T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/537 Esas
KARAR NO : 2025/655
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2024
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 31/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... A.Ş. (...- Banka) nezdindeki ...müşteri numaralı hesabından ... A.Ş. (İş Yatırım- Aracı Kurum) aracılığıyla 23.03.2000 tarihinde ...-... A.Ş. (..., Şirket, Borsa İşlem Kodu: ...)'nin halka arzına katılarak birim fiyatı 33.000 TL'den 13.000 adet ... hisse başvurusu gerçekleştirdiğini; Müvekkilinin başvurusunun kabul edilmesinin ardından toplam 429.000.000 TL olan hisse bedelinin müvekkile ait ...numaralı hesabından 06.04.2000 tarihinde ödendiğini ve fiziki hisse senetlerinin müvekkiline teslim edildiğini; .... (...)'nın 28.10.2005 tarih ve .... sayılı kararı ile ... (....)'de işlem gören hisse senetlerinin 28.11.2005 tarihinde kaydileştirilmesine karar verildiğini; bu kapsamda ... hisselerinin de bu tarihten itibaren kaydileştirilmeye başlandığını; ancak müvekkiline bu kaydileştirme süreci hakkında hiçbir bilgilendirmenin yapılmadığını; Müvekkilinin, bu senetlerin geçerliliğinin ortadan kalktığına dair bir bilgilendirme almadığından, herhangi bir sorun yaşamayacağı düşüncesiyle fiziki hisse senetlerini elinde tuttuğunu ve bu süre zarfında Şirkete ait kar paylarının biriktiğini düşündüğünü; ancak müvekkile hiçbir bilgilendirme yapılmadan, ... A.Ş. (...) tarafından 31.12.2012 tarihine kadar hak sahipleri tarafından fiziken teslim edilmemiş sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin davalı ... (...)'ne devredildiğini; Müvekkilinin mülkiyetinde olan bu hisse senetleri üzerinde bilgilendirme yapılmadan ve müvekkilin onayı alınmadan tasarrufta bulunulmasının ve müvekkilinin mülkiyet hakkının ortadan kalktığının iddia edilmesinin kanuna açıkça aykırı olduğunu; ... nezdinde kaydi sisteme geçilmesi üzerine fiziki pay senetlerinin teslim edilerek kaydileştirilmesi sürecinin, 2499 sayılı mülga Sermaye Piyasası Kanunu (...)'nun 10/A maddesi ve 6263 sayılı meri ...'nun 13/4 hükmü kapsamında düzenlendiğini; bu düzenlemeye göre, kaydileştirmenin başladığı 28.11.2005 tarihinden itibaren 7 yıl içinde teslim edilmeyen pay senetlerinin mülkiyetinin ...” ye devredilmesinin öngörüldüğünü; Anayasa Mahkemesi'nin, ilgili kanun hükmünü 22.10.2015 tarih ve ... sayılı kararı ile iptal ettiğini; bu iptal kararı neticesinde, kaydi olarak izlenmeye başlandığı tarihten itibaren yedi yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti davalı ...' ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının, yürürlükteki ...'nun Geçici 10. Maddesi ve "6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13. Maddesinin 4. Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine ... Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde hak sahiplerine iadesinin mümkün hale geldiğini; tüm bu gelişmelerden tarafına bir bilgilendirme yapılmadığı için 2023 yılında haberdar olan müvekkilinin, elinde bulundurduğu fiziki hisse senetlerini değerlendirebilmek ve yıllardır yaptığı yatırımın karşılığını alabilmek adına davalı ... ve ... ile iletişime geçerek kendisine ödeme yapılmasını talep ettiğini; ancak müvekkili davacıya amaçlanan yatırımın karşılığı olabilecek ve kabul edilebilecek bir tutarın teklif edilmediğini; 2023 yılında gelişen bazı olaylardan haberdar olan müvekkilinin elindeki fiziki hisse senetlerinin ... Yönetim Kurulu'nun 21.06.2013 tarih ve 3-.../3 sayılı kararı ile Borsada resmi müzayede yoluyla satıldığını öğrendiğini; Müvekkilinin elinde fiziki hisse senetleri bulunmasına rağmen, kendisine hiçbir bilgilendirme yapılmadan ve rızası alınmadan mülkiyetine sahip olduğu hisse senetlerinin ... tarafından Borsada satıldığını; bu durumun, Türk Borçlar Kanunu (TBK) gereğince sebepsiz zenginleşme olarak tanımlandığını; ...' nin, müvekkilin rızası ve onayı olmadan hisse senetlerini satarak bu durumdan gelir elde ettiğini ve haksız kazanç sağladığını; ...” nin bu fiilinin, ...'na aykırılık teşkil ettiğini; 6332 sayılı ...'nun 13/4'üncü maddesinde, teslimi gerçekleşmeyen hisse senetlerinin Borsada işlem göremeyeceğinin açıkça belirtildiğini; ilgili mevzuata rağmen davalı ...” nin, mülkiyeti kendisine ait olmadığı halde müvekkile ait olan fiziki hisse senetlerini müzayede yoluyla Borsada sattığını; bu sebeple, söz konusu eylem hakkında dava açma zorunluluğunun doğduğunu; davaya konu işlem ile açıkça müvekkil davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini; davaya konu olay açısından, davalı tarafından müvekkil davacıya ait hisse senetlerinin bilgisi, rızası ve onayı dışında yönetmelik hükmü gereği satılması ve bedelinin de hiçbir şekilde müvekkil davacıya ödenmemesi karşısında mülkiyet hakkının tamamen yok edildiği açıkça ortada olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini; taraflarınca 19.05.2023 tarihinde davalı Kuruma başvuru yapılarak müvekkiline ait dava konusu hisse senetleri hakkında bilgi ve belge talep edildiğini ve hisse senetlerinin güncel piyasa değeri ve bundan kaynaklı temettü dahil tüm zararlarının istenildiğini; ancak davalı ... tarafından verilen cevabi yazıda davacı müvekkile ait hisse senetlerinin 2013 yılı temmuz ayında Borsada müzayede yoluyla satıldığının belirtildiğini; davacıya ait hisse senetlerinin davalı tarafından mülkiyet hakkı da açıkça ihlal edilmek suretiyle Borsada satılarak aynı zamanda müvekkilin elde etmesi gereken temettüden de yoksun kalmasına neden olunduğundan, söz konusu zararın tespit edilerek davalıdan tahsilini talep ettiklerini; yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilin bilgisi, rızası ve onayı olmadan satılan ve hiçbir şekilde müvekkile bedeli ödenmeyen hisse senetlerinden yarar sağlamış olan davalı ...' nin sebensiz zenginleşmeden kaynaklı olarak elde ettiği haksız kazançla birlikte, davaya konu hisse senetlerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında bugünkü değerinin ve geçmişe dönük kâr payının tespiti ile senet değerinin belirlenmesi ve müvekkil davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini; Belirterek, davacının, 23.03.2000 tarihinde birim fiyatı 33.000 TL'den almış olduğu 13.000 adet ... payının ... tarafından 21.06.2013 tarihinde Borsada resmi müzayede yoluyla satılması sonucu 33.000 TL nominal değerli hisse senetlerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında bugünkü değerinin ve geçmişe dönük kâr payının tespiti ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK” nin 107'nci maddesi gereğince 100,00 TL'nin 21.06.2013 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 30.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6362 sayılı ...'nun 13/4 maddesi ve Geçici 8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 25.11.2005 tarihinde kaydileştirme kararı verilen Borsada işlem gören hisse senetleri ile yatırım fonu katılma belgelerinin mülkiyetinin 31.12.2012 tarihinde kanunen ve kendiliğinden ...'ye intikal ettiğini; 2499 sayılı mülga ...'nun Geçici 6 ve 6362 sayılı meri ...'nun 13/4 ve Geçici 8 inci maddeleri uyarınca, 2005 yılında kaydileştirilmesine karar verilmiş olan sermaye piyasası araçları bakımından, kaydileştirme sürecinin 31.12.2012 tarihinde sona ereceği ve bu sermaye piyasası araçlarının ...'ye intikal edeceği dikkate alınarak, 2005 yılı itibariyle ... nezdinde kayden izlenmeye başlayan halka açık anonim ortaklık paylarını, yatırım fonu katılma belgelerini ve kaydileştirilmesine karar verilen diğer sermaye piyasası araçlarını fiziken elinde bulunduran yatırımcıların herhangi bir hak kaybına maruz kalmalarının önlenmesini teminen, ellerinde bulundurdukları sermaye piyasası araçlarını 31.12.2012 tarihine kadar ilgili ihraççı şirketlere, aracı kurumlara ve/veya bankalara teslim ederek bu senetlerin kaydileştirilmesi gerektiğinin, ... tarafından muhtelif tarihlerde gazetelerde yayınlandığını; buna ilaveten ... tarafından internet sitesinde, 31.12.2012 tarihine kadar hak sahipleri tarafından fiziken teslim edilmemiş sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin ...'ye intikal ettiği ve bunlar üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona erdiği ifade edilerek, 31.12.2012 ve izleyen yıllarda hak kaybı süresi dolacak şirketlerin ve fonların listelendiğini; ayrıca ihraççı şirketler tarafından da konu hakkında bildirimler yapıldığını; nitekim, somut olaya ilişkin olarak ...'ın da 05.11.2012 tarihinde yayınladığı özel durum açıklamasında “7 Aralık 2012 tarihine kadar kaydileştirilmek üzere Şirketimize teslim edilmeyen tüm hisse senetleri, bu tarihte kanunen Şirketimize intikal edecek ve pay sahiplerinin söz konusu hisse senetleri üzerindeki tüm hakları da anılan tarihte kendiliğinden sona ermiş sayılacaktır.” hususunu ortaklarına duyurduğunu; Davacının sahibi olduğunu ifade ettiği ... hisse senetlerinin de 2499 sayılı mülga ...'nun 10/A maddesi çerçevesinde kayden izlenmeye başlandığını; ancak dava konusu hisse senetlerine ilişkin olarak davacı tarafından herhangi bir işlem tesis edilmediğini ve söz konusu fiziki hisse senetlerinin kaydileştirilmek üzere teslim edilmediğini; 31.12.2012 tarihine kadar kaydileştirmek amacıyla teslim edilmemiş olan sermaye piyasası araçlarının, bu tarihin hitamında kanunen ...'ye intikal ettiğini; dolayısıyla dava konusu payların da, 31.12.2012 tarihi itibariyle doğrudan ve kendiliğinden, üzerlerindeki her türlü sınırlı ayni haktan bağımsız olarak, ...'ye toplu olarak intikal eden ... payları arasında yer aldığını; mülkiyeti ilgili mevzuat hükümleri uyarınca 31.12.2012 itibariyle ...'ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının, 06.06.2013 tarih ve 28669 sayılı Resmi Gazete 'de yayımlanarak yürürlüğe giren ...ne İlişkin Yönetmelik'in ilgili hükümleri uyarınca ... Yönetim Kurulu'nun 21.06.2013 tarih ve 3-.../3 sayılı kararı üzerine ... A.Ş.” de resmi müzayede yoluyla satıldığını ve satış sonuçlarına ilişkin olarak ... tarafından .... (....)'da 01.10.2013 tarihinde özel durum açıklaması yapıldığını; Anayasa Mahkemesi'nin 12.11.2015 tarih ve 29530 sayılı Resmi Gazete 'de yayımlanan 22.10.2015 tarih ve .... sayılı kararıyla ...'nun 13/4 hükmünde yer alan “...ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ...'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar ...'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır.” düzenlemesinin Anayasa'nın 13'üncü ve 35'inci maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğini; bu nedenle, 26.04.2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunla ...'na eklenen Geçici Madde 10 ile kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti ...'e intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması hâlinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine ... tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esaslarının ... tarafından belirleneceğinin düzenlendiğini; ayrıca, iptal kararı üzerine iade usul ve esaslarının belirlenmesi amacıyla Ödeme Yönetmeliğinin 07.09.2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete” de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, böylece, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti ...'ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle başvuran hak sahiplerine, ... tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar ... Geçici Madde 10 ve Ödeme Yönetmeliği ile düzenleme altına alındığını; anılan Yönetmeliğin ... tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemelere ilişkin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının, “Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için ...''ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine'ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılır” hükmünü haiz olduğunu; somut olayda davacıya ait paylar süresi içerisinde kaydileştirilmediği için ...'nun 13/4 hükmü gereğince ...'ye devredilerek mevzuat uyarınca ... tarafından satıldığını; işbu dava ile satışa konu edilen paylar nedeniyle uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini; ...'nin, ...'nun 83 üncü maddesi uyarınca kurulmuş olan kamu tüzel kişiliğini haiz bir Kurum olduğunu; ...'ye kanun hükmü gereği devredilen paylar nedeniyle meydana gelen zararın tazmini talebiyle açılacak davaların da idare mahkemeleri nezdinde açılması gerektiğini; bir kamu kurumu olan ...'nin iş ve işlemlerine karşı idari yargı yerlerinde dava açılmasının bir zorunluluk olması nedeniyle Mahkeme nezdinde açılan işbu davada, davanın esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, 6362 sayılı ...'nun 13/4 maddesi ve Geçici 8/2 maddesi uyarınca, kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin 31.12.2012 tarihinde kanunen ...'ye intikal ettiğini; davacının 31.12.2012 tarihi itibari ile dava konusu paylar üzerindeki mülkiyet hakkını kaybettiğini; bu çerçevede davacının alacak hakkının 31.12.2022 tarihinde zamanaşımına uğradığını; davacıya ait payların mülkiyetinin 6362 sayılı ...'nun 13/4 maddesi uyarınca ...'ye devredilmesi nedeniyle ...'nin sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayanan dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle, işbu davanın TBK'nin 82'nci madde hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı tarafından sahibi olduğu payların tespiti ile dava tarihi itibarı ile belirlenecek değerinin ve geçmişe dönük kar paylarının tespiti ve zararın giderilmesi talebiyle işbu dava açılmış ise de davacının Yönetmelik hükümlerine göre ihraçcı Şirket'e başvurması halinde davacının hak sahibi olduğu pay miktarının belirleneceğini; söz konusu başvuru sonrasında ihraçcı Şirket'ten alınan hak sahipliği tutarını gösteren tutanak ile ...” ye başvurulması halinde davacının sahibi olduğu pay tutarının, ... ile ihraçcı Şirket arasında yapılacak mutabakat sonrasında belirleneceğini ve Ödeme Yönetmeliğinde belirlenen tüm alacak kalemlerinin (bedelsiz sermaye artırımları, kar payları, pay satış bedeli, işlemiş nemalar) ... tarafından davacıya ödeneceğini; Kanun koyucu tarafından ... Geçici Madde 10 ve Ödeme Yönetmeliği hükümleri ile özel olarak belirlenmiş bu prosedür çerçevesinde davacının hak sahipliği tutarının belirlenmesi ve bu tutarın karşılığı nakit bakiyenin davacıya ödenmesi imkanı bulunmakta iken işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; Anayasa Mahkemesi'nin ...'nun 13/f.4 hükmünü iptal kararının gerekçesini oluşturan “sermaye piyasalarında işlem yapan kişilerin haklarının kaybı durumunda telafi edici herhangi bir yol veya tazmin mekanizmasının öngörülmemiş olması” tespiti dikkate alınarak, yatırımcıların uğramış oldukları hak kayıplarının telafisi ve yatırımcıların zararının giderilmesi amacıyla ...'na Geçici Madde 10 hükmünün eklendiğini ve Ödeme Yönetmeliğinin çıkarıldığını; bilindiği üzere genel hüküm, düzenlediği konuyu ana hatlarıyla enlemekteyken, özel hüküm genel hükümde düzenlenen şeyin belli bir parçasını, belirli bir türünü düzenlediğini veya genel hükümde düzenlenen şeye yer, zaman, konu ve kişi bakımından istisnalar getirdiğini; sırf bu istisnalara mahsus hükümler sevk ettiğini; sonuç olarak genel hükmün kapsamı sınırlandırılmış olan istisnanın, genel hükümden önce geldiğini, ondan öncelikle kullanıldığını; zira istisnayı koyan da genel hükmü koyan da aynı makam ve aynı irade olduğunu; böyle bir durumda konuyu düzenleyen özel hükümler varken genel hükümlerin uygulanmasının, Kanun koyucunun açık iradesine aykırılık teşkil edeceğini; hukuk metodolojisi ilkeleri gereğince sonraki tarihli özel kanun hükümlerinin, önceki tarihli genel kanun hükümlerinden önce uygulanmasının esas olduğunu; Kanun koyucunun işbu dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak Kanun hükmünü özel olarak düzenlediğini; somut olayda ...'nun Geçici 10 uncu maddesinin meri mevzuat ve özel kanun niteliğinde olduğunu ve uyuşmazlığın çözümü için öncelikle uygulanması gerektiğini; dolayısıyla somut olayda dava konusu uyuşmazlığın çözümüne ilişkin özel bir kanunun bulunduğunu; ...'nun Geçici 10 uncu maddesinin, herhangi bir yoruma gerek kalmayacak derecede ve başka bir şekilde anlaşılamayacak kadar açık ve kesin olduğunu; Kanunun başka türlü anlaşılmasının veya yorumlanmasının ihtimali bulunmadığından somut uyuşmazlığa, uyuşmazlığı düzenleyen sonraki tarihli olan ve özel kanun niteliğinde bulunan ...'nun Geçici 10 uncu maddesinin ve Ödeme Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini; bu çerçevede süresinde kaydileştirilmemiş hisse senetleri nedeniyle gerçekleştirilecek ödemelerin ... Geçici Madde 10 ve Ödeme Yönetmeliği hükümlerine göre yapılması gerektiğinin birçok yüksek yargı makamlarının kararlarıyla da sabit olduğunu; Davacı vekilince müvekkilinin ...'ın halka arz işlemleri sırasında 13.000 adet ... payı için alım başvurusunda bulunduğu ve başvurusunun kabul edildiği ifade edilmiş ise de, anılan hisse senetlerinin dava dilekçesi ekinde Mahkemeye sunulmadığını ve Yönetmelik hükümleri uyarınca ...”ye de bir başvuruda bulunulmadığını; sadece | (bir) adet ... hisse senedinin UYAP sistemine yüklendiğinin görüldüğünü; davacı tarafça 13.000 adet ... payı alımı gerçekleştirildiği iddia edilmekte ise de sadece | adet hisse senedi ek olarak sunulduğundan davacının hak sahibi olduğu tutarın bu çerçevede değerlendirildi; yandan davacının hak sahipliği tutarının ancak hisse senetlerinin ve varsa senetlere ilişkin kuponların ibraz edilip incelenmesinden sonra belirlenebileceğini; mevzuat uyarınca ihraççı Şirket'in tek ve asli görevi fiziki senetleri hak sahiplerinden bir tutanak karşılığında teslim almak olduğunu; anılan tutanakta ihraççı Şirket'e teslim edilen payların adedinin, nominal değerinin ve üzerinde bulunan kuponların belirtildiğini; ... tarafından anılan tutanak esas alınarak, ibraz edilen senetler ve kuponlar ayrıntılı olarak incelenmekte ve ihraççı Şirket ile karşılıklı mutabakat sağlanması sonucunda hak sahibi olunan pay tutarının ve bu paylar nedeniyle Yönetmelik hükümleri çerçevesinde ödenecek tutarın belirlendiğini; somut olayda ise davacının Yönetmelik hükümleri çerçevesinde ihraççı Şirket'e başvuruda bulunmadığını, hisse senetlerinin ihraçcı Şirket'e teslim edilmediğini ve aralarında teslim tutanağının tanzim edilmediğini; öte yandan davacının 13.000 adet ... payı olduğunu ifade etse de, anılan iddianın hisse ile lot ayrımı yapılmaması ve Eski-Yeni Türk Lirası arasındaki farkın göz ardı edilmesi nedeniyle yanlış beklentiye girilmesinden kaynaklı olduğunun düşünüldüğünü, 01.01.2005 tarihi öncesinde Borsada işlem gören payların işlem birimi olan 1 lot, 1.000 TRL (Eski Türk Lirası) nominal değerli 1.000 adet hisse senedine karşılık gelmekte iken, 2005 yılında TL'den altı sıfır atıldıktan sonra Borsa'da işlem gören 1 lot, 1 Yeni Türk Lirası nominal değerli 1 adet hisseye tekabül ettiğini (1 hisse*1 Yeni TL=1 lot); bir başka ifade ile, şirketin bir hissesinin 1.000 Eski Türk Lirası nominal değerli olduğu durumda 1.000 hissenin 1 lot ettiğini (1.000 hisse*1.000 Eski TL-1.000.000 Eski Türk Lirası); bununla birlikte, bir hissenin nominal değerinin şirketten şirkete değişebildiğini ve ihraççı şirketlerin farklı nominal değerde (kupür büyüklüğüne sahip) senetler ihraç edebildiklerini; bu nedenle, Borsa'da işlem gören 1 lot 1 hisseden oluşabileceği gibi senetlerin nominal değerine göre 10, 100, 1.000 veya daha farklı sayıda hisseden oluşabildiğini; örnek vermek gerekirse, 1.000.000 Eski TL nominal değerli hissenin | adedinin, 100.000 Eski TL nominal değerli hissenin 10 adedinin, 10.000 Eski TL nominal değerli hissenin 100 adedinin, 1.000 Eski TL nominal değerli hissenin 1.000 adedinin, 500 Eski TL nominal değerli hissenin 2.000 adedinin 1 lota tekabül ettiğini, Bu nedenle 2005 yılından önceki yıllarda ihraç edilen senetlerin (Dosyaya ibraz edilen hisse senedi görüntüsünden dava konusu hisse senedinin 1995 yılında ihraç edildiğinin tespit edildiğini) 2005 yılından sonraki lot cinsinden değerine ulaşabilmek için pratik olarak hissenin küpür değerinden altı sıfır atılması gerektiğini; nitekim davacı tarafça dosyaya ibraz edilen hisse senedinin incelenmesinden senedin “Beheri 1.000 TL İtibari Değerde 1000 Hisse Karşılığında 1.000.000 Türk Liralık 4. Tertip A Grubu Hisse Senedidir.” açıklamasına yer verdiğinin belirlendiğini; dolayısıyla davacı tarafından ibraz edilen hisse senedinin 1 lot ... hisse senedi olduğunun belirlendiğini; öte yandan Türk Lirasından 6 sıfır atılmasının/ yeni bir para birimine geçilmesinin, sahip olunan payların değerinde kayba neden olmadığını; şirket paylarının nominal değeri değişse bile, yatırımcıların şirket sermayesinde sahip oldukları oranın aynı kaldığını; konu ile ilgili olarak ..., ..., ... ve ... tarafından yapılan açıklamalarda YTL öncesi “1.000.000 TL (nominal) - 1.000 adet - 1 lot” eşitliğine göre var olan düzenlemelerin, YTL'ye geçildikten sonra “7 YTL (nominal) - 1adet - 1 lot” eşitliğine uygun olarak değiştirildiğinin açıkça ifade edildiğini; Davacının 13.000 adet ... payına sahip olduğu iddia edilmiş ise de UYAP sistemine sadece 1 adet hisse senedinin yüklendiğini; ibraz edilen bu | adet hisse senedi üzerinden davacının hak sahipliğinin tespitine yönelik olarak yapılan inceleme sonucunda, ilgili hisse senedinin 1995 yılında Şirket sermayesinin 1.868.800.000.000 Eski TL'den 4.672.000.000.000 Eski TL'ye artırılması sırasında ihraç edildiğinin ve senet üzerinde bulunan 7,8,9 ve 10 numaralı yeni pay alma kuponlarının ve 1995, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarına ait temettü kuponlarının eksik olduğunun, bir başka ifadeyle kullanıldığının belirlendiğini; anılan tarihte Borsa'da işlem gören 1 lot pay 1.000.000 Eski TL nominal değerinde olduğundan, eski Türk Lirasından yeni Türk Lirasına geçiş sonrasında davacının 1 lot ... payının bulunduğunun tespit edildiğini; ...'nun 13/4 hükmü uyarınca satışı yapılan kaydileştirilmemiş sermaye piyasası araçlarının Anayasa Mahkemesi kararıyla yeni bir düzenlemeye tabi tutulması sonucunda, ... Geçici Madde 10 hükmü ve Ödeme Yönetmeliği uyarınca hak sahiplerine ödeme yapılmasında dikkate alınan hesaplama yöntemlerinin adaletin gerçekleşmesini sağladığını; Kanun koyucunun mevzuat gereği ...'ye devredilen payların gerek nakden gerek aynen iadesinde yatırımcıların menfaatlerinin korunması için her kalemi dikkate alarak düzenleme yaptığını; Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ...'nun md.13/4 hükmünde yer alan “Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ...'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar ...'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır.” hükmü çerçevesinde, mülga ... Yönetmeliği'nin “Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının ...'ye intikali” başlıklı 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “...'ye intikal eden sermaye piyasası araçları, ...'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde ...' ta satılır. Belirtilen üç aylık süre içerisinde satılamayan sermaye piyasası araçları hakkında yapılacak işlemlere ilişkin esaslar Kurulca belirlenir.” düzenlemesinin yer almakta olduğunu; ...'ye devredilen payların hak sahiplerinin kimliği hakkında ihraççı şirketler tarafından ...'ye bilgi verilmediğini; kaydileştirilmeyen tüm payların ihraççı şirketlerce toplu olarak ...'ye devredildiğini; bu kapsamda kaydileştirilmeyen ... paylarının da ... tarafından toplu olarak ...'ye intikal ettirildiğini; süresi içerisinde kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen payların, ... md. 13/4 hükmü uyarınca yatırımcıların adı-soyadı bilgisi ve payların seri, sıra, küpür, tertip numara bilgisi olmaksızın ve hangi yatırımcının ne kadar paya sahip olduğu bilinmeksizin ...'ye intikal ettiğini; davacının ... payının da içinde olduğu toplu ... paylarının anılan mevzuat hükümleri uyarınca 16-26.7.2013 tarihlerinde 44,35 (44,35418) TL ağırlıklı ortalama fiyat ile Borsa'da satıldığını; satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak hak sahibine ödenecek satış tutarının hesaplanmasında, Kanun koyucunun “...'nin ilgili sermaye piyasası aracına ilişkin tüm satış işlemlerinin ağırlıklı ortalama fiyatının esas alınacağına hükmettiğini; Yönetmelik uyarınca yapılan hesaplamalarda hissenin güncel Borsa fiyatı değil, Yönetmeliğin 9 uncu maddesine istinaden ...'nin payları sattığı tarihteki Borsa fiyatının baz alındığını; Kaydileştirilmeyen hisse senetlerinin ...'ye devir işleminin bireysel bir idari işleme değil Resmi Gazetede yayınlanan düzenleyici işleme dayandığından, yatırımcıların devir işlemine onay vermesinin söz konusu olmadığını; bu çerçevede davacı tarafın konu hakkında bilgisi olmadığını belirterek ...'nin tasarrufta bulunabilmesi için davacının bilgilendirilmesinin ve onayının alınmasının gerektiğine yönelik iddialarının geçerliliğinin bulunmadığını; Mevzuatın öngördüğü yöntemle yapılan hesaplama sonucunda, davacının 1 lot olan ... pay sayısının bedelsiz sermaye artırımları neticesinde 3,35 lota yükseldiğinin belirlendiğini; dava konusu ... paylarının 2013 yılı temmuz ayında 44,35 (44,35418) TL ağırlıklı ortalama fiyat ile Borsa'da satılmış olduğu dikkate alındığında, 3,35 lot ... payının satış tutarının 148,59 TL (3.35 *44,35418) olduğunun hesaplandığını; davacıya ait 3,35 lot ... payı için 2008-2013 yıllarında toplam 56,35 TL kar payı tutarının hesaplandığını; 1 lot ... pay sahibinin 23.08.2024 tarihi itibarıyla 678,21 TL nema alacağı bulunduğunun hesaplandığını ve bu tutarın fiili ödeme tarihindeki getiri oranı kullanılarak güncelleneceğini; bu veriler ışığında 1 lot/adet ... hisse davacının ...'den alacak tutarının, fiili ödeme tarihinde güncellenmek üzere 23.08.2024 itibarıyla 883,15 TL olarak hesaplandığını; Davacı tarafça dava konusu hisse senetlerinin dava tarihi itibarı ile belirlenecek değerinin ve ik kar paylarının tespiti talebiyle dava açılmış ise de, ...'nin bir Kamu Kurumu olması göz önüne alındığında, somut olaya konu uyuşmazlığın bir ticari işten kaynaklanan değil, bir kamu tüzelkişisinin mevzuat uyarınca gerçekleştirdiği satış işlemi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarara dayandığını; Ödeme Yönetmeliği'nde uygulanacak nema (faiz) oranının açıkça belirtildiğini; Yönetmeliğin “Başvuru” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarlarının hak sahiplerine nemaları (faizi) ile birlikte ödeneceğinin düzenlendiğini; Yönetmeliğin “İade edilecek nema tutarları” başlıklı 10 uncu maddesinde de ödenecek olan nema (faiz) tutarının açıkça belirlendiğini; buna göre, hak sahibine tutarının, ilgili sermaye piyasası aracı satış bedeli ve/veya kâr payının ... portföyüne intikal tarihinden itibaren, Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu ...' nin fiilen elde ettiği getirinin ödenecek tutara isabet eden kısmı olduğunu; mevzuatta hak sahiplerine ödenecek nema (faiz) tutarı açıkça belirtilmiş olduğundan, mevzuat hükmüne aykırı olarak bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında faiz talep edilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu; Süresi içerisinde kaydileştirilmediği için ...'ye devredilen paylar nedeniyle ... tarafından yatırımcıların hak sahipliğine ilişkin yapılan teknik inceleme ve hesaplamaların hukuka uygun olduğunu; yatırımcıların konuya ilişkin başvurularının ... tarafından tüm ayrıntısıyla ve ihraçcı şirketlerle karşılıklı mutabakat sağlanarak, eksiklik veya hataya yer verilmeksizin incelendiğini ve hesaplanan tutarların hak sahiplerine iade edildiğini/ ödendiğini; Belirterek sonuçta, davacı tarafından Ödeme Yönetmeliği uyarınca gerekli belgelerin ...'ye sunulmasının ardından, ilgili dönemde yürürlükte bulunan Kanun'a dayanılarak satışı yapılan kaydileştirilmemiş ... payları nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında yayımlanan ...'nun Geçici Madde 10 hükmü ve Ödeme Yönetmeliği uyarınca satış tutarı, kâr payı ve nema toplamının hak sahibi davacıya ödeneceği dikkate alındığında, herhangi bir hukuki dayanağı bulunmayan işbu davanın reddi gerektiği ifade edilerek, haklı herhangi bir gerekçeye dayanmayan davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacıya ait dava dışı şirketin hamiline yazılı katılım senetlerinin davalı tarafından müzayede yoluyla satılmasından kaynaklı, hisse senetlerine karşılık gelen nominal değerin ve geçmişe dönük kar payının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında alınan 28/04/2025 tarihli kök ve 27/06/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın Mahkemeye ibraz ettiği ... payının gerçekten ... tarafından ihraç edilmiş gerçek ... payı olup olmadığının tespitinin en sağlıklı ve doğru şekilde sadece ... Şirketi'nce yapılabileceği; zira, ... tarafından basımı yaptırılan fiziki ... paylarının kağıdının kalite ve özelliklerini, pay üzerinde yer alan .... kodunu, seri, tertibi ve grubunu, ihraç zamanını en iyi kendi kayıtlarıyla karşılaştırarak ...'ın bilebileceği; davalı ... (...)'nin de tazmin esnasında ihraççı şirketin düzenlediği teslim tutanağını zorunlu olarak aramasının sebebinin, ihraççı şirketin düzenlediği teslim tutanağında, teslim edilen fiziki hisse senedinin ISIN kodu, ISIN kod açıklaması (ilgili Borsa şirketi), yatırımcının kimlik bilgileri, hisse senetlerinin basım yılı ve kar payı kuponu ve temettü kuponu içerip içermediği, fiziki hisse senedinin eski numarası- eski adeti, hamiline veya nama olduğu, Eski TL nominal tutarı ve hisse senedinin güncel nominal tutarı ile güncel lot/adet miktarı bilgilerinin zorunlu olarak yer alması olduğu; ...'ye başvuracak hak sahiplerinin belgeleri arasında bulunan teslim tutanağında belirtilen payın tazmininin, ... tarafından teslim tutanağında yer alan payın miktar ve tutarının ilgili şirket ile karşılıklı mutabakat sağlandıktan sonra yapıldığı; Bu nedenlerle, davacının elinde bulunan fiziki ... paylarını ...'a teslim etmesi ve ...'tan gerçek ... paylarına sahip olduğunu/ hak sahibi olduğunu/ pay sahibi olduğunu ispatlayıcı teslim tutanağını alması ve bilahare tazmin talebinde bulunabilmesi için teslim tutanağı ve diğer belgelerle birlikte ...'ye başvuruda bulunmasının zorunlu olduğu; Davacının ... Paylarının Nominal Değerine ve Miktarına (Lotu/Adedi) İlişkin Olarak; 01.01.2005 tarihi öncesinde Borsada işlem gören payların işlem birimi olan “lot” un, her biri 1.000 TL nominal değerli 1.000 adet hisse senedine karşılık gelmekte iken, Türk Lirasından altı sıfırın atıldığı 01.01.2005 tarihi sonrasında 1 YTL nominal değerli 1 adet hisse senedine karşılık geldiği; davacı tarafın Mahkemeye ibraz ettiği her biri (beheri) 1.000 TL nominal değerli (itibari değerde) 1.000 adet hisse karşılığında 1.000.000 TL (Eski Türk Lirası) tutarındaki ... payının, yeni sistemde 1 lot, yani Borsada işlem gören 1 adet pay olduğu; başka bir ifadeyle, payın ihraç edildiği 1995 yılında ve davacının payı halka arzdan satın aldığı 2000 yılında Borsa'da işlem gören 1 lot pay 1.000.000 Eski TL nominal değerinde olduğundan, eski Türk Lirasından yeni Türk Lirasına 01.01.2005 tarihinden itibaren geçiş sonrasında davacının elinde 1 lot/adet ... payının bulunduğunun belirlendiği, Bu itibarla, davacının ibraz ettiği fiziki ... payının 1.000.000 Eski Türk Lirası olan nominal değerinin, 01.01.2005 tarihinden sonra Türk Lirasından altı sıfır atılması ve Borsadaki dönüştürme sonrasında güncel olarak 1,00 TL nominal değere dönüştüğü ve Borsada işlem görme miktarı olarak da 1 lot/adet olduğu; Davacının ... Payının Nominal Dı ve Geçmişe Kar Paylarını Davalı ...'den Talep Edip Edemeyeceğine, Talep Edebilirse Tutarının Ne Kadar Olduğuna İlişkin Olarak; Davacının ibraz ettiği fiziki ... payını ve paya düşen kar paylarını ve arada geçen süre için hesaplanacak getiriyi davalı ...'den bu aşamada doğrudan talep etmesinin mümkün bulunmadığı; davacının öncelikle fiziki ... payını ...'a teslim etmesi ve ...'ın düzenleyeceği teslim tutanağı ve diğer belgelerle birlikte ...'ye başvuru yaparak tazmin talebinde bulunmasının gerekeceği; davacının ...'ye yapacağı başvurudan sonra ...'nin hesaplayacağı tazmin meblağını kabul etmemesi halinde ...'ye doğrudan dava yöneltmesinin mümkün olacağı; ... tarafından 1 lot/adet ... payı baz alınarak yapılan hesaplamaya göre, davacının 1 lot/adet olan ... pay sayısının bedelsiz sermaye artırımlarından kendiliğinden gelen paylar neticesinde 3.35 lota/adete yükseldiği; davacının ... paylarının ... tarafından ilgili mevzuat hükümleri uyarınca 2013 yılı temmuz ayında 44,35 (44,35418) TL ağırlıklı ortalama fiyat ile Borsa'da satıldığı; buna göre, 3,35 lot/adet .... payının satış tutarının 148.59 TL (= 3,35 lot X44,35418 TL) olduğu; 3,35 lot/fadet .... payının kâr payı toplamının 56.35 TL olduğu lot/adet ... payı nedeniyle hak sahibinin 23.08.2024 tarihi itibarıyla nema/ getiri alacağının 678.21 TL olduğu ve bu tutarın fiili ödeme tarihindeki getiri oranı kullanılarak güncelleneceği, lot/adet .... payı nedeniyle davacının ...'den alacak tutarı toplamının, fiili ödeme tarihinde güncellenmek üzere 23.08.2024 tarihi itibarı 148,59 4 56,35 4 678,21) olduğu; Sonuçta, ... tarafından 1 lot/adet .... payı baz alınarak davacının ...'den alacak tutarı toplamının, fiili ödeme tarihinde güncellenmek üzere 23.08.2024 tarihi itibariyle 883,15 TL olarak hesaplandığı; Heyetimizce yapılan tetkik sonucunda, ... tarafından hak sahibi davacıya 23.08.2024 tarihi itibariyle ödeneceği hesaplanan toplam 883,15 TL tutarındaki meblağın, 6362 s ...'nun 10'uncu maddesi hükmüne ve Ödeme Yönetmeliği'nin 9'uncu maddesi hükmü ile 10'uncu maddesinin atıf yaptığı Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği ve Ek-l'inde yer alan hesaplama yöntem ve formüllerine uygun olarak hesaplandığının tespit edildiği, Davacının 1 lot/adet .... payına ilişkin iade alacağını ...'den talep edebilmesi için ...'tan alacağı teslim tutanağı ve Ödeme Yönetmeliğinde belirtilen diğer belgelerle birlikte davalı ...'ye başvuruda bulunmasının gerekeceği; ...'tan alınacak teslim tutanağı olmaksızın ve teslim tutanağı ...'ye sunulmaksızın ...'den iade/ tazmin talebinde bulunulmasının mümkün görülmediği,- 3.35 Lot/Adet .... Payının 09.08.2024 Dava Tarihi ve 25.04.2025 Güncel Tarih İtibariyle Borsa Değerine İlişkin Olarak; tazmin/ iade meblağının belirlenmesinde payın güncel değerinin ne olduğunun hiçbir önemi bulunmamakla birlikte davacı tarafça talep edildiğinden 3,35 lot/adet .... payının 09.08.2024 dava tarihi itibariyle Borsa değerinin 480,79 TL (- 3,35 Lot X 143,52 TL) ve 25.04.2025 güncel tarih itibariyle Borsa değerinin 419.75 TL (- 3,35 Lot X 125,30 TL) olarak hesaplandığının bildirildiği görülmüştür.
30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13'üncü maddesinde "....Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ... (...)'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar ...'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." hükmü uyarınca söz konusu hisse ve hisseye bağlı kar payları 31.12.2014 tarihine kadar şekline uygun kaydileştirilmediği için ...'ye devredilmiş olup kurumdaki ortaklık hakkı sona ermiştir. İlgili tarihe kadar hissedarın payına tahakkuk eden ve zaman aşımına uğramayan temettüler tahsil edilebilir durumda bulunmaktaydı. Ancak hissedarın tahsile ilişkin başvurusu bulunmadığından yasal süre içinde ödeme yapılamamıştır.
Bununla birlikte söz konusu madde hükmü Anayasa Mahkemesinin 22.10.2015 T. ve .... sayılı kararı ile kısmen iptal edilmiş olup buna istinaden 07.09.2015 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı ....'nun m.13/4. uyarınca kaydileştirilmemesi nedeniyle ...'ye intikal eden davacı adına kayıtlı hissenin borsa satılından elde edilen gelir, tahsil edilemeyen temettü tutarı nemasıyla birlikte hissedarın başvuru yapması durumunda ... tarafından kendisine ödenebilecektir.
Kaydileştirme, sermaye piyasası araçlarının (fiziki pay ve yatırım fonu katılma belgesi) fiziki olarak senet üzerine basılmasından vazgeçilerek bu sermaye piyasası araçlarına karşılık gelmek üzere aynı nitelik ve hakları taşıyacak şekilde elektronik ortamda kayıtlar oluşturulmasıdır. Diğer bir deyişle fiziki sermaye piyasası araçlarının imha edilmesi ve imha edilen bu senetlere karşılık elektronik ortamda kaydi sermaye piyasası aracı oluşturulması işlemine kaydileştirme denilmektedir.
28.11.2005 tarihinde ...'ta Müşteri İsmine Saklama Sistemi'nde fiziken saklanmakta olan tüm sermaye piyasası araçlarını iptal edilerek, bu hesap kayıtları ... tarafından devralınarak pay senetleri artık sadece ...'da kayden hak sahibi bazında izlenmek suretiyle kaydi sisteme geçilmiştir. Pay senetlerinin kaydileşme tarihinden sonra yapılan tüm bedelli ve bedelsiz sermaye artırımlarında artık fiziki senet basım ve teslimi yapılmamakta sadece kaydi pay ihracı söz konusu olmaktadır.
30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13'üncü maddesinde "....Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ... (...)'ye intikal eder" hükmü bulunmaktadır. Anılan hükümde yer alan süre, ilgili şirket için kayden izlenmeye başlama tarihi itibariyle başlamaktadır. 7'nci yılın sonunda da hala ilgili şirket payına sahip hak sahipleri adına ... nezdinde izlenmeye başlamamışsa, belirlenen sürede hak sahipleri tarafından fiziken teslim edilmemiş sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti, ...'nun 83'üncü maddesi ile kurulan Yatırımcıları Tazmin Merkezi'ne intikal etmekte ve bunlar üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermektedir. Ayrıca Kurul düzenlemeleri çerçevesinde, Mayıs 2013 tarihi sonrasında ilgili Şirketlerin, duyuru metnini ....'nda ve hak düşürücü süre boyunca Şirketin internet sitesinde yayınlamaları gerekmektedir. Şirket kaydi sisteme geçtiği tarihten itibaren yedi yıl içinde fiziki senetlerin teslimi mümkün olmadığı takdirde, yatırımcı senetlerle alakalı tüm haklarını kaybetmektedir.
...; yatırım kuruluşlarının, yatırım hizmet ve faaliyetinden kaynaklanan nakit ödeme veya sermaye piyasası araçları teslim yükümlülüklerini yerine getirememeleri hâlinde, Sermaye Piyasası Kurulunca 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde alınan tazmin kararını yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur.
Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının ...'ye intikali;
MADDE 27 - (1) Kanunun 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ... tarafından, ... hesaplarına aktarılır, bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. ... hesaplarına aktarılan sermaye piyasası araçlarına ilişkin geçmiş yıllarda ödenen, ihraççı şirketler nezdinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca ...'ye devredilebilen temettüler de ilgili ihraççı şirketler tarafından ... hesaplarına aktarılır. Bu şekilde ...'ye intikal eden sermaye piyasası araçları için ...'ya ve ...'a ... tarafından herhangi bir ücret ödenmez.( ... Yönetmeliği Madde-27)
Zamanaşımına uğrayan varlıkların ve teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının satışı;
MADDE 28 - (1) 24 üncü madde uyarınca ...'ye gelir kaydedilen emanet ve alacaklar ile 27 nci madde uyarınca ...'ye aktarılan sermaye piyasası araçlarının, ...'ye intikalinden itibaren üç ay içinde ...'ta satılması esastır. Bununla birlikte, ...'ta satışı mümkün olmayan veya söz konusu süre içerisinde satılamayan varlıklar hakkında yapılacak işlemlere ilişkin esaslar Yönetim Kurulunca belirlenir.
(2)Satış işlemleri için ... tarafından ...'a yazılı olarak müracaat edilir. Satış işlemi, ... tarafından satılacak kıymetin likidite durumuna göre, ayrı bir resmi müzayede sırası açılmasına gerek görülmediği durumlarda ilgili sermaye piyasası aracının işlem sırasında ya da açılacak ayrı bir resmi müzayede pazarında gerçekleştirilebilir.
(3)Ayrı bir resmi müzayede pazarı açılması durumunda satılacak varlıklara ilişkin duyuru, satışın yapılacağı günden en az bir gün önce Kamuyu Aydınlatma Platformunda yapılır.
(4)Resmi müzayede işlemlerine ilişkin esaslar ... tarafından belirlenir. ... adına yapılacak müzayede dâhil hiçbir işlem için ...'a, ...'ya ve ...'a komisyon, masraf ve benzeri ücret ödenmez.
(5) Bu Yönetmelik uyarınca ...'ye zamanında devredilmeyen varlıkların, bu maddede belirtilen satış sürecinden sonra ...'ye intikal etmesi halinde, söz konusu varlıklar yapılacak ilk satışta dikkate alınır.
4-Anayasa mahkemesi tarafından 22.10.2015 tarihinde verilen kararda bahis geçen kararda; "...ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ...'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar ...'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." denilmektedir. İptale konu kanun hükmü, 12.11.2015 tarihinde yürürlükten kalkmış bulunmaktadır.
İptal sonrasında ...'nun 13'üncü maddesinin dördüncü fıkrasının son hali aşağıdaki gibidir; "Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez."
Anayasa Mahkemesinin kararlarının geriye yürümezliği ve kazanılmış hak demek, iptal edilen kanunun çıktığı tarih ile iptal edildiği tarih arasında elde edilen durum ve kazançların geri alınamayacağı anlamına gelir. Kanun iptal edildikten sonra, o hak ve kazanç artık devam edemez yani Anayasa Mahkemesi kararları, davanın açıldığı eski tarihten değil, daha sonraki karar verildiği tarihten itibaren geçerlidir.
30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13'üncü maddesinde "....Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ... (...)'ye intikal eder" hükmü bulunmaktadır. Anılan hükümde yer alan süre, ilgili şirket için kayden izlenmeye başlama tarihi itibariyle başlamaktadır. 7'nci yılın sonunda da hala ilgili şirket payına sahip hak sahipleri adına ... nezdinde izlenmeye başlamamışsa, belirlenen sürede hak sahipleri tarafından fiziken teslim edilmemiş sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti, ...'nun 83'üncü maddesi ile kurulan Yatırımcıları Tazmin Merkezi'ne intikal etmekte ve bunlar üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermektedir.
Şirket kaydi sisteme geçtiği tarihten itibaren yedi yıl içinde fiziki senetlerin teslimi mümkün olmadığı takdirde, yatırımcı senetlerle alakalı tüm haklarını kaybetmektedir.
Elinde fiziki pay belgesi bulunan davacının ... A.Ş.'ye ve/veya ...'ye elinde bulunan pay senetleri ile başvuruda bulunabilecektir. Davacının başvurusuna ilişkin incelemelerin sonuçlandırılmasını müteakip, ... tarafından iletilen bir yazı ile alacakları hakkında bilgilendirme yapılmaktadır. Hak sahiplerinin 7 Eylül 2026 tarihine kadar ...'ye başvuru yapma hakkı bulunmaktadır.
Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için ...'ye intikal etmiş olup da, satışı yapılmamış sermaye piyasası araçları ile iade tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz payları aynen; kâr payları ise, 12/6/1933 tarihli ve 2308 sayılı Şirketlerin Müruru Zamana Uğrayan Kupon Tahvilât ve Hisse Senedi Bedellerinin Hazineye İntikali Hakkında Kanun kapsamında Hazine'ye intikal edenler hariç olmak üzere, nemasıyla birlikte nakit olarak, hak sahibi tarafından bildirilen hesaplara aktarılır.
Hak sahibinin varsa bedelli sermaye artırımından kaynaklanan payları talep etmesi halinde, bu payların aynen hesaplara aktarılması ... tarafından bu amaçla ödenen tutar ve yapılan masrafların kanuni faizi ile birlikte ...'ye ödenmesi kaydıyla mümkündür.((6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13'üncü maddesinin dördüncü fıkrasının kısmen iptali üzerine ... Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 8)
Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için ...'ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında ....'ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılır.( m. 9/1)
Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için ...'ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası aracının farklı tarihlerde ve/veya farklı fiyatlardan satılmış olması halinde, hak sahibine ödenecek satış tutarının hesaplanmasında ...'nin ilgili sermaye piyasası aracına ilişkin tüm satış işlemlerinin ağırlıklı ortalama fiyatı esas alınır. Ağırlıklı ortalama fiyat, her bir satış fiyatının o fiyattan satılan miktar ile çarpımları toplamının, satılan toplam miktara bölünmesi suretiyle hesaplanır.(9/2)
Hak sahibinin varsa bedelli sermaye artırımından kaynaklanan payların satış tutarlarını talep etmesi halinde, ... tarafından bu amaçla ödenen tutar ve yapılan masraflar kanuni faizi ile birlikte başvuru sahibine ödenecek olan tutardan mahsup edilerek ödeme yapılır.(9/3)
MADDE 10 - (1) Ödenecek nema tutarı, ilgili sermaye piyasası aracı satış bedeli ve/veya kâr payının ... portföyüne intikal tarihinden itibaren, 18/11/2015 tarihli ve 29536 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan .... Genel Tebliği hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu ...'nin fiilen elde ettiği getirinin ödenecek tutara isabet eden kısmıdır.
Dava dışı kurum tarafından dava konusu pay senetleri kaydileştirilmediğinden 31.12.2014 tarihi itibarıyla ...'ye devredilmiştir. Söz konusu madde hükmü Anayasa Mahkemesinin 22.10.2015 T. Ve .... sayılı kararı ile kısmen iptal edilmiştir. Ancak 07.09.2015 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı ....'nun 13/4. maddesi uyarıncaAnayasa Mahkemesi'nin iptal kararı kanun gereği gerçekleşen bu iptali ortadan kaldırmamıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında çıkarılan Yönetmelikte; pay sahibinin ...'ye başvurması gerektiği;
A)Eğer henüz ...'ye devredilmiş ve henüz satışı yapılmamış paylar söz konusu ise aynen iadenin gerçekleşeceği; (Madde-8)
B)Eğer payların satışı ... tarafından gerçekleşmiş ise o zaman da satış tutarları dikkate alınarak bu tutarların nemasıyla birlikte hak sahibine ödeneceği düzenlenmiştir. (Madde-9)
Bu bilgiler ışığında dava konusu pay senetlerinin kanun gereği 31.12.2014 tarihi itibarıyla ...'ye devredilmiş olduğu, davacının dava açmadan önce yapılması gereken işlemin talepleri ile ilgili davalıya başvuru yapmak olup davacının dava açmadan önce davalı yana bir başvurusunun olmadığı, bu haliyle yasal koşulları oluşmayan talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.000,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili Av. ... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ...'in yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.