T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/215 Esas
KARAR NO : 2025/464
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/03/2025
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
YAZIM TARİHİ : 10/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı şirketin, 7 Haziran 2024 tarihinde '... ' website için yaptıkları ön görüşmeye istinaden davacı müvekkiline ait ... . Ajansından istedikleri fiyat teklifinin 9 Haziran 2024 tarihinde iletildiğini, davacı müvekkilinin web sitesi tasarımı işlerini içeren teklifini hazırladığını, davalı şirketin web sitesi tasarımı ile ilgilenen yetkilisi olan ...'e '... e-posta adresine iletildiğini, teklifte yapılacak işlere karşılık 77.700 TL + KDV olacak şekilde teklifini sunduğunu, davalı şirket tarafından 11.06.2024 tarihinde teklifin onaylandığının e-posta ile bildirildiğini, bunun üzerine davacı müvekkilinin 12.06.2024 tarihinde ... nolu fatura düzenlediğini, söz konusu faturanın davalı şirkete gönderildiğini ve itiraz edilmeyerek ticari defterlerine kaydedildiğini, davacı müvekkilinin teklifinin onaylanması üzerine 12.06.2024 tarihinde davalı şirket yetkilileri ve teknik personelinin yer aldığı '...' isimli whastapp grubu kurulduğunu, davacı müvekkilinin davalı şirkete ilk etapta 10 template sunduğunu, template seçildikten sonra üzerinde çalışmalara devam edildiğini, 04 Temmuz 2024 tarihinde davalı şirketin web sitesinde yer almasını istediği yazı içerikleri uzun olduğundan davacının istenen paragrafların daha kısa tutulmasını ve web sitesinde yer alması istenen fotoların gönderilmesini istediğini, davacıya 17 Temmuz 2024 tarihine kadar fotoğrafların çekilip iletileceği bildirildiğini, davacının, davalı şirketin 17 Temmuz 2024 tarihinde gönderdiği fotoları web site tasarımına eklediğini ve 25 Temmuz 2024 tarihinde işlerinin bittiğini, web sitesine ait demoyu inceleyip düzeltilmesi gereken noktalar varsa bildirmelerini istediğini, davacının yapılan işin incelenmesi ve varsa değişiklik talep edebileceğini bildirmesinden 5 gün sonra 30.07.2024 tarihinde davalı şirketin tasarımcısı tarafından gönderilen mailde talep edilen değişiklikleri de gerçekleştirdiğini, davacı işçinin, hazırlanan web tasarımın davalı şirket ... aktarılması için gerekli şifreleri istediğini, gerekli şifrelerin davalı şirket çalışanı ... tarafından 05.08.2024 tarihinde iletildiğini, aynı gün web tasarımının davalı şirketin ... aktarıldığını, 06 Ağustos 2024 tarihinde şirketin web sitesinde yer almasını istediği bilgilerin, davacıya yanlış bildirildiğini, davacıya gönderilen yanlış bilgilerin düzeltilmesinin istenildiğini, davacının bunu da yerine getirdiğini ve 06.08.2024 tarihinde web sitesinin canlı yayına geçtiğini, davacının, teklif mektubunda yer almamasına rağmen davalı şirketin talebi ile metin yazarlığı dahil bir çok ekstra iş de gerçekleştirdiğini, işin bitiminde davacının, ilk teklif mektubu gönderdiği ...'e ekstra yapılan işleri de faturalandıracağını yazdığını, ondan aldığı onay ile davalı şirkete 14.08.2024 tarihli ... nolu 64.200 TL fatura düzenleyerek ilettiğini, davalı şirketin söz konusu faturayı iade etmeyerek kabul ettiğini ve ödemenin 22 Ağustos 2024 tarihinde yapılacağının bildirildiğini, davacı işçinin işini sonlandırdığını whatsapp grubunda yazması üzerine davalı şirketteki çalışanların web sitesini beğendiğini, eline sağlık diyerek davacının başarısını kutladıklarını, davacının fatura bedeli ödenmesini beklerken fatura bedelinini ödenmesinden 1 gün önce davacıya 'patronun işi beğenmediği' iddia edilerek fatura bedelinin ödenmeyeceği bildirildiğini, davacının, hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine .... Noterliği 26.08.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hizmet bedelinin bakiye kısmı olan 64.200 TL'nin ödenmesini ihtaren bildirdiğini, davalı şirkette davacı işçiye 27.08.2024 tarihinde tebliğ edilen .... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile işin belirtilen sürede tamamlanamadığını bu nedenle ödemenin yapılmayacağını bildirdiğini, iş süreci yazışmalar, mailler ve kurulan whatsapp grubu üzerinden ilerleyerek karşılıklı şekilde sürdürülerek tasarım ve içeriklerin eklenmesiyle 14 Ağustos 2024 tarihinde tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, davacının web sitesi tasarımında kendine düşen görevleri ifa etmesine, web sitesine konulacak fotoğrafların ve metinlerin davalı şirket tarafından geç gönderilmesi, sürekli değişiklik talep edilmesi, davacının web sitesine ilişkin varsa isteklerini bildirmesinin davalı şirket tarafından zamanında yerine getirilmediği dikkate alınmadan davalı şirket tarafından geç teslim yapılması ve beğenilmediği gerekçesiyle ödemeden kaçınılmasının iyiniyetten uzak olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 64.200,00 TL hizmet bedeline ait bakiye alacaklarının ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren en yüksek yıllık mevduat faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın 09.06.2024 tarihli teklif mektubu doğrultusunda, 25 gün içerisinde web sitesi tasarımı yapılması konusunda tarafların anlaşma sağladığını, uyuşmazlık konusu işe fiilen 12.06.2024 tarihinde başlanmdığını, dolayısıyla teklif metnine göre 08.07.2024 tarihinde işin teslim edilmesi gerektiğini, teklif metni incelendiğinde; 77.000-TL + KDV olan toplam bedelin % 50’sinin işin başlangıcı ile birlikte, geriye kalan % 50’nin ise işin teslimi ile birlikte ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin; ilk taksit tutarı olan 12.06.2024 tarihli ve ... nolu faturayı (Ek:1) 13.06.2024 tarihinde ödediğini, bu aşamadan sonra davacı tarafın edimini 08.07.2024 tarihine kadar eksiksiz, ayıpsız ve sözleşmeye uygun şekilde teslim etmesi beklendiğini, fakat davacı tarafından teklif metninde taahhüt edilen işin bitirilme süresine uyulmayarak 08.07.2024 tarihinde taraflarına herhangi bir ürün teslimi yapılmadığını, davacının taahhüt ettiği sürenin dolmuş olmasına rağmen, taraflarınca iyi niyetle işin tamamlanıp teslim edilmesinin beklendiğini, gecikme için herhangi bir cezai şart uygulanmadığını, müvekkili şirketin iyi niyetine rağmen davacı tarafın basiretli bir tacir olarak yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve Ağustos ayı içerisinde ayıplı, eksik ve özensiz bir ürün teslim edildiğini, davacı tarafından 14 Ağustos 2024 tarihinde oluşturulan faturanın bitmemiş, eksik ve ayıplı bir iş için kesilmesinden ötürü davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin ödeme yapması beklenmeyeceği gibi davacı tarafın ödenen 43.800-TL’yi iade etmesi gerektiğini, taraflarına teslim edilen web sitesi tasarımının, sözleşmeye aykırı olarak tamamlanmadığını büyük ve esaslı eksiklikler içerdiğini, defalarca müvekkili şirket tarafından revize talep edildiğini ve bu talepler dahi zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, davacı işin başından sonuna kadar her defasında ürünü müvekkiline ayıplı olarak sunduğunu, revize taleplerinin yerine getirilmemesi sonucunda müvekkili şirketin genel müdürünün, bu düzeltmeleri kendi inisiyatifiyle yapmak zorunda kaldığını, bu durumun, verilen hizmetin profesyonellikten uzak olduğunu gösterdiği gibi ve taraflarının mağduriyetini daha da artırdığını, uyuşmazlık konusu web sitesinin sözleşmede belirtilen tüm teknik ve görsel vasıflara sahip olduğunun ve ayıpsız bir şekilde teslim edildiğinin ispatı yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, dava dilekçesi ve eklerinde teslim edilen iş ile ilgili herhangi bir kanıta taraflarınca rastlanmadığını, teslim edildiği iddia edilen işin yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise eksiksiz ve ayıpsız olarak yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılmasını talep ettiklerini, taraflarına teslim edilen web sitesinin, sözleşmede belirtilen mobil uyumluluk şartlarına uymadığını, web sitesinin mobil cihazlarda düzgün bir şekilde görüntülenemediğini ve responsive (duyarlı) tasarım eksikliklerinin ciddi bir sorun teşkil ettiğini, ayrıca, SEO çalışmaları ve temel Google sıralama optimizasyonu açısından ciddi eksiklikler bulunduğunu, sayfa isimlendirmeleri ve anahtar kelimelerin, belirtilen gerekliliklere uygun olarak yapılmadığını, bunun da web sitesinin arama motorlarında görünürlüğünü olumsuz etkilediğini, teslim edilen web sitesinin belirtilen şartları yerine getirmediği için şirketlerinin, yeni bir firma ile anlaşarak tüm siteyi baştan yaptırmak zorunda kaldığını, bu durumun, ekstra ödeme yapmalarına ve ekonomik olarak mağdur olmalarına sebep olduğunu, yeni hazırlanan web sitesinde, daha önce davacı tarafından teslim edilen tasarım ve içeriklerin hiçbirine yer verilmediğini, bu nedenle, eski sitenin tamamen geçersiz hale geldiğini ve tüm tasarımın yeniden yapılmak zorunda kalındığını, uyuşmazlık konusu projede yer alan sözleşmeye aykırılıklar, işin geç ve ayıplı teslimi sebebiyle, işbu dava dilekçeleriyle birlikte karşı dava açma yoluna gidilmesinin zorunlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirketin ödediği 43.800-TL’nin ticari faizi ile birlikte iadesi ile uğranılan tüm zararın tazmin edilmesinin talep edildiğini, haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili aleyhine açılmış davanın reddine, karşılık davalarının kabulü ile müvekkili tarafından ödenen 43.800-TL’nin .... Noterliği’nin 27.08.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte iadesine, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tespit edilerek karşı taraftan tazmin edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; karşı dava yönünden dava şartı arabuluculuk faaliyetinin icra edilmediğini, bu sebeple karşı davanın usulden reddini talep ettiklerini, davalı-karşı davacı 43.800,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte müvekkili davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmekte olduğunu, TTK 5/A maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne yer verildiğini, davalı-karşı davacının 43.800,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği gözetildiğinden dava şartı arabuluculuk faaliyetini icra etmesi gerektiğini, davalı-karşı davacının müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmadığını, çünkü üstlenilen işin zamanında ve noksansız bir şekilde teslim edildiğini, davalı-karşı davacının anlaşılan bedelin kalan kısmını, teslim tarihinde (14/08/2024) ödemesi gerekirken ödemenin 22 Ağustos 2024 tarihine ötelenmesini rica ettiğini, bakiye bedelin ödeneceği günden 1 gün önce 21 Ağustos 2024 tarihinde davalı-karşı davacı tarafından 'patronun işi beğenmediği' gibi sübjektif bir sebeple ödemenin yapılmayacağı belirtilerek daha önce yapılan ödemenin de geri istenildiğinin belirtildiğini, yapılan görüşmede sitenin patron tarafından beğenilmeyerek eski siteyi kullanacaklarını belirttikleri halde kendilerine teslim edilen web sitenin sunucu şifrelerini değiştirerek kullanmaya devam edildiğini, davalı-karşı davacının, müvekkili davacı-karşı davalı tarafından yapılan web sitesini hali hazırda kullanmasının yapılan işin tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini açıkça ortaya koyduğunu, asıl davanın kabulüne, karşı davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaat söz konu ise karşı davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı/karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Somut olayda davacı gerçek kişi olup taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre; olayda nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesidir.
Bu sebeple; Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, usulden reddine; görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm fıkrası tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine,
... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,
Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,
Dair, Davacı karşı davalı Vekili Av. ... 'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.