T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/281 Esas - 2024/485
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/281 Esas
KARAR NO : 2024/485 K.
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .... - Av. ....
Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ... -Av. ....
DAVA : ALACAK
DAVA TARİHİ : 16/02/2011
BİRLEŞEN .... SAYILI DOSYASI
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ... -Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ... - Av. ....
Av. ....
DAVA : ALACAK
DAVA TARİHİ : 09/08/2011
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
YAZIM TARİHİ : 10/07/2024
Mahkememizde açılan alacak davalarının birleştirilerek yargılaması yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Asıl davada davacı ... A.Ş. vekili ; ...'de bulunan siloların yapımı amacıile davalı şirket ile sözlü görüşme ve toplantılar yapıldığını, tarafların üzerinde anlaştıkları peşinatın 50.000,00 Euro karşılığı 96.060,00 TL olarak davalı hesaplarına aktarıldığını, ilerleyen aşamada sözleşmenin koşulları hakkında anlaşma gerçekleşmediği için yazılı sözleşme yapılmadığını, ortaya çıkan anlaşmazlık üzerine işin davalıya yaptırılmasından vazgeçildiğini, sözleşme ortadan kalktığı için ödedikleri miktarın kendilerine iade edilmesi gerektiğini, bu amaçla davalıya ihtarname gönderdiklerini, davalının cevabı ihtarname ile sözleşmenin feshinden dolayı zararları oluştuğunu belirtip, peşinat olarak yaptıkları ödemeyi iade etmekten kaçındığını belirtip, davalıya yapılan ödemenin ödeme tarihi olan 24/08/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı ... Ltd Şti vekili ; Taraflar arasında sözlü olarak kurulan hukuki ilişki nedeni ile karşı tarafın talebi üzerine çeşitli imalatlar yaptıklarını, bu imalatların teslim alınmadığı gibi sözleşme fesih edilerek zarar görmelerine neden olunduğunu, belirlenen iş bedeli ve bu işten elde edilmesi olası % 20 civarında kar marjı eklendiğinde, yerine getirilemeyen sözleşme dolayısı ile kar yoksunlukları oluştuğunu, bu amaçla oluşan zararlarının 173.100,00 TL olduğunu, iş sahibi tarafından yapılan peşin ödeme mahsup edildiğinde, halen 77.040,00 TL kar kaybı alacakları bulunduğunu belirtip şimdilik 10.000,00 TL'nin 12/07/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte ... şirketinden alınmasına karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 58.110,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Asıl davada davalı ... şirketi vekili; Taraflar arasında yapılan sözlü görüşmeler nedeni ile davacıya ait silo ve eklerine ilişkin proje çizdiklerini, bu amaçla davacı ile sözlü ve elektronik ortamda görüşmeler yaptıklarını, yapılan ödemenin işe ilişkin peşinat olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu için davacının talebi üzerine imal ettikleri ve davacının teslim almadığı işlerden dolayı zararları oluştuğunu belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... şirketi vekili ; Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, görüşmeler aşamasında ortaya çıkan sorunlar nedeni ile görüşmelerin kesildiğini, iş bedeline karşılık olarak peşin ödeme yaptıklarını, imalat bedeli ve imal edilecek eserin teknik ayrıntıları konusunda anlaşılamadığını, davacı yüklenicinin herhangi bir zararının bulunmadığını belirtip birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl davadaki talep, davacı tarafından işin yapılacağı inancı ile yapılan avans ödemesinin davalıdan tahsili, birleşen davada ise sözleşmenin iş veren davalı tarafından haksız olarak fesih edildiği gerekçesi ile kar kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce daha önce yapılan yargılama sonucu asıl davanın reddine, birleşen davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda 58.110,00 TL'nin ... A.Ş.'den alınıp ... Ltd Şti'ne ödenmesine karar verilmiştir. Bu karar asıl davada davacı, birleşen davada davalı olan ... A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili ise mahkememize ait kararın onanması isteğini içeren dilekçe sunmuştur.
Temyiz isteği ile ilgili yargılama ... tarafından yapılmıştır. Yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen 24/10/2016 tarihli karar ile birleşen davada davacının sözleşmenin feshi nedeni ile olumlu zararını talep ettiği, bu zararın talep edilebilmesi için sözleşmeden dönülmemiş olması gerektiği, olumlu zararın sözleşmenin feshinde kusuru bulunmayan kişinin sözleşmeden haksız olarak dönen kişiden talep edebileceğini, somut olayda yazılı olmamakla birlikte taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu, asıl davada iadesi talep edilen 96.060,00 TL'nin diğer tarafa peşinat olarak ödendiği tartışmasızdır. Yazılı sözleşme olmadığı için tarafların üzerinde anlaştıkları konular tam olarak belirli değil ise de; asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket yetkilisi ... ve nakliyecilerin imzasını taşıyan 17/12/2010 tarihli tutanaklar ve hükmü esas alınan üçüncü bilirkişi raporuna göre, silo ayaklarının Amerikan menşeili olması gerekir iken yerli ürün ile yapıldığı, bu durumda asıl davada davalı birleşen davada davacı konumunda olan yüklenici şirketin kusuru ile sözleşmeye aykırı davrandığı, buna rağmen belirlenen bu sözleşmeye aykırılığın, eserin tamamen reddini gerektirecek nitelikte olmadığı, bu durumda asıl davanın davacısı iş sahibinin eserin tümüyle ret etmesinin ve buna dayanarak sözleşmeyi fesih etmekte kusurlu olduğu, her iki tarafın sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olmaları nedeni ile tarafların olumlu zararlarını değil, ancak birbirlerinin mal varlıklarına kazandırdıkları değerleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmeleri mümkün olup, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin imalat bedeli ve raporda belirlenen revize bedel ile ilgili herhangi bir talebin bulunmadığından, mahkemece asıl davada davacı iş sahibi sözleşmenin feshi nedeni ile ödediği peşinatı istemekte haklı olduğundan, asıl davanın kabulüne, birleşen davada talep kar kaybına ilişkin olup, her iki taraf sözleşmenin feshinde eşit ve ortak kusurlu olması nedeni ile birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekir iken hükümde belirtilen biçimde asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın yasaya uygun olmadığı belirtilip, her iki hükmün bozulması yoluna gidilmiştir.
... bozma kararı taraf vekillerine tebliğ edilip, beyanları alındıktan sonra bozma kararının gerekçelerinin yerinde olduğu kabul edilip, bu kez asıl davanın kısmen kabulü ile 1.627,39 TL nin 16/02/2011tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, birleşen reddine karar verilmiştir. Bu kararlar aleyhine taraflar yeniden temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
..... sayılı ilamı ile ; Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davalı - birleşen davada davacı yüklenicinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verdiği için birleşen davada davanın reddine ilişkin son hükmün kesinleştiği kabul edilmiştir. Bu nedenle birleşen dava yönünden başka bir değerlendirme yapılmaksızın önceki kararda da belirtildiği, taraflar olayda eşit kusurlu olduğu, kusurlu olan tarafın kar kaybı talebinde bulunmasının mümkün olmadığı şeklindeki gerekçeye bağlı kalınmıştır.
Aynı temyiz incelemesinde asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede ise ; asıl davanın davacısı–birleşen davalısı iş sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, asıl davada davacı iş sahibi sözleşmenin feshi nedeniyle ödediği 96.060,00 TL avansın iadesini talep etmiştir. Mahkemece mahsubun her zaman yapılabileceği gerekçesiyle asıl davada bu alacaktan 01/09/2009 tarihli bilirkişi heyeti raporu uyarınca revize iş bedeli 30.816,00 TL ile 21/10/2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 13 ve 14. sayfalarında listesi yapılan imalat bedeli 63.516,61 TL’nin mahsubu ile 1.627,39 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Bozma ilamı öncesi alınan 21.10.2013 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde; davalı yüklenici tarafından imal edilen makine ve teçhizatın yeniden değerlendirilmesi için gerekli olan tadilat harcama tutarının tespit bilirkişilerince 63.516,61 TL olarak belirlendiği, imal edilen makine ve teçhizatın toplam tutarının 770.400,00 TL olduğu, bu rakamlara göre makine ve teçhizatın revizyon maliyetinin toplam bedele oranının 63.516,61 TL/770.400,00 TL = 0,082 olduğu, bu oranın yüksek olduğu, dava konusu makine ve teçhizatın cinsi, pazar şansı, makine ve teçhizatın yeniden kullanımına yönelik tadilat gereksinimi gibi hususlar dikkate alınarak söz konusu oranın %4 olması gerektiği, buna göre davalı tarafından üretildiği tespit bilirkişilerince tespit edilen makine ve teçhizatın revizyon maliyeti 770.400,00 TL x % 4 = 30.816,00 TL hesaplanmıştır. Yani tespit raporunda makine ve teçhizatın revizyonu için harcama tutarı 63.516,61 TL olarak belirlenmesine rağmen, ikinci bilirkişi kurulu raporunda bu bedel 30.816,00 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece bilirkişi kurullarınca farklı olarak hesaplanan revizyon bedelleri farklı alacak gibi kabul edilerek davacı iş sahibinin avans olarak davalıya ödediği 96.060,00 TL’den mahsup edilmesi doğru olmamıştır. 21.10.2013 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporu revizyon bedelini 30.816,00 TL olarak hesaplamış olup, bilirkişilerin alanlarında uzman oldukları, yapılan bu hesap denetime açık ve anlaşılır olduğundan mahkemece asıl davada davacı iş sahibince ödenen 96.060,00 TL avans bedelinden davalı yüklenici tarafından imal edilen imalatların revizyonu için gerekli olan harcama bedeli 30.816,00 TL’nin mahsubu ile 65.244,00 TL’ye hükmedilmesi gerekirken farklı hesap edilen bedellerin mahsup edilmesi doğru olmamıştır" denilerek asıl davadaki davanın kısmen kabulüne ilişkin kararımızın bozulması yoluna gitmiştir. Bozma kararı taraflara tebliğ edilmiş, beyanlar alındıktan sonra usul ve yasaya uygun olduğu açık olan bozma kararına uyulması gerektiği kabul edilmiştir.
Dava önce yapılan değerlendirme ve uyulan ... bozma kararı da dikkate alındığında; asıl davada davacı iş sahibi sözleşmenin feshi nedeniyle ödediği 96.060,00 TL avansın iadesini talep etmiştir. Mahkememiz davalı yüklenicinin yaptığı imalat bedelinin mahsubun her zaman yapılabileceği kabul etmiş, asıl davadaki avans ödemesinden 01/09/2009 tarihli bilirkişi heyeti raporu uyarınca revize iş bedeli 30.816,00 TL ile 21/10/2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 13 ve 14. sayfalarında listesi yapılan imalat bedeli 63.516,61 TL’nin mahsubu ile 1.627,39 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Bozma ilamı öncesi alınan 21.10.2013 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde; davalı yüklenici tarafından imal edilen makine ve teçhizatın yeniden değerlendirilmesi için gerekli olan tadilat harcama tutarının tespit bilirkişilerince 63.516,61 TL olarak belirlendiği, imal edilen makine ve teçhizatın toplam tutarının 770.400,00 TL olduğu, bu rakamlara göre makine ve teçhizatın revizyon maliyetinin toplam bedele oranının 63.516,61 TL/770.400,00 TL = 0,082 olduğu, bu oranın yüksek olduğu, dava konusu makine ve teçhizatın cinsi, pazar şansı, makine ve teçhizatın yeniden kullanımına yönelik tadilat gereksinimi gibi hususlar dikkate alınarak söz konusu oranın % 4 olması gerektiği, buna göre davalı tarafından üretildiği tespit bilirkişilerince tespit edilen makine ve teçhizatın revizyon maliyeti 770.400,00 TL x % 4 = 30.816,00 TL olarak hesaplanmıştır. Yani tespit raporunda makine ve teçhizatın revizyonu için harcama tutarı 63.516,61 TL olarak belirlenmesine rağmen, ikinci bilirkişi kurulu raporunda bu bedel 30.816,00 TL olarak belirlenmiştir. Mahkememiz tarafından bilirkişi kurullarınca farklı olarak hesaplanan revizyon bedelleri farklı alacak gibi kabul edilerek davacı iş sahibinin avans olarak davalıya ödediği 96.060,00 TL’den iki kez mahsup yapmasının doğru olmadığı kabul edilmiştir.
Daha önce düzenlenen 21.10.2013 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporunda revizyon bedelini 30.816,00 TL olarak hesaplamış olup, bilirkişilerin alanlarında uzman oldukları, yapılan bu hesap denetime açık ve anlaşılır olduğu kabul edilmiş, asıl davada davacı iş sahibince ödenen 96.060,00 TL avans bedelinden davalı yüklenici tarafından imal edilen imalatların revizyonu için gerekli olan harcama bedeli 30.816,00 TL’nin mahsubu ile kalan 65.244,00 TL’nin davalı ... şirketinden tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilip, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Mahkememizin .... esas numarasına kayıtlı olup, davacı ... AŞ'nin talebi ile ilgili olarak;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
65.244,00 TL'nin 16/02/2011 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalı ... Şirketi'nden alınıp davacıya ödenmesine,
Fazla istemin reddine,
Alınması gereken 4.456,82 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.426,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.030,32 TL'nin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE.
Davacı tarafından yatırılan 18,40 TL başvurma harcı, 1.426,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.444,90 TL'nin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE.
Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE.
Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne VERİLMESİNE.
Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 837,80 TL ve bilirkişi ücreti 2.200,00 TL olmak üzere toplam 3.037,80 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 2.063,28 TL'sinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
Artan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA.
2-Birleştirilerek yargılaması yapılan mahkememizin .... esas sayılı davası ile ilgili olarak;
"Mahkememizin 09/07/2018 tarihli kararı ile davanın reddine" ilişkin hüküm bölümü davacı ... Şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine ilişkin ... 'nin 17/01/2024 tarihli ve ....., sayılı ilamı ile kesinleştiği için bu dava ile ilgili olarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE.
Dair, Davacı Vekili Av. ... , Davalı Vekili Av. .... yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/06/2024
Katip ...
Hakim ....