T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/712 Esas - 2025/435
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/712 Esas
KARAR NO : 2025/435
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2024
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
YAZIM TARİH : 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı (borçlu) tarafa, ..... Esas sayılı dosyası kapsamında, genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılmış olup; davalı taraf, 06/05/2024 tarihinde itiraz dilekçesi vererek başlatmış olduğumuz haklı takibi kötü niyetli ve haksız bir şekilde durdurduğu, Müvekkili şirket ile davalı (borçlu) arasında inşaat malzemesi alım-satımına dayalı cari hesap ilişkisi mevcut olup, söz konusu cari hesap ilişkisi kapsamında muavin defter kayıtlarına göre müvekkili şirketin, davalı taraftan 401.122,22 TL alacaklı konumda olduğu, Müvekkili şirket tarafından davalı (borçlu) tarafa söz konusu cari ilişki kapsamında çeşitli tarihlerde havaleler yapılmış ve kambiyo senetleri düzenlenmiş, buna karşılık davalı tarafın 401.122,22 TL tutarında eksik mal göndererek borçlu konuma geçtiği, Davalının, işbu davaya konu takibi başlattıktan sonra kötü niyetli şekilde ve gerçeği aykırı olarak müvekkiline 2 adet fatura düzenlediği, İşbu faturalara .... Noterliğince ... Yevmiye numarası ile itiraz edildiği, Davalının bu tutumu dahi borcun varlığını kabul ettiğini ve kötü niyetli şekilde borçtan kurtulmaya çalıştığını gösterdiği, İşbu davaya konu borca itirazın, borçtan kurtulmaya yönelik haksız ve mesnetsiz bir itiraz olduğu açık olup, söz konusu itirazın işbu dava neticesinde iptal edilerek takibin devamına ve davalı aleyhine takip tutarının %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesin, söz konusu alacaklar için; ..... dosya numarası ve ..... başvuru numarası ile ..... başvurulmuş olup anlaşmaya varılamadığı belirterek talep etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin adresinin “..... ” olup yetkili icra daireleri ..... olduğu, Söz konusu takip yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılmış olup yetkiye itiraz ettikleri, Söz konusu dava dilekçesinde davacı vekili tarafından davacının davalı şirketten 401.122,22-TL tutarında eksik mal teslim ettiği belirtilmiş ise de itiraz ederiz konusu taraflar arasındaki anlaşma gereği davacıya teslim edilmesi gereken tüm mallar teslim edilmiş olup; burada sorun müvekkil firmanın yaşadığı muhasebesel sıkıntıdan dolayı faturayı kesememesinden kaynaklandığı, Müvekkil şirket tarafından gerekli fatura kesildiğinde ise davacı tarafından faturaya itiraz edildiği ve fatura kabul edilmediği, Davacı şirket yetkilisi ile müvekkil firma yetkilisi arasında yapılan görüşmede fiyat farkına ilişkin fatura kesilmesi konusunda anlaşma sağlandığı ancak bu faturanın tanzim edilemediği, Müvekkili firma tarafından davacıya 180 ton 8x10 ölçüsünde granit küp taş ve 395 metre tül 10X20X50 ebatlarında bordür teslim edildiği, Söz konusu ürünlere ilişkin kantar fişleri ve irsaliyelerle bu durum açıkça ortaya konulacağı, Yine anlaşma gereği teslim edilen malların davacı şirkette çalışan ...isimli kişiye teslim edildiği, ..... teslim etmiş olup; bu hususta yeminli tanıklıkları ile de maddi gerçeklik ortaya çıkarılacağı, ...isimli kişinin malları bizzat kendisi araca yükletmiş olup; davacının talep ettiği ürünlerin tam ve eksiksiz olarak kendisine teslim edildiği, Faturalar geç kesilmiş tüm sorunun da buradan kaynaklandığı, Geç kesilen faturaların ise davacının kötü niyetli olarak kabul etmediği, Davacının beyanlarının aksine müvekkilinin kötü niyetle hareket etmediği, Bu hususta davacı firma ile iletişim halinde kalındığı, Malların teslim edilmemesi söz konusu olmadığı, bu hususta tanıkların dinlenilmesi, kantar fişlerinin ve irsaliyelerin incelenmesi ile maddi gerçeklik açığa çıkacağı, Bu nedenlerle davacının davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmişlerdir.
DELİLLER:
-..... Esas sayılı takip dosyası,
-Takibe konu faturaların BA-BS formlarına dair ... kayıtları,
-Dava taraflarının ticari defter ve kayıtları,
-Bilirkişi raporu,
14.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
- Davacı ticari defterlerinin 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı görülmüş,
- Davacı kayıtlarında, icra takip tarihi itibari ile davalının 400.122,22 TL borçlu olduğu tespit edilmiş,
- Davacı ve Davalı BA ve BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş,
- Davacı tarafından yapılan tüm ödemelerin Çek kanalı ile olduğu ve çeklerinde bankadan ödemesinin yapıldığı tespit edilmiş olup,
-Davalının davacıya 400.122,22 TL tutarında eksik ürün teslim ettiği, davalı cevap dilekçesinde "..davacıya 180 ton 8x10 ölçüsünde granit küp taş ve 395 metre tül 10X20X50 ebatlarında bordür teslim edilmiştir. Söz konusu ürünlere ilişkin kantar fişleri ve irsaliyelerle bu durum açıkça ortaya konulacaktır... " şeklinde belirtilmiş ise de, dava dosyasına kazandırılan bir belge bulunmadığını,
Davacının..... esas sayılı dosya ile, davalı aleyhine 401.122,22 TL tutarla ilgili 16.07.2024 tarihli olarak icra takibi yaptığı sabit olup,
Konunun hukuksal değerlendirmesinin Mahkemeniz Uhdesinde olduğu, görüş ve kanaatinde olduğumu, Yüce Mahkemenin taktirlerinde olduğunu belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, dava tarafları arasında cari hesap ilişkisi bulunmakla davalının defter kayıtlarına göre 4001.122,22-TL alacaklı olduğu, bu sebeple açılan icra takibine davalı tarafından haksız yere itiraz edildiği beyanı ile itirazın iptali ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde sunulduğu anlaşılan cevap dilekçesinde, yetki itirazı ileri sürülmekle, anlaşma gereği teslimi gereken tüm malların teslim edilmiş olduğu, sorunun fatura kesilmemesi nedeni ile oluştuğu, fatura kesildiğinde ise davacı tarafın faturayı kabul etmediği, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
..... Esas sayılı takip dosyasın incelendiğinde, takibin 12/07/2024 tarihinde açılmakla borçlu/davalıya 16/08/2024 tarihinde tebligat yapıldığı, borçlu/davalının 23/08/2024 tarihinde sunduğu dilekçesi ile borca, borcun ferilerine ve yetkiye itiraz ettiği, 26/08/2024 tarihli tensip ile takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz evrakının alacaklı/davacıya tebliğ edilmediği, 23/10/2024 tarihinde açılan işbu dava dosyasının İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresinde olduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar davalı vekilince gerek takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde gerekse de dava dosyasına yasal süresinde sunulan cevap dilekçesi ile usulüne uygun yetki itirazı ileri sürüldüğü görülmüşse de alacağın para alacağı olmakla TBK'nun 89. Maddesi gereğince alacaklının mukim olduğu yer icra dairesi ve mahkemesinin de yetkili olacağı anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
10/02/2025 tarihinde yapılan ön inceleme duruşması ile taraflar arasında davaya konu ihtilaf konusu
-dava tarafları arasında ticari ilişki ve cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığı,
-davalının davacıya eksik mal teslim edip etmediği,
-takibe konu faturalar gereğince davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı olarak tespit edilmekle hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı 5 numaralı duruşma ara kararı ile ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine esas olmak üzere sunmak veya incelemeye esas olmak üzere adres ve irtibat bilgilerinin sunulması için kesin süre verilmiş ve kesin sürenin neticesine dair usulüne uygun ihtarat yapılmıştır.
Kesin süre içerisinde davacı vekilince ara karar gereği beyan dilekçesi sunulduğu, davalı tarafça beyanda bulunulmadığı, kesin sürenin ikmali ile 28/02/2025 tarihli ara karar tesis edilerek dosya mali müşavir bilirkişi teslim edilmiş; bilirkişi tarafından tanzim edilen 04/04/2025 tarihli rapor sunulmuştur.
Davacı tarafında ticari kayıtları ile dosya arasına alınan ... kayıtları gereğince tanzim edildiği anlaşılan raporun incelenmesinde, "2022 ve 223 yıllarında, davalıdan 1.347.852,14-TL'lik ürün alındığı, 268.452,36-TL'lik ürün iade edildiği ve 1.479.522,00-TL çek verildiği, davalıya verilen 10 adet çekin bankadan ödendiğini gösteren banka dekontlarının da, davacı tarafın 24/02/2025 tarihli beyan dilekçesinin ekinde dosyaya kazandırıldığı görülmüş ve teyit edilmiştir. Davacı ticari kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibari ile davalının 400.122,22-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir." şeklinde kanaat beyan edildiği görülmüştür.
Her ne kadar davalı vekilince rapora karşı sunulan 04/04/2024 tarihli beyan ve itiraz dilekçesi ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmeksizin yapılan raporun eksik incelemeye dayalı olduğu, dava tarafları arasında tek bir ticaret bulunmadığı, bu nedenle önceki kayıtların da incelenmesi gerektiği, davacı tarafından teslim alınmadığı ileri sürülen 180 ton bordür taşının teslim edildiği ileri sürülmüşse de davalı tarafın usulüne uygun ihtara rağmen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarına ilişkin beyanda bulunmadığı bu halde ara karar gereğince "ticari defter ve kayıtlarını sunmaktan vazgeçmiş sayıldığı, diğer tarafın ticari defter ve kayıtları içeriğini kabul etmiş sayıldığı" anlaşılmakla itiraza itibar edilmemiş; sunulu raporun dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm tesisine elverişli olduğu anlaşılmakla itirazın reddine karar verilerek rapor hükme esas kabul edilmiştir.
Kısaca izah edilenler çerçevesinde, ticari defter ve kayıtlarda yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan 400.122,22-TL alacaklı olduğu mali müşavir bilikrişi raporu ile sabit olmakla davanın kısmen kabulüne, davalı/borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu itirazının takibi geciktirme kastı ile yapıldığı, alacağın mevcut olmadığına dair tanınan kesin süre içerisinde delil sunulmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatına mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaati hasıl olmakla aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile davalının ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 400.122,22-TL asıl alacak miktarınca iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davalının kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 80.024,44-TL icra inkar tazminatına mahkumiyetine,
İşbu karar nedeniyle alınması lazım gelen 27.332,34-TL harçtan peşin alınan 4.844,56-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.487,78-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin kabul red oranı nazara alınarak 3.591,02-TL'nin davalıdan, 8,98-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 720,00-TL posta tebligat ücreti, 25,00-TL dosya ücreti, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 4.844,56-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplamda 10.017,16-TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 9.992,18-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 64.018,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığı anlaşılmakla bu yönde hüküm tesisine yer olmadığına,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.