T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/772 Esas - 2026/355
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/772 Esas
KARAR NO : 2026/355
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2026
YAZIM TARİH : 01/06/2026
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... 233 sayılı KHK hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülü olduğu, genel müdürlüğün hizmet personeli alımı hizmetlerinin 2008 ve 2013 yılları arasında imzalanan sözleşmeler ile davalılar tarafından üstlenildiği söz konusu yıllarda davalı şirketin işçisi olarak çalışan ... tarafından ... Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonunda verilen kararla hüküm altına konulan alacak kalemlerinin ... sayılı dosyası ile takibe konulması üzerine davacı ... tarafından icra dosyasına 15.01.2021 tarihinde 24.976,91-TL ödendiği, Dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ancak anlaşma sağlanılamadığı, Yükleniciler ile davacı ... arasında imzalanan sözlemeler ve eki şartnamelerde, yüklenicilerin işçilik tazminat ve alacaklarından sorumlu olacağı yönünde düzenlemelere yer verildiği, 11.09.2014 tarih ve 29116 sayılı (mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanununun 112. maddesine eklenen fıkra ile kıdem tazminatlarının kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödeneceği esasının getirildiği, ancak, kıdem tazminatlarının kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödenmiş olmasının işçiyi çalıştıran alt işverenlerin kıdem tazminatından sorumluluklarını ortadan kaldırmadığını, ... sayılı ve 23.06.2016 tarihli ilamında da kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödenen kıdem tazminatlarından alt işverenlerin sorumluluğunun ortadan kalkmadığı gerekçelerine yer verildiği ileri sürülerek 24.976,91-TL”'nin ödeme tarihi olan 15.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesi iddia ve talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından, müvekkil şirket ve diğer davalılar aleyhine dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili talepli dava açıldığını, dava konusu edilen tüm iddia ve talepler haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın, huzurdaki davayı ikame etmesinin esas amacı, müvekkili şirketten haksız şekilde maddi çıkar elde ettiğini, davacı tarafın talep ettiği kıdem tazminatından 6552 sayılı yönetmelik gereğince müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı kurumun, müvekkili şirkete rücu etmek suretiyle, dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatından müvekkilini sorumlu tutmak istemesi hakka, hukuka aykırı olup davacı tarafın talep ettiği kıdem tazminatından 6552 sayılı yönetmelik gereğince müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, İş Kanununda açıkça düzenlenen ilgili hüküm ve aşağıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca; işçinin kıdem tazminatı hak edişinin, bünyesinde çalıştığı kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödeneceği izahtan vareste olduğunu, 6552 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik'in 8. Maddesi; "4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin bu Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen sürelere ilişkin kıdem tazminatları, ilgili kamu kurum veya kuruluşunca mülga 1475 sayılı Kanunun yürürlükte olan 14 üncü maddesi kapsamında ödenir." Madde metninden açıkça görüldüğü üzere artık kıdem tazminatı alacaklarından asıl sorumlu işverenler olan kurumların sorumlu olacağı belirtidiğini, belirtilen amir hükümler doğrultusunda kıdem tazminatı hakkında taşeron şirketler hakkında karar verilmemesi gerekmekte olduğunu, bu düzenleme uyarınca artık kurumlar kendi bünyelerinde bu ödemeler için ödenek olup olmadığına ya da ödeneğin yeterli olup olmadığına bakılmaksızın kıdem tazminatından sorumla olduğunu, bu nedenle; iddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte bir kıdem alacağı doğmuş ise dahi bundan davacı kurum sorumlu olduğunu, bu düzenleme ile kurumlara ödedikleri bedel ile ilgili olarak şirketlere rücu hakkı tanınmadığını, davalı kurumun ödediği bedelle ilgili rücu hakkı bulunmadığını, yapılan ödemeye katlanması kanun uyarınca hüküm altına alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu tutulacağı yönünde karar verilecek olsa dahi; işbu davada söz konusu iş diğer yüklenicilerle birlikte üstlenildiğini, bu kapsamda söz konusu işten birlikte tüm davalıların birlikte sorumlu olduğu hususunun dikkate alınması gerektiğini, davacı kurumun, dava dışı işçiye ödediği ve davadışı işçinin işten çıkışına bağlı olan ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin. alacağı da dahil diğer tüm işçilik alacaklarından müvekkilimizi sorumlu tutmak istemesi hakka, hukuka aykırı olduğunu, dava dışı işçinin işe giriş ve çıkışına karar verme yetkisi davacı kuruma ait olduğunu, müvekkili şirkete böyle bir hak tanınmadığını, dava dışı işçi de davacı kurumun verdiği talimat doğrultusunda işten çıkartıldığını, dolayısıyla işçi alma-çıkarma yetkisinin tamamen davacı Kuruma ait olduğu izahtan vareste olduğunu, bu nedenle dava dışı işçinin başlangıçtan itibaren davacı kurumun işçisi olduğu kabul edilmeli ve tarafımız açısından davanın reddine karar verilmesini, davacı ...'in talimatıyla işten çıkarılan dava dışı işçinin, işten çıkışına bağlı olan kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretlerinden müvekkil şirketin sorumlu tutulmak istenmesi hakka ve hukuka aykırı olduğunu, işçilerin işe alınması, işten çıkartılması gibi işlemler davacı kurumun talimatları doğrultusunda yapılmadığını, İşin sevk ve idaresi, işçilerin çalışmaları ve günlük olarak işçilerin hangi görevlerde çalışacağı ... yetkilileri tarafından düzenlenmektedir. Taraflar arasındaki ilişki alt işveren'lik değil, işçi temin eden bir pozisyon durumunda olup müvekkili şirket, alt işverenin sahip olması gereken bağımsızlığına haiz olmadığını, dolayısıyla; davacı kurumun talimatıyla işten çıkarılan dava dışı işçinin, işten çıkışına bağlı olan kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarından sorumlu tutulmaması gerekmekte olduğunu, İddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin söz konusu borçtan sorumluluğu varsa dahi, müvekkili şirket söz konusu borçtan iki yıl süre ile sorumlu olduğunu ve bu nedenle müvekkili şirket açısından bu borç halihazırda zamanaşımına uğradığını, Davacı idarenin, dava dışı işçiler lehine hükmedilen miktarın tahsili için aleyhine yapılan icra takipleri sonucunda ödediği tüm miktarı davalıdan istediğini, oysaki davacı idare, iş mahkemesince dava dışı işçilerin lehine hükmedilen miktarı zamanında ödemeyerek aleyhine icra takibi yapılmasına ve bu surette icra masrafları, icra vekalet ücreti ve icra takip tarihinden ödeme tarihine kadar oluşan faizin ödenmesine sebebiyet verdiğini, davacı kurum kusurlu davranışı ile icra masrafları, icra vekalet ücreti ve icra takip sonrası faize kusurlu davranışı ile kendisi sebep olduğunu, BU İTİBARLA DAVACININ BAHSEDİLEN BU KALEMLERİ DAVALIDAN İSTEMESİ olanağının bulunmadığını" şeklinde rücu halinde icra masraflarından rücu edileni sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, MÜVEKKİLi ŞİRKETE KONUYA İLİŞKİN HİÇBİR İHBAR VEYA BİLDİRİM YAPILMAdığını, DOLAYISIYLA BU PERSONELE ÖDENDİĞİ İDDİA EDİLEN İŞÇİLİK ALACAKLARINDAN MÜVEKKİLi ŞİRKETİN SORUMLULUĞU BULUNMAdığını, Dava dışı işçinin kıdem tazminatına, ihbar tazminatına ve yıllık izin ücreti alacağına ya da diğer alacaklara hak kazanıp kazanmadığı noktasında veya ödeme aşamasında müvekkili şirkete herhangi bir ihbar veya bildirim yapılmadığını, Dolayısıyla davacı kurumun kendi inisiyatifi ile yapmış olduğu bu ödemeden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı işçiye yapılan ödemelerle ilgili rücuen tahsil talebinin müvekkili şirkete yöneltilmesinin kabulü mümkün bulunmadığını, Zira dava dışı işçinin asıl işvereni müvekkilinin olmadığını dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığı döneme ilişkin tüm hak ediş ödemeleri kendisine eksiksiz şekilde ödendiğini, dolayısıyla ilgili alacaklardan müvekkils şirketin sorumlu tutulması mümkün olmayıp söz konusu alacakların zamanaşımına uğradığı hususunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, bu kapsamda usul ve yasadan yoksun huzurdaki davanın reddini talep etme gereği doğduğunu, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER:
-... Esas sayılı dosyası
-... Esas sayılı dosyası,
-İş alım sözleşmeleri, idari ve teknik şartnameler, -Bilirkişi incelemesi.
02/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dava konusu uyuşmazlık yönünden rapor düzenlenebilmesi için, 1-Sözleşme ve şartnamelerin, 2-Dava dışı işçi ...'a ilişkin sigortalı hizmet dökümü, işyeri unvan listesi ve işe giriş/ işten ayrılış bildirgelerinin dosyaya kazandırılması gerektiği yönündeki tespit ve değerlendirmeleri içeren iş bu raporunu görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
09/07/2024
Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
1-Davacı ... tarafından dava dışı işçi ... için ödenen toplam 24.976,91-TL’den davalı şirketlerin sorumlu olduğu miktarların aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olabileceği, Sıra Davalı firma / şirket Gün Kıdem Tazminatı İhbar tazminatı ve Toplam Davadaki Sayısı ve ferilerinden yıllık izin ücreti ile talep sorumlu olduğu ferilerinden sorumlu miktar (19.351,40- olduğu miktar
TL) (5.625,51-TL)
2-Ödemenin 15.01.2021 tarihinde yapıldığı,
3-Dava dışı için yapılan 4.801,57-TL’den ... (...) ve ... Limited Şirketi’nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 4-Davada ... yerine ... Şirketi’nin taraf olarak gösterildiği, 5-Davada taraf olarak gösterilen ...’ın dava dışı işçinin dava konusu dönemde çalıştığı firmalar arasında yer almadığı yönündeki tespit ve değerlendirmeleri içeren işbu raporu görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL;
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi nedeniyle çalıştırılan işçi ... davacı tarafından açılan ... (iş mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen karar gereğince, ...Esas sayılı dosyasına yapılan işçilik alacağı ödemesinin, bu ödemelerden sorumlu olduğu gerekçesi ile davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
İşçilik alacağına ilişkin yapılan yargılama neticesinde verilen kararın 21.12.2020 tarihinde kesinleşmiş bulunduğu, davacı tarafından takip dosyasına 15.01.2021 tarihinde ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
Davanın tarafları tacir olup, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması nedeni ile Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilmiştir.
Davacının ihtiyacı olan hizmetlerinin yerine getirilmesi amacı ile davacı ile davalılar arasında 21.04.2006, 12.04.2007, 28.04.2008, 08.06.2010, 23.06.2011, 23.07.2012 tarihli sözleşmeler uyarınca hizmetler davalılar tarafından kendi elemanları çalıştırılarak yerine getirilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tüm dosya kapsamı üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin 02.05.2024 tarihli bilirkişi raporunun ön rapor mahiyetinde olduğu, raporda yazılı eksikliklerin ikmali ile sunulan 09.07.2024 tarihli raporda taraflar arasında imzalanan ve dosya kapsamında bulunan hizmet alımı sözleşmesi, dosya arasına alınan dava ve takip dosyası kapsamında davalı nezdinde çalışan dava dışı işçiye davacı kurum tarafından ödenen tazminatlardan ve işçilik alacaklarından davalıların alt işveren sıfatıyla sorumlu olup olmadığı, ödenen miktarın davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği hususunda nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, dava dışı işçiye ödenen tazminat ve ferileri kapsamında inceleme ve tespitler bölümünde detaylı hesaplamaların gösterildiği ve şirketlerin sorumluluklarının gösterildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınabilir mahiyette bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller, taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmeleri kapsamı, bilirkişi incelemesi hep birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçi ...'ın davacı idareden ihale ile iş alan davalı yüklenicilerde çalıştığı, dava dışı işçinin davacı idare aleyhine açtığı dava neticesinde hükmedilen tazminatın dava dışı işçiye davacı idare tarafından ödenmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde çalıştırılan işçilerin kanuni alacaklarından davalı yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlemesinin yer aldığı, İş Hukukumuzda ve Yargıtay kararlarında alt işverenlerin, bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde ve eklentilerinde iş alan ve işçilerini o işyerinde ve eklentilerinde kendi adına çalıştıranların işveren sıfatına sahip oldukları, bu kimselerin aldıkları işleri asıl işverene ait işyerinde yapıyor olmaları nedeniyle bu yerlerin alt işverenler yönünden de işyeri anlamını taşıdığı, başka bir deyişle fiziki olarak tek olan yerin hukuki bakımdan hem asıl işverenin hem de alt işverenin işyeri olduğunun kabul edilmesi gerektiği, asıl işverenlerin alt işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan veya hizmet akdinden doğan yükümlülüklerden birlikte sorumlu olduğu ancak asıl işverenin sorumluluğunun alt işverenin sorumluluğu ile sınırlı olduğunun kabul edildiği, Yargıtay uygulamasına göre yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları kendi dönemleri sınırlı olarak sorumlu olduklarının kabul edildiği, davacı idare ile davalı şirket arasında imzalanmış olan sözleşme ve teknik şartnamede, işçilerin hak ve alacaklarından, davalı idareden ihale ile iş almış şirketin sorumlu tutulduğuna ilişkin düzenleme, ... kararları ve ... Dairesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davacı idarenin dava dışı işçiye ödemiş olduğu tutarların tamamını TBK hükümlerine göre davalılardan sorumlulukları oranında talep edebileceği kabul edilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplama gereğince davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
Her ne kadar kısa kararın yazdırılması esnasında davanın kısmen kabulüne yazılmışsa davada talebin 24.976,91-TL olmakla her bir davalı açısından kabul edilen alacak miktarı nazara alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, anılan hatanın maddi hata mahiyetinde olduğu tespit edilmekle resen tashih edilmek suretiyle düzeltilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulüne,
4.329,88-TL alacağın davalı ...’den 15/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4.801,57-TL alacağın davalılar ... ve ... Şirketinden 15/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4.341,97-TL alacağın davalı ... Şirketinden 15/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3.652,58-TL alacağın davalı ... Şirketinden 15/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 7.850,92-TL alacağın davalı ...’den 15/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Davanın davalı ...’a yönelik davasının reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 1.706,17-TL harçtan, peşin alınan 426,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.279,62-TL harcın davalılardan müştereken alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma, 426,55-TL peşin harç olmak üzere toplam 696,40-TL harcın davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.952,00-TL tebligat ve posta gideri ile 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.952,00-TL yargılama giderinin davalılardan (1.378,52-TL'sini davalı ...’den, 1.528,69-TL'sini davalılar ... ve ... Şirketinden, 1.382,37-TL'sini davalı ... Şirketinden, 1.162,89-TL'sini davalı ... Şirketinden, 2.499,53-TL'sini davalı ...’den) alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 24.976,92-TL vekâlet ücretinin davalılardan (4.329,88-TL'sini davalı ...’den, 4.801,57-TL'sini davalılar ... ve ... Şirketinden, 4.341,97-TL'sini davalı ... Şirketinden, 3.652,58-TL'sini davalı ... Şirketinden, 7.850,92-TL'sini davalı ...’den) alınarak, davacıya verilmesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan (540,87-TL'sini davalı ...’den, 599,79-TL'sini davalılar ... ve ... Şirketinden, 542,38-TL'sini davalı ... Şirketinden, 456,26-TL'sini davalı ... Şirketinden, 980,70-TL'sini davalı ...’den) tahsili ile hazineye irat kaydına, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı vekili Av. ... (e duruşma)'in yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy