T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/755 Esas - 2025/800
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/755 Esas
KARAR NO : 2025/800
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/11/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
YAZIM TARİHİ : 02/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.11.2022 tarihinde saat 09:57 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç .... Caddesi istikametine doğru seyir halinde ilerlerken .... cadde kavşağına geldiğinde orta şeritten sola dönüş yapmak istediği esnada aracının sol kısımlarıyla aynı istikamette en sol şeritte düz seyir halinde olan sürücüsü ... olan ... plakalı aracın sağ ön kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sürücü ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 53/1-b maddesini ihlal ederek tam kusurlu olduğunu, diğer sürücü dava dışı ...'ın herhangi bir kusurunun olmadığının kaza tespit tutanağıyla tespit edildiğini, söz konusu kazada ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'nın, araç işleteni/kiraya veren davalı ... Şirketinin, aracı kiralayan ... Şirketinin, ZMMS poliçe sigortacısı davalı ... Şirketinin ve kasko sigortacısı davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin müvekkili şirket aracında meydana gelen aracın satış fiyat farkına ilişkin değer kaybından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davaya konu kaza sebebiyle müvekkili şirketin aracında hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketin, aracı tamir ettirmeksizin dava dışı ... Şirketi'ne .... . Noterliği'nin .... yevmiye numaralı 06.12.2022 tarihli araç satış sözleşmesine istinaden değerinden oldukça düşük bir rakama, hasarlı haliyle 200.000,00 TL'ye satmak zorunda kaldığını ve ... .... numaralı ve 20.12.2022 tarihli faturayı düzenlediğini, meydana gelen kaza sonucunda müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın ağır hasar aldığını ve hasarlı haliyle satılmış olması sebebiyle aracın satış fiyat farkına ilişkin değer kaybının meydana geldiğinin açık olduğunu, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin kişinin tam ve kesin olarak belirlemesini beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen aracın satış fiyat farkına ilişkin değer kaybı için şimdilik 50,00 TL’nin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ve davalı ... Şirketi bakımından poliçe teminat limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı ... Şirketi, davalı ... Şirketi ve davalı ... bakımından olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 50,00 TL'nin davalı ..., davalı ... Şirketi ve davalı ... Şirketi bakımından olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, bu sebeple, davacının taleplerinin öncelikle zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın müvekkili firmaya KTK 85.md gereği araç işleten sıfatını yüklediğini ve bu nedenle davalı olarak gösterdiğini, oysaki müvekkili firmanın araç işleten olmadığını, bu sebeple, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin kazaya karışan aracı diğer davalı ... Şirketi'ne 29.09.2020 tarihli kiralama sözleşmesi ile 36 ay süre ile kiralanmış olup, kazanın bu kiralama süresi içerisinde ve araç ... Şirketi tarafından işletilirken meydana geldiğini, bu sebeple, müvekkili şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararının bulunmadığını, dava açıldığı tarihte talep edilen tazminata ilişkin alacak kalemlerinin miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak tespit edilebilir olduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu trafik kazasının ardından düzenlenen kaza tespit tutanağında belirlenen kusur dağılımını kabul etmediklerini, davada kazaya konu aracın tamir süresi içerisinde kullanılamamasından doğan mahrumiyet bedeline ilişkin zarar talep edilmekte ise de bu hususların ispat edilmediğini, buna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, HMK md. 194’e göre, herkesin iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, bu nedenle de ispatlanamayan davanın reddinin gerektiğini, davanın husumet yokluğundan reddine, haksız ve yersiz davanın esastan reddine, masraf ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı itirazları bulunduğunu, davacı yanın kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, nitekim davacının huzurdaki dava bakımından talep ettiği hasar bedeli tutarının net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olmakla, daha evvel müvekkili şirkete başvurusu kapsamında da kısmi nitelikte bir talepte değil, net bir tutarın talep edildiğini, usule ilişkin beyanları saklı kalmak üzere, 31.10.2023 tarihinde Av. .... hesabına 65.466,41-TL maddi hasar ödemesi, .... sayılı dosyaya istinaden bakiye poliçe teminat limiti olan 34.533,59 TL maddi hasar ödemesi gerçekleştirilerek teminat limitinin tükendiğini, dava kapsamında değerlendirilecek bir başka hususun ise mağdur aracın daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddinin gerekeceğini, bu nedenle mağdur plakalı aracın dava konusu kazadan önceki kaza kayıtlarının .... sorulmasını talep ettiklerini, bir an için hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulması halinde müvekkili şirket için yansıtma fatura düzenlenmiş olmadığından KDV tutarına ilişkin sorumluluklarının bulunmadığını beyan ettiklerini, ayrıca davacı tarafın kaza tarihinde kasko sigortası bulunan sigortadan ödeme aldığını ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının da netleştirilmesi gerektiğini, başvuruya konu olayın haksız fiil niteliğinde olup ticari iş söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı yanın ticari faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, öncelikle davanın usuli itirazları doğrultusunda usulden reddine, müvekkili sigortalı aracın kusuru olmaması sebebiyle reddine, aksi kanaatte olunması halinde; davacının teminatın tükenmiş olması nedeniyle değer kaybı ve ticari faiz taleplerinin reddine, teminat dışı olan sair gider taleplerinin reddine, dava neticesinde hükmedilecek yargılama gideri ve de vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı sebebiyle reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup kaza tarihinde bakiye teminat limitinin 500.000 TL olduğunu, poliçe azami teminatının muaccel ve maktu borç olmayıp ödenecek azami teminat miktarını belirlediğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince karayolunda meydana gelen zararlarda poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, asla davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin, kazaya karıştığı iddia olunan ... plakalı aracı İMSS kapsamında sigortaladığını, bu halde; sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararlar sebebiyle sorumluluğunun ZMMS poliçeleri kapsamında olduğunu, bu sebeple öncelikle birincil teminat sağlayan araçların ZMMS teminatının tüketilmesi gerektiğini, kabul anlamında olmamak kaydıyla ancak ve ancak bu teminat tükendikten sonra müvekkili şirketin sorumluluğunun doğabileceğini, hal böyleyken mahkemece davacı yanın ZMMS kapsamında ödeme alıp almadığının ve ZMMS teminatının tükenip tükenmediğinin tespitinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerektiğini, davaya konu aracın kullanılmışlık ve yıpranmışlık düzeyi dikkate alındığında değer kaybı oluştuğu düşünülemeyeceğini, değer kaybından bahsedebilmek için aracın ilk ve tek hasarının olması gerektiğini, hal böyleyken dava konusu aracın geçmiş hasarlarının da araştırılması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin fotoğraflar,
-Fatura ve araç ruhsat suretleri,
-Hasar dosyası, poliçe.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, trafik kazası sebebiyle davacı aracında meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan sorumlulukları oranında tahsili talebine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı vekiline hazır bulunmadığı 17/07/2025 tarihli celsede zararın varlığını ve miktarının belirlenmesiyle tarafların kusurlarının tespiti amacıyla dosyanın "uyuşmazlık konuları yönünden rapor düzenlenmesi" görevlendirmesiyle makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişiye tevdi edilmesine karar verildiği, 2 haftalık süre içerisinde ücretin yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacıya ihtar edildiği, yasal sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu haliyle davacının yatırmamış olduğu delil avansı ile bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş olduğu kabul edilmiş olup, ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Subut bulmayan davanın reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davalı ... Vekili Av. .... , Davalı ... Vekili Av. .... 'nin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/12/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.