T.C. ANKARA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/786 Esas - 2024/465
TÜRK MİLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 01/11/2017
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; 02.07.2017 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış sevk ve idaresindek plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki plakalı aracın çarpışması sonucu müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, kaza tespit tutanağında asli kusurlu olarak plakalı araç sürücüsünün tespit edildiğini, plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, poliçe teminatının kişi başına 330.000,00.-TL olduğunu, kaza nedeni ile müvekkilinin günlük yaşamında normal insanlara göre daha çok efor sarfetmek durumunda kaldığını, müvekkilinin başçavuş olduğunu, gelirinin de asgari ücretin 4 katı civarında olduğunu, zararın karşılanması talebi ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak başvurunun sürüncemede bırakıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla 200,00.-TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 3.000,00.-TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.200,00,-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalısigorta şirketi vekili cevap ve ek beyan dilekçesinde özetle; öncelikle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle kusur oranları ile davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Gelen Şartlarda belirlenmiş esaslara göre yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacıya tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştınlması gerektiğini, davamn açılmasına müvekkili şirketin sebep olmadığım, avans faizi talep edilemeyeceğini ileri sürerek davamn reddini istemiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 02/07/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı, varsa zararın miktarı, meydana gelen kazada tarafların kusur durumu, zararın teminat kapsamında olup olmadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı konusundan kaynaklandığı anlaşıldı.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 23/12/2019 tarih ve Esas-Karar sayılı kararı ile; ''... 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; toplam 214.963,90-TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının 19/10/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
2-Fazlaya ilişkin (Geçici iş göremezlik tazminatı) talebin REDDİNE,..." şeklinde karar verildiği, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, kararı inceleyen 'nin 12/10/2022 tarih ve ... Esas-Karar sayılı kararı ile; "... İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı. vekili istinaf dilekçesinde; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunda pasif dönem için tazminat hesabında .....hariç asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, raporda net ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporu incelendiğinde, kişinin aktif dönem geliri...'li asgari ücretin 2,8407 katı olarak belirlendiği için, hem aktif dönem hem de pasif dönem asgari ücret üzerinden hesaplanarak, nihai tazminatı hesaplamak için her iki dönemi de bilirkişinin 2,8407 ile çarptığını, aktif dönem geliri ne olursa olsun, pasif dönem hesaplamalarının ...'siz asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, bilirkişinin kişinin 54 yaşında emekli olacağını varsayarak, 22 senelik pasif dönem hesabı yaptığını, ancak hesaplamanın 60 yaş ve sonrası (yani 15 senelik) için pasif dönem hesaplaması yapılması gerekmediğini, aktüerya hesabında aktif dönem hesabının asgari ücret esas alınması gerektiğini, kazançları kanıtlamada sadece bordroların varlığının yeterli olmadığını, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğininin ...Sağlık Bakanlığı tarafından rapor düzenleme konusunda yetkilendirilmiş kurumlardan olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanağında davacının kask taktığı belirtilmişse de davacıda meydana gelen hasar ve kırıkların davacının motosiklet sırtlığı, kask, dizlik, dirseklik ve sair koruyucu tertibatları olmadan motorunu kullandığını gösterdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, geçici iş göremezlik ödeneği bakımında da davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Davacı ve davalı vekilinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Maluliyet raporuna ilişkin olarak, davalı vekili istinaf dilekçesinde 20.02.2019 Tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini iddia etmişse de, kaza tarihi itibarıyla belirtilen yönetmelik yürürlükte bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Müterafik kusur indirimi konusuna gelince, davacının maluliyetine neden olan yaralanmanın vertebra kırığı ve kalça kırığı sonucu meydana geldiği, kask takmasının maluliyetine neden olan yaralanmaya etkisinin bulunmadığı değerlendirildiğinde müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğine ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Tazminat hesabına ilişkin olarak, çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu hususu...’ın yerleşmiş içtihatlarından olup, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 40. maddesinde bazı kamu görevlilerinin (asker, polis, gümrük memuru ve benzerleri) hangi yaş sınırında emekli olacakları ayrı ayrı belirtilmiştir.
Mahkemece muhtemel emeklilik yaşı dikkate alınarak, bu yaşa kadar aktif devre ve bu yaş ile muhtemel ömür sonu arası süre için... dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden pasif devre hesabının yapılması için rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken denetime elverişli olmayan ve pasif dönemde de ... dahil edilmemiş asgari ücretin 2,8402 katı üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılan bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin olarak ise...'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin neler olduğu, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde düzenlenmiş olup, sorumluluğunun kanunda belirtilen giderlerle sınırlı olması, geçici iş görmezlik zararlarından ...nın sorumlu olacağına dair Kanunda düzenlenme bulunmaması, ayrıca 2918 Sayılı Yasanın 92. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının sigorta teminat kapsamı dışında olduğuna ilişkin bir düzenlemenin de yer almaması, ikincil norm olan Genel Şartlar ile kanunla belirlenen sorumluluğun daraltılması mümkün olmadığı gibi kanunen sorumluluğu bulunmayan..'nın sorumlu olduğuna da karar verilemeyeceğinden, davalı vekilinin geçici iş göremezlik ödeneğinden sorumlu olmadığına ilişkin Mahkeme gerekçesi isabetsiz olup, davacı kaza tarihinde polis memuru olup geçici iş göremezlik döneminde devlet memurlarının maaşlarını tam olarak almaları sebebiyle kazanç kaybı oluşmayacağı göz önüne alınıp, geçici işgöremez olduğu dönemdeki zararının belirlenmesi için mahrum kaldığı ek ödemeleri olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davacı ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile ... tarafından verilen 23/12/2019 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,..." şeklinde karar verilmesi üzerine dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
İstinaf kararına istinaden kaza tarihi itibariyle davacının maaş ve gelir durumunu bildirmek ve buna ilişkin bordro vs. kayıt ve belgeleri sunmak, ve ayrıca kaza tarihinden önceki bir yıla ilişkin çalışmış olduğu iş yerinden aldığı maaş ve mahrum kaldığı ek ödeme olup olmadığı hususunda beyanda bulunup, varsa ilgili kayıtları sunmak üzere süre verilmiş, ayrıca bu hususta davacının görev yaptığı....m'e yazı yazılarak ilgili kayıt ve belgelerin gönderilmesi istenmiş, davacı ve vekiline elden takip yetkisi verilmiş, davacı vekili tarafından 17/01/2024 tarihli dilekçe ekinde istenilen ilgili kayıtların dosyaya sunulduğu bildirilmiştir.
Sunulan kayıt ve belgeler de dikkate alınarak dosya aktüer bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 22/02/2024 tarihli raporda özetle; 02.07.2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle %10 oranında çalışma gücünden kaybeden ve geçici işgöremezlik süresi 9 ay tespit edilen davacı .... ile ilgili olarak .....Hukuk Dairesinin ... E., ...K. sayı ve 12.10.2022 tarihli kararı çerçevesinde değerlendirme ve hesaplama yapıldığında; davacının geçici işgöremezlikten doğan zararının mevcut olmadığı, diğer yandan ..kararında öngörüldüğü şekilde davalı taraf lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmek sureti ile hükme esas alınan rapor tarihi verilerine göre ve pasif dönemde ... hariç asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığında davacının sürekli işgöremezlikten doğan zararının 150.168,73.-TL olarak hesaplanmış olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından 29/02/2024 tarihli dilekçe ile; güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği yönündeki itiraz bakımından dosya tekrar aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 21/05/2024 tarihli ek rapor ile; davacının geçici iş göremezlikten doğan zararının mevcut olmadığı, sürekli iş göremezlikten doğan zararının ise 1.456.164,93 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 330.000,00 TL olduğunun belirlendiği görülmüştür.
Davacı vekili 27/05/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik tazminatı talebini toplamda 368.257,60 TL'ye artırdığını bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik) tazminat istemli olduğu, 02.07.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki...plaka sayılı araç ile davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL geçici iş göremezlik ve 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 3.200,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, istinaf kararı gereğince yapılan araştırmaya göre; davacının gelirinin belirlendiği, hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücrette dikkate alınarak aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen ek rapor ile; davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının 1.456.164,93 TL olarak belirlendiği, öte yandan davacının geçici iş göremez olduğu döneme ilişkin mahrum kaldığı bordrodo yer almayan başkaca ek ödeme olup olmadığı hususunda davacının delil sunamadığı, bu nedenle de geçici iş göremezlik zararının doğduğunu ispatlayamadığı, poliçe limitinin kaza tarihi itibariyle sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 330.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davacının iş bu davayı HMK 107 ve devamı maddeleri gereğince belirsiz alacak davası olarak açtığı, talebini 10/10/2019 tarihinde geçici iş göremezlik tazminatı bakımından 38.257,60 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından ise 214.963,90 TL olarak artırdığı, ayrıca daha sonra 27/05/2024 tarihli dilekçesi ile de; sürekli iş göremezlik tazminatı talebini toplamda 330.000,00 TL olarak ikinci kez artırdığı, davacının sürekli iş göremezlik tazminat alacağının aktüer bilirkişi .... tarafından düzenlenen 21/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirli hale geldiğinden bu ek rapor doğrultusunda sunulan 27/05/2024 tarihli ikinci talep artırım dilekçesi mahkememizce geçerli kabul edilerek ( ...), davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin talebi bakımından kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından ise reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile, toplam 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebi yönünden davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 22.542,30-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 31,40-TL, ıslah ile alınan 854,00-TL, yine ıslah ile alınan 400,00-TL olmak üzere toplam 1.285,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.256,90-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.285,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 51.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yapılan 5.370,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 4.812,12-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/07/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır