T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/844 Esas - 2025/625
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/844 Esas
KARAR NO : 2025/625
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
YAZIM TARİHİ : 09/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki gereğince, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete uzun süreli araç kiralamak suretiyle hizmet sağlandığını, davalı şirketin müvekkili davacıdan uzun süreli kiralamış olduğu aracı bu süre zarfında kullandığını ve yıprattığını, halk arasında açık hesap olarak tabir edilen usulde çalışan iki şirket arasındaki ilişkinin şirketlerin defter kayıtlarında da sabit olduğunu, almış olduğu hizmetler nedeniyle müvekkili şirkete, 2023 yılında düzenli olarak ödeme yapan davalı şirketin, 2023 yılının son döneminden başlayarak 2024 yılında ödeme yapmamaya başladığını, bunun üzerine müvekkili şirketin yetkililerinin girişmiş olduğu çabaların da sonuç vermediğini ve taraflarınca.... Esas sayılı dosyasından başlatılan ancak davalı şirketin haksız itirazında yapmış olduğu yetkisizlik itirazı nedeniyle daha sonrasında .... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrini tebliğ alan davalı şirket vekili aracılığıyla söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ederek müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olduğunu, dolayısıyla haksız ve kötü niyetli itirazın kaldırılarak, takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikli olarak davalı borçlu şirketin.... Esas sayılı dosyasına olan haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamı ve asıl alacağın, takip tarihinden itibaren işleyecek olan bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, alacağın likit olduğu icra takibine açık bir şekilde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlu hakkında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm süreç boyunca oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER:
-.... esas sayılı icra takip dosyası,
-Fatura, Ba-Bs formları, ticari defter kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
11/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dosyası, davacı şirketin sunmuş olduğu ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda, taraflar arasında araç kiralama sözleşmesinin bulunduğu, 2023-2024 yıllarını kapsayan araç kiralamaları için davacı tarafından düzenlenmiş faturalalardan sonuncusu 08.04.2024 tarihli olan son dört fatura toplamının 262.380,00 TL olduğu, söz konusu faturaların davacı ticari defter kayıklarında, davalı alıcı adına ödenmemiş olarak kayıtlı olduğunun görüldüğü, mahkemenin tarafların ticari defter ve belgelerinin bulunduğu adresin bildirilmesi kararına ve kararın davalı taraf “UETS” hesabına iletilmiş olunmasına karşın, ticari defter ve belgelerini bildirmemiş olması nedeniyle, davalı ticari defter ve belgelerinin incelenemediği, icra takip talebinde davacı tarafça “takip tarihinden itibaren işleyecek” yasal faiz talebinde bulunulduğu için, bilirkişice faiz hesaplamasında bulunulmamış olup; davacının sunmuş oldukları defter ve belgelerinde yer alan 262.380,00 TL alacak için, .... Esas sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine yapılmış itirazın iptali talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, taraflar arasındaki araç kiralamaya ilişkin cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan faturaların ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... . sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ticari defter yerleri bildirilmemiş ve defterler ibraz edilmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında araç kiralamadan kaynaklanan sözleşme bulunduğunu, hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile tarafların ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir. Taraf ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacı ticari defterleri ile icra takip talebi arasında tam bir uyum olduğu görülmüştür. Bu haliyle davalının davacıya 262.380,00 TL borçlu olduğu kabul edilmiştir.
Davalı her ne kadar faturaya konu mallarla ilgili ayıp iddiası ileri sürmüşse de iddiasını ispatlar delilleri dosyaya bildirmemiştir.
Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 262.380,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜNE,
.... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin aynı şartlarda devamına,
Hükmedilen 262.380,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 17.923,18 TL harçtan peşin alınan 4.480,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.443,18 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 41.980,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 10.059,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/10/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.