T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2025
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, davacı müvekkilinin davalı şirketten magnet alımı yaptığını, müvekkili davalı şirket ile yaptığı son ticaretinde 04/05/2024 tarihinde 6000 adet magnet siparişi verdiğini, müvekkili ve davalı şirketin bu siparişler için 36.000,00 TL ödeneceği noktasında anlaştıklarını, bu siparişe karşılık müvekkili davalı şirkete 04/05/2024 tarihinde 15.000,00 TL, 15/05/2024 tarihinde 5.000,00 TL, 25/05/2024 tarihinde 3.000,00 TL ve 03/06/2024 tarihinde 6.000,00 TL olmak üzere toplamda 29.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı şirketin müvekkiline 15/06/2024 tarihinde 1236 adet magneti teslim etmiş olup bu magnetlerin 56 tanesi hatalı olduğu için tarafların kendi arasında 1180 adetin teslim edildiği noktasında mutabık kaldıklarını, tarafların kalan ürünlerin ise 15/07/2024 tarihinde müvekkiline teslim edileceği noktasında anlaştıklarını, ancak davalı şirketin bu anlaşmaya uymayarak 20/07/2024 tarihinde 1900 adet magneti müvekkiline kargo yolu ile gönderdiğini, müvekkiline gelen ürünleri gördüğü zaman sipariş ettiği ürünlerden farklı olduğunu anlayınca durumu derhal şirkete bildirdiğini ve göndermiş olduğu paranın iadesini talep ettiğini, ancak bu isteğinin davalı şirket tarafından karşılanmadığını, müvekkilinin verdiği parayı tahsil etme çabasının sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili için her ne kadar tarafımızca ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de, ödeme emrini tebellüğ eden davalı tarafın açıkça kötü niyetli olarak, haksız ve mesnetsiz itirazı ile müvekkilinin yine alacağına kavuşamadığını, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak üzere şimdilik; öncelikle ve özellikle .... Esas sayılı icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak yapılmış olan itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, kötü niyetli olarak itiraz ederek alacağı sürüncemede bırakmaya çalıştığı aşikar olduğundan dolayı %20' den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağın imkansız hale gelmemesi, telafisi mümkün olmayacak zararların önüne geçilmesi için teminatsız olarak davalının borca yeter miktarda menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesine, tüm yasal gider, masraf ve ücret-i vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. Maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Somut olayda uyuşmazlık teslim edilmeyen malın bedeli istemi ile başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Dava, konusu itibariyle ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda, eldeki davanın asliye ticaret mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin tacir olması zorunludur.Vergi kaydına göre davacı tacir sıfatına haiz olmayıp, ticari bir faliyeti de bulunmamakta yine ticaret sicil kaydıda da bulunmamakla tacir değildir. Bu itibarla davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine,
Görevli mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak başvurulmuş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli .. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.