T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/46 Esas - 2024/684
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/46 Esas
KARAR NO : 2024/684
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVALI : .....
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
YAZIM TARİHİ : 05/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... Esas Sayılı (Eski Esas: ..... E.) dosyası kapsamında davalı şirket olan ... Şirketi hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından icra takibine "Herhangi bir faturanın ve makbuzun bana hiçbir şekilde gelmemiştir. Beyan edilen rakamın şahsım tarafından bir ürün alınmamıştır. Eğer böyle bir fatura varsa şahsım tarafından hiçbir şekilde alınmamıştır. Benim böyle hiçbir şekilde borcum yoktur." gerekçesiyle haksız itirazda bulunulması üzerine icra takibinin durdurulmuş olduğunu, davacı şirketin "... A.Ş." unvanı ile ... iştiraklerinin ürünlerini pazarlama amacıyla "... A.Ş." adıyla kurulan bir şirket olup söz konusu bu şirket Nisan 2023’te unvanını "... A.Ş." olarak değiştirildiğini, Davalı taraf olan ... Ltd. Şti.nin faaliyet alanı vergi levhasında "...-Yiyecek Ağırlıklı Hizmet Veren Kafe Ve Kafeteryaların Faaliyetleri" olarak belirtilmiş olduğunu, faturalandırılan ürünler, davalı şirketin faaliyet alanı ve şirketler arasında geçmişte de kurulan ticari satış ilişkisi göz önünde tutulduğunda açıkça görüldüğünü, davalı şirketin, davacı müvekkil şirketten iş yeri faaliyeti çerçevesinde kullanmak üzere ürün tedarik etmekte olduğunu, davaya konu ticari satış sonucunda müvekkil şirket tarafından düzenleme ve irsaliye tarihi "28.09.2020", fatura numarası "...", irsaliye numarası "...", bedeli "751,13 TL" olan bir fatura ile düzenleme ve irsaliye tarihi "02.10.2020", fatura numarası "...", irsaliye numarası "...", bedeli "1.031,52 TL" olan bir fatura olmak üzere iki adet fatura düzenlenmiş olduğunu, söz konusu bu faturalar e-arşiv fatura olmakla birlikte kesildikleri anda alıcıya elektronik ortamda iletilmekte olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun "Fatura ve Teyit Mektubu" başlıklı 21. maddesinin 2. fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü ile faturaya itiraz süresini düzenlemekte olup söz konusu bu hüküm e-arşiv faturaları da kapsamakta olduğunu, ancak dava konusu olayda faturalara hiçbir şekilde itiraz edilmemiş olup bu durum faturaların kabul edildiği yönünde karine oluşturduğunu, davalının faturalara hiçbir itirazda bulunulmadığı gibi hiçbir ödeme yapmadığını, bu durumun davacı müvekkilinin şirketin ticari defterlerinde ve cari hesap dökümünde açıkça görüldüğünü, açıklanan tüm bu bilgi, belge ve olgular doğrultusunda; taraflar arasında kurulan satış sözleşmesinde yüklenilen bedel ödeme borcunun ... Şirketi tarafından gereği gibi ifa edilmemesi üzerine başlatılmış icra takibine "Herhangi bir faturanın ve makbuzun bana hiçbir şekilde gelmemiştir. Beyan edilen rakamın şahsım tarafından bir ürün alınmamıştır. Eğer böyle bir fatura varsa şahsım tarafından hiçbir şekilde alınmamıştır. Benim böyle hiçbir şekilde borcum yoktur." gerekçesiyle yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın neticesinde duran icra takibine devam edebilmek için işbu itirazın iptali davasını açtıklarını belirterek; v E. (Eski Esas: ..... E.) sayılı dosya kapsamında başlatılan icra takibine karşı yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın reddi ile alacağın fatura tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili ile müvekkile ödenmesine, itiraza uğrayan alacaklar bakımından takibin devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin haksız itirazda bulunan davalı borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; ... AŞ ile yaptıkları ticarette aracı olan ...'in (kendi bünyelerinde çalışan sigortalı) ürünleri onlara getirip tahsilatını yapıp ... ödeme yapmakta olduğunu, çalıştığı dönemde getirilen ürünlerin ödemelerinin hepsini kendilerinin yaptığını, son faturalarda toplam kaç adet tam bilmediğini ancak onların adına düzenlenip imzalanıp ödemeleri yapılmadığını, o dönemde e-arşive geçtiklerini, onlara kağıt fatura düzenleyip verdiklerini, son yapılan e-arşiv faturalarının da onlara ürün çıkmadan düzenlendiğini ve tarafına yazıldığını, kendisine senelerce gelen kâğıt faturaların son iki tanesinin neden e-arşiv olarak yapılıp kendisine haber verilmeden yazıldığını, kendisi e-arşiv faturaya geçmediği halde bahsi geçen borç ile alakalı hiçbir borcu olmadığını, icra inkar takibine % 20’lik inkar tazminatına da itiraz ettiğini, tam tersine davanın kendisine karşı kötü niyetli olduğunu düşündüğünü belirtip davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Taraf ticari defter ve kayıtları,
- ..... esas sayılı icra takip dosyası,
-Bilirkişi raporu:
07/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket yetkilisi beyanında düzenlenmiş fatura ve malzemeleri almadığını belirttiği, ancak ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği; davacı tarafından da düzenlediği fatura ve ürünlerin davalıya teslimine ilişkin belge sunulmadığı, taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, davalının fatura ödemelerini bire bir yapmayıp, çoğunlukla ödeme sonrasında bakiye borcunun kaldığı, davacının icra takibine koymuş olduğu iki adet fatura tutarı ile takip talebindeki asıl alacak tutarlarının örtüşmediği, takibe konmuş 1.755,00 TL’nin cari hesap alacağı olduğu, icra takibine konu alacak için takip talebinde hesaplamaya esas alınan tutar, faiz hesaplamasına esas alınan tarihler itibariyle talep edilen faizin doğru olmadığı değerlendirmesinde bulunulduğu, davacının e-arşiv fatura olarak düzenlediği faturanın davalıya tebliği ve ürün teslim belgelerinin sunulmadığı, e-fatura mükellefi olmadığını belirten davalının fatura ve ürünleri teslim almadığını belirtmesine karşın, ticari defterlerini bildirmediği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, taraflar arasındaki mal alımına ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı, davalı tarafından ise kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve ..... . sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, davalı ticari defterlerini ibraz etmemiştir, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında mal alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile davacı tarafın ticari defterlerinden taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu anlaşılmış ancak takibe konu faturalardan dolayı davalının davacıya borçlu olup olmadığı hususunda bilirkişi marifetiyle yaptırılan incelemede davacı kayıtlarında yer alan fatura tutarı ile takip talebindeki asıl alacak miktarının örtüşmediği, davacının düzenlemiş olduğu faturaların ve malların davalıya teslim edildiğine ilişkin belgelerin sunulmadığı, bu haliyle davacının alacağın varlığını ve miktarını kesin olarak ispatlayamadığı kabul edilmekle davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ..... 'nın (e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/12/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.