T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/450 Esas - 2026/372
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/450 Esas
KARAR NO : 2026/372
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/07/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
YAZIM TARİHİ : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.10.2020 tarihinde, ... ilçesinde, müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki, ... plakalı aracını, ... sahasında park edip araçtan ayrıldıktan sonra, ... sevk ve idaresindeki kül dökücü makinasıyla hareket ettiği sırada, makinanın kontrol bölümüne çıkmak için kullanılan merdivenin sigortalı araca takılıp sürükleyerek beton blokların arasında sıkışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketlerin kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından 01.02.2021 tarihinde ödenen tazminatın 73.011,00 TL tutarında rücu edildiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 82.498,43 TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 01.02.2021 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, zira davacının tazminat talebinin zaman aşımına uğradığını, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, dava dışı ...'ın, ... A.Ş. çalışanı olmadığını ve hasarın gerçekleştiği saha ile kül dökücü makinenin ... Taahhüt A.Ş. sorumluluğunda da olmadığını, dolayısıyla davanın ... A.Ş. hakkında husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, davaya konu kazada müvekkili ... A.Ş. çalışanı olan dava dışı ...'ın kusuru bulunmayıp işbu haksız ve mesnetsiz davanın müvekkili şirket ... A.Ş. için de husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin iş sahasında tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmakta olduğunu, buna ilişkin denetim ve uyarıların yapıldığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirketler çalışanı olmayan dava dışı ...'nın sorumlu olup işbu davanın müvekkili şirketler hakkında açılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket ... A.Ş. tarafından işletilen ... bulunan kül dökücü 923 bant yolunda temizlik yapılması amacı ile stok sahasına bağlı çalışan personeller dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki dava konusu hasara uğramış olan ... plaka nolu ... model araç ile sahaya getirildiğini, ardından dava dışı ...'nın ... plaka nolu aracı uzaklık mesafesine dikkat etmeyip kül dökücü makinesinin yanına park ettiğini, kül dökücü makinesi çalıştırılmadan önce ray sistemine bakıldığını ve ikaz kornası ile bildiri ve anons yapıldığını, ayrıca makinenin çalışma talimatı için posta başı ya da motorize, formen olarak görev yapan kişilerin talimat vermekle birlikte kül dökücü makinesinin gözetim altında çalıştırıldığını, somut olayda dava dışı ... tarafından kül dökücü makine çalıştırılmadan önce ikaz kornası ve anonsunun yapıldığını ve ardından da diğer dava dışı posta başı olan ... tarafından çalışabilir talimatı verildiğini, bunun üzerine kül dökücü makine operatörü ... tarafından makinenin çalıştırılması ile beraber davaya konu aracın makinanın kontrol bölümüne çıkmak için kullanılan merdivenin arasına sıkışması ile birlikte hasarlı kaza meydana geldiğini, davacı tarafından dava dilekçesi ile her ne kadar kazadan müvekkili şirketlerin sorumlu olduğu iddia edilmişse de 13.10.2020 tarihli kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere dava dışı ...'nın hasara uğrayan ... plaka nolu aracı 50 metre uzaklık mesafesine uymayarak kül dökücü makinesinin yanına park ettiğinin aşikar olduğunu, bununla birlikte ... tarafından verilen 14.10.2020 tarihli ifade tutanağında da açıkça aracın maden makinelerine araçla emniyetli yaklaşma veya park etme mesafesinin 50 metre olduğunu bildiğinin ancak buna rağmen dikkat etmeden ve aracı kül dökücü makinesinin yanına park ettiği ve kül dökücü makine operatörüne çalışabilir talimatı verdiğinin belirtildiğini, davanın ... TC Kimlik Numaralı ...'ya ihbarına, müvekkilleri ... A.Ş. İle ... A.Ş. hakkında açılmış olan işbu davanın öncelikle husumet yokluğu ve zamanaşımı sebebiyle reddine, netice olarak müvekkili şirketler hakkında açılmış olan işbu haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
-... esas sayılı icra takip dosyası,
-Poliçe ve hasar dosyası,
-Trafik kazasına ilişkin fotoğraflar,
-Dava dışı sigortalı ile imzalanan mutabakatname, -Fatura, ihtarname, ekspertiz raporu, -Bilirkişi raporu:
12/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kül dökücü makinası sürücüsü ...'ın kazanın oluşunda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/b maddesi; ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 137/2(a) hükümlerini ihlal etmesi, yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşunda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na dayalı kural ihlali söz konusu olmadığından olayın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, meydana gelen olay sonrasında ... plakalı araçta oluşan hasar tutarının 73.011,00 TL olduğu, kül dökücü makinası işleteni olarak davada davalı yan olan ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin, kazanın meydana gelmesinde %100 kusur oranı dikkate alınarak, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği, ... plakalı araçta meydana gelen 73.011,00 TL hasar zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir.
21/01/2026 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; ilgili yazı ile gönderilen dosya incelendiğinde, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki iş makinesi (kül dökücü makine) ile karayolu dışında ... alanında çalışma yaparken, iş makinesi park halindeki ... plakalı araca çarparak sürükleyip beton bloklar arasına sıkıştırması ile gerçekleşen kazanın meydana geliş şekli, olayın gerçekleştiği yer dikkate alındığında; taşıt yolunda meydana gelmeyen ve salt trafik kazası mahiyetinde olmayan bu durumun dairelerinin görev alanı dışında kaldığı anlaşılmakla mevcut kaza hakkında rapor düzenlenmeyerek dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verildiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı, dava dışı ... Şirketine ait ... plakalı aracın kasko poliçesini tanzim ettiğini, 13/10/2020 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde kaskolu aracın hasara uğradığını, bu nedenle sigortalısına ödediği bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Kaza tespit tutanağından anlaşıldığı üzere 13/10/2020 günü saat 14:00 sularında davalılara ait iş sahasında kül dökücü makinenin sürücüsü olan ... sevk ve idaresindeki kül dökme makinesinin dava dışı şirkete ait araca çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, dava dışı şirkete ait kaskolu aracın park halinde hareketsiz olduğu, kazanın davalılar çalışma sahasında meydana geldiği, davacılar tarafından sunulan ifade tutanakları ve iş güvenliği duyurularında kazanın davalılar sorumluluğunda olan alanda meydana geldiği kabul edilmiştir.
Kusur yönünden yapılan incelemede kül dökme makinesinin park halindeki araca çarpması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
TTK m.1472/(1); "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
(2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." düzenlemesini içermektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporu içeriği ile, tüm dosya kapsamına göre; 13/10/2020 tarihinde dava konusu hasarın meydan geldiği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükmün tesisinde esas alınmış olup, buna göre gerçekleşen hasar bedelinin 73.011,00 TL olduğu, dava dışı sigortalıya ödemenin yapıldığı 01/02/2021 tarihinden 13/07/2022 tarihine kadar geçen sürede işleyen faizin 9.487,43 TL olduğu hesaplanmakta toplam 82.498,43 TL'nin davacı tarafından davalılardan talep edilebileceği kabul edilmekle, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜNE,
... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, İcra inkar tazminatı talebinin reddine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 5.635,47 TL harçtan peşin alınan 1.408,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.226,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.800,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan harçlar dahil 7.533,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, Davacı Vekili Av. ... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ...'nin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2026 Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy