T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/162 Esas
KARAR NO : 2025/291
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 3- ... - ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2024
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
YAZIM TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Tüm dünyada etkisini gösteren COVID-19 pandemisinden dolayı dezenfektan ürünlerine ilişkin taleplerin arttığını, bunun üzerine davalı ...'ın, müvekkilleri ile iletişime geçerek dezenfektan üretim pazarında büyük bir boşluk olduğunu ve dezenfektan ürünlerini imal edebilecek imkanlara sahip olduğunu ifade ettiğini, müvekkillerinin ise bu fikre sıcak baktığını ve dezenfektan ürünleri imalatı projesine dahil olmak istediğini, bu sebeple hukuki ilişkinin tarafı olan diğer Davalı Sayın ...'a 11.02.2020 tarihinde 20.000,00 TL ve 31.03.2020 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere toplamda 40.000,00 TL gönderdiğini, bahse konu miktarların gönderilmesinin ardından davalılar tarafından müvekkillerine dezenfektan üretimi yapılacağına ilişkin vaatlerde bulunulduğunu, ancak sayın davalılar tarafından ileri sürülen vaatlerin hiçbiri yerine getirilmediğini, bu sebeple müvekkillerinin iyi niyetli olarak göndermiş olduğu paraları geri istediğini, fakat davalıların, bahse konu miktarları hiçbir şekilde göndermediğini, bunun bir sonucu olarak ... İcra numaralı(Eski ...esas numaralı) dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak sayın davalılar tarafından borca itiraz edildiğini belirterek ... İcra numaralı dosyasına yapılan haksız itirazların asıl alacak olan 40.0000 TL yönünden iptaline karar verilmesini; davalıların asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini; İcra takibi başlatırken yatırılan nispi harçların işbu dava nedeniyle yatırılacak olan harçtan mahsup edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafların usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
- ... Esas sayılı takip dosyası,
-Özel protokol başlıklı evrak
-Ödemeye dair banka kayıtları
-Taraflar arasındaki yazışmalara dair kayıtları
-... ve ... cevabi yazıları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, taraflar arasında tanzim edildiği iddia edilen "özel protokol" başlıklı evrak gereğince ticaret yapılacağı inancı ile davacının davalılara yapmış olduğu havalelerin davacıya iadesi için açıldığı anlaşılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Takip dosyasının incelenmesinde, takibin 22/08/2022 tarihinde açıldığı, takibe dayanak olarak özel protokol başlıklı evrak, hesap hareketleri ve yazışma kayıtlarının sunulduğu, davalı/borçluların yasal süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz evrakının alacaklı/davacıya tebliğine dair tebliğ mazbatası bulunmadığı, bu halde 06/03/2024 tarihinde açılan davanın 2004 sayılı İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresinde açıldığının kabulü gerektiği; dava dilekçesine ekli olarak arabuluculuk son tutanağının sunulduğu görülmüştür.
Dava taraflarının tacir olup olmadıklarının denetlenmesi için ... ve ... müzekkere yazılmakla celp edilen evrakların incelenmesinde tarafların gerek vergi mükellefi olarak tacir sıfatını haiz olmadıkları gerekse de ... nezdinde gerçek kişi tacir kayıtlarının bulunmadığı tespit edilmiştir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava, ticaret yapılması umudu ile banka üzerinden yapılan ödemelerin iadesine yönelik alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, gerek davacının gerek davalıların tacir sıfatına haiz olmadığı, dolayısıyla olayda nispi ticari dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ilişki incelendiğinde, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre; olayda nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Bu sebeple; Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, usulden reddine; görevli mahkemenin .....Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm fıkrası tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,
... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,
Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,
Dair, yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.