T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/685 Esas - 2026/176
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/685 Esas
KARAR NO : 2026/176
BAŞKAN :...
ÜYE ::...
ÜYE ::...
KATİP ::...
DAVACI ::...
VEKİLLERİ : Av. :...
Av. :...
Av. :...
Av. :...
Av. :...
DAVALI : :...
VEKİLİ : Av. :...
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/10/2022
KARAR TARİHİ : 10/03/2026
YAZIM TARİHİ : 12/03/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili 20/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre 28/02/2017 tarihinde ihale edilen ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na istinaden 08/05/2017 tarihinde birim fiyat sözleşmeye bağlanan ve halen müvekkilinin taahhüdünde devam eden "Çakmak Barajı Sulaması Birinci Kısım" yapım işinde, davalı idarenin sözleşme kapsamında olmayan bir kısım imalat kalemlerinin sonradan kapsama dahil edildiği halde bedelinin ödenmemesinden dolayı bu konuda davalı idare tarafından yapılan iş ve işlemlerin haksız ve geçersiz olduğunun tespiti ile sözleşme harici yapılan imalat nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28/10/2025 tarihinde harç ikmal etmek suretiyle istemini arttırarak 15.310.961,11 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekilince sunulan cevap dilekçesinde esasa ilişkin itirazlarını ayrıntılı olarak belirterek davanın reddini talep etmiş, ayrıca müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle mevcut davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bakılamayacağı ifade edilerek göreve yönelik itirazda bulunulmuştur.
Dava, taraflar arasında Kamu İhale Kanunu'na göre yapılan ihale sonrasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında, davacının sözleşme haricinde imalat yaptığı iddiasına dayalı olarak söz konusu fazladan yapılan imalat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince; genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması(mutlak ticari dava olması) gereklidir.
Aynı kanunun 5. maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Davalı ...'nün tacir sayılıp sayılamayacağının TTK'nınn 16. maddesine bakılarak belirlenmesi gerekmektedir. TTK'nın 16/2 maddesinde; "Devlet, İl Özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eli ile işletsinler kendileri tacir sayılmazlar." hükmü düzenlenmiştir.
Yasal düzenlemeye göre davalının tacir sayılması mümkün olmadığı gibi dava konusu itibariyle TTK'nın 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan da değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mevcut davaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli oldukları kabul edilip aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, :... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine, Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli :... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine, Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine, Dair, Davacı Vekili Av. :..., Davalı Vekili Av. :... (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde:... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2026 Başkan:...
¸e-imzalıdır.
Üye :...
¸e-imzalıdır.
Üye :...
¸e-imzalıdır.
Katip :...
¸e-imzalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy