T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/859 Esas
KARAR NO: 2025/922
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR: 1-
VEKİLİ :
2
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2022
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
K.YAZIM TARİHİ: 14/11/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili ...Limited'in (...) ... yılından beri film üretimi sektöründe faaliyet gösteren, polyester cam film üretiminde dünya çapında lider şirketlerden biri olduğunu, Türkiye dahil olmak üzere doksandan fazla ülkeye satış yaptığını, kurulduğu yıldan bu yana inovasyona büyük yatırımlar yaparak ve Ar-Ge çalışmaları yürüterek uzun ömürlü ve dayanıklı ürünler ortaya çıkardığını, bu başarısının çok sayıda ulusal ve uluslararası ödülle tescillendiğini, şirketin unvanının zamanla değişime uğrayarak en son 2021 yılında ....Limited olarak tescil edildiğini, Müvekkil şirket tarafından ortaya çıkarılan cam filmi üretim tekniklerinin ve özel formüllerin ticari sır niteliği haiz özel bilgiler olduğunu, bu özel formüller sayesinde Müvekkil ürünlerinin piyasadaki diğer cam filmlerine kıyasla kullanıcılara görüş kolaylığı sağlayan farklı bir renk kombinasyonu barındırdığını, bu ticari sır niteliğindeki formül ve teknolojinin hem ince hem de dayanıklı cam filmi üretilmesini sağlayarak Müvekkil ürünlerini ekonomik bir değer haline getirdiğini, söz konusu özel üretim tekniklerinin yalnızca şirketin üretim biriminde çalışan mühendisler tarafından erişilebilir olduğunu, müvekkiline ait gizli formüllerin, üretim ve iş sırlarının ticari sır niteliğinde olduğunu, davalıların müvekkil şirketin üst düzey çalışanlarını ve mühendislerini özel tekliflerle ayartarak bu ticari sırları dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde kullandığını ve haksız kazanç elde ederek haksız rekabet eylemleri gerçekleştirdiğini, polyester cam filmi üretimi için hayati önem taşıyan ve sadece müvekkil şirketin uzman personeli tarafından bilinen bu bilgilerin davalılar tarafından ele geçirildiğini, bu durumun müvekkilin Türkiye pazarındaki ticaret hacminin azalmasına neden olduğunu, davalı ... Cam’ın, müvekkil ürünleri ile aynı spesifik özelliklere sahip cam filmini müvekkilin müşteri portföyündeki ... Otomotiv gibi önemli şirketlere sattığının tespit edildiğini, davalı şirketlerin sadece üretim sırlarını değil, aynı zamanda müvekkilin müşteri portföyü, fiyat ve pazarlama stratejisi gibi ticari bilgilerini de kullanarak haksız bir şekilde müvekkilin ticaretinin önüne geçtiğini, davalı şirketler arasında organik bir bağ bulunduğunu ve haksız rekabet eylemlerinin sistematik bir şekilde işlendiğini belirterek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, haksız rekabetin men'ine ve durdurulmasına, haksız rekabetlerin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve işlenmesinde etkili olan araçlar ile malların imhasına, belirsiz alacak minvalinde dava sürecinde artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili; davanın haksız rekabet hükümlerine dayandığını, müvekkili şirketin 2019 yılında kurulduğunu, haksız rekabet davalarında zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca yabancı şirket olan davacının Türkiye'de haksız rekabet davası açabilmesi için marka ve patent tescillerinin bulunması gerektiğini, ancak davacının böyle bir başvurusu olmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği hususların tamamının gerçek dışı olduğunu, cam filminin patentinin davacı şirkete ait olmadığını, dünyada onlarca cam filmi üreten şirket bulunduğunu, davacının eşsiz bir ürüne sahip olmadığı gibi herkes tarafından bilinir bir markaya da sahip olmadığını, müvekkil şirketin kullandığı makine, teçhizat, boya ve tutkalın dünyanın her yerinde satıldığını, bu nedenle davacıya has ve özel hiçbir şey bulunmadığını, davacının sunduğu benzerlik raporlarının da piyasadaki diğer markalarla karşılaştırıldığında aynı benzerliği göstereceğini, iddia edilen ... mühendis (....) ve teknisyenin (...) daha önce davacı şirkette çalıştıklarının doğru olduğunu ancak mühendis ve teknisyenlerin sadece üretimle ilgilendiklerini, ticari sırlara, ham maddeye ve müşteri portföyüne vakıf olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mühendis ...’in ... yılında, teknisyen ...’in ise ... yılında davacı şirketten ayrıldığını, müvekkil şirketin ise ... yılında kurulduğunu, bu nedenle herhangi bir ayartma veya ticari sır hırsızlığının söz konusu olamayacağını, davacının bahsettiği ... isimli kişinin müvekkil şirketle hiçbir bağı ve ilişkisi olmadığını, davacı şirketin iş yerinde çalışan bütün işçilere aynı alelade sözleşmeyi imzalattığını, bu sözleşmede gizlilik ve rekabet yasağı gibi ticari sırrı koruyucu özel hükümler bulunmadığını, ... mühendis...'in davacı şirketten ayrılırken kendisine teşekkür mektubu verildiğini ve her türlü materyali teslim ettiğine dair tutanak bulunduğunu, davacının Türkiye'deki satış düşüşünü müvekkil şirkete bağlamasının haksız olduğunu, satış düşüşünün pandemi kaynaklı ve küresel bir durum olduğunu, müvekkil şirketin milli sermaye ile yatırım yaparak yasal izinlerle fabrika kurduğunu, deneyimli personel çalıştırmasının yasalara aykırı bir durum olmadığını, asıl haksız rekabetin davacı tarafından yapıldığını, zira müvekkil şirketin ürettiği cam filmlerinin Bakanlıkça denetlendiğini ve kanserojen madde içermediğini, ancak davacı şirketin Türkiye pazarına hurda tabir edilen, kanserojen madde içeren 2. sınıf cam filmi sattığını, ayrıca davacının distribütörlerine yalancı tanıklık teklifinde bulunduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ....soruşturma sayılı dosyası, tanık beyanları, uyuşmazlık konusu cam filmi,... Üniversitesince numune ( cam filmi) üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan analiz raporu, tarafların ticari defter ve kayıtları, 20/05/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı.
... Üniversitesince Numune ( cam filmi) üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen analiz raporunda, 4 adet filmin (..., ..., ..., ...) yapılan optik ve yapısal analizleri yapıldığı, optik olarak ..., ..., ...'un optik özelliklerinin benzer olduğu, ...ın ise farklı optik özelliklerde olduğu sonucuna varıldığı, ayrıca, ...'nin, ..., ... ile aynı ... spektrumuna sahip olmasına rağmen, 380- 750 nm aralığında ...in absorbiyonunun daha düşük, ışık geçirgenliğinin ise daha yüksek olduğu tespit edildiği, yapısal analizlerde, FT-IR spektrumlarında, ...'in ..., ..., ...'göre bazı piklerinde kaymalar olduğu gözlemlendiği, XRD analizlerinde ise, ..., ...de, diğer iki filmden farklı olarak bir amorf bölge gözlemlenirken, ...'te, diğer filmlerde olmayan, düşük şiddette bir kristal piki gözlemlendiği, morfoloji olarak tüm filmlerin benzer özellikler sergilediği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda, yapılan tespitler ve değerlendirmeler doğrultusunda, davacı ... Ltd ile Davalılar... A.Ş. ve.... Şti. aynı ürün ve coğrafi pazarda birbiri ile yakın ikame ürünlerin satışını yapan rakip teşebbüsler olduğu, davalı taraflara pazardaki rekabetçi davranışlar itibarıyla ithaf edilen iş, işlem ve eylemlerin pazarın özellikleri sebebiyle adil rekabet kurallarına uygunluk arz ettiği; davacı şirketin rekabet yeteneğine haksız bir müdahale niteliği taşımadığı; bu nedenle dava konusu eylemlerin iktisadi ve işletmesel olarak haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nın 54.maddesinde yer alan “(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, haksız rekabet eylemlerinin belirli tacirler arasında, yani bir tacirden diğer bir somut tacire yönelik olması şart olmayıp, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ticari ilişkileri etkileyen ve tek bir tacire yönelik değil, piyasadaki diğer bütün tacirlere yönelik, genel nitelikteki aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı eylemler haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
Davacı yan, davalı ... A.Ş.'nin ve davacının eski çalışanları ile kurduğu .... Şti.'nin davacının çalışanlarını ayartarak davalı şirkette çalışmaya başladığını ve davacının üretim sırlarının ve formüllerinin kopyalanarak üretim gerçekleştirildiğini, ticari sırlarının kullanıldığını, bu şekilde davacı aleyhine haksız rekabet edildiğini iddia etmiştir.
Mahkememizce ilk olarak davacının ve davalının ürettiği cam filmlerinden alınan numuneler üzerinde inceleme yaptırılmış, daha sonra bu rapor ile iddia ve savunma değerlendirilerek haksız rekabet teşkil edecek eylem ve üretimde benzerlik olup olmadığı yönünde teknik bilirkişilerden rapor alınmıştır. Gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporundan tespit edildiği üzere, TTK madde 54 anlamında haksız rekabetten söz edilebilmesi için tarafların rekabet halinde faaliyet gösteriyor olması gerekmekte olup davacı şirket ile davalı şirketlerin fiili faaliyet konuları, pazarlanan ürünler ve pazarlanan ürünlerin coğrafi bulunurluğu itibariyle rekabet içerisinde oldukları kabul edilmiştir. Davacı yan daha önceden istihdam ilişkisi olduğunu belirtiği ... ve ...'nin davalı şirket yetkilisi ... ile rakip iş kurmasının haksız rekabet teşkil ettiğini iddia etmişse de, davacının üretim sırlarının kullanılarak ve müşteri portföyünden faydalanılarak haksız rekabet edildiği, davacının bu sebeple zararının oluştuğu ispat edilememiş olup davadışı kişilerin eylemlerinin çalışma özgürlüğü kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. Davacının üretim metot ve formülasyonunun kullanılmasına yönelik ise davacının patentini aldığı ticari sır niteliğinde bir yöntemin kullanıldığına ya da birebir aynı yöntemin kullanıldığına ilişkin dosya kapsamında bir tespitin yer almadığı, benzerlik olması hususunun ise üretilen ürünün sektörde üretim yapan firmalarca kullanılan ortak kimyasal maddelerin aynılığından geldiği anlaşılmakla bu iddiaya da itibar edilmemiştir. Neticeten davalı şirketlerin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin varlığı tüm dosya kapsamına göre ispat edilememiş olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.024,65TL harçtan mahsubu ile bakiye 409,25TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.328,81TL'nin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesinin 11. Bendi uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderinden sayıldığından ve davalı ... ilk oturuma katılmadığından arabuluculuk ücretinin yarısı olan 664,41TL'nin davalıdan, bakiye 644,40TL'nin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen 50.678,50TL tebligat ve posta gideri ile 41.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 92.178,50TL yargılama giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesinin 11. Bendi uyarınca davalı ... ilk oturuma katılmadığından yarısı olan 46.089,25TL'nin bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalı ...nin kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle, reddedilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
5-Davalı ...nin kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/10/2025
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı