9T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/13 Esas - 2025/251
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/13 Esas
KARAR NO : 2025/251
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA İHBAR OLUNAN : ....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
YAZIM TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketçe dava dışı sigortalıya ... Levha emtası nedeniyle 12/12/2022 tarihinde ... tanzim edildiğini, davalı şirket sorumluluğunda bulunan 13/11/2022 tarihli ... tescil nolu ... sefer sayılı ... gemisiyle .... nolu konteyner sealinin (...) sağlam olduğu görülerek açılması esnasında bir orijinal paletin dış ahşap ambalajının kırık ve hasarlı olduğunun tespit edildiğini bunun üzerine resimlerin çekilerek ambara alındığını, görüntülerden titanyum levhaların üzerine ahşap paletler yerleştirildiğini, ahşap paletlerin bir kısmının kırıldığını ve bu paletlerin emtialar üzerine ağırlık yapması sonucu titanyum levhaların köşe kısımlarında eğilme, yüzey kısımlarında ise darbeden kaynaklı olarak göçük meydana geldiğinin tespit edildiğini, emtialar üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, faturalardan taşımaya konu 0,016x48x120 boyutlarındaki titanyum levhaların birim bedelinin 1.460,70 USD olduğunu taşıma sırasında 5 adet titanyum levhanın hasar gördüğünü, meydana gelen hasar nedeniyle toplam 135.807,85-TL, 31/10/2023 tarihinde ödendiğini, davalı firmanın hasarın meydana gelmesinde % 100 kusurlu ve ödenen tazminattan sorumlu olduğunu, Poliçe Genel Şartları ve özellikle Türk Ticaret Kanunu’nun 1472.maddesi uyarınca Müvekkili Şirketin ödediği tazminattan dolayı sigortalısına halef olarak bu hasara sebep olan kişiye ve zarardan kanunen sorumlu bulunanlara rücu etmek hakkına haiz olduğundan %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile yargılama gideri, vekalet ücreti ve faizin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin T.T.K 102. maddesine göre ... A.ş. adına faaliyet gösteren bir acente olduğunu, müvekkilinin, uyuşmazlık konusu taşıma işinde acente olarak hareket etmiş olduğunu, davacının sigortalısı dava dışı ... A.Ş. tarafından da bilindiğini; dava dışı ... A.Ş. ile müvekkil arasında yapılmış olan 19.11.2015 tarihli sözleşmeye göre taraflar "...-... A.Ş. ile ... Ve Tic. Ltd Şti. ... Şubesi" olarak tanımlandığını; müvekkil şirketin dava dışı ... A.Ş. için yaptığı taşıma işlerini kendi nam ve hesabına değil, diğer davalı ... A.Ş. nam ve hesabına yapıldığını ve bu durumun davacının sigortalısı tarafından da sözleşmeyle kabul edildiğini, dava konusu taşıma işlemi için müvekkil firma tarafından dava dışı ...-... A.Ş.'ye düzenlenmiş olan 24.11.2022 tarihli ve ... numaralı faturada da açıkça "...." yazmakta olduğunu, aynı şekilde, "... - ..." başlıklı ve ... numaralı konşimentoda da taşıma konusu malın göndericisi "...", Alıcısı "...." Ve "... A.s." yazdığını, müvekkil firmanın konşimentoda adının yer almadığını ve fiili taşıyıcı olmadığını sadece ... A.ş.'nin acentesi olduğunu, TTK m.105/3. maddesi "Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz." hükmü gereğince, davanın kabulüne karar verildiği takdirde Sayın Mahkeme tarafından verilecek olan kararın müvekkil acente hakkında uygulanamayacağından davanın ... A.ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacı taşıma esnasında zarar gören emtianın bedeli olarak 135.807,85 TL'yi 31.10.2023 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'ye ödediğini ve bu bedelin müvekkil şirketten tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, her ne kadar davacı tarafça ödemenin 31.10.2023 tarihinde yapıldığı belirtilmiş ise de, ne icra dosyasında ne de dava dosyasında bir ödeme belgesi bulunmadığını, T.T.K’nun 1188/3. maddesi "Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer." ve 1190/1. maddesi "Taşıyanın sorumluluktan kurtulması hâlleri ile sorumluluk sınırlandırılmasına ilişkin hükümler, navlun sözleşmesine konu olan eşyanın zıya, hasar veya geç teslimi yüzünden, taşıyan aleyhine, haksız fiile veya diğer bir sebebe dayanılarak açılacak bütün davalarda uygulanır." Hükmü bulunduğunu, TTK m.1188/3 maddesinde "rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği tarihten itibaren 90 gün içinde kullanılmadıkça düşer" dediğinden ve iddia edilen ödeme tarihini de belgeyle ispat edemediğinden hak düşürücü sürenin geçmiş olması ihtimali bulunmaktadır. Dendiğini, davaya konu uyuşmazlıkta hasarlı olduğu iddia edilen malın teslim tarihi 13.12.2022; davacı tarafından hasar bedelinin sigortalıya ödenme tarihi (İDDİA EDİLEN) 31.10.2023; icra takibi tarihi 09.11.2023 ve dava tarihi de 08.01.2024'tür. Açıkça görüldüğü üzere, henüz davacı tarafça ispatlanmamış olan ödeme tarihinden itibaren 90 gün içinde icra takibi yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla hak düşürücü süre içinde dava açılıp açılmadığı belli olmadığını, müvekkilinin davaya konu edilen deniz yoluyla taşıma işinde "taşıyan" dahi olmadığını, TTK'nun "Taşıyanı ispat" başlıklı 1238. maddesi "Konşimentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konşimento kendi ad ve hesabına imzalanan kişi, taşıyan sayılır." Hükmü bulunduğunu "..." başlıklı belgede (konşimento) "..." olarak belirtilmiş olan taşıyıcının "... A.Ş.' olduğunu TTK’nun 1238. maddesi gereğince bu belgelerde taşıyıcının ... A.Ş. olduğunu müvekkil şirketin isminin bulunmadığını, konu edilen malzemenin konşimentoda titanyum levha olarak tanımlandığını ve ağırlığının 102,51 kg olarak yazıldığını, dava dilekçesinde de 5 adet titanyum levhanın taşıma sırasında tamamen zarar görerek kullanılamaz hale geldiğinin belirtildiğini, her ne kadar dava dilekçesinde bu levhaların ölçüleri 0,016x48x120 şeklinde belirtilmiş olsa da, bu ölçülerin ...'de kullanılan inç uzunluk ölçüsü birimi olduğunu ve 1 inç = 2,54 cm olduğu dikkate alındığında levhaların cm cinsinden ölçülerinin 0,04064 cm x 121,92 cm x 304,80 cm olduğu anlaşıldığını, dolayısıyla titanyum levhaların oldukça ince, geniş ve uzun olmaları nedeniyle buna uygun şekilde ambalajlanmış olmalarının gerektiğini bu ürünlerin kesinlikle sandıklanarak taşınmalarının gerektiğini ancak yeterince sağlam olmayan ince tahta paletler arasında taşımaya verilmiş olduğunu, yükün ambalajlanmasından ürünün satıcısı ve alıcısının sorumlu olduğunu ve burada bir ambalajlama hatası bulunduğunu, Bu sebeplerle davanın esastan reddine karar verilmesi ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... Esas sayılı takip dosyası,
-Hasar dosyası,
-Davadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile ilgili kayıtlar,
-Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı,
-12/10/2022 tanzim tarihli ... örneği,
-24/11/2022 tarihli ... numaralı fatura
-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ile ilgili kayıtlar,
-Bilirkişi raporları.
09/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 13.11.2022 tarihinde meydana gelen dava konusu hasardan, göndericinin ve davalı ... ve Tic. Ltd. Şti'nin müştereken sorumlu olduklarını, davacının TTK’nun 875, 1178 ve 1472. maddesi ile ... genel şartları uyarınca ödemiş olduğu hasar bedelini davalı ... ve Tic. Ltd. Şti.'ne ile dava dışı gönderici firmaya rücu etme hakkı bulunduğunu, hasara uğrayan ürünlerin kullanılmamış ve belli başlı firmalar tarafından üretilebilen özel alaşım olması nedeniyle ... firması tarafından kesilen 7303,50 USD (1460,70 USD x 5 Adet Levha) fatura tutarının hasar bedeli olarak kabul edilmesinin uygun olacağını belirtilmiştir.
29/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu 13.11.2022 tarihinde meydana gelen hasardan davacı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davacının TTK’nun 875, 1178 ve 1472. maddesi ile ... genel şartları uyarınca ödemiş olduğu hasar bedelini davalı ... ve Tic. Ltd. Şti.'ne rücu etme hakkı bulunduğunu, 13.11.2022 tarihinde meydana gelen dava konusu hasardan, göndericinin ve davalı ... ve Tic. Ltd. Şti'nin müştereken sorumlu olduklarını, bu bağlamda sigorta poliçesi ve kusur yönünden kök raporda değişikliğe gidilecek bir husus olmadığı, davalı şirketin kusuru oranında dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve davacının rücu hakkı bulunduğunu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalı şirket sorumluluğunda taşınan emtianın hasar gördüğünün tespit edildiği, bu nedenle hasar ödemesi yapıldığı, hasar ödemesinin davalıdan tahsiline dair açılan takibe de itiraz edildiği ileri sürülmekle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edildiği;
Davalı vekilince yasal süresinde sunulan cevap dilekçesinde, kendilerinin dava dışı ... AŞ'nin TTK 102. maddesi kapsamında acentası olmakla taşıma sözleşmesinin bu şirket nam ve hesabına yapıldığı, bu durumunun sigortalı dava dışı ... AŞ tarafından da bilinmekte olduğunu ve bu hususun sözleşmeye de yazıldığını beyan ederek husumete, taşıyıcı sıfatına itiraz edildiği görülmüştür.
Dava, hukuki niteliği itibari ile; taşıma sırasında meydana gelen zarar bedelinin nakliye ve taşıma sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında davacı tarafından sigortalısına ödenmesine dayalı olarak TTK'nun 1472. maddesi hükmü gereğince yapılan ödemenin davalı taşıma şirketinden tahsili istemi ile açılan takibe yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava, miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olup, hasar dosyası ve poliçe celp edilmiş, ekspertiz raporu, gümrük tutanakları ve deliller dosya içerisine alınmış ve incelenmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra, dosya taraf iddia ve savunmalarını tartışır ve karşılar rapor tanzimi için dosya taşımacılık, sigorta ve hasar gördüğü ileri sürülen emtianın vasfı da nazara alınarak malzeme mühendisi bilirkişiden teşekkül edilen bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından 09/08/2024 tarihli kök rapor ile itiraz üzerine 20/09/2024 tarihli ek raporlar alınmış olup sunulan kök ve ek raporlar HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi heyetince sunulan raporlarda
-Davalının TTK'nun 1238/1 maddesinde "Konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişi, taşıyan sayılır." hükmü, dosyaya sunulan taşıma sözleşmesinde davalının sözleşmeyi şube sıfatı ile imzalamış olması, navlun faturasının davalı tarafından tanzim edilmiş olduğu hususları nazara alındığında taşıyan sıfatını haiz olduğu,
-TTK'nun 1178. maddesinde eşyanın, yükletenden teslim alınmasından gönderilene teslim edildiği ana kadar geçen süre içerisinde taşıyanın hakimiyetinde olduğu,
TTK'nun 875/1 maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." kuralları gereği meydana gelen hasardan taşıyan sıfatı ile sorumlu olması gerektiği yönündeki değerlendirmeleri,
-Davalının hasarın ... vasıtası ile yüklemesinin ya da indirilmesinin yapılması esnasında zarar görmüş olabileceği yönündeki değerlendirmesini ispata kafi delil bulunmadığı,
-Hasarın poliçe kapsamında olduğu ve yapılan ödemenin kadri maruf olduğu yönünde bildirmiş olduğu kanaat mahkememizde oluşan kanaate uygun olduğundan rapor hükme esas alınmış, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar takipte faiz alacağı talep edilmekle bilirkişi heyetince faiz hesabı yapılmadığı görülmüşse de ödeme tarihi olan 31/10/2023 tarihinden takip tarihi olan 09/11/2023 tarihine kadar yapılan faiz hesabında davacının 1.247,73-TL faiz isteminde bulunabileceği, takipte faiz isteminin 1.212,03-TL olduğu, mahkememizce hesap edildiğinden bu hususta ek rapor alınmasına usul ekonomisi ilkesi gereğice lüzum görülmemiştir.
Kısaca izah edilen sebeplerle davanın kabulüne, alacağın likit ve belirlenebilir olması nazara alınarak kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde olduğu hesap edilen icra inkar tazminatının da davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının davasının kabulü ile davalının .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, davalının kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 27.161,57-TL icra inkar tazminatına mahkumiyetine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 9.359,83-TL harçtan peşin alınan 1.654,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.704,97-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.654,86-TL peşin harç, 427,00-TL posta tebligat gideri, 15,00-TL dosya ücreti, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.524,46-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekili Av. .... (e-duruşma) ve davalı Vekili Av. .... 'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır