T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/443 Esas
KARAR NO : 2025/157
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/01/2020
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
YAZIM TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan .... engelli hasta nakil aracı aldığını, Bu araçların Dahilde İşleme Rejimine tabi olduğunu, Müvekkili şirketin 27.02.2019 tarih ve ... seri numaralı 146.320 Euroluk faturada açıkça ".....3065 sayılı kdv kanununa göre ihracaat kayıtlı teslim edildiğinden kdv tahsil edilmemiştir." diye yazmasına rağmen, 27.02.2019 tarihinde 46.320 Euro ve 23.05.2018 tarihinde 100.000-Euro ödeme yaptığını, Müvekkilinin faturayı görmeden sehven faturada da açıkça belirtilen %18 KDV 22.320 Euroyu, davalıya ödediğini, Müvekkilinin faturanın düzeltilmesini veya 22.320 euroyu şifaen ve mail yoluyla davalıdan istediğini, davalının müvekkili şirketi oyaladığını, Müvekkilinin 27.06.2019 tarihinde "İhraç kayıtlı satış nedeniyle tahsil edilemeyen KDV tutarları ile ilgili .... raporu ile iade işlemleri için gerekli müracaat ve işlemleri yaptığını, ancak 14.06.2019 tarihli .... gelen yazıya istinaden ihraç kayıtlı satışlara dair KDV iadesinin yapılmayacağı…”nın taraflarına bildirildiğini, Müvekkilinden fazla tahsil edilen miktarın müvekkile iadesi gerektiğini, Davalı şirketin söz konusu KDV'yi vergi dairesine ödediğine dair belge sunmadığını, Müvekkili şirketin 02/07/2019 tarihli yazısı ile yanıt vererek "05/10/2018 tarih .... numaralı ve 28/02/2019 tarih .... numaralı faturalar ile firmamıza teslim edilen araçlara ait "3065 sayılı KDV kanuna göre ihraç kayıtlı teslim edildiğinden KDV tahsil edilmemiştir" şeklinde fatura kesmiş bulunuyorsunuz. Teslim alınan söz konusu araçlar mevzuata göre şirketimiz tarafından ihraç edilerek ... A.Ş.'ye beyannameleri iletilmiştir. " denmek suretiyle yanıt verildiğini, Davalı aleyhine .... E. Sayılı dosyasından İcra takibine başlanıldığını, Davalı şirketin süresi içerisinde borcun tamamına ve yetkiye itiraz ettiğini, .... Büro dosya numarası, .... Arabuluculuk numarası ile Arabulucuk yoluna gidilmiş ve davalı ile anlaşılamadığını, Davalı vekilinin .... E. Sayılı dosyasından Davalı şirketin yetki itirazının taraflarından kabul edilmiş olup söz konusu dosyanın .... E. Sayılı dosya ile icra takibine devam edildiğini, Davalı tarafından borca itiraz edildiğinden dolayı işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirtmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 2018-2019 yılları arasında toplam 901.080,90 EURO luk iş yapıldığını, Davacı tarafından dava konusu yapılan satıma ilişkin faturanın, müvekkili şirket tarafından davacının da kabul ettiği üzere "3065 sayılı KDV kanununa göre İhraç kayıtlı Teslim edildiğinden KDV tahsil edilmemiştir" ibaresi ile kesildiğini, KDV kanununa göre; “İhraç kaydıyla teslimler: İhraç edilmek kaydıyla ihracatçılara mal teslim eden imalatçılar tarafından düzenlenen faturada gösterildiği halde tahsil edilmeyen KDV, tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Tecil edilemeyen tutar, ihracatın 3 ay içinde gerçekleşmesi üzerine imalatçıya iade edilir.” hükmüne dayanarak faturayı kestiğini ve KDV yi davacı şirketten tahsil etmediğini, Müvekkili şirket tarafından bu satımla ilgili ödenen KDV ile ilgili olarak beyanname verildiğini ve ödenen KDV nin iadesi ilgili vergi dairesinden talep edildiğini, Ancak müvekkili şirketin yapmış olduğu bu KDV iadesi talebine .... 'nün cevaben vermiş olduğu 14.06.2019 tarih, .... sayılı KDV İadesi konulu yazısında nedenler sayılarak " 3065 sayılı kanunun 11/1-c maddesi kapsamındaki iade taleplerinizin yerine getirilmesi mümkün bulunmamaktadır" denilerek davacı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan alım satımdan doğan KDV ile ilgili iade taleplerinin reddedildiğini, Bu hususun davacıya 27.06.2019 tarihinde, .... gelen 14.06.2019 tarihli yazıya istinaden müvekkili şirkete KDV iadesi yapılamayacağı belirtildiğinden bu bedelin davacı şirket tarafından ödenmesi gerektiği hususunun ihtaren bildirildiğini, Buna rağmen davacı şirket tarafından zaten ödemek zorunda olduğu ve ödediği KDV nin kendisine ödenmesi için müvekkili şirket aleyhine .... E. Sayılı dosyasından icra takibine başlamış bu dosyaya yapmış olduğumuz yetki itirazı sonucunda .... E. sayılı dosyasından takibe devam edildiğini, müvekkili tarafından bu takiplere itiraz edildiğini, Zorunlu Arabuluculuk aşamasında, 2018-2019 yılında davacı şirketle müvekkili şirket arasında yapılan ticari ilişkinin hacminin 901.080,90.-EURO olup bunun karşılığında davacı şirketin yapmış olduğu ödemelerin toplamı kendisine iadesini istediği KDV bedelleri de dahil olmak üzere 894.413,67 EURO olduğunu, Dolayısıyla müvekkili şirketin davacı şirkete borcu değil tam aksine davacı şirketten 6.667,23.-EURO alacağı bulunduğunu, Bu nedenle davacının açmış olduğu davaya karşılık olarak 6.667,23.-EURO alacaklarının tahsili amacıyla karşı dava için 03.02.2020 tarihinde 2020/2126 Başvuru Numarası ile Zorunlu Arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup bu konuda Arabuluculuk aşaması tamamlanana kadar süre verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
DELİLLER:
02/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda;
Davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacının 2019 yılına ait ticari defterlerini TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğu, defterlerin birbirini doğruladığından davalının ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davacının davalının kesmiş olduğu uyuşmazlığa konu 28.02.2019 tarih ve ... nolu faturanın KDV'sini defter kayıtlarında indirim konusu yapmadığı ve davalının cari hesabına yansıtmadığı, davacının 2019 yılı yasal defterleri üzerinde yapılan incelemede, davalının davacı tarafa 53.254,26 TL. cari hesap borcu olduğunu bildirmiştir.
07/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda;
Dosya kapsamında ve davalının 2019 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmeler ve KDV mevzuatında yer alan hükümler doğrultusunda, takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere;
1-Üzerinde inceleme yapılan ticari defterlerin 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı,
2-Asıl davada ... şirketinin iadesi istenen KDV yi talep etmesinin mümkün olup olmadığı hususunda;
1. Seçenek; davalı tarafından, davacı ... Ltd. Şti.'ye .... Engelli Hasta Nakil Aracı satışı 28.02.2019 tarih ve 73057 sayılı fatura ile her ne kadar 3065 sayılı kanunun 11/1-c maddesi kapsamında yapılmış ise de; Davalıya ait 01/06/2018 tarih ve .... no.lu Kapasite Raporunda üretim konuları arasında ambulanslar için ihtiyaç duyulan minibüs, minivan ve benzeri araçların imalatı bulunmadığı tespit edildiğinden, bahse konu .... Engelli Hasta Nakil Aracının 3065 sayılı kanunun 11/1-c maddesi kapsamında satışının yapılmasının mümkün olmayacağı, davacı talebinin yerinde olmadığı,
2. Seçenek; davacı tarafından verilen 22.01.2020 UYAP kayıt tarihli dilekçede .... Engelli Hasta Nakil Aracının Dahilde İşleme Rejimine tabi olduğu belirtilmiştir.
Davacı ... Ltd. Şti.'nin bahse konu araçları sahip olduğu Dahilde İşleme İzin Belgesine istinaden aldığını ispat açısından; .... 'nin Davalı ... A.Ş. tarafından "İthal Edilen Maddelerle İlgili Bilgiler" bölümününün bu kapsamdaki teslimlerine uygun şekilde doldurulmuş, imzalanmış ve kaşelenmiş aslının davacı tarafından Sayın Mahkemenize ibraz edilmesi durumunda, söz konusu .... Engelli Hasta Nakil Aracının satışının 3065 sayılı kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında yapıldığı, faturanın sehven 3065 sayılı kanunun 11/1-c maddesi kapsamında satış yapılmış gibi düzenlendiği değerlendirileceğinden, davacının talebinin yerinde olduğu,
3- Yukarıda 2.maddenin:
1.seçeneğin geçerli olması halinde;
Asıl davada, davacı ... Ltd. Şti.'nin davalı ... A.Ş'den alacaklı olmadığı,
Karşı davada, ... Lt. Şti.'nin ... A.Ş'ye borçlu olduğu,
2.seçeneğin geçerli olması halinde;
Asıl davada, davacı ... Ltd. Şti.'nin, davalı ... A.Ş'den alacaklı olduğu,
Karşı davada, ... Lt. Şti.'nin, ... A.Ş'ye borçlu olmadığı,
Borç-alacak tutarlarının net olarak belirlenebilmesi için Talimat Bilirkişi Raporu ile dava dosyasında bulunan ve davacı ... Ltd. Şti.'ye ait Muavin defter kayıtları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini bildirmiştir.
08/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda;
1-Üzerinde inceleme yapılan ticari defterlerin 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı,
2-Asıl davada;
Davalı tarafından, davacı ... Ltd. Şti.'ye 05.10.2018 tarihli ... no.' lu fatura ile .... tipi acil yardim ambulansı ve 28.02.2019 tarihli ... no.' lu fatura ile .... engelli hasta nakil araçları her ne kadar 3065 sayılı kanunun 11/1-c maddesi kapsamında yapılmış ise de; Davalıya ait 01/06/2018 tarih ve ... no.lu Kapasite Raporunda üretim konuları arasında ambulanslar için ihtiyaç duyulan minibüs, minivan ve benzeri araçların imalatı bulunmadığından ve/veya davacı ... Ltd. Şti.'nin bahse konu alışları ... kapsamında aldığına dair Dahilde İşleme İzin Belgesini ibraz etmediğinden, söz konusu satışların 3065 sayılı kanunun 11/1-c maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacı talebinin yerinde olmadığı,
3- Asıl davada, davacı ... Ltd. Şti.'nin davalı ... A.Ş'den alacaklı olmadığı,
Karşı davada, ... Lt. Şti.'nin ... A.Ş'ye 6.667,23 Euro borçlu olduğunu bildirmiştir.
22/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda;
Dosya kapsamında yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirme doğrultusunda;
Karşı dava yönünden ; karşı davacı ... AŞ'nin 2019 yılı sonu itibariyle karşı davalı ... Ltd Şti firmasından 81.239, 36 TL karşılığı, 6.667, 23 Euro alacaklı olduğunu belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Asıl davada talebin, KDV'ye tabi olmadığı ileri sürülen ürün için, davacı tarafa yapılan KDV ödemesinin iadesi amacıyla açılan takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine,
Karşı davada talebin, ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağının tahsili istemine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizde yapılan yargılama neticesinde verilen 13/12/2021 tarihli karar ile asıl ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmekle kararın taraflarca istinaf edildiği, .... sayılı ilamında "...Bilirkişi heyetinin raporu benimsenerek hükme esas alınmış ise de heyet tarafından tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve gelir idaresinin görüşü doğrultusunda davalı karşı davacı tarafından ticari defter kayıtlarına intikal ettirilen 28/02/2019 tarihli 747.186, 80 TL KDV matrahlı faturadan dolayı karşı davacının 134.493, 62 TL KDV alacağı doğduğunun tespit karşısında mahkemenin kabulü ile benimsenen bilirkişi heyeti raporu arasında oluşan görüş ayrılığı sebebi gerekçe de ayrıntılı bir şekilde karşılanmadan hüküm oluşturulması doğru olmamıştır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunun aksine karar verilmesinin sebebi, açıklanarak, taraf ve yargı denetimine açık bir karar verilmesi gerekir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, ..." şeklinde kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Taraf teşkili ikmal edilmek suretiyle yapılan yargılamada, daha önce de hükme esas alınan 07/06/2021 asıl rapor ile itirazları karşılamak amacıyla alınan ek raporların dosya kapsamına ve hukuka uygun, denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu anlaşılmakla yeniden rapor alınmasına usul ekonomisi de nazara alınarak gerek görülmemiş; karar kaldırma ilamında da yazılı olduğu üzere hükme esas alınan rapor ile mahkememizce tesis edilen karardaki çelişkinin giderilmesinin sağlanması gerektiği anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan evraklar, sunulu bilirkişi raporları ile karar kaldırma ilamı birlikte nazara alındığında; davacı/karşı davalı tarafından .... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen alacağın ileri sürülme sebebinin davalı/karşı davacıdan alınan mal ve hizmetin KDV'ye dahil olmamasına rağmen davalı/karşı davacı tarafından tanzim edilen KDV içerir fatura bedelinin ödenmiş olması sebebine dayanmakla 3065 sayılı KDV Kanunun 11/1-c ve 17. maddesi, .... 14/06/2019 tarihli yazısı birlikte nazara alındığında ... imaline konu aracın piyasadan temin edilmek sureti ile ... dönüşümünün davalı/karşı davacı tarafından yapılmış olduğu, davacı/karşı davalının dahilde işleme izin belgesi de bulunmadığı nazara alındığında davalı/karşı davacının KDV li fatura tanzim etmesinin mevzuata uygun olduğu, davacının talebinde haklı olmadığı kanaati hasıl olmakla aslı davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava taraflarının tacir olması, davacının satın aldığı ürünün KDV'ye tabi olup olmadığı hususunda bilgi sahibi olmasının gerektiği, bu yönde takip tarihinden önce .... cevabi yazısı bulunduğu da nazara alındığında davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu kanaati oluşmakla takipte talep edilen asıl alacağın %20'si nispetinde kötü niyet tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden ise, tarafların ticari defterleri incelenmekle defterlerin TTK'nun 64. maddesi gereğince kanuni şartların tam olduğu, davacı/karşı davalının davaya konu hukuki ihtilaf çerçevesinde KDV'den muaf olmadığı tespit edildiğinden davalı/karşı davacıya 6.667,23-Euro borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı/karşı davacı tarafından sunulan karşı dava dilekçesinde 6.637,23-Euro alacak talep edildiği görülmekle defter kayıtları ile KDV hususunda yapılan daha önceki açıklamalar çerçevesinde karşı davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Sübut etmeyen asıl davanın reddine,
2-Karşı davanın kabulü ile 6.637,23 Euro'nun taleple bağlı kalınmak sureti ile karşı dava tarihi olan 25/02/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden yabancı para borcuna devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı/karşı davalı tarafından .... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 22.320,00 Euro asıl alacağın takip talebindeki TL karşılığı 143.044,41 TL'nin %20 karşılığı 28.608,88 TL kötü niyet tazminatının davacı/karşı davalıdan tahsili ile davalı/karşı davacıya verilmesine,
3-Asıl dava yönünden;
Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 2.497,06 TL harçtan mahsubu ile 1.881,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karşı dava yönünden;
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 16.557,77 TL harçtan karşı dava harcı olarak yatırılan 753,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.804,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davalı/karşı davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma, 753,72 TL karşı dava harcı olmak üzere toplam 808,12 TL'nin davacı/karşı davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalı/karşı davacı tarafından yapılan 3.750,00 TL yargılama giderinin davacı/karşı davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalı/karşı davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 38.782,66 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalık/karşı davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.