T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/835 Esas
KARAR NO : 2025/31
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
YAZIM TARİHİ : 16/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 23.05.2023 tarihinde, kurulan sözleşmede yer alan taşınmazların sera imalatına uygun hale getirmek için, iş makinası ile Mayıs-Temmuz 2023 ayları içerisinde tamamlanmak üzere açma kapama işleri konusunda anlaşma yapılmış olduğunu, buna göre Dolgu malzemesi sefer fiyatının 2.250,00 TL + KDV ve ... Ekskavatörün bir saatlık çalışma birim fiyatı 1.500,00 TK + KDV olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşenleri ifa etmiş olmasına rağmen karşı tarafın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirket adına 09.06.2023 tarihli 213.837 TL bedelli, 16.06.2023 tarihli 323.984,20 TL bedelli ve 01.07.2023 tarihli 59.007,90 TL bedelli üç adet fatura düzenlemiş olduğunu, faturalara herhangi bir itirazın olmadığını, müvekkilinin alacağına kavuşması için önce ... başlatılan takibe devamında ... E sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunu, davalı tarafından takibin bütününe itiraz edilmiş olduğunu, bu safhada borçlu tarafından hangi faturaya ait olduğu belirtilmeden bir takım ödemeler yapılmış olduğunu, ödeme emrinin tebliğ edilmesinden sonra 21.07.2023 tarihinde 300.000 TL, 24.07.2023 tarihinde 156.829,10 TL ödeme yapılmış olduğunu, bu miktarlar düşülerek yapılan kapak hesabında 15.09.2023 arabulucuya başvuru tarihi itibariyle 87.724,82 TL alacağın devam ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptaline, 87.724,82 TL bakımından takibin devamına, %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 23.05.2023 tarihinde bir protokol düzenlenmiş olduğunu, davacı şirket tarafından bu protokol kapsamında 09.06.2023, 16.06.2023 ve 01 .07.2023 tarihli üç adet fatura düzenmiş olduğunu, davacı şirketin faturaların gönderilmesinden hemen sonra 12.07.2023 tarihinde ...E sayılı dosyası ile takip başlatmış olduğunu, takibe yetki bakımından yapılan itiraz üzerine dosyanın kapatılmış olduğunu, bu sefer yetkili ...E sayılı dosyası ile 25.08.2023 tarihinde başlatılan takibe de 25.08.2023 tarihinde itiraz edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından 21.07.2023 tarihinde 300.000 TL, 24.07.2023 tarihinde ise 156.829,10 TL ödeme yapılarak takibe konu edilen 3 adet faturanın bedelinin ödenmiş olduğunu, takip açılmasına müvekkilinin neden olmadığını, taraflar arasında düzenlenen protokolde ödeme günü belirlenmemiş olduğunu, davacı şirketin 30 günlük yasal ödeme süreleri dolmadan ve ihtarname çekmeden müvekkili firma aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, davacı tarafından işletilen faizinde hatalı olduğunu, ödeme süresi dolmadan, ihtarname gönderilmeden faiz işletilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Taraf ticari defter ve kayıtları,
-Taraflar arasında imzalanan protokol ve faturalar,
-Bilirkişi raporları:
18/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların ticari defter tasdikleri ve kayıtlarının, Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarının tutulmuş olduğu, ticari defterlerin tasdik işlemlerinin tabloda gösterildiği gibi, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasa, usul ve esaslara uygun olduğu, davacı tarafından davalı şirket aleyhine ... E sayılı takip dosyası kapsamında düzenlenen 25.08.2023 tarihli ödeme emrine göre, asıl alacak 73.837,00 TL, asıl alacak 323.984,20 TL, asıl alacak 59.007,90 TL işlemiş faiz miktarı 1.393,07 TL, işlemiş faiz miktarı 3.066,75 TL, işlemiş faiz 297,87 TL, toplam alacak miktarı 461.586,79 TL olduğu, borcun nedeninin 213.837,00 TL, 59.007,90 TL, 323.984,20 TL bedelli faturalar olduğu, davalı vekili tarafından 25.08.2023 tarihli dilekçe ile borcun tamamına, faiz oranına, işlemiş işleyecek faize ve tüm ferilerine itiraz edilmiş olduğu, taraflar arasında 23.05.2023 tarihinde düzenlenen protokole göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenecek faturalar karşılığında ödemenin ne zaman yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, keza davacı tarafından düzenlenen 4 adet fatura üzerinde de fatura ödeme tarihinin yazılı olmadığı, bu bakımdan taraflarca ödeme tarihi konusunda belirsizlik bulunmakta olup, ödeme tarihinin tespit ve tayininin Mahkemenin takdirinde olduğu, gerek davacı ve gerekse davalı tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, uyumsuzluğun davalı tarafından davacı şirkete verilen 01.10.2023 vadeli - 40.000 TL bedelli çekin muhasebe defterlerine kayıt tarihinden kaynaklandığı, muhasebe tekniği ve usulü bakımından verilen ve alınan çekler, işlemin yapıldığı tarih itibariyle tarafların cari hesaplarına borç ve alacak kaydedilmesi gerektiği, davalı tarafından 24.07.2023 tarihinde verilen çekin aynı tarihte davacı şirket tarafından davalı şirketin alacağına kaydedilmesi gerektiği, bu kaideden hareketle tarafların ticari defter kayıtlarına göre 25.08.2023 takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete borçlu olmadığı belirtilmiştir.
26/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... (yeni ...) E sayılı dosyasında; 12.07.2023 takip tarihi itibariyle talep edilebilecek toplam alacağın 4564.829,10.TL, fazla talep edilen miktarın 4.757,69 TL (faizden kaynaklanan fazlalık) olduğu, takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce 21.07.2023 ve 24.07.2023 tarihli ödemelerin mahsubu ile, 18.12.2023 dava tarihi itibariyle bakiye dosya borcunun 87.590,75 TL (69.530,29 TL'lik kısmı bakiye asıl alacak, 10.370,02 TL'lik kısımı haricen tahsil harcı, 4.690,14 TL'lik kısmı faiz, 3.000,00 TL'lik kısmı icra vekalet ücreti farkı) olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı ile davalı arasında sera imalatına elverişli alan hazırlamak amacıyla ekskavatör çalıştırılması işine ilişkin eser sözleşmesinin akdedildiği hususunda herhangi bir anlaşmazlık bulunmamakta olup, taraflar arasındaki husumet icra takibine konu faturalar sebebiyle işleyecek faizin başlangıç tarihi hususunda toplanmaktadır.
Davacı TTK 1530 uyarınca davalının temerrüde düştüğünü, faizin zikredilen maddede belirlenen tarihte oluştuğunu, davalı ise takip tarihine kadar temerrüdün oluşmadığını iddia etmektedir.
Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı TTK 1530 vd. maddeler de düzenlenen istisnai hükümlerin uygulanacağı sözleşmelerden olmadığı anlaşılmakla genel temerrüt hükümlerinin eldeki dosyada uygulanacağı kabul edilmiştir. Davacının takip öncesi davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin eldeki davada delil sunulmamış olduğundan takip öncesi döneme ilişkin davacının faiz talebi yersiz olmakla asıl borcun dava öncesi ödendiği anlaşılmakla davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacının kötü niyeti ayrıca ispat olunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 1.498,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 882,73 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ...'nin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.