T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/882 Esas - 2024/726
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/882 Esas
KARAR NO: 2024/726
HAKİM: .....
KATİP: .....
DAVACI : .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALILAR : 1- .....
2- .....
3- .....
DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 26/12/2024
KARAR TARİHİ: 30/12/2024
YAZIM TARİHİ: 30/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı takip alacaklısı ... Şirketi tarafından müvekkili ...' ya dava dışı takip borçluları ... Şirketi ve ... Şirketi'nin müvekkili nezdinde doğduğu iddia edilen alacağı için 19/03/2023 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, süresinde itiraz edilmemesi üzerine 01/04/2024 tarihinde ikinci ihbarname tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından itiraz edilmemesi üzerine 25/04/2024 tarihinde ise 89/3 haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, müvekkili ...'nun borçlu olmadığını, takip alacaklısı ... Şirketi de müvekkilinin borçlu olmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığını bilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli olarak icra yolu ile alacağını müvekkilinden tahsil ettiğini, İcra dosyasının içeriği incelendiğinde müvekkiline ait banka hesaplarına haciz işlemleri uygulandığını, tüm bu işlemlerin kötüniyetli yapıldığını, müvekkili, borçlusu olmadığı bir borcu icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin takip borçlusu ... Şirketi ve ... Şirketi ' ne söz edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, müvekkili borcu olmamasına rağmen dosya borcunu haciz tehdidi altında ödediğini, müvekkili, borçlusu olmadığı bir borcu takip alacaklısı ... Şirketi'ne icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, Davalı alacaklının, müvekkilinin borçlu olmadığını bilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli olarak icra yolu ile alacağını müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkili lehine dosya borcunun %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK m 89/3 uyarınca ödendiği ileri sürülen 120.242,67-TL'nin davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili isteminden ibarettir.
Hukuk Mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre Asliye Hukuk Mahkemeleri, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmelidir.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. ..... Dairesinin 12.04.2016 tarih ve ..... ., sayılı ilamları da bu yöndedir.
Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve ödenen paranın iadesi (istidadı) istenmektedir.
01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. ( ..... )
Bu durumda, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
6100 sayılı Yasa'nın 114/1-c, 115/2 maddesi uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
..... Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduklarının kabulüne,
Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde başvuru yapıldığında dava dosyasının görevli ..... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dava dosyasının mahkememizce ele alınıp, açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır