T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/90 Esas - 2026/358
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/90 Esas
KARAR NO : 2026/358
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 05/02/2023
KARAR TARİHİ : 12/05/2026
YAZIM TARİHİ : 04/06/2026
DAVA:
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; 2016 Ocak ayından itibaren davalı ... için üretilen işler kapsamında davalı firmayla üretici/tedarikçi firma olarak çalıştıklarını, aradaki tedarik ilişkisinin ihale usulü değil doğrudan temin usulü olduğunu, davalı firmanın siparişlerini aralarındaki elektronik platform (portal) üzerinden kendilerine ilettiğini, ürün kalite kontrol aşamasına geldiğinde davalı firmaya portal üzerinden bilgi verildiğini, davalı firmanın bunun üzerine siparişi kontrol ederek kabul veya reddettiğini davalı firmaya ayıplı ürün teslimatının mümkün olmadığını, davacının, davalı firma eseri kabul ettiği için, her türlü sorumluluktan kurtulduğunu, davalının, ürünler hakkında detaylı denetim raporları sunduğunu ve en küçük hataları tespit edebildiğini, fakat toplattırdığını iddia ettiği ürünleri sorunsuz teslim aldığını ve bu ürünlerin toplattırıldığına dair herhangi bir bildirimde bulunmadığını,
Denetimler sonrası hatalı ayıplı bulduğu ürünleri müvekkiline yeniden ürettirilmesine rağmen, aynı ürünlere ilişkin nefaset kesintisinin, amacına aykırı bir şekilde, ek olarak, keyfi olarak bu kesintiyi uyguladığını, davalının kendi firma personeli tarafından, davacı firmanın ürettiği ürünlerin %89,4 kabul, %5,6 olduğu gibi kullan şeklinde kalite denetim sonuçlarının yorumlandığı ve bunun ... raporuyla oynandığı iddia edilen ürünlerin kendilerine iade edilmediğini ispatladığını,
... raporlarının davalı tarafından denetlenerek uygun bulunduğunu, denetim anındaki raporlarda, tolerans aralığının uymadığı, aynı olduğu v.b. uygunsuzlukların tespit edilip rapora işlenebildiğinin sunulan denetim raporlarında sabit olduğunu, 20.08.2020 tarihli e-postada etik dışı uygulama yapıldığının, davacı tarafından kabul edilmediğini, davalının sunduğu belgelerle, hatalı ayıplı bulduğu ürünleri iade ettiğini kabul etmesine rağmen, keyfi olarak kesinti yaptığını kabul ettiğini, davalı firmanın, davacı firmaya ilettiği, kalite denetim sonuçları / sevkiyat değerlendirme performansı karnesine ilişkin oranları içerir raporun tarihi 01.08.2022 olduğundan, bu oranların, 2022 senesinde belirlendiğini, bunun, müvekkilinin ürettiği tüm ürünlerin, davalı tarafından, kontroller sonrası onay verilerek, direkt teslim alınması anlamına geldiğini, bu sebeple nefaset kesintisi uygulamasının hukuki dayanağı olmadığını, denetimler sonrası hatalı ayıplı bulduğu ürünleri kendilerine yeniden ürettirdiklerini sunduğu “uygunsuz- tedarik” ek2 formu ile davalı tarafın kabul ettiğini, yeniden ürettirip teslim aldığı ürünlere ilişkin “nefaset kesintisinin amacına aykırı şekilde” ek olarak keyfi olarak bu kesintiyi yaptığını kabul ettiğini, faturadaki hangi ürünlerin ayıplı olduğuna dair davalı firmadan cevap alamadıklarını, davalının web sitesinde yer alan “... Sipariş Emri Hüküm ve Şartları” belgesini kabul etmediklerini, bu belgeyi kabul anlamına gelmemek üzere, bu belgedeki 3/c maddesindeki hükmün dava konusuyla alakası bulunmadığını, davalı ... Tedarik Yönetim İzlecinin, ilgili maddesini esas alarak, firma kaynaklı uygunsuzluklarda, uygunsuzluğun niteliğine bağlı olarak mal, hizmet ve yapım işlerinin kabulünü nefaset payı kesintisi ile yapabileceğini iddia etmekte ise de kendilerinin hiçbir zaman sunulmayan ve haber verilmeyen ilgili yönetim izlecinden sorumlu tutulamayacaklarını,
24.10.2019 tarihli toplantı evrakında davacının firma personellerinin adının bulunmadığını, ... ve ... 'in yetkisinin bulunmadığını, davacının nefaset kesintisine onay veren personelinin temsil yetkisinin bulunmadığını, buna rağmen davalı firmanın “nefaset bedeli” adı altında 17.12.2019 tarihinde 10.212,50-USD tutarında fatura düzenlediğini, sözkonusu faturanın nasıl ve neden USD üzerinden hesaplandığı hakkında kendilerine açıklama yapılmadığını, söz konusu faturanın ..., ..., ... kodlu ürünlerin ... ölçüm raporlarında hata olduğunun tespiti için çalıştırılan teknisyen ve mühendis işçiliği ücreti olduğunu, fatura mahsubunun, fatura tarihinde davalıdan alacaklı olan kendilerinden, o tarihte değil, davalı firmanın kendi seçtikleri, ara dönemlerde mahsup edildiğini, 14.07.2021 tarihinde 28.277,29-TL tutarında 17.12.2019 tarihli kur farkı faturasının kesildiğini, 17.12.2019 tarihinde USD kurunun 5,8344 olduğunu, faturanın o tarihte 59.583,31 TL'ye denk geldiğini, fakat mahsup işleminin 87.861,20-TL olduğunu, davalının, mahsup işlemi uyguladığı faturaları 16.06.2022 tarihinde bildirdiğini, fakat mahsup işlemini, 14.07.2021, 23.08.2021 ve 22.09.2022 tarihlerinde, davacının iki sene önce doğmuş ve davalı tarafından ödenmemiş alacaklarından yaptığını,
Davacının 16.06.2022 tarihinde mahsuptan haberdar olduğunu, davalının fiziki olarak faturaları tebliğ etmediğini, davalı tarafından hazırlanan sipariş emirlerinde, ödemelerin 30 gün içinde yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen, bugüne kadar, hiç bu sürede ödeme yapmadığını, davacının davalıya kestiği faturalardaki alacakların TTK m. 1530 hükümlerine göre temerrüt faizlerinin de hesaplanması gerektiğini, 12.11.2020 tarihinde 426.641,11-TL tutarında ... ürünlerine dair ... ölçümlerinde sorun olduğu iddiasıyla nefaset bedeli faturası kesildiğini, söz konu ürünlerin fatura tarihinden önce kabul edildiğini bu sebeple yasal ihbar süresinin kaçırıldığını, davacının ilk nefaset kesintisi faturasından, ikinci nefaset kesintisi faturasını aldığında haberi olduğunu ve bu faturaya 16.10.2020 tarihli maili ile itiraz ettiğini, davacı firmanın STT Sektör Başkanlığı'na düzenlediği faturaların %20'si oranında kesilen bu tutarın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
Bu sebeplerle 10.212,50-USD tutarlı faturanın şimdilik 1.000,00-TL'sinden, 426.641,11-TL'lik faturanın şimdilik 4.000,00-TL'sinden, 28.277,39-TL'lik faturanın şimdilik 1.000,00-TL'sinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam fatura bedellerinin 5.000,00 TL'sinden borçlu olmadıklarının tespitini, bu bedellerin her birinin mahsup edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, etik dışı mühendislik uygulamaları ile ölçüm değerlerini değiştirdiği malzemeleri, ...'a hatasızmış gibi birçok defa teslim ettiğini, ... tarafından bu etik dışı davranışların varlığının davacı firmaya bildirildiğini ve davacının bunu kabul ettiğini,
Davaya konu mahsup işlemlerini, davacı ile müzakere edip, her iki tarafça kabul edilmesi üzerine uyguladıklarını, bunun yazışmalarla sabit olduğunu, buna rağmen 3-4 sene sonra dava yoluna başvurmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu malzemelerin kalite kontrolü kapsamında, davacı tarafından, ... cihazı ile seviye ölçümleri yapılarak, çıkan sonuçları davalıya iletildiğini, söz konusu ölçümlerin son derece hassas ölçümler olup, sonuçların aynı çıkmasının teknik olarak mümkün olmadığını, davacı tarafından aynı stoklu malzemelere ilişkin farklı zamanlarda gelen ... ölçümlerinin birebir aynı olduğunun tespit edildiğini, davacının bu ölçümleri manuel olarak değiştirdiğini kabul ettiğini, davacının ürünlere etik dışı müdahalede bulunarak fiziki denetimden geçmesini sağladığını, zaten ... ölçümlerindeki manuel müdahalenin yapılan denetim sırasında fark edildiğini, davacının iddia ettiğinin aksine, davalının tedarik edilen ürünlerin sayısının fazlalığın sebebiyle tedarikçi firmalarıyla daha önceden paylaşılan örnekleme yöntemiyle denetlendiğini, örneklemelerde malzemeler uygun bulunduğu takdirde devam eden süreçte yerinde denetim yapılmamakta tedarıkçılerın gönderdiği rapora itibar edilmekte olduğunu, yerinde denetim esnasında davalı firma kalite kontrol personelinin gözlemci olarak bulunduğunu,
Davacının kendi ölçüm aletleri ve bu aletlerin operatörleriyle ölçüm yaptığını, davalının personelinin ise davacının personelinin yaptığı ölçüm ile dokümanlarda geçen tolerans aralıklarını karşılaştırdığını, davacının yerinde denetim esnasında yaptığı müdahale ile ölçümleri yapan ... operatöründe arka planda geçmişe ait paralel program çalıştırmış ve ölçüm bittiği anda geçmiş programın ölçüm çıktılarını vererek davalı kalite personelini yanılttığını, davacının ürünler üzerinde gerçekleştirdiği etik dışı davranışın bir kısmının ara denetim aşamasında, bir kısmının ise ürünlerin kullanıldığı projelerde gerçekleşen aksamalar sonucu tespit edildiğini, davacının usulsüz bu davranışlarının tespitinin davalı tarafından ancak farklı tarihlerde davacının kendilerine iletilen ölçüm raporlarının geçmişe dönük karşılaştırılması veya bu ürünlerin kullanımı sırasında anlaşabilecek nitelikte olduğunu, bu nedenle mahsup işlemlerine konu ürünlerin ... ölçüm raporlarının davalıya ilk gönderildiği anda tespitinin mümkün olmadığını, davacının sunduğu videonun denetim esnasında çekilen bir video değil davacı tarafından kendi personeliyle çekilen bir video olduğunu,
Davalı tarafından, ürün hatalarıyla ilgili bildirimlerin davacıya yapıldığını, iç yazışmalarında, 21.02.2019 ve 07.03.2019 tarihlerinde davacının gönderdiği “...” kodlu ürününün tolerans içi değerlerinin birbirinin aynı olduğu, ilk raporun ikinci sayfasında tolerans dışı olan değerlerin ikinci raporda tolerans içine sokulduğunu, “...” kodlu ürüne ilişkin 31.01.2019 ve 16.05.2019 tarihli ölçüm raporlarında ölçüm değerlerinin aynı olduğunu, ilk rapordaki tolerans dışı değerlerin ikinci raporda tolerans içine sokulduğunu, “...” kodlu malzemenin montaj esnasında ortaya çıkan sorunlar sebebiyle ölçümlerinin yapılmasının ardından konnektör detay ölçüsünün hatalı olduğunun tespit edildiğini bu malzeme için 22.03.2019 ve 01.04.2019 tarihlerinde gönderilen ölçüm raporlarında aynı çıkması mümkün olmayan değerlerin birebir aynı olduğunun görüldüğünü, ... kodlu ürününün önemli projelerinden birinde kritik hata yarattığını ve bu sebeple ürünü toplattırdığının belirtildiğini, bunları davacının dosyaya kazandırmasına rağmen bu hataların kendilerine bildirilmediğini iddia ettiklerini,
Davacı taraf ile 23.10.2019 tarihinde bu hatalarla alakalı toplantı planladıklarını, davacının yapılmadığını iddia ettiği 24.10.2019 tarihli toplantının yapıldığını, toplantının ardından 10.232,50-USD'lik tutarın davacının açık faturalarından mahsup edilmesine dair 17.12.2019 tarihinde mail attıklarını, davacının kalite kontrol müdürü ... tarafından kendilerine 17.12.2019 tarihinde e-posta ile söz konusu nefaset kesintisinin üst yönetim onayı ile kabul edildiğinin kendilerine bildirildiğini, nefaset kesintisi faturasını onaylayan çalışanın yetkisizliği iddiasının geçerli olmadığını, zira, şirket yetkilisi ...'in yapılan toplantılara bizzat katıldığını, usulsüz işlemleri açıkça kabul ettiği ve e-postalarda bilgi kısmında bulunduğunu, davacının 10.212,5-USD tutarlı mahsup bedeline hiçbir zaman itiraz etmediğini, meydana gelen durumu ve söz konusu tutarı kabul ettiğini, davacının usulsüz davranışları sebebiyle kararlaştırılan nefaset kesintisini kabul etmesine rağmen söz konusu süreçler yokmuş gibi ileri sürdüğü iddiaların kötü niyetli olduğunu,
Davalı tarafın 04.02.2020 tarihinde davacıya ziyaret gerçekleştirerek, “Firma İyileştirme Çalışması Raporu” hazırlayarak davacıya ilettiğini, davacının önerileri gerçekleştirmeyerek usulsüz uygulamalarına devam ettiğini, usulsüz uygulamalar tespit edildiğinde 20.07.2020 tarihinde haklarında işlem başlatıldığını, 18.08.2020 tarihinde davacıya e- posta gönderildiğini, davacının bu e-postaya 21.08.2020 tarihinde e-posta ile cevap vererek usulsüz davranışlarının varlığını açıkça kabul ettiğini, davacının hiçbir zaman ayıplı ürün vermediğine dair iddialarının bu sebeple gerçek dışı olduğunu, bunun üzerine iki tarafın yetkilileriyle toplantı gerçekleştirildiğini, 14.10.2020 tarihinde davalıya gönderilen e-posta ile söz konusu etik dışı davranışların ikinci kere tekrarı sebebiyle açık hakedişlerinin %20'si tutarına tekabül eden 426.641,11-TL”nin mahsup edileceğinin bildirildiğini, bu e-postada mahsup işlemine konu açık faturaların listesinin de yer aldığını, davacının bu e-posta uyarınca bildirilen mahsup yöntemine hiçbir itirazda bulunmadığını, 16.10.2020 tarihli postada davacının kesinti kabul ederek kesinti üzerinden indirim ve taksit talep ettiğini, bu talebe istinaden 12.11.2020 tarihinde davalı tarafın davacıya üç taksitle mahsup işlemi gerçekleştirileceği bildirildiğini, bu e-postaya cevaben aynı tarihte davacı şirket yetkilisinin e-postasında taksitlendirmeye itiraz etmediğini devamında mahsup faturası düzenlenerek davacıya iletildiğini ve davacı tarafından bu faturaya itiraz edilmediğini, usulsüzlüklerle alakalı “Acil Aksiyon Planı” ve alınan diğer önemlerden bahsedildiğini, davacının dayandığı kalite denetim sonuçları tablosundaki oranların davacı tarafından usulsüzlük yapılan aşamadan önceki sürece dair olduğunu, ... Tedarik Yönetim İzleci'nin 7.9.2 maddesinde “firma kaynaklı uygunsuzluklarda, uygunsuzluğun niteliğine bağlı olarak mal, hizmet ve yapım işlerinin kabulü nefaset payı kesintisiyle yapılabilir.” hükmünün bulunduğunu, bu iç düzenlemeden kaynaklı olarak ...'ın nefaset kesintisi yapma kararı alabildiğini, ... Sipariş Emri Hüküm ve Şartları 3/e maddesi uyarınca “satıcının ...'a herhangi bir borcu bulunması halinde, ... söz konusu alacağını, Satıcı'ya işbu ... kapsamında yapılacak ödemelerden mahsup edebileceği gibi, Satıcı ile ... arasında yapılmış herhangi bir sözleşme veya ... tarafından satıcıya verilmiş herhangi bir sipariş emri kapsamında satıcıya yapılacak ödemelerden de mahsup edebilecektir.” hükmü bulunduğunu ve bu şartnamenin iki tarafında kabulünde olduğunu, 21.03.2022 tarihli e-postanın mahsuplaşma sürecinden 2 sene sonra atıldığını,
Ayıp ihbarının TTK madde 18'e göre yapılmadığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, faturaların davacı yanca kabul edildiğinin ... kayıtlarında sabit olduğunu, 10.212,50-USD ve 426.641,11-TL tutarındaki faturaların aynı zamanda fiziki olarak davacıya gönderildiğini, bu faturalara itiraz edilmediğini, 10.212,50-USD tutarlı faturanın davacıya e-fatura sisteminden, e-postayla, davalı tarafından yazılan 21.01.2024 tarihinde davacıya teslim edilen yazıyla bildirildiğini, kur farkı faturasının vergisel kayıtlar için düzenlendiği ve diğer faturalar gibi işleme konularak davacıdan talep edilmediğini, faturanın mahsup edilmediğini ve herhangi bir mahsup işlemine konu edilmeyen bu tutar hakkında davacının bir hak ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davaya konu iddialar yönünden senetle ispat kuralının geçerli olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından sipariş edilip, davacının tedarik ederek davalıya teslim ettiği ürünlerden kararlaştırılan özelliklerin bulunmadığı gerekçesi ile davalı tarafından davacı adına düzenlenen nefaset kesintisi ve fiyat farkı nedeniyle düzenlenen faturalardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizce, davaya konu üç adet fatura toplam bedelinin 647.015,62 TL olması nedeniyle menfi tespit davasına konu toplam bu tutar üzerinden eksik harç ikmal ettirilmiştir.
Taraflarca delil olarak dayanılan sipariş emri genel hüküm ve şartları başlıklı belge, karşılıklı yapılan yazışmalar, yazışma ekindeki teknik değerlendirmeler, taraflar arasındaki e-mailler, ... ölçüm raporları ve diğer belgeler dosyaya sunulmuş, yazılan müzekkerelerle temin edilmiş,
Mahkememizce oluşturulan bilirkişi kurulundan, taraflara ait ticari defter ve kayıtları yerinde inceleme yetkisi verilerek, ticari defter ve kayıtları da kapsayacak şekilde dosya kapsamı bütün olarak değerlendirilmek suretiyle 01/12/2024 tarihli rapor ve tarafların itirazlarını karşılar şekilde 23/12/2025 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
Taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucu;
Dava konusu 17.12.2019 ve ... Nolu 59.583,81 TL, 12.11.2020 ve ... Nolu 426.641,11 TL, 14.07.2021 tarih ve ... Nolu 28.277,39 TL tutarındaki (üç adet fatura) faturanın her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu, davacının itibariyle davacının davalıdan 698.984,46 TL alacaklı olduğu, davalının defter kayıtlarına göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 695.627,28 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. İncelemeye ibraz edilen defter belgeler ve muavin defter kayıtlarına göre 31.12.2022 tarihi itibariyle 3.327,18 TL tutarındaki cari hesap farkının 2018 takvim yılı veya önceki yıllara ilişkin defter kayıtlarından kaynaklandığı, davaya konu olan faturaların düzenlendiği, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında tarafların defter kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü tespit edilmiştir.
Tespitine raporda yer verilmiştir.
... AŞ Sipariş Emri Genel Hüküm ve Şartları başlıklı belgenin mevcut dava ile ilgili hükümleri aşağıdaki şekildedir.
1) Sipariş
a) ... tarafından teklif sahibine gönderilmiş olan sipariş emrinde de varsa eklerinde belirtilen hüküm ve şartlara ilaveten işbu dokümanda belirtilen hüküm ve şartlar ... tarafından satıcıya verilen siparişin hüküm ve şartlarını oluşturur.
2) Muayene ve kabul
a) ... ve varsa ekleri hükümleri uyarınca ... yetkililerinin düzenleyeceği muayene raporu kesindir ve tarafları bağlar.
b) Teslim/ifa edilen işlerin ... gereklerine uygun bulunmaması halinde ... işleri kısmen veya tamamen reddetme hakkını haizdir reddedilen işler madde 8 hükümlerine ve ... diğer haklarına halel gelmeksizin her türlü masrafı satıcıya ait olmak üzere ... tarafından belirlenecek de satıcıya bildirilecek süre dahilinde efsane kafa uygun hale getirilecek veya uygun olanları ile değiştirilecek ve tekrar muayeneye sunulacaktır.
c) Red sonucu yeniden muayeneye sunulan işlerin ikinci kere reddedilmesi durumunda ... madde 12 a ve c hükümlerini uygulamak veya ...'nin maddi 12 ve c hükümlerine göre fesih hakkı ve gerek ...'nin pesinden gerekse işlerin ifasından ki gecikmeden kaynaklanan zarar ve ziyana karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla cezalı veya cezasız ek süre vererek satıcının taahhütlerini yerine getirmesini beklemek hakkını haizdir.
Davacı mevcut davada, alacaklarından mahsup edilen ve nefaset kesintisi ile kur farkına istinaden düzenlenen fatura bedellerinin dava dilekçesinde yazılan nedenlere dayalı olarak iadesini istemektedir.
Davacı şirket ile davalı arasında mevcut satım sözleşmesi kapsamında davacının davalı şirketin tedarikçisi olarak, davalı tarafından portal üzerinden iletilen "Sipariş Formları" ile belirtilen malzemeleri teslim ettiği ve fatura mukabilinde davacıya bedelinin ödendiği konusunda çekişme yoktur.
Yine kök raporda;
Her ne kadar TBK nda “muayene ve ihbar külfeti” alıcının sorumluluğu kapsamında düzenlenmekte ise de, bu hükmün emredici olmadığı izahtan vareste olup, taraflar arasındaki tedarik sözleşmesinin uygulanmasında, davacının ... cihazı ile malzemelerin kontrol edilmesi konusunda bir teammül oluştuğu, tarafların beyanından anlaşılmaktadır.
Yukarıda, “Teknik İncelemeler” bölümünde detaylarıyla açıklandığı üzere, davacı yanın ... cihazı ile yapmış olduğu kontrollerde;
... (...) ürüne ait 21.02.2019 ve 07.03.2019 tarihli ... ölçüm raporlarının tolerans içi değerlerinin milimetrenin onbinde biri mertebesine kadar birebir aynı olduğu ve ilk rapordaki tolerans dışı değerlerinin ikinci raporda tolerans içine sokulduğu;
... (...) ürüne ait 31.01.2019 ve 16.05.2019 ... ölçüm raporlarının tolerans içi değerlerinin milimetrenin onbinde biri mertebesine kadar birebir aynı olduğu ve ilk rapordaki tolerans dışı değerlerinin ikinci raporda tolerans içine sokulduğu;
... (...) ürüne ait 22.03.2019 ve 01.04.2019 tarihli ... ölçüm raporlarının tolerans içi değerlerinin milimetrenin onbinde biri mertebesine kadar birebir aynı olduğu, anılan ürünün daha önce ... tarafından kabul edildiği ancak üst birim montajında konnektör detay ölçüsünde hatalı ölçümler olduğu;
... (...) ürüne ait ... ölçüm raporlarında, ... kodlu mil parçasının istenilen doğrusallık, eşmerkezlilik ölçülerinin toleransı 0,01 olması gerekirken 0,1 ile 0,36 arasında olduğu ve solenoid birimi üst birim montajında takılmalara sebep olduğu;
... (...) parçalarında theorical değerleri ile actual değerlerinin aynı değer olarak girildiği; ... (...) parçasına ait aynı referans düzlemi için farklı değerler kullanıldığı; ... (...B) ürününde orijin değerinin ölçüsünün tolerans aralığı içerisine sokulduğu;
Tespit edilmiş olup, bu suretle davacı tarafından yapılan test işlemleri ile düzenlenen raporda, “gerçeğe aykırı” tespit sonuçlarına yer verilmiş olabileceği anlaşılmaktadır.
Buna mukabil, yine “Teknik İncelemeler“ bölümünde davalı tarafından kesilen nefaset oranının hesabında, kullanılan, teknisyen ve mühendis çalışma saatlerinin neye göre belirlendiği, anılan saatler için bu faturadaki nefasete konu işler için hangi işlerin ne kadar saatte yapılacağı ile ilgili puantajlarının açılımının belli olmadığı, teknisyen ve mühendislik işçilik ücretinin neden dolar alındığının anlaşılamadığı...” tespitine yer verilmiştir.
Sonuç itibariyle; davacı tarafından davalıya iletilen birkısım ... raporlarının gerçeği yansıtmadığı tespit edilmiş ise de, davalı yanca düzenlenen “nefaset” faturalarındaki bedelin neye göre hesaplandığı (adam/saat, ayıp giderim bedeli,... vs) konusunda bir açıklama getirilmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan “Mali İncelemeler” bölümünde de açıklandığı üzere, davalı tarafından “nefaset bedeli” açıklamasıyla kesilen 17.12.2019 ve ... Nolu 59.583,81 TL, 12.11.2020 ve ... Nolu 426.641,11 TL tutarlı faturaların her iki yanın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup, davalı yanca ... raporlarının gerçeği yansıtmadığına ilişkin davacı yana gönderilen e-maillere cevaben, davacı yanca,
17/12/2019 tarihli e-mail ile “Öncelikle böyle bir durumun yaşanmış olmasından dolayı üzgün olduğumuzu ve özgürlüklerimizi tekrar belirtmek isterim. değerli müşterimiz ...'ın güvenini en kısa zamanda yeniden kazanmak için ve bir daha böyle bir olay "yaşanmaması adına tüm gerekli aksiyonlar alınmıştır.
20/08/2020 tarihli yazıyla “... Tespitler kapsamına ilişkin değerlendirmelerinizde, öncelikle böyle bir durumun farklı şekilde tekrar gündeme gelmesinden dolayı çok üzgün olduğumuzu ve özürlerimizi belirtmek isteriz. daha önce yaşanan ve bu olaydan farklı olarak rapor üzerinde oynama olmaksızın aynı raporu tekrar gönderme durumuna çözüm olarak ilgili ve ilgili olabilecek tüm arkadaşlarımızın ivedi iş akdini feshederek ekibimizi yeniden kurduk. Sözünü verdiğimiz gibi aynı programların tekrar gönderilmemesi için çapraz kontrol sistemimizi devreye soktuk... bu nedenle çapraz kontrol metodumuzun yetersiz kaldığını gördük... manuel ölçüm ile doğrulanan ölçüler rapor üzerinde tarafımızdan belirtilse idi bu tarz bir yanlış anlaşılmanın önüne geçebilirdik. bundan sonraki süreçte bu konuda daha dikkatli ve titiz olacağız.”
Denildiği ve ölçümlerin gerçeğe aykırı olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Tespitine yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki yazışmalar dikkate alındığında, davacıya satın alınan ürünler ve ölçümler ile ilgili yapılan hata ve ayıp bildirimleri üzerine davacının bu ölçümlere yapılan müdahaleleri kabul ettiği, buna dair çeşitli defalar gönderdiği e-postalarda yaşanan durumu kabul edip özür dilediği, sonrasında ... tarafından kesilen nefaset bedeli konulu faturalar dahil davacının borçlu olmadığını ileri sürdüğü, dava konusu üç faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, defterlerin birbiri ile örtüştüğü, davacının faturalara karşı süresinde itirazda bulunmadığı ya da iade faturası düzenlemediği dosya kapsamında sabittir.
İddia, savunma, dayanılan deliller, gerekçeli ve denetime elverişli kök rapor ile itirazları karşılar şekilde düzenlenen ek rapor ve dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde;
Davacı yanın, 2016 yılı ocak ayından itibaren davalı ... için üretilen işler kapsamında davalı firma ile üretici/tedarikçi firma olarak çalıştıkları, davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemenin istirdatını talep ettiği iki adet nefaset bedeli ve bir adet kur farkından kaynaklı faturaların her iki tarafın ticari defterinde birbirini doğrulayacak şekilde kayıtlı olduğu, davalı yanca kesilen faturaların davacı tarafça TTK m.21/2. gereğince itiraz edilmediği, ayrıca davacı yanca davalıya iletilen ... raporlarının gerçeğe aykırı olduğunun davacı yanın 17/12/2019 tarihli e-maili ve 20/08/2020 tarihli yazısı ile kabul edilmemiş olduğu dikkate alınarak, kanıtlanamayan davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 179,90 TL ile yine peşin harç olarak yatırılan 10.869,51 TL toplamı 11.049,41 TL harçtan mahsubu ile artan 10.317,41 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 103.052,34 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk için ödenen 3.120,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı Vekili Av. ...(e-duruşma), Davalı Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/05/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy