T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/821 Esas - 2025/343
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/821 Esas
KARAR NO : 2025/343
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2023
KARAR TARİHİ : 26/05/2025
YAZIM TARİHİ : 30/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketle arasında süreklilik arz eden ticari iş niteliğinde mal alım satımı bulunduğu, davalı şirkete düzenlenen faturalardan anlaşılacağı üzere çeşitli mallar satıp teslim ettiği, defalarca borcun ödenmesinin talep edildiği, ihtar ve uyarılara rağmen ödeme yapılmadığı, .... E. dosyası ile 162.202,12 TL tutarındaki ödenmeyen faturalardan kaynaklanan muaccel hale gelmiş alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının borcu bulunmadığından bahisle, takibe ferileriyle birlikte borcun tamamına itiraz ettiği, takibi uzatmak amacıyla yapılan kötü niyetli itiraz nedeniyle takibin durduğu, satılan malı eksiksiz teslim ettiği, uzun zaman geçtiği halde ödeme yapılmadığı, TTK madde 20/2 hükmü ile faturanın alınmasından itibaren 8 gün içerisinde fatura içeriğine itiraz edilmez ise fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı, edimini ifa etmeyen davalının kötüniyetli olduğu, borcun kaynağının açık olduğu, haksız ve hukuka aykırı itirazlar nedeniyle takibin durduğu, alacağına kavuşamadığı için zarara uğradığı, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının fatura içeriğindeki malzemeleri eksik ve hatalı gönderdiği, bunun üzerine malzemeleri iade etmek istediği, davacının iade süreci aksatarak, uzatarak iadeye yanaşmadığı, eksik ve hatalı gönderilen malzemeler için usulüne uygun fatura düzenlenmediği ve usulüne uygun iletilmediği, malzemelerin tam ve eksiksiz teslim edildiğine ilişkin irsaliye, belge bulunmadığı, bahse konu fatura bedeli karşılığı işin tam anlamı ile yapılmadığı, davacıya bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcunun olmadığı, 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde sadece faturada belirtilen verilerin doğruluğu karinesinin doğacağı, faturaya konu iş veya hizmetin yapıldığı anlamında olmayacağı, uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanmasının gerekeceği, tebliğ edilen fatura içeriğinin kesinleşmesinin söz konusu olmayacağı, davacının eksik ve hatalı malzemelerin iadesini almadan fatura düzenleyerek, haksız ve hukuka avkırı olarak icra takibi başlatılması nedeniyle tüm yasal haklarını saklı tuttuğunu, haksız davanın reddine, davacı aleyhine 9020' az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... Esas sayılı takip dosyası,
-Davacı ve davalının ticari defterleri,
-Arabuluculuk tutanağı,
-Yemin,
-Bilirkişi raporu.
28/05/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacının 3 adet toplamı 162.202,12 TL fatura alacağı, 3.530,59 TL işlemiş faizi toplam 165.732,71 TL nin tahsili için başattığı ilamsız takip, davalının süresinde asıl alacak, ferilerin tamamı ile faize itirazı üzerine durduğu, davacının itirazın iptali istemi ile bu davayı açtığını, davacı ve davalı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğunu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış usulüne uygun olarak tasdik edilmiş olduğunu; HMK madde 222/2 “Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbiri doğrulamış olması şarttır.” hükmü uyarınca lehe delil niteliği taşıdığını, 20.09.2023 tarih 96.469,72 TL tutarlı, 26.09.2023 tarih 63.512,40 TL tutarlı, 06.10.2023 tarih 2.220,00 TL tutarlı faturaların tarafların her iki tarafın yevmiye defterinde kayıtlı olduğu, HMK madde 222 “(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması.” hükmü uyarınca lehe delil niteliği taşıdığı her iki tarafın ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğunu, davalının eksik ve ayıplı malzeme teslimine ilişkin bir ihtar yada iade faturasının bulunmadığını, taraf defterlerinde davaya konu faturalar için herhangi bir ödeme ve tahsilatın kaydı tesbit edilmemiş olması karşısında davacının üç adet faturadan kaynaklı toplamı olan 162.202, 12 TL tutarında alacaklı olduğunu, davacı takipte 3.530,59 TL işlemiş faiz talep etmiş, davalı itirazında faize de itiraz ettiğini, davacı takip öncesinde davalıyı temerrüde düşürmediğinden takip öncesi faiz talep imkanı bulunmamakla beraber taktir mahkemeye ait olmak üzere faize hükmedilmesi halinde, 20.09.2023 tarih 96.469,72 TL tutarlı fatura için 09.11.2023 takip tarihine kadar işlemiş faiz 2.213,52 TL, 26.09.2023 tarih 63.512,40 TL tutarlı fatura için 09.11.2023 takip tarihine kadar işlemiş faiz 1.282,43 TL, 06.10.2023 tarih 2.220,00 TL tutarlı fatura için 09.11.2023 takip tarihine kadar işlemiş faiz 34,64 TL olmak üzere toplam: 530,59 TL olduğunu belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde, davalı ile ticari ilişki kurulduğu, çeşitli malların satıldığı ve teslim edildiği, ancak bedellerin ödenmediği, bu sebeple takip açılmışsa da davalı tarafından takibe itiraz edildiği ileri sürülmekle itirazın asıl alacak yönünden iptali talep edilmiştir.
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde, mal satımına dair ticari ilişki ikrar edilmekle fatura konu malların eksik ve hatalı gönderildiği, iade edilmek istenmesine rağmen davacının iadeye yanaşmadığı savunulmuştur.
Eksikliklerin ikmali ile dava taraflarının ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmekle mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 28/05/2024 tarihli raporda davacı ve davalı ticari defterlerinin usulüne uygun ve eksiksiz tutulduğu, HMK'nun 222/2 maddesi gereğince delil niteliği taşıdığı; 20/09/2023 tarihli ve 96.469,72-TL, 26/09/2023 tarihli ve 63.512,40-TL, 06/10/2023 tarih ve 2.220,00-TL bedelli faturaların her iki tarafın yevmiye defterlerinden kayıtlı olduğu, davalı tarafından eksik ve ayıplı malzeme teslimine ilişkin ihtar ya da iade faturasına rastlanılmadığı, tarafların defterlerinde yazılı faturalar açısından ödeme ve tahsilat kaydı bulunmadığının tespit edildiği, davacının davalıdan 162.202,12-TL alacaklı olduğu kanaatinin beyan edildiği görülmüştür.
Davalı tarafından yasal süresinde sunulduğu anlaşılan cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı tespit edilmekle yemin delili hatırlatılmış, davalı vekilinde 24/04/2025 tarihli yemin metni hazırlanmakla metin davacıya tebliğ edilmiş ve davacı 26/05/2025 tarihli celsede hazır bulunarak "davalı şirkete, aramızdaki ticari ilişki gereği malzemeleri tam ve eksiksiz gönderdiğime, elden herhangi bir şekilde para veya çek almadığıma, tarafıma düşen edimleri tam ve eksiksiz yerine getirdiğime, tüm beyanlarımın gerçeğe uygun olduğuna ve hiçbir şey saklamadığıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde yemin etmiştir.
İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Taraflara ait ticari defter ve kayıtlarda yapılan inceleme neticesinde takibe konu edilen faturaların dava taraflarınca kayıt altında alınmış bulunduğu, davalı tarafından ayıplı ifa ileri sürdüğü, bu halde ayıplı ifayı ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, davalının bu yönde yazılı bir delil sunamamakla beraber yerine getirilen yemin ifası ile de ispatın gerçekleşmediği anlaşılmakla davacı açısından sübut bulan davanın kabulüne, davalının itirazında haksız olduğu, itirazın takibi geciktirmek maksadı ile yapıldığı kanaati hasıl olmakla icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile davalının .... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın asıl alacak miktarınca iptaline, takibin asıl alacak yönünden aynı şartlarla devamına, davalının kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 32.440,42-TL icra inkar tazminatına mahkumiyetine,
2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 11.080,03 -TL harçtan peşin alınan 1.941,35-TL harcının mahsubu ile 9.138,68-TL bakiye harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.295,00-TL yargılama gideri ile 269,85-TL başvurma harcı ve 1.941,35-TL peşin harç toplamı 5.506,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili Av. ...., davacı şirket yetkilisi ...., davalı vekili Av. .... 'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.