T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2025/617 Esas
KARAR NO: 2025/501
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 19/08/2025
KARAR TARİHİ: 22/08/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/08/2025
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 10/09/2024 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi ve Takas Sözleşmesine Ek Sözleşme akdedilmiş olup işbu sözleşmeye teminat olarak 5.000.000,00 TL değerinde teminat senedi verildiğini, İlgili senetin sözleşmeye ek olarak verilmiş olup senedin üzerine "10/09/2024 de yapılan sözleşmenin ekidir" şerhi düşüldüğünü, 10/09/2024 tarihli sözleşmenin 5.maddesine; " ... ; devir ve satışı yapılan her taşınmazdan sonra 5.000.000,00 TL tutarlı bir kambiyo senedini iptal ederek ... 'ya iade edecektir." hükmü yer aldığını, anılan madde hükmü uyarınca, yapılan sözleşme gereği mal ve hizmetin eksiksiz tamamlanacağı aksi takdirde belli bir bedel ödeme sorumluluğuyla karşı karşıya kalınacağını beyan ederek tarafların imzalamış olduğu senedin şartlı-bedelli bir teminat senedi olduğunu, işbu senedin düzenlenme sebebi olan sözleşme noter huzurunda veya tapuda resmi şekilde akdedilmediğini, taraflar arasında adi şekilde yapılmış olduğunu, Kanunun aradığı şekil şartına uygun yapılmayan ilgili sözleşme geçersiz olması nedeniyle taraflar için bağlayıcı nitelik taşımayacağını, Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin anılan kanun hükmü şartına tabi olduğunu, sözleşme kapsamında davacıdan teminat olarak 5.000.000,00 TL değerinde teminat senedi alınmış olduğunu, İlgili senet taşınmaz satışının gerçekleşeceği beklentisi ile teminat olarak gösterilmiş olup işbu sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle hukuki yararın ortadan kalktığı ve imkansız hale geldiğini, müvekkilinin sözleşmenin geçersiz olması, taşınmaz satış ve devirlerinin gerçekleşmemesi nedeni ile tacir olmanın getirdiği ekonomik güveni sağlamayı amaçlarken mağdur olduğunu, Teminat senedinin değerinin oldukça yüksek olmasının da etkisi ile birlikte müvekkilinin kendisini ekonomik olarak güvende hissetmediğini, doğabilecek zararların önüne geçilmesi amacıyla verilmiş olan teminat senedinin iptalini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi gereğince açılmış tespit davasıdır.
Uyuşmazlık, davacı şirketin talep konusu senet nedeniyle sorumlu olmadığının tespiti talebinin tespit davası konusunu oluşturup oluşturmayacağı, somut olay yönünden dava şartı bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 106. maddesinde; "(1)Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.
(2)Tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.
(B)Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Tespit davası, eda davasına oranla istisnai bir davadır. Bu husus özellikle, tespit davası açmada davacının hukuki menfaatinin bulunup bulunmaması ile ilgilidir. Kural olarak, eda davası açma olanağı varken, tespit davası açılmasıda hukuki yarar yoktur. Zira, davacının açtığı tespit davasını kazanması halinde, çoğu zaman, hakkına kavuşabilmesi için ikinci bir dava (eda davası) açma ihtiyacı doğmaktadır. Oysa davacı, tespit davası açmayıp doğrudan doğruya bir eda (alacak) davası açsa idi, bu (tek) dava ile amacına ulaşabilecektir. İki dava yerine tek dava açılması usul ekonomisine de uygun olacaktır. ( ... ).
Somut olayda ise, taraflar arasında 10/09/2024 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi ve Takas Sözleşmesine Ek Sözleşme akdedilmiş olup işbu sözleşmeye teminat olarak 5.000.000,00 TL değerinde teminat senedi verildiğini, bu sebeple davacının zarara uğradığının tespiti istemi yönünde tespit talep edilmişse de, dava konusunun belirlenebilir olması gerektiği ve söz konusu talebin eda davası ile ileri sürebileceği, eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı (Emsal ... 02.04.2003 Tarih ... ., ... Dairesi'nin 22.04.2004 Tarih ... .) anlaşılmış davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince, hukuki yararın bir dava şartı olduğu düzenlenmiş aynı Yasa'nın 115/2 maddesinde ise, mahkememizce dava şartı noksanlığı tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği hükmüne yer verildiğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın hukuki yarar yokluğundan dolayı HMK'nın 114/1-h maddesi atfı ile HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine,
Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/08/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.