T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/125 Esas - 2024/604
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/125 Esas
KARAR NO : 2024/604
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2024
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
YAZIM TARİHİ : 24/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı (cari hesap) alacağına kavuşmak için ..... E sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunu, davalı şirketin başlatılan takibe itiraz etmiş olduğunu, itiraz nedeniyle takibin durmuş olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen faturalara davalı şirket tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkilinin müşkül duruma düşmüş olduğunu, bu nedenle kendi çalışanlarına ödeme yapmakta yaşadığı sıkıntılardan kaynaklı müvekkili aleyhine icra takipleri başlatılmış olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmeye aykırı hareketleri ile müvekkilinin mağdur edilmiş olduğunu, sözleşmeyi gereği gibi ifa etmeyen davacı karşısında müvekkilinin hizmet bedeli ödemesinin beklenemeyeceğini, bu kapsamda davacı şirketin çalışanlarına maaş ödemelerini yapmamış olduğunu, böylelikle sözleşmeye aykırı hareket etmiş olduğunu, takibe dayanak olarak faturalar ibaresi kullanılmış olduğunu, ancak takipte borcun dayanakları açıklanmamış olduğunu, dayanaksız olarak başlatılan takibe itirazın kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini, dayanaksız ve belirsiz şekilde başlatılan takibe itirazın kötü niyetli olarak kabulünün mümkün olmayacağını, bu nedenle kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmüş muaccel bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davanın süresinde açılmamış olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davanın reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle tazminat talebinin reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- ..... ..... E sayılı dosyası
-Taraf ticari defterleri ve faturalar,
-Bilirkişi raporu;
30/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın ticari defterlerine ilişkin tasdik bilgileri raporun önceki bölümünde tablo halinde gösterildiği, 2022,2023 ve 2024 yılları e-defter beratlarının ... tarafından belirlenen süreler içerisinde verilmemiş olduğu, ancak bilirkişi incelemesine başlamadan önceki bir tarihte e-defter beratlarının düzenlenmiş olduğu, dolayısıyla bilirkişi tarafından, e-defter beratına bağlanarak, sadece inceleme yapılmasına müsaade edecek şekilde ... tarafından kilitlenmiş olan ticari defterler üzerinde inceleme yapıldığı, davacı tarafa ait Ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri bakımından hukuki mahiyeti ve sonuçları mahkemenin takdirinde olduğu, davalı şirketin 2022-2023-2024 yıllarında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, Ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal usul ve esaslara uygun olduğu, davacı tarafın ticari defter kayıtlarından üretilen 31.12.2023 ve 22.01.2024 takip tarihi itibariyle davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre davacının davalı şirketten 463.049,39 TL alacaklı olduğu, davalı taraf ticari defter kayıtlarından üretilen 31.12.2023 ve 22.01.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre davacının davalı şirketten 500.402,74 TL alacaklı olduğu, bu haliyle tarafların ticari defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olmadığı, tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkın 31.12.2022 tarih itibariyle 2023 yılına davacı şirket açısından alacak, davalı şirket açısından borç olarak dereden 39.483,65 TL bakiyenin, davacı taraf 2023 yılı ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmemiş olmasından ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31.05.2023 tarih ve 15.517,00 TL bedelli faturanın, davalı taraf ticari defterlerine ve aynı zamanda davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan Cari Hesap Ekstresine 13.386,70 TL olarak kayıt edilmiş olmasından kaynaklanmakta olduğu, gerekli düzeltmelerin yapılması ile ticari defter kayıtlarında tespit edilen 500.402,74 TL alacak miktarına ulaşıldığı, davacı tarafından davalı şirket aleyhine ..... E sayılı takip dosyası kapsamında 22.01.2024 tarihinde düzenlenen ödeme emrine göre, Aslı alacağın 500.400,74 TL, toplam alacak miktarının 500.400,74 TL olduğu, borcun nedeninin “Sözleşmeler, faturalar, cari hesaplar, defter ve kayıtları, banka kayıtları, tanık bilirkişi, yemin ve sair deliller. Asıl Alacak 500.402,74 TL” olarak gösterilmiş olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davacının çalışanlarına zamanında ödeme yapmamış olması halinin sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine yönelik iddiaları tahtında, sözleşmenin 8.3'nci maddesi uyarınca aylık ücret ödemesi faturanın giriş tarihinden itibaren 10 gün içerisinde yapılması gerektiği yönündeki düzenleme doğrultusunda, davalı taraf ticari defter kayıtlarında da görüleceği üzere her ay düzenlenen faturalar bakımında ödemelerin sözleşmede belirlenen 10 günlük süre içerisinde yapılmamış olduğu, bu kapsamda davalı tarafın sözleşmeye aykırılık iddiasının mahkemenin takdirinde olduğu, yapılan inceleme ve değerlendirmede, 22.01.2024 takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten 500.402,74 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Hemen belirtmek gerekir ki, ...'nun 27.06.2003 tarih ve ..... . sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında özel güvenlik hizmet sözleşmesi bulunduğunu hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile tarafların ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir. Taraf ticari defterlerindeki kayıtların düzeltilmesi yoluyla bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacının faturaya dayalı alacağının 500.400,74-TL olduğu bilirkişi marifeti ile tarafların defterleri ile tespit edilmiş olup davalının tebliğ edilen faturalara itiraz ettiğine ilişkin ispatı bulunmamaktadır. Davacının davalı ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı taraf kayıtlarına göre HMK 222. madde hükmü de nazara alındığında, davacının davalı firmadan 500.400,74-TL alacağı bulunduğu, anlaşılmakla davanın kabulüne, alacak likit olmakla %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜNE,
..... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına,
Hükmedilen 500.400,74 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 34.182,37 TL harçtan peşin alınan 6.043,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.138,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 79.060,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 9.627,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ..... , Davalı Vekili Av. ..... 'ün (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/10/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.