T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/3 Esas - 2025/20
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/3 Esas
KARAR NO : 2025/20
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVALI : 1- .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 2- .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
KARAR TARİHİ : 13/01/2025
YAZIM TARİHİ : 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... Şirketi tarafından üretilen ve bünyesindeki bayi olan ..... Şirketi'nden ..... plaka numaralı .....Model ..... Tipli traktörü 10/10/2022 tarihinde 1.040.000,00 TL bedelini ödeyerek satın aldığını, söz konusu traktör ile tarlasını sürdüğü esnada motorun farklı sesler çıkardığını ve bunun üzerine davalı ..... Şirketini aradığını, gerçekleşen arıza ile ilgili bildirimde bulunduğunu, bildirimde bulunulduktan sınra arızanın tespiti için şirket tarafından servise götürüldüğünü, arıza tespiti için yapılan inceleme sonucunda traktörde motordan kaynaklı sorun oluştuğunun tespit edildiğini, arızanın düzeltilmesi amacı ile otuz gün serviste kaldığını, servisten geldikten sonra da arızaların devam ettiğini, bu sebeplerden ötürü traktörü kullanamadığını ve traktör kiralamak zorunda kaldığını, şirket tarafından ayıplı aracın değiştirilmesi talebinin reddedildiğini, tüm bu sebeplerden dolayı mağdur olduğunu belirterek, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini ve arıza tarihinden itibaren kullanılamayan traktörün günlük kira tazminatı olarak şimdilik 50,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine, ayıplı satıştan kaynaklı olarak araçtaki değer kaybı bedeli olarak şimdilik 50,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
YANIT :
Davalı vekili ..... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada davacı, Asliye Ticaret Mahkemesinde davasını açmışsa da işbu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu traktörde herhangi bir ayıp bulunmadığını, ayıp ihbarı bulunmamasına karşın ayıp ihbar yükümlülüğü için öngörülen hak düşürücü sürelere de riayet edilmediğini, ayıba karşı tekeffülden doğan taleplerde ayıpsız misliyle değişim kararı, en son çare olarak verildiğini, bu sebeplerle öncelikli olarak ücretsiz onarım veya bedelde indirim talep edilmesi gerektiğini, işbu davada hem ayıp nedeniyle traktörün ayıpsız misli ile değişimini hem kiralama bedelini hem de traktörde meydana gelen değer kaybını talep ettiğini, bu iddia ve taleplerin gerçeğe aykırı ve çelişkili olduğunu belirterek davanın hem usulden hem esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Ltd Şti'nin davaya cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı ..... AŞ tarafından üretildiği ve ..... Ltd Şti tarafından davacıya satışı yapılan ..... marka traktörün ayıplı olması sebebi ile ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine yöneliktir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkin olup, davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, çiftçi olduğu, dolayısıyla olayda nispi ticari dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki akdi ilişki incelendiğinde, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre; olayda nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Bu sebeple; Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, usulden reddine; görevli mahkemenin ..... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm fıkrası tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine,
..... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,
Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli ..... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır