında davalıya verilmiş olan çeklerin de davacının defterinde kayıtlı olmadığı, sözleşme kapsamında verilmiş olan çekler defterlere kayıtlı olmadığı için, bu çeklerden dolayı borç alacak gözükmediği, davaya konu çeklerin sözleşme kapsamında düzenlenmiş olmasına rağmen davalı ... tarafından iş yapıldığına dair fatura düzenlenmediği için, doğal olarak davacının bu çek bedellerinden dolayı davalıya ödenmesi gereken bir tutar bulunmadığı, taraflar arasında başkaca ticari bir ilişki olduğu kanıtlanmaması durumunda söz konusu çeklerin tamamını davacıya iadesi gerektiği belirtilmiştir.
24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Vergi Usul Yasası ve Türk Ticaret Yasası gereğince yevmiye defterinin yasal süre içerisinde tasdik edilmesi zorunluluğu getirildiği, yasal süre içerisinde kapanış tasdiki yapılmamış olan yevmiye defterinin, dolayısıyla ticari defterlerin delil olarak kabul edilemeyeceği, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş sözleşme kapsamından davalıya verilen çeklerin fesih sözleşmesi ile iade edilmesi gerektiğinin kararlaştırılmış olması ve davacının defterinin kapanış tasdiki yapılmış olsa bile mevcut durumu dikkate alınarak söz konusu çekler karşılığında iş yapılmamış olmasından dolayı davalı ...’in söz konusu çekleri iade etmesi gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, haksız icra takibi sebebiyle ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir.
.... esas sayılı dosyasında vermiş olduğu yetkisizlik kararı üzerine gönderilen dosyanın mahkememiz yukarıdaki esasına kaydedildiği görüldü.
Davacı .... esas sayılı dosyada davalılar tarafından yapılan 81.679,00 TL tahsilatın istirdadını talep etmişse de icra dosyasında yapılan ödemenin 12/07/2018 tarihinde yapıldığı, eldeki davada arabuluculuk başvurusunun 25/07/2022 tarihinde yapıldığı, İİK 72/VII uyarınca istirdat davası açmak için gerekli 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasında sonra açılan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL peşin harç ile 80,70 TL başvurma harcı toplamı 696,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Suçüstü ödeneğinden karşılanan 960,00 TL tebligat ve posta gideri, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.460,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı ... iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, Davalı vekili Av. ...'nun yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.