T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/204 Esas - 2025/670
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/204 Esas
KARAR NO : 2025/670
DAVA : Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
YAZIM TARİHİ : 16/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin aynı köyde çiftçilik yapan sigortalılar olduğunu, 2023 Ekim döneminde müvekkillerinin davalı sigorta şirketine başvurarak acente aracılığıyla köy bazlı kuraklık sigortası yaptırdıklarını ve kendilerine buna ilişkin poliçe düzenlenip teslim edildiğini, bulunduğu konum itibariyle .... Mahallesi Nisan yağmurlarına aşırı ihtiyaç duymasına rağmen nisan yağmurlarının yağmadığını, bu sebeple bitkilerin strese bağlı olarak kuraklık riskini yaşadığını, daha sonra yağan yağmurların da bitkinin gelişmesini sağlamadığını ve tam bir kuraklık gerçekleştiğini, müvekkillerinin kuraklık neticesinde hasat zamanı tarlalarına biçer dahi sokamadığını ve bu tarlalardan hiç hasat yapmadıklarını, hatta .... tespitlerinde kuraklığın buğday ve arpa bitkisi için %65 olduğu hususunda rapor tuttuklarını, müvekkillerinin davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduklarını, davalı sigorta şirketinin eksperleri inceleme için geldiklerinde açıkça müvekkillerine yetiştirmeleri gereken işleri olduğunu, daha birçok köyü dolaşmaları gerektiğini söyleyerek yalnızca köy önündeki sulama sistemi ve kuyu tesisatı bulunan birkaç tarlayı incelediklerini, asıl olarak kuraklığa uğrayan tarlalarda hiçbir inceleme yapmadan köyü terk ettiklerini, daha sonra müvekkillerine hasat yapabilecekleri mesajı gelse de, müvekkilleri bu tarlalara biçer dahi sokamadıklarını, kuraklık oranları açıklandığında .... Mahallesi için hasarın "sıfır (hasarsızlık)" olduğunu gören müvekkillerinin derhal aracı acente sigorta şirketlerine başvurduklarını, söz konusu eksperlerin tespitlerinin hatalı olduğunu, .... %65 oranında kuraklık tespit edildiğini ve müvekkillerinin bulunduğu mahalleye 300 metre mesafede bulunan ... Mahallesine dahi kuraklık ödemesi yapılmış iken; %65 oranında hasar tespit edilen müvekkillerine ait mahallede, hasarsızlık tespiti yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak daha sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100 TL, müvekkili ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak daha sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100 TL, müvekkili ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak daha sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100 TL, müvekkil ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak daha sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100 TL, müvekkili ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak daha sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100 TL, müvekkili ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak daha sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100 TL, müvekkili ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak daha sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100 TL, sigorta tazminatının davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkillerine verilmesine, bu bedellere davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü hasat tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK 107. maddesi doğrultusunda belirsiz alacak davası açma şartları olmadığını, .... Bazlı Kuraklık Verim Sigortası ile belirlenen ürünlerin köy genelinde doğrudan neden olacağı verim kaybının, tespit edilen köyün eşik verim değerine kadar teminat altına alınmakta olduğunu, poliçenin ilgili yılı için köyün gerçekleşen verim ortalamasının, köyün eşik verim değerinin altında kalması durumunda köyde bulunan tüm sigortalı üreticilerin tazminat almaya hak kazandığını, parsele özgü verim kayıplarının dikkate alınmadığını, sigorta poliçesi kapsamında sigorta hasar tazminatı tahakkuk etmediğini, davacının, eksperlerin yaptığı tespitler yerine il/ilçe hasar tespit komisyonları veya il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerinin belirlediği hasar oranlarının kabul edilmesi gerektiği iddiasının mevzuata aykırı olduğunu, .... Bazlı Kuraklık Verim Sigortası Genel Şartlarında hasar tazminatının hesaplanmasına referans parsellerde ... eksperinin belirlediği verim esas alınacağı, ... adına görevlendirilen ekperlerin yaptığı tespitler dışında yapılacak verim tespitlerinin dikkate alınmayacağının düzenlendiğini, il/ilçe hasar tespit komisyonları / .... tarım sigortaları kapsamında hasar inceleme yetkisi bulunmadığını, poliçe teminatı kapsamında inceleme içermeyen tutanakların peşinen kabulü yoluna gidilmesinin sigortacılık mevzuatına ve poliçe hükümlerine tamamen aykırı olduğunu, salt meteoroloji verilerinin tarım alanlarında yaşanan kuraklığı göstermediğini, kesinlikle kabul anlamında gelmemek üzere davacının dava dilekçesindeki haksız, kötü niyetli, gerçek dışı, faraziye varsayım, yanlı çıkarımlardan oluşan ve ağır ithamlar içeren iddilarını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili kurumun sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu bulunmadığını, poliçe hükümleri ve delilleri doğrultusunda haksız davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Tapu kayıtları,
-.... Hasar Tespit Komisyonu kararı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, ... tarafından tanzim edilen poliçe kapsamında köy bazlı kuraklık verim sigortası kapsamında meydana gelen kuraklık olayı nedeniyle davacıların uğramış olduğu zararın tespit ve tanzimi talebine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı vekiline hazır bulunduğu 16/10/2025 tarihli celsede zararın varlığını ve miktarının belirlenmesiyle tarafların kusurlarının tespiti amacıyla dosyanın "uyuşmazlık konuları yönünden rapor düzenlenmesi" görevlendirmesiyle bilirkişiye tevdi edilmesine karar verildiği, 2 haftalık süre içerisinde ücretin yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacıya ihtar edildiği, yasal sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu haliyle davacının yatırmamış olduğu delil avansı ile bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş olduğu kabul edilmiş olup, ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Subut bulmayan davanın reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 2.565,60 TL harçtan çıkarılarak artan 1.950,20 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacılara iadesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 2.080,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av..... 'in yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/10/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.