T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/192 Esas - 2025/257
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/192 Esas
KARAR NO : 2025/257
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALILAR : 2- ....
3- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA İHBAR OLUNAN : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 16/03/2024
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
YAZIM TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.09.2023 günü saat 12:45 sıralarında , ... Bulvarı üzerinde Sürücü ... idaresindeki (araç maliği ...) ... plakalı araç ile yüksek hız ve sürücüden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı vaziyette ilerlediği sırada müvekkil ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arka kısmından çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, mezkur kazanın oluşumunda; ... plakalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü müvekkilin kusursuz olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde ilgili kaza raporu kusur sonucu sonrasında, tam kusurlu ... plakalı aracın ... numaralı poliçe ile ... A.Ş. bünyesindeki Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğu ile ilgili hasar evrakları ve tramer sisteminde yapılan tetkikler sonucunda tespit edildiğini, müvekkiline ait olan aracın 05.09.2023 tarihli kaza sırasında arka kısımdan ağır hasar almış olduğunu, daha önce aynı bölgeden bir kazası bulunmadığını, aracın anahtar teslim taahhüdü ile onarıldığını, parça ve işçilik ücretleri ile işlem gören parçaların kesin ekspertiz raporunda gösterildiğini, ayrıca müvekkilinin mezkur kaza sebebiyle gerçekleşen tamirat işlemi sırasında aracını uzun süre kullanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL tutarındaki değer kaybının kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendilerine verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davalı ...'nın ... plakalı aracın maliki olduğunu, davalı ...'nın olay anında ... plakalı aracın sürücüsü olduğunu, davaya konu trafik kazası nedeniyle kusurun tamamının davalı sürücüye yükletilebilme imkânı bulunmadığını, bu anlamda hukuken salt kaza tespit tutanakları ile bu sonuca ulaşılamayacağını; kaza tespit tutanaklarının taraflarca ve gerektiğinde trafik polislerince düzenlenen bir belge olduğunu, bu anlamda trafik kazası tespit tutanağının bir idari yaptırım veya tedbir niteliğinde bulunmayan durum tespitinden ibaret olduğunu; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde gerektiğinde mahkemece kusur konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle taraflara yükletilebilecek kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, bu aşamada kesinleşmiş veya taraflarca mutabakata varılmış bir kusur oranı bulunmadığını; aracın modeli, markası, kilometresi, değişen parçaları dikkate alındığında meydana gelen kaza nedeniyle talep edilen değer kayıp bedelinin fahiş olduğu; esasen ihtarname ile talep edilen miktarın kaza tarihinde aracın piyasa/rayiç satış değerinin yarısı kadar olduğu, bu kadar büyük miktarda hasar almış aracın ise kullanılamaz hale gelmesi, perte ayrılması gerektiğini; makul süreyi aşan uzayan tamirat süresi boyunca davacı tarafa ait aracın kullanılamamasının sorumluluğunun davalılara yüklenmeyeceğini; işbu davanın davalı taraf aracın kasko poliçesini düzenleyen ... Şirketine ihbar edilmesi gerektiğini belirtilerek; aleyhe açılan işbu davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Dava konusu ... plakalı aracın hasarı için davacı tarafa 120.000 TL tazminat ödemesi yapıldığını; bu sigorta poliçesinden dolayı Davalı Şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, maddi zararlarda araç başına azami 120.000.-TL ile sınırlı olduğunu; davacının ancak gerçek zararını talep edebileceğini; somut olaydaki kusur durumunun trafik bilirkişisi tarafından detaylı şekilde incelenerek değerlendirilmesi gerektiğini belirtilerek; aleyhe açılan işbu davanın reddi yönünde karar verilmesi talep etmiştir.
İhbar olunan ... Şirketi Vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacının işbu dava öncesi ihbar olunan şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ekinde teminat kapsamı dışında olan haller dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini; ihbar olunan şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, maddi zararlarda azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu; her ne kadar .... . Sayılı ilamı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan bazı hükümler iptal edilmişse de konu dosvada ilgili iptal kararından önceki hükümlerin uvsulanması gerektiğini, ihbar olunan şirketin Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu iptal kararı öncesi dönemde dava konusu poliçeyi tanzim ettiğini, poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan formül çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini belirtilerek; aleyhe açılan işbu davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Kaza tespit tutanağı,
-Hasar dosyası,
-Davadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile ilgili kayıtlar,
-Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı,
-Ruhsat ve poliçe örnekleri,
-Davacıya ait araç ile ilgili Tramer kayıtları ve hasar dosyaları,
-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ile ilgili kayıtlar,
-Bilirkişi raporları.
07/10/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Kusur oranlarının nihai takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; ... plakalı otomobil sürücüsü; davalı ...'nın somut kazayı meydana getiren ilk fiili icra ettiğini, bu nedenle %100 oranda kusurlu olduğunu, davacı ...'ın somut kazanın oluşunda etkin bir fiilde bulunmadığı için kusurlu olmadığını, dava konusu ... plakalı aracın 05/09/2023 tarihi itibariyle ortalama 1.300.000 TL 2.el değerine sahip olduğunu; onarım sonrası 2.el değerinin 05/09/2023 tarihi itibariyle, ortalama 1.100.000 TL 2.el değerine sahip olduğunu, yüce Yargıtay kararları doğrultusunda, dava konusu araçta meydana gelen 2el değer kaybı zararının kaza öncesi 2.el değeri ile kaza sonrası 2.el değeri arasındaki fark olarak hasar tarihi itibariyle 200.000 TL olduğunu, dava konusu aracın kaza öncesi ikinci el değeri olarak kasko değer listesinde belirtilen 1.165.021 TL ve KDV hariç 174.455 TL hasar bedeli hesaplamada dikkate alınmış olup, 04.12.2021 tarihli ZMMS Genel Şartları Ek-1 değer kaybı hesaplama formülü uyarınca Değer kaybı zararının hasar tarihi itibariyle 172.399 TL olduğunu, Davacının hasar tarihi 05/09/2023 itibariyle 12.210 TL mahrumiyet zararına uğradığını belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Davacının talebi, davalı ...'nın işleten, ...'nın sürücü ve ... AŞ'nin trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plaka sayılı araçların neden olduğu trafik kazası sonucu davacıya ait araçta oluşan ve ödeme dışında kalan değer kaybı zararının davalılar tarafından giderilmesine istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketinin ... Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik itirazları olmakla birlikte, kazanın .... 'da gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin .... olduğu, gerçek kişi davalıların yerleşim yerlerinin .... olduğu, sigorta şirketinin .... 'da ... bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddi ile .... Mahkemelerinin yetkili oldukları kabul edilmiştir.
Dosyada mübrez 05/09/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre 05/09/2023 tarihinde saat 12:30'da sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... Bulvarı üzerinden ilerken havanın yağışlı ve görüşün düşük olması sebebi ile önde seyreden davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmış, böylece hasar ile sonuçlanan trafik kazası meydana gelmiştir.
Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi düzenleyen şirketlerin sigortalı araçların işletilmesi sırasında 3. kişilerin kendilerine ya da araçlarına zarar vermesi halinde sigortalısı adına bu zararları poliçe limitine bağlı olmak koşulu ile ödemeyi üstlenmektedir. Sigorta şirketinin ödemeyi üstlendiği zararlar arasında araç hasar bedeli ile birlikte araçtaki değer kaybından dolayı oluşan doğrudan zararın da yer aldığı, fakat dolaylı zarar niteliğinde olan araç mahrumiyet zararının poliçe kapsamında olmadığı kabul edilmiştir.
Trafik sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketleri, sigortalı veya sigortalının sorumluluğunu üstlendiği kişilerin bu araç ile verdikleri ve poliçe kapsamında yer alan zararları sigortalıları adına sigortalının kusur dağılım oranına göre gidermeyi üstlendiği için öncelikle araç sürücülerinin kusur dağılım oranları, daha sonrada araç değer kaybı ile araç kullanamamaktan kaynaklanan araç mahrumiyet zararlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla bilirkişiden 07/10/2024 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda da belirtildiği gibi, davalı ... plakalı arac sürücüsü ...'nın 2918 sayılı KTK'nun 52. maddesinin b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, c) Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak kurallarını ihlal ettiği ve 84/d maddesi gereğince arkadan çarpmak sureti ile %100 oranda kusurlu olduğu; davacı ...'ın somut kazanın oluşunda etkin bir fiilde bulunmadığı için kusurlu olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olup, davacı aracının değer kaybı için 120.000,00-TL ödeme yaptığı için poliçe limitinin dolmadığı, hüküm altına alınan zararlardan bu nedenle poliçe limiti ile sınırlı olmak koşulu ile sorumluluğunun devam ettiği kabul edilmiştir.
Davacının talebi araç değer kaybı ile ilgili olup, bilirkişinin davacıya ait araç ile ilgili tramer kayıtları ve hasar dosyalarını da incelemek sureti ile reel piyasa koşullarına göre yaptığı değerlendirmeye göre, hasarlanan bölge ve yapılan tamir işlemleri sonrası davacıya ait araçta 200.000,00-TL değer kaybı oluştuğu, davadan önce yapılan 120.000,00-TL hasar ödemesi yapıldığı, değer kaybına dair ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacının sunduğu ıslah dilekçesi ile mahrumiyet zararı da talep edilmiş olup bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi, aracın tamiri için geçecek ortalama sürenin 11 gün olduğu, bu süre içerisinde davacının aracından yararlanması mümkün olmadığı gibi, bu haliyle, mahrumiyet zararının 12.210,00-TL olduğu, bu zararın sigortalı aracın kayıt maliki ve sürücüsü olan davalılardan tahsili gerektiği kabul edilmiştir.
Davacının dava dilekçesindeki talebi ticari faiz olduğu, ancak hasara uğrayan aracın hususi mahiyette olması sebebi ile alacağa uygulanması gereken faizin yasal faizi olması gerektiği, davalı sürücü ile araç maliki haksız fiil nedeni ile sorumlu oldukları için tüm borçları yönünden temerrütün kaza tarihinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketi yönünden ise davadan önce yapılan başvuru neticesinde 22/12/2023 tarihinden temerrütün gerçekleştiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜNE,
200.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davalı ... Şirketi AŞ açısından poliçe limiti nazara alınarak 80.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere ve başvuru tarihi nazara alınarak 22/12/2023 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 05/09/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
Davacının kazanç kaybına yönelik talebinin kabulü ile, 12.210,00-TL'nin davalı ... ve ...'dan kaza tarihi olan 05/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 14.496,07-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harç ile 3.700,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 10.368,47-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden 1.337,20-TL'si ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 3.700,00-TL ıslah harcı, 474,00-TL posta tebligat gideri, 25,00-TL dosya gömleği ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.054,20-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 33.953,60-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden 30.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
Taraflar tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekili Av. .... (e-duruşma) Davalı ... ve ... Vekili Av. .... 'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.