T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/370 Esas - 2026/316
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2025/370 Esas
KARAR NO : 2026/316
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/05/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 15/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında kurye hizmet sözleşmesi nedeniyle ticari ilişki olduğunu, davalı adına düzenlenen faturaların ödenmediğini, ödenmeyen fatura alacağının tahsili için .... E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve itiraz edildiğini; bu sebeple, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya borçlu değil alacaklı olduğunu, davanın ve takibin kötü niyetli olduğunu belirterek reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
-.... E. sayılı icra takip dosyası,
-Fatura, Ba-Bs formları, ticari defter kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
17/12/2025 tarihli kök ve 18/03/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davalı kayıtları üzerinden yerinde yapılan inceleme de; Davalının incelenen ticari defterleri ile bu defterlere yapılan kayıtların TTK’nın 64.,65. ve 82. Maddeleri ile HMK’nın 222. Maddesi hükümlerini karşılamakta olduğu, bu nedenle lehlerine delil olarak kabul edilebileceği, Davalı şirkete ait ticari defterlerde; davalı şirketin davacıya düzenlemiş olduğu 3.217,22 TL tutarlı fatura ve 1.012,00 TL tutarlı kesinti işleminden doğan 4.229,22 TL tutarındaki toplam alacağına karşılık, davacıdan takibe konu fatura bedeli 1.808,63 TL tutarlı faturanın mahsubu sonrasında kalan bakiyenin 30.09.2024 tarihli cari hesap kapatma kaydı ile hesabın bakiyesinin kapatılmış olduğu tespit edilmiş olup, usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan davalı şirkete ait ticari defterlerde; 30.12.2024 olan takip tarihi itibariyle davacıya borç / alacak bakiye kaydının bulunmadığını, belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine ilişkin düzenlenen faturanın ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... . sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile ile davalı ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir. Davalı ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davalının kendi kayıtlarına takibe dayanak faturayı aldığı, bu faturadan bir takım kesintiler yaparak bakiye alacak kalmadığı yönünde kayıt bulunduğu, davalı yanın fatura alacağından kesinti olarak gösterdiği, akaryakıt bedeli, motosiklet kira bedeli vs. kesinti işlemlerini davacı hesabına sözleşmeden doğan yükümlülükler çerçevesinde mahsup ve fatura edip edemeyeceğine ilişkin tespitin yapılabilmesi için bu hususta dosyaya delil belge ibrazının gerektiği ancak davalı tarafça herhangi bir belge de sunulamadığı anlaşılmakla, hükme esas alınan davalı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 1.808,63 TL alacaklı olduğu, herne kadar takipte işlemiş faiz talep edilmiş olsa da davalının temerrrüdüne ilişkin dosyaya belge sunulmadığından işlemiş faiz yönünden davanın reddi gerektiği, bu haliyle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen KABULÜNE,
Davalının .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 1.808,63 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacı asıl alacağına takip tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,
Hüküm altına alınan 1.808,63 TL'nin %20'sine karşılık gelen 361,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davalı yanın tazminat isteminin reddine,
3-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 1.808,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 6.205,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 5.357,36 TL'si ile 615,40 TL başvurma, 615,40 TL peşin harç toplamı 6.588,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 286,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
8-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul red oranın göre takdiren 3.971,61 TL'sinin davalıdan, geriye kalan 628,39 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili Av. .... 'nın yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.