T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/96 Esas - 2025/859
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/96 Esas
KARAR NO : 2025/859
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2023
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
YAZIM TARİHİ : 16/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkiline ait .... adresinde bulunan .... çatısına malzeme yükleniciye ait olmak üzere 0,50 statik toz boyalı galvaniz sac ile kenet kaplama, nem bariyeri ve oluk yapımı ile ana çatı onarımı ve silikonlama işlemlerinin yapılması adına 02/10/2021 tarihli eser sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin bedelinin 120.000,00 TL olduğunu, sözleşme gereğince 50.000,00 TL'lik kısmının işin kusursuz yapılması durumunda ödeneceğini, davalı tarafından her ne kadar sözleşme konusu iş bitirilmiş ise de henüz teslimi yapılmadan yağan ilk yağmurda tavanın akıttığının görüldüğünü, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan 02/10/2021 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde "işin garanti süresi 5 yıldır. Yüklenici yaptığı eserden dolayı iş sahibine karşı yasal mevzuatlarda öngörülen sürelerle ilgili talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, ayrıca eserde 5 yıl boyunca ortaya çıkacak her türlü ayıp, eksiklik, aşınma, bozulma, tahribat, su sızması, kırılma, sökülme gibi durumlardan sorumlu olup, bu durumların ortaya çıkması halinde, iş sahibi tarafından bildirimden itibaren en geç 3 gün içinde müdahale ederek en geç 5 gün içinde gidermeyi taahhüt eder." hükmünün bulunduğunu, bu hüküm gereği davalı şirkete derhal ulaşıldığını, davalı şirketin söz konusu ayıba müdahale ettiği halde, gerekli onarımın sağlanamadığını ve ayıbın giderilmediğini, başka iş aldıkları ve eleman sorunu olduğu bahaneleriyle, bu onarım işleminin bile sürümcemede bırakılarak aylarca sürdüğünü ve bir türlü tamamlanmadığını, arada 1-2 personel gönderilip göz boyama yapılarak sorunun giderilmeye çalışıldığını, önceki gibi bu süreçte de hızlandırma talepleri ve ısrarlı aramalarına rağmen sürecin hızlandırılamadığını, süreç bu şekilde devam ederken, 25/01/2022 tarihinde yağan ilk karla çatının tekrar birden fazla noktadan akıtmaya başladığını, bu duruma ilişkin video görüntülerinin karşı tarafa gönderildiğini, davalı şirkete ..... Noterliği 27/01/2022 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarname ile çatıdaki ayıpların ve bu ayıpların neden olduğu diğer zarar ve hasarların giderilmesinin ihtar edildiğini, ancak karşı taraf .... Tic. Ltd. Şti. tarafından, yine il dışında işlerin olduğu ve personel sıkıntısı olduğu ileri sürülerek, bugün yarın denilerek, mezkur işyerinin çatısına müdahale edilmediği gibi, meydana gelen zararların da karşılanmadığını, taraflarınca 07/02/2022 tarihinde mevcut olan ayıbın varlığının, niteliğinin, sebebinin, miktarının, yarattığı zararların ve zarar miktarının tespiti için .... Mahkemelerine delil tespiti talebinde bulunulduğunu, .... D. İş sayılı dosyasında keşif yapıldığını, yaşanan olayların akabinde davalı şirket yetkilisi gözüken ... isimli şahsın, kendisine bir şans daha tanınmasını, sorunun nereden kaynaklı olduğunu anladığını belirterek, şirket avukatı ile görüştüğünü ve kendisine bir kere daha şans tanınarak sorunları gidermesi hususunda uzlaşmaya varıldığını, zararların giderilmesi ve mezkur çatının onarılması noktasında asıl sözleşmeye ek bir protokol hazırlandığını ve taraflarca imzalandığını, bu çalışmanın da aynı önceki gibi 1 gün gelip, 3 gün 5 gün gelmeyerek yapılmaya çalışıldığını, vaad edilen sürede ve vaad edilen şekilde işin yapılmadığını ve bu defa da kendisine tanınan ikinci şansı da müvekkilinin pişmanlığı ile neticelendirdiğini, daha sonra çatı sökülerek yeni firma tarafından çatı yapımına başlandığını, ancak kısa bir süre sonra davalı tarafın avukatının; gerçeğe aykırı bir şekilde beyanda bulunup, hakim ve bilirkişiler ile tespite geleceklerini bildirdiğini ancak geldiklerinde onların da hazır bulunmaları dolayısıyla gerçeğin ortaya çıktığını, bu nedenle davalarının kabulü ve davalı yüklenici ile müvekkili arasındaki eser sözleşmesinin, davalı tarafından ayıplı ifası ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle, sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanılması ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere, talep ettikleri hususlardan kaynaklanan şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte HMK 107. Maddesi gereği (belirsiz alacak davası) davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın tazmini için 150.000,00 TL'nin davalıdan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin (vekaletname, ihtarname giderleri de dahil olmak üzere) ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 23/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; davalarının kabulü ve davalı yüklenici ile müvekkili arasındaki eser sözleşmesinin davalı tarafından ayıplı ifası ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmeden dönme seçimlik haklarının kullanılması ile, fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla; genel alanların, ve .... odaların, çatı, tavanlar, duvarlar, zemin döşemeleri, elektrik aksamları ve aydınlatma ünitelerinde meydana gelen zararlar ve yapılan onarım giderleri (... firmasına yaptırılan işler) taleplerine karşılık talep edilen 200,00 TL'nin 30.243,00 TL arttırılarak toplam 30.443,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, genel alanlara ve .... odalarına müşteri alamamaktan kaynaklı kazanç kaybından kaynaklanan zararlarına ilişkin 200,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, her türlü eşya, mefruşat ve gıda maddelerinde meydana gelen zararlarına ilişkin 200,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu sözleşme bedeli ile çatının yeniden onarımı için dava dışı ...'ya ödenen bedel arasındaki farktan kaynaklanan zararlarına ilişkin 200,00 TL'nin 34.800,00 TL arttırılarak toplam 35.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmeye istinaden davalıya yapılan ödemeden kaynaklanan zararlar ve tespit edilecek diğer maddi zararlarına ilişkin taleplerine karşılık talep edilen 200,00 TL'nin 69.800,00 TL arttırılarak toplam 70.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararların tazmini için 150.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin (vekaletname, ihtarname giderleri de dahil olmak üzere) ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisi tarafından, müvekkili şirket çalışanlarının, sözleşmenin ifası sırasında iş yerinden "hakaret" sarfedilerek kovulduğunu, çatı imalatına proje dışı eklemeler yapıldığını, çatıya bayrak direği monte edilerek izolasyonun davacı tarafından bozulduğunu; müvekkili firmanın sözleşmeyi ifasına izin verilmediğini, müvekkili firmalara ait malzemelere davacı tarafından tek taraflı şekilde el konularak haksız kazanç temin edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça tek taraflı ve haksız şekilde feshedildiğini, ayıba dair iddialarının zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının üzerinden 6 aydan uzun zaman geçtiğini, hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, davacının çatısının, eski ve yıpranmış olduğunu ve tamamen yeniden imali gerekirken; tadilat yolunu seçtiğini, bu konuda müvekkili tarafından uyarıldığını, davacının müvekkili ile imzaladığı sözleşmenin içeriğini değiştiremediğini, sonuç olarak başka bir firmaya bambaşka bir imalat yaptırdığını ve bedelini müvekkilinden haksız şekilde tahsil yoluna gitmek için işbu davayı açtığını, .... D.iş sayılı dosyası üzerinden, 21/06/2022 tarihinde yapılan keşifte, keşif tarihinde başka bir firma tarafından çalışma yapıldığını; müvekkilinin malzemelerinin sökülerek atıldığını; bir kısım malzemelerin ise davacı tarafından kullanılarak imalat yapıldığının tespit edildiğini, davacı işveren tarafından montajdan sonra bayrak direği çatıya monte edildiğinden, çatının izolasyonunun bozulduğunu, davacı taraf imzalanan sözleşmeden sonra, fiziki koşulları değiştirdiğini, kusurlu olduğunu, sonrasında başka bir firmayla anlaşma yapıldığının anlaşıldığını ve müvekkili ile olan sözleşme davacı tarafından haksız şekilde feshedildiğini, müvekkili şirketin işçilerinin manevi tazminat istemesi gerekirken; davacı şirketi manevi zarar gördüğünü iddia etmesinin anlamsız olduğunu, davacının iyi niyetten uzak davranışları sebebiyle, 120.000,00 TL bedelli işi ifa ettiği halde, müvekkilinin sadece 70.000,00 TL ödeme alabildiğini; iskelesine ve malzemelerine el konulduğunu; hakarete uğradığını; davacının iş yeri teslimini usulüne uygun yapmadığını; tadilat işlemlerinin restoranda ziyaretçiler olduğu sırada yapılmasını istediğini; sonrasında da müvekkili firma çalışanlarınının tüm müşterilerin önünde, müvekkilinin işçilerini rencide edecek şekilde azarladığını, bu durumun sosyal medyaya da yansıdığını; google yorumlar sayfasından davacı şirketin girişimleri ile yorumların silindiğini, müvekkilinin çalışmalarını restoran açıkken yapmasının talep edildiğini, .... odalarda toplantı olduğunda çalışmaya izin verilmediğini, 2022 kış aylarında ....'nın normalin üzerinde kar yağışı aldığını, müvekkili şirket çalışanları her geldiğinde; "şimdi gelmeyin önemli misafirlerimiz var" denilerek, gelen işçiler kapı dışarı edildiğini, sonuç olarak davacının eylemleriyle zararın artmasına sebebiyet verdiğini, davanın zamanaşımı/hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine; aksi kanaat söz konusu ise davanın esastan reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... değişik iş sayılı tespit dosyası,
-Taraflar arasında imzalanan sözleşme,
-Dava dışı üçüncü kişi ile imzalanan sözleşme,
-İhtarnameler, fatura ve taraf ticari defter ve kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan 02.10.2021 tarihli sözleşme ile yine taraflar arasında imzalanan 26.02.20222 tarihli ek sözleşmenin kapsamlarının aynı olmadığı, bu nedenle, davacı şirketin dava dışı ... A.Ş. ile yaptığı 14.06.2022 tarihli sözleşme kapsamında bu firmaya ödediği miktarın tamamının davalı şirketten talep edemeyeceği, ayıplı işin giderilmesi bedelinin dava tarihi olan 07.02.2023 tarihi itibariyle 35.000,00 TL; restorana sızan su sonucu .... ve.... salonlarında sıvalarda ve tavanlarda oluşan kabarmalar kazınarak tekrar alçı sıva yapılarak iç cephe boyası ile boyanması işinin bedeli 5.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL olarak tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan 26.02.2022 tarihli sözleşmenin “3- Yükleniciye asıl sözleşmeye göre işin ayıpsız teslimi sonrasında ödenecek olan bakiye 50.000,00 TL'yi iş sahibi tamamen veya kısmen zararlarına mahsuben alıkoyma hakkına sahiptir. Kısmen veya tamamen alıkoymaması zararlarından vazgeçtiği anlamına gelmeyecektir.” hükmü ile “4-Yüklenici tarafından ayıbın ve sebep olduğu hasarların onarımı bittikten sonra çatının akmadığının tespit edilip bir ayıp olmadığından emin olunduktan sonra bakiyeden mahsup edilen zararlardan sonra kalan bakiye ödenecektir.” hükümleri dikkate alındığında, ayıplı işin giderim bedeli ile su sızmasından oluşan hasar bedeli toplamı 50.000,00 TL'den az olduğundan, davacı şirketin ek sözleşmenin bu hükümleri kapsamında ayrıca bir talep hakkının olmayacağı, taraflar arasında imzalanan 26.02.2022 tarihli sözleşmenin 8. Maddesindeki, “8- Yüklenici'nin asıl sözleşmede belirtilen hükümleri veya bu ek protokolde belirtilen hükümleri ihlal etmesi veya işin tekrar ayıplı yapılması durumunda; bakiye 50.000,00 TL'nin ödenmeyeceğini, buna ilişkin verilen taahhüt veya çek/bono/senedin geçersiz kalacak, iş sahibine iade edilecek ve karşılığı ödenmeyecektir. Daha önce ödenen 70.000 TL bila itiraz iade edilecektir. Ayrıca ilk sözleşmeden itibaren uğranılan tüm menfi ve müspet zararlar ile yoksun kalınan karlar dahil bütün zararların yüklenici tarafından karşılanacaktır.” Hükümleri dikkate alındığında, daha önce ödendiği belirtilen 70.000,00 TL ile Restorana sızan su sonucu Vipl ve Vip2 salonlarında sıvalarda ve tavanlarda oluşan kabarmalar kazınarak tekrar alçı sıva yapılarak iç cephe boyası ile boyanması işinin bedeli 5.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL'yi davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği, dava dilekçesinde, restorana sızan su sonucu .... ve .... salonlarda meydana gelen zarar nedeniyle mahrum kalınan kar talebinde bulunuluş ise de, .... ve .... salonlarda günlük kaç müşteri ağırlandığı ve ne kadar yemek ücreti alındığı ve kar elde edildiği dosya kapsamının tespit edilemediğinden, mahrum kalınan kar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
29/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; daha önce yapılmış bilirkişi tespit raporlarında; elektrik tesisatı ile ilgili herhangi bir tespit yapılmadığı görülmüş olup, heyetlerinde elektrik mühendisi bulunmadığından, 08/06/2023 tarihli kuruşlandırma dilekçesinde bahsedilen “Elektrik aksamları ve Aydınlatma ünitelerinde meydana gelen zararlar” için herhangi bir hesaplama yapılamadığı, mekanik tesisat bilirkişisi yönünden bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde mekanik tesisat yönünden bir itiraz olmadığı için herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, inşaat bilirkişisi yönünden taraflar arasında imzalanan 02.10.2021 tarihli sözleşme ile yine taraflar arasında imzalanan 26.02.2022 tarihli ek sözleşme, davacı ile dava dışı 2. yüklenici arasında imzalanan sözleşme, delil tespiti için yapılan 28.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ve 04.07.2022 tarihli bilirkişi raporu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin ayrıntılı olarak incelendiği, daha önce verilmiş olan bilirkişi raporuna yapılan itirazlara kök raporda ayrıntılı olarak cevap verildiği, kök raporda yapılan değerlendirme ve hesaplamalarda herhangi bir değişiklik olmayıp, dosya kapsamına kanaatlerini değiştirecek bir belge sunulmadığının görüldüğü, kök rapordaki kanaatin ek raporda da devam ettiği, mali müşavir ve nitelikli hesaplama bilirkişisi yönünden ... odalarında ağırlanan ortalama müşteri sayısının, bilirkişi heyetine tespit edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından işletmenin tamamında ve ... odalarda kabul edilen müşteri sayılarının ayrı ayrı olarak mahkemeye beyan edilmesi halinde, mahrum kalınan kar hesaplaması yapılabileceği, manevi tazminat konusundaki nihai takdirin Mahkemeye ait bulunduğu belirtilmiştir.
19/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; nihai takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere, taraflar arasında imzalanan 02.10.2021 tarihli sözleşme ile yine taraflar arasında imzalanan 26.02.20222 tarihli ek sözleşmenin kapsamlarının aynı olmadığı, bu nedenle, davacı şirketin dava dışı ... A.Ş. ile yaptığı 14.06.2022 tarihli sözleşme kapsamında bu firmaya ödediği miktarın tamamının davalı şirketten talep edemeyeceği, ayıplı işin giderilmesi bedelinin dava tarihi olan 07.02.2023 tarihi itibariyle 35.000,00 TL, restorana sızan su sonucu Vipl ve Vip2 salonlarında sıvalarda ve tavanlarda oluşan kabarmalar kazınarak tekrar alçı sıva yapılarak iç cephe boyası ile boyanması işinin bedeli 5.000,00-TL ve zarar gören elektrik malzemelerin tekrar yapılabilmesi için gerekli malzeme bedeli 25.433,00-TL olmak üzere toplam 65.433.00-TL olarak tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan 26.02.2022 tarihli sözleşmenin “3- yüklenici" ye asıl sözleşmeye yöre işin ayıpsız teslimi sonrasında ödenecek olan bakiye 50.000TL'yi iş sahibi tamamen veya kısmen zararlarına mahsuben alıkoyma hakkına sahiptir. Kısmen veya tamamen alıkoymaması zararlarından vazgeçtiği anlamına gelmeyecektir.” Hükmü ile “4- Yüklenici tarafından ayıbın ve sebep olduğu hasarların onarımı bittikten sonra çatının akmadığının tespit edilip bir ayıp olmadığından emin olunduktan sonra bakiyeden mahsup edilen zararlardan sonra kalan bakiye ödenecektir.” Hükümleri dikkate alındığında, ayıplı işin giderim bedeli ile su sızmasından oluşan hasar bedeli ve zarar gören elektrik malzemelerin tekrar yapılabilmesi için gerekli malzeme bedeli toplamından işin tesliminde ödenecek olan 50.000,00 TL düşüldüğünde, (65.433,00 TL - 50.000,00 TL = 15.433,00 TL) 15.433,00 TL'yi davacı şirketten talep edebileceği, taraflar arasında imzalanan 26.02.2022 tarihli sözleşmenin 8. Maddesindeki, “8-yüklenici'nin asıl sözleşmede belirtilen hükümleri veya bu ek protokolde belirtilen hükümleri ihlal etmesi veya işin tekrar ayıplı yapılması durumunda; Bakiye 50.000,00 TL'nin ödenmeyeceğini, buna ilişkin verilen taahhüt veya çek/bono/senedin şeçersiz kalacak, iş sahibine iade edilecek ve karşılığı ödenmeyecektir. Daha önce ödenen 70.000,00 TL bila itiraz iade edilecektir. Ayrıca ilk sözleşmeden itibaren uğranılan tüm menfi ve müspet zararlar ile yoksun kalınan karlar dahil bütün zararların yüklenici tarafından karşılanacaktır.” hükümleri dikkate alındığında, daha önce ödendiği belirtilen 70.000,00 TL ile Restorana sızan su sonucu .... ve .... salonlarında sıvalarda ve tavanlarda oluşan kabarmalar kazınarak tekrar alçı sıva yapılarak iç cephe boyası ile boyanması işinin bedeli 5.000,00 TL, zarar gören elektrik malzemelerin tekrar yapılabilmesi için gerekli malzeme bedeli 25.433,00 TL ve daha önce ödenen 70.000,00 TL olmak üzere toplam 100.433,00 TL'yi davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği, diğer itirazların daha önce dosyaya sunulan raporlardaki inceleme, tespit ve hesapları değiştirecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır.
Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır.
İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475).
Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477).
Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1).
Eser sözleşmesi ile ilgili bu açıklamalar yapıldıktan sonra faturaya ilişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve ..... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır. Buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, taraf ticari defterleri, faturalar ve yazışmalar ile dosya kapsamı incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporları göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılan incelemede: davacı tarafından iddia edilen,; davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi niteliğinde anlaşmaya varıldığı, davalının işleri eksik ve ayıplı imal ettiği, davacının eksik ve ayıplı işleri üçüncü kişiye dosya kapsamındaki sözleşme ile yaptırdığı görülmekle, davalının işleri ayıp ve eksik imal ettiği, bu nedenle davacının 30.443,00 TL onarım, 35.000,00 TL çatı onarımı ve 70.000,00 TL fazla ödeme olmak üzere toplam 135.443,00 TL zarara uğradığı kabul edilmekle, bu talepler yönünden davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı tarafından .... odalarına müşteri alınamaması sebebiyle kazanç kaybı ve eşya, mefruşat ve gıda maddelerine gelen zararlar kapsamındaki talepleri sübut bulmadığından bu talepler yönünden davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 58. Maddesi gereğince kişilik hakları zedelenen tüzel kişilerin manevi tazminat talep etmelerinin mümkün olduğuna ilişkin kanuni düzenleme mevcut ise de davacı eser sözleşmesinin gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle kişilik haklarının zarara uğradığını ispat edemediğinden manevi tazminat talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulüne,
30.443,00 TL onarım, 35.000,00 TL çatı onarımı ve 70.000,00 TL fazla ödeme olmak üzere toplam 135.443,00 TL'nin 07/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Manevi tazminat talebinin reddine,
Maddi tazminat talebi yönünden;
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 9.252,11 TL harçtan peşin alınan 2.578,71 TL harç ile 2.302,78 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.881,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.370,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin; 1.555,41 TL'sinin davalıdan, 4,59 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 10.650,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 10.619,24 TL'si ile 179,90 TL başvurma, 2.578,71 TL peşin harç, 2.302,78 TL ıslah harcı toplamı 15.680,63 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 2.500,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 7,36 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Manevi tazminat talebi yönünden;
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, Davacı Vekili Av. .... karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.