T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/318 Esas - 2026/357
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/318 Esas
KARAR NO : 2026/357
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ : 12/05/2026
YAZIM TARİHİ : 03/06/2026
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının, davalı ile aralarında yapılan anlaşma gereği ...parsel üzerinde yer alan taşınmazda alçı, sıva, kaba sıva, mozaik, mermer, fayans seramik, süpürgelik, alçıpan, duvar ve tavan boya, taş kaplama, bordür ve oluk taşı vb. işleri yaptığını, bu işlerin bir kısmının 03.11.2017 tarihli sözleşme kapsamında yapılırken bir kısmının davalının talimatı ve istemi üzerine sözleşme harici olarak gerçekleştirildiğini,
İşlerin eksiksiz olarak tamamlandığını ve 30.11.2018 tarihinde ... işyeri kapanışının yapıldığını, gerçekleştirilen toplam imalat bedelinin 3.453.699.33 TL olduğunu, bu bedelin bir kısmının faturalandırıldığını, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine geri kalan kısım için fatura kesilmediğini, kesilen faturaların bedellerinin davalı tarafından halen dahi ödenmediğini, 703.393.24 TL alacaklı olduklarını, bu bedelin dışında faturalandırılmayan alacaklarının da bulunduğunu, yapılan görüşmelerde davalı tarafından, imalat bedeline karşılık ... No'lu bağımsız bölümlerin kendilerine devredileceğinin beyan edildiğini, bu hususu kabul ettiklerini ancak taşınmazlar devredilmediği gibi alacaklarının da ödenmediğini,
Bu nedenlerle alacağın tahsili amacıyla ...esas(eski ... esas) sayılı dosyasında başlatılan takibin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği işin bitiş tarihinin 15.03.2018 olduğunu, icra takip tarihinin 30.03.2023 olması karşısında davalı talebinin zamanaşımına uğradığını ve davanın reddinin gerektiğini,
Davacının, icra takibine yapılan itirazı en geç arabuluculuk bürosuna başvurduğu tarih olan 27.04.2023 tarihinde öğrenmiş olacağı değerlendirildiğinde huzurdaki davanın en geç 27.04.2024 tarihi itibarıyla açılması gerekmekte olup, davanın bu yönden reddinin gerektiğini,
Taraflar arasındaki sözleşme dışında imalatı kararlaştırılan veya kararlaştırılmamış olmasına rağmen davacı tarafından meydana getirilen harici bir iş kalemi bulunmadığını, ... No'lu bağımsız bölümlerin davacıya devredileceğine ilişkin yazılı ya da sözlü bir anlaşma bulunmadığını, davacının sözleşme kapsamında yerine getirerek fatura konusu edildiğini iddia ettiği 703.393.24 TL tutarındaki iş kalemlerine ait faturanın haklı olarak davacıya iade edildiğini, zira taraflar arasındaki sözleşmeye ek protokol ile devri kararlaştırılan ... No'lu bağımsız bölümün davacı şirkete devrinin gerçekleştirildiğini ve davacının başkaca bir hak ve alacağının bulunmadığını, davacı şirket ile karşılıklı varılan mutabakat çerçevesinde tüm ödemelerin nakdi ya da hakediş (taşınmaz devri) şeklinde eksiksiz yapılarak tüketildiğini,
Diğer yandan davacı tarafından sözleşmeye aykırı (sözleşmenin 4/a, B/S, 5/a/b, 6/b, 9/c, 10/d ve ilgili diğer hükümlerine aykırı) eksik, hatalı ve gizli ayıplı imalatlar yapıldığını, Aralık 2021 tarihinde davacı şirket yetkilisi ile inşaat sahasında yapılan incelemede sözleşmeye konu hemen her iş kaleminin eksik ve hatalı şekilde imal edildiği hususunun davacı şirket yetkilisi tarafından kabul edildiğini, eksik ve hatalı imalatların kendileri tarafından yaklaşık 3.000.000.00 TL harcanarak tamamlanmaya çalışılmış ise de; imalatların gizli ayıp olması nedeni ile bu ayıpların süreklilik arz eden eksiklik nevine dönüştüğünü, davacı yanın eksik ayıplı imalatları nedeni ile ilgililerine zamanında teslim yapamamasından kaynaklı menfi-müspet zararlarını davacıdan tazmini haklarını saklı tuttuklarını, söz konusu gizli ayıplı imalatlara ilişkin davacıya noterden ihtarname keşide ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında mevcut "Taşeron Sözleşmesi" başlıklı 03/11/2017 tarihli sözleşme ve 06/11/2017 tarihli ek sözleşme kapsamında, davacının yüklenici sıfatıyla üstlendiği edimini sözleşme koşullarına uygun olarak ifa edip etmediği, işi ifa ettiği şekliyle ne kadar ücrete hak kazandığı, yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında takip tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığının ve varsa miktarının belirlenmesine ilişkindir.
Taraflar olarak dayanılan sözleşme ve ek sözleşme ile diğer belgeler dosyaya sunulmuş, yazılan müzekkerelerle temin edilmiştir.
... esas(eski ... esas) sayılı dosyasının incelenmesinden;
Davacı(alacaklı) şirket tarafından, davalı(borçlu) şirket aleyhine aralarındaki sözleşme kapsamında, yapılan işler ve imalat bedeli gerekçe gösterilerek 2.986.967,04 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle tahsili amacıyla 04/04/2023 tarihinde başlatılan ilamsız takipte,
Ödeme emrinin davalı(borçlu) şirkete 11/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirketin vekili tarafından 13/04/2023 tarihinde süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, mevcut davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra teknik bilirkişi, nitelikli hesap bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişi huzura alınmak suretiyle keza tanık ... de mahallinde dinlenmek suretiyle mahkememiz Hakimi ... tarafından yapılan keşif sonrasında,
Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar da incelenmek suretiyle oluşturulan bilirkişi kurulundan 16/12/2025 tarihli rapor ve itirazları karşılar şekilde 16/03/2026 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi kurulunca yapılan inceleme sonucu 16/12/2025 tarihli rapor ve itirazları karşılan şekilde düzenlenen 16/03/2026 tarihli ek raporda, davacı yüklenici şirketin takip tarihi itibariyle sözleşme kapsamında yaptığı imalatların parasal tutarı 1.625.162,52 TL, sözleşmede fiyatı olmayan iş bedeli tutarının 864.936,61 TL, sözleşme dışı yapılan iş bedeli tutarının 140.000,00 TL olmak üzere toplam 2.630.099,13 TL olduğu, %18 KDV tutarı 473.417,84 TL'nin ilavesi ile yapılan iş nedeniyle hakedilen toplam alacak tutarının 3.103.516,97 TL olup,
... kesintisi nedeniyle 900.000,00 TL, avans kesintisi nedeniyle 345.000,00 TL, stopaj nedeniyle 9.000,00 TL'nin bu alacaktan mahsubu sonrasında, takip tarihi itibariyle davacı alacağının 1.849.516,97 TL olduğu belirlenmiştir.
Tarafların birbirini teyit eder ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten alacağı 703.393,24 TL'dir.
Taraflar arasında 03/11/2017 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalanmış, sözleşme uyarınca davacı taşeron sözleşmenin 3. maddesinde yazılı işlerin yapımını üstlenmiştir. Sözleşmenin 6. maddesinde, işin başlangıç tarihinin 06/11/2017, işin bitim tarihinin ise 15/03/2018 olduğu yazılmış, 9. maddesinde "a-işin birim fiyatı: metrekare sözleşme şartlarına göre fiyatı işin başın sonundan sonuna kadar geçerli olmak üzere KDV dahil değildir." yazılı olup, anılan maddede rakam olarak bir fiyat kararlaştırılmadığı anlaşılmaktadır. Yine aynı maddede "b-İş veren, yapılan tüm imalatın işbu sözleşme hükümlerine uygun olarak yürütüldüğünü onaylayıp hakediş bazında taşerona aylık hakediş olarak ödemelerini yapar." yazılı olup, ödemelerin nakit olarak yapılacağı anlaşılmaktadır.
Davalı, cevap dilekçesinde “davalı şirket taraflar arasındaki sözleşmeye ek protokol ile devri kararlaştırılan ... nolu bağımsız bölümün davacı şirkete devrini gerçekleştirmiş olup, davacının başkaca hak ve alacağı bulunmamaktadır.” Beyanında bulunmuş olup, sözü edilen ek protokol, davalı vekili tarafından 09.09.2024 tarihli 2.cevap dilekçesi ekinde sunulmuştur. Davacı vekili, sunulan ek sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen “Ek Sözleşmedir” başlıklı tarafların imzasını içeren belgede tarih bulunmamaktadır. Ancak ekindeki “... İnşaat” başlıklı tabloda 15.10.2017 tarihi yazılı olup, bu belgenin de altı taraflarca imzalanmıştır. Ek sözleşmede, 06.11.2017 tarihinde ... A.Ş. ile ... İnşaat arasında yapılan sözleşmenin malzeme hariç işçilik fiyatlarının yaklaşık tutarının 1.521.755 TL olduğu kararlaştırılmıştır. Asıl sözleşme tarihi 03.11.2017 yerine 06.11.2017 olarak yazılmışsa da davacı tarafça bu konuda bir itirazda bulunulmamış, belge altındaki davacı şirketin imzası kabul edilmiştir. Ek sözleşme eki tabloda 13 kalem halinde yapılacak işlerin miktarı, birimi, birim fiyatı ve toplam tutarının tablo halinde gösterildiği, tablo altına “hakedişlerde bu sayfada yer alan fiyatlandırmalar baz alınacaktır.” yazıldığı tespit edilmiştir.
Tarafların sözleşme yapılırken iş ve imalat bedelini kesin olarak tespit etmelerinin zor olması, ekonomik koşullardaki hızlı değişimlerin yoğun olduğu zamanlarda iş bedelini kesin olarak değil, yaklaşık olarak da belirlemeleri mümkündür. İş bedelinin sözleşmede “yaklaşık” olarak kararlaştırıldığı hallerde, bedelin işlerin yapıldığı yıl piyasa rayiç bedellerine göre hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir.
Dava konusu olayda ek sözleşme eki 15.10.2017 tarihli tabloda toplam bedel 1.521.759,90 TL olarak yazılmış olup, tablo incelendiğinde birim fiyatların, her bir iş kaleminin ve işin toplam bedelinin belli olduğu, bu tablo esas alındığında işin “sabit birim fiyatlı götürü bedel” olduğu sonucuna varılmaktadır.
Ancak, Ek Sözleşmedir başlıklı belgede “... malzeme hariç işçilik fiyatları yaklaşık tutarı 1.521.755 TL olan sözleşmenin...” ifadesine yer verilmiş olup, bu belgede tutarın “yaklaşık” olduğu yazılmıştır. Tarafların bu konu ile ilgili herhangi bir beyanına dosya kapsamında rastlanılmamıştır.
Yine ek sözleşme içeriğinden ... nolu bağımsız bölümün bedeli 900.000 TL kabul edilerek davacı taşerona verileceği, ancak nakit olarak da ödemeler yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada yer alan tapu kaydından ... nolu bağımsız bölümün 30.01.2019 tarihinde ...'a satıldığı, taşınmazı devredenlerin davalı ile düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat hakkı sözleşmesi imzalayan dava dışı arsa sahipleri olduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından sözleşmeye aykırı birçok eksik/hatalı ve gizli ayıplı imalat yapıldığını, davacının ayıplı imalatlarla ilgili hiçbir düzeltme/yenileme v.b. işlem yapmadığını savunmuştur. Davalı yüklenici tarafından ayıplı, hatalı yapıldığı belirtilen işlere ilişkin mahkemeye başvurularak delil tespiti yaptırılmadığı, ayıplı işlerle ilgili tutanak, yazı v.s. belge düzenlenmediği, davacıya gönderilen 14.06.2022 tarihli ihtarnamede de eksik ve ayıplı işlerin niteliği, miktarı, bedeli ile ilgili bir açıklamada bulunulmadığı tespit edilmiştir.
Davalı vekili, davacı taşeronun ayıplı imalat yapması nedeniyle, dava dışı arsa sahiplerine devri gereken bağımsız bölümlerin ilgili hak sahiplerince zamanında teslim alınmadığını, bu nedenle teslim tarihine dek her ay cezai şart bedeli ile kira kayıp bedeli v.b. adı altında davalı aleyhine zarar ziyana sebebiyet verildiğini ileri sürmüş, davacının yarattığı gecikme nedeniyle üçüncü kişi hak sahiplerine cezai şart, kira kayıp bedeli v.b. adı altında yapılan ödemelerin, var ise davacının iş bedeli alacağından mahsubunu talep etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde işin gecikmesi halinde taşeronun gecikme cezası (500TL/gün) ödeyeceği hükme bağlanmışsa da, davalı tarafından, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan gecikme cezasının mahsup itirazına konu edilmediği, “hak sahibi üçüncü kişilere yapılan cezai şart ödemelerinin” mahsubuna karar verilmesini talep ettiği tespit edilmiştir. Sözleşmenin İşin Süresi başlıklı 6. maddesinde “Mücbir sebepler ve işverenin sebep olabileceği gecikmeler dışında bir gecikme olur ise gecikilen her gün için taşeron, 500TL/gün ceza ödeyecektir.” Hükmüne yer verilmiştir. Ancak yukarıda da açıklandığı gibi, davalının gerek cevap gerekse 2. cevap dilekçesinde sözleşmenin bu hükmüne dayalı olarak mahsup talebinde bulunulmadığı görülmektedir. Mahsuba konu edilen husus 2. cevap dilekçesinde “müvekkilin davacının yarattığı gecikme nedeniyle 3. kişi hak sahiplerine cezai şart, kira kayıp bedeli v.b. adı altında yaptığı ödemelere ilişkin belgeleri iş bu dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenin dikkatlerine sunmaktayız. Bu bedellerin kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının var ise iş bedeli alacağından mahsubuna karar verilmesini arz ve talep ederiz.” Şeklinde açıklanmış olup, bu ifadelerden davalının taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan cezai şartı değil 3. kişilerle arasında imzalanan sözleşmelere dayalı olarak 3. kişilerin kendisinden talep ettiği cezai şart ile kira kaybı taleplerinin iş bu davada mahsuba konu edildiği görülmektedir.
Mahsup itirazına konu edilen bedellerin taşeronun iş bedelinden mahsup edilebilmesi için taşeronun eksik ve ayıplı işlerinin bulunduğunun ve bu eksik ve ayıplı imalatlar nedeniyle davalının, hak sahibi 3. kişilere daireleri gecikmeli olarak teslim ettiğinin kanıtlanması gerekecektir.
Şeklinde yine ana raporda sözleşme ve ek sözleşme hükümleri dikkate alınarak, teknik yorum ve tespitler yapılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmede inşaatın bitim süresi 15/03/2018 tarihi olarak kararlaştırılmış ise de; davalı iş sahibinin ...'ne yazmış olduğu 21/12/2018 tarihli yazıda, taşeronları(davacı) ... Şirketi'nin 06/11/2017 tarihinde başladığı işi 30/11/2018 tarihinde bitirmiş olduğu belirtilmekle, işin bittiği tarih olarak 30/11/2018 tarihinin kabulü gerektiği, buna göre bu tarihi ile zamanaşımını kesen takip tarihi olan 04/04/2023 tarihi arasında TBK m.147 uyarınca, öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, davalının zamanaşımı def'i haklı görülmemiştir.
Yine işin teslim tarihi 30/11/2018 olmakla, davalı tarafından yapılan işte açık ve gizli ayıp bulunduğu hususunda TBK'nın öngördüğü süre ve usule uygun olarak ayıp ihbarında bulunulmamış olmakla, bilirkişi raporunda ayıplı imalat nedeniyle yapılacak indirim bedeli olarak hesaplanan 10.000,00 TL'nin alacaktan mahsubu cihetine gidilmemiştir.
İddia, savunma, dayanılan deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı yüklenici şirketin davalı iş sahibi şirketten yüklenici sıfatıyla ana sözleşme ve ek sözleşme kapsamında, özellikle itirazların değerlendirildiği ek raporda da ifade edildiği üzere, sözleşme kapsamında fiyatı belirli yapılan iş tutarı, sözleşmede fiyatı olmayan iş bedeli ve sözleşme dışı yapılan iş bedelinden ötürü KDV dahil 3.103.516,97 TL alacaklı olduğu, ... kesintisi, avans kesintisi ve stopaj kesintisi toplam tutarı 1.254.000,00 TL'nin bu tutardan mahsubu sonrasında davacının takip tarihi itibariyle 1.849.516,97 TL alacaklı olduğu anlaşılmış ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmiş olmakla bu miktar için(alacağın likit ve hesaplanabilir olmama özelliği dikkate alınarak icra inkar tazminatı haklı görülmeyerek) davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
... esas sayılı(Eski esas ... esas sayılı) takip dosyasında, 1.849.516,97 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile bu miktar asıl alacak için takibin 04/04/2023 tarihli takip talebindeki koşullarla devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Koşulları oluşmayan icra inkar tazminat isteminin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 126.340,... TL harçtan, peşin alınan 36.075,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 90.265,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 36.075,09 TL peşin harç olmak üzere toplam 36.502,69 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 276.932,38 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 176.617,51 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 322,... TL, ATGV araç ücreti 3.365,00 TL, keşif harcı 4.361,... TL ve bilirkişi ücreti 84.000,00 TL olmak üzere toplam 92.049,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 56.996,34 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk için ödenen 3.120,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca;
1.931,89 TL'sinin davalıdan,
1.188,11 TL'sinin davacıdan,
Alınarak hazineye gelir kaydına,
9-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı Vekili Av. ..., Davalı Vekili Av. ...'ün yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/05/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy