T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/236 Esas - 2025/1064
T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/236 Esas
KARAR NO: 2025/1064
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/01/2023
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
K.YAZIM TARİHİ : 07/01/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili şirketin yeni almış olduğu ... markalı ekskavatör iş makinasına tomruk taşıma ataşmanı yaptırmak amacıyla 20.12.2021 tarihinde davalı ... A.Ş. unvanlı şirket ile anlaşma yapıldığını, davalı şirketin fiyat olarak 60.000,00TL talep etmiş ve 15 gün içerisinde müvekkiline teslim edeceklerini ifade etmiş olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete göndermiş olduğu teklif formunda teslim tarihinin +1 hafta opsiyonlu olabileceğini de ekmemiş olduğunu, teklif formunda en uzun 21 gün olacağı belirtilen teslim tarihinin müvekkili tarafından kabul edilmiş ve kabul beyanı olarak teklif formunu imza kaşe yaparak aynı gün davalı şirkete gönderdiğini, taraflar arasında anlaşma sağlandıktan sonra müvekkilinin yine aynı gün 20.12.2021 tarihinde ön ödeme olarak davalı şirket yetkilisinin hesabına 20.000,00TL göndermiş olduğunu, ataşman bedelinin kalan 40.000,00TL'nin müvekkili şirket tarafından 31.01.2022 tarihinde davalı şirketin hesabına gönderildiğini, taraflar arasında akdedilen anlaşma gereği en geç 21 gün içinde 10.01.2022 tarihinde müvekkili şirkete teslim edilmesi gereken tomruk taşıma ataşmanının davalı şirket tarafından 01.02.2022 tarihinde fatura edilerek nakliye firmasına teslim edildiğini, 21 gün içerisinde gönderilmesi gereken ataşmanın yaklaşık 50 gün sonra müvekkili şirkete teslim edildiğini, davalı şirket tarafından taahhüt edilen süre içerisinde ataşmanın teslim edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin satın aldığı ekskavatörün müvekkili şirket tarafından kullanılamadığını, işlerin aksadığını, bu sebeple müvekkili şirketin sevkiyatlarını yapabilmek için mecburen kendi ekskavatörü varken dışarıdan başka bir makinayı kiralayarak 1.656,00 Kg ürün yüklemesi yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin dışarıdan kiralamak zorunda kaldığı bu makine için kira bedeli olarak makine sahibi ...'ya 87.933,00TL ödediğini, müvekkili şirketin davalı şirketle yaptığı anlaşma gereği 2 hafta içerisinde ataşmanın kendisine teslim edilmesi gerektiğinden müvekkilinin de teslim tarihine göre ekskavatörü kullanması için .....isimli paletli iş makinası operatörünü yanında istihdam ettirdiğini, tomruk ataşmanının anlaşmanın aksine 50 gün sonra teslim ü rin çalıştıramadığı operatöre bu günlere karşılık 8.000,00TL maaş ödenmek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin ... markalı ekskavatörünü leasing sözleşmesi şeklinde satın almış olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin tomruk ataşmanını teslim etmemesi nedeniyle kullanamadığı be ekskavatöre karşılık hiçbir gelir sağlamadan ... Kiralama A.Ş. şirketine 42.158,00TL taksit ödemek zorunda kaldığını, davalı şirketin tomruk taşıma ataşmanını müvekkili şirkete teslim ettikten yaklaşık 10 gün sonra ürünün hidrolik sisteminden yağ boşalmaya başlayarak arıza verdiğini, müvekkili şirketin arızayı hemen davalı şirkete bildirmiş, ancak davalı taraf ile yapılan şifahi görüşmeden hiçbir netice alınamadığını, davalı şirket tarafından ürün teslim sonrası sağlanması gereken garantinin de sağlanmadığını, davalı şirket tarafından ayıplı teslim edilen ürünün arızasını gidermediği gibi yerine yeni üründe göndermediğini, müvekkilinin bu nedenle gönderilen tomruk taşıma ataşmanını sanayide kendisinin tamir ettirmek zorunda kaldığını, yaklaşık 5.000,00TL tamir bedeli ödediğini, tomruk ataşmanında mevcut ayıbın teslim sırasında açıkça belli olmayıp gizli ayıp çinde olduğunu, tomruk ataşmanının arızalı olduğuna ilişkin fotoğrafların dilekçeleri ekinde sunulduğunu, davalı şirketin siparişe istinaden ön ödeme olarak gönderilen 20.000,00TL için müvekkili şirketin herhangi bir atraksiyon almasını engellediğini, dilekçe ekinde sunulan teklif formundan anlaşılacağı üzere müvekkili şirket ile davalı tarafın tomruk ataşmanı için 60.000,00TL + %0 KDV olarak anlaşmış olduklarını, ancak davalının anlaşmaya aykırı olarak 40.000,00TL +%18 KDV olacak şekilde 47.200,00TL tutarında fatura tanzim ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin anlaşmada olmamasına rağmen 7.200,00TL KDV ödemek zorunda kaldığını beyan ederek, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesine aykırılık sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 150.291,00TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacının dayandığı sözleşmenin karşılıklı edimleri havi bir sözleşme olduğunu, davacının %50 ön ödeme olarak 30.000,00TL ödemesi gerekirken 20.000,00TL ödemiş olduğunu, teslim öncesi ödemesi gereken bakiye 40.000,00TL'yi de 31.01.2022 tarihinde ödemiş ve 31.02.2022 tarihinde elektronik fatura düzenlenerek ürünün teslim edildiğini, davacının geç teslim iddiasına ilişkin bir ihtirazi kaydı olmadığı gibi ayıp ihbarının da bulunmadığını, davacının hâlihazırda bu tomruk ataşmanını kullanmakta olduğunu, davacının dayandığı teklife göre imalat süresinin 2+1 hafta olup, teslimin fabrikada yapılacağı ve nakliyenin alıcıya ait olduğunu, bedelin 60.000,00TL (KDV hariç) olduğu, bu bedelin %50'si olan 30.000,00TL'yi avans (ön ödeme) olarak ödemesinin akabinde imalatın başlayacağını, kalan %50 ödemenin ise teslimattan önce yapılacağını, davacının teklif kapsamında 30.000,00TL ödeme yapması gerekirken 20.000,00 TL ödeme yaptığını, bu rakama KDV dahil olmadığını, bu eksik ödeme nedeniyle imalat için gerekli olan malzemelerin bir kısmının siparişinde gecikme olduğunu, daha sonra davacı yanın 31.01.2022 tarihinde kendi öncelikli edimi olan 40.000,00TL ve 7.200,00TL KDV ödenmiş ve sonrasında KDV dahil 47.200,00TL elektronik fatura düzenlendiğini, ürünün dava hiçbir ihtirazi kaydı olmaksızın teslim alındığını, davacının davaya konu ettiği taleplerini isteyebilmesi için anlaşma şartlarına uymuş olması gerektiğini, davacı yanın eğer süre yönünde bu kadar hassa ise sözleşmeye cezai şart maddesi eklettirebileceğini, ancak sözleşmede herhangi bir cezai şart öngörülmediğini, ayrıca davacının hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ürün teslim aldığını, davacı yanın 7.200,00TL KDV bedeline ilişkin talebinin ise açıkça hukuka aykırı olduğunu, teklifte açıkça fiyatın KDV hariç olarak bildirilmesin yasa, teamül ve uygulama olmasına rağmen böylesine bir talepte bulunmasının hasız iddialarının ve kötü niyetinin açık bir göstergesi olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere davacının taleplerinin hukuka aykırı ve kendi içerisinde çelişkili olduğunu, tüm bu hususların tanık ile ispata elverişli olmadığından tanık dinletilmesinin talebine muvafakatlerinin bulunmadığını beyan ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
Tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2022 yılına ait ba bs formları, SGK kayıtları, emsal kira bedeli araştırması, taraflar arasındaki sözleşme, fatura vs. belgeler, 08/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, 17/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu, 13/10/2025 tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi heyeti raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda iddia savunma ve tüm dosya muhteviyatı çerçevesinde yapılan teknik incelemede; davaya konu .... marka ekskavatör ataşmanının tesliminden sonra yağ kaçırma kaynaklı arızalar verdiği, bu arızaların ataşmanda yağlama problemleri oluşturduğu, oluşan problemlerin ataşman parçaları üzerinde deformasyonlar ve bunlara bağlı arızalara neden olduğu, bu haliyle ataşman imalatının ayıplı olduğu, ayıbın basit bi anlaşılmasının mümkün olamayacağı, belli bir kullanım sonucu zamanla ortaya çıkması neticesinde gizli ayıp hüviyeti taşıdığı, 20.12.2021 tarihli “Teklif Formunda cezai şarta ilişkin bir ifade bulunmamakta olduğu, dava dosyası içerisinde davacı tarafından yapılmış ayıp ihtarına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, dava dilekçesinde davacı vekili tarafından ileri sürülen zarar iddialarına ilişkin yapılan incelemeler neticesinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete sözleşme bedelinden 7.200,00TL daha fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, diğer iddialarını davacı tarafın ispatlayamadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme ve taraf vekillerinin 20.09.2024 tarihli kök bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde; davacı vekilinin itirazları doğrultusunda kök bilirkişi raporunda değiştirilmesi gereken bir husus bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen KDV dahil 47.200,00TL bedelli, .... seri No'lu, 31.01.2022 tarihli faturanın davacı tarafça kabul edilip ticari deftere kayıt edilmiş olmasının içeriğini kabul etmiş olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda, iddia savunma ve tüm dosya muhteviyatı çerçevesinde yapılan teknik incelemede; davaya konu .... marka ekskavatör ataşmanının tesliminden sonra yağ kaçırma kaynaklı arızalar verdiği, bu arızaların ataşmanda yağlama problemleri oluşturduğu, oluşan problemlerin ataşman parçaları üzerinde deformasyonlar ve bunlara bağlı arızalara neden olduğu, bu haliyle ataşman imalatının ayıplı olduğu, ayıbın basit bir muayene ile anlaşılmasının mümkün olamayacağı, belli bir kullanım sonucu zamanla ortaya çıkması neticesinde gizli ayıp hüviyeti taşıdığı, dava dosyası içerisinde davacı tarafından yapılmış ayıp ihtarına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamış olduğu, 20.12.2021 tarihli “Teklif Formu”nda yer alan bilgilere göre 10.01.2022 tarihinde teslim edilmesi gereken dava konusu tomruk taşıma ataşmanı 01.02.2022 tarihinde fatura edilerek nakliye firmasına teslim edildiği için, 22 günlük bir geç teslimin söz konusu olduğu, bununla birlikte 20.12.2021 tarihli “Teklif Formu”nda cezai şarta ilişkin bir ifade bulunmamakta olduğu, davacı şirketin dava dosyasına sunmuş olduğu dava konusu bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde dava konusu olay nedeniyle 5.000,00TL zarara uğradığı, 20.12.2021 tarihli “Teklif Formu”nda sözleşme bedeli 60.000,00TL + %0 KDV olarak ifade edilmiş olsa da, tacirler arasında KDV'siz bir fatura düzenlenemeyeceği dikkate alındığında, söz konusu ifadeden sözleşme bedelinin KDV dahil 60.000,00TL olacağının kastedildiği mütalaa edildiği, gerek taraf ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde ulaşılan bulgular, gerekse dava dosyası içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davacı şirket tarafından davalı şirkete toplam 67.200,00TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, davacı şirket tarafından davalı şirkete sözleşme bedelinden 7.200,00TL daha fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen KDV dahil 47.200,00TL bedelli, ... seri No'lu, 31.01.2022 tarihli faturanın davacı tarafça kabul edilip ticari deftere kayıt edilmiş olmasının içeriğini kabul etmiş olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmesine aykırılık sebebiyle davacının uğradığı iddia edilen zararına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.291,00TL maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Kahramankazan ASHM'nin ....E-.... sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
Davacı yan almış olduğu .... markalı ekskavatör iş makinesine tomruk taşıma ataşmanı yaptırmak amacıyla 20/12/2021 tarihli imzalı ve kaşeli teklif formundan anlaşıldığı üzere 60.000,00TL %0 KDV bedel karşılığında anlaştıkları, teslim süresinin 2 hafta +1 hafta da opsiyonlu olacağı, ödeme şeklinin %50 ön ödeme, %50 teslimattan önce hesaba havale şeklinde olduğu, davacının ön ödeme olarak 20/12/2021 tarihli dekonttan anlaşıldığı üzere ataşman avans bedeli açıklamalı
20.000,00TL gönderdiği, bu ödemenin taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı şirket tarafından 31/01/2022 tarihli KDV hariç 40.000,00TL, KDV dahil 47.200,00TL tutarlı fatura tanzim edildiği, incelenen taraf defter ve kayıtlarıyla vergi dairesine yapılan bildirimlerden bu faturanın taraflarca kayıtlara alındığı ve vergi dairesine bildiriminin yapıldığı, dosyada sunulu bulunan 31/01/2022 tarihli dekontlardan 47.200,00TL olan fatura bedelinin ödendiği, ödeme sonrası ataşmanın davacıya teslim edildiği anlaşılmıştır.
Davacı yan ataşmanın ayıplı olduğunu, bu sebeple zararının oluştuğunu, ayrıca geç teslim sebebiyle de zararının oluştuğunu iddia etmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan tespit edildiği üzere ataşmanın gizli ayıplı olduğu anlaşılmıştır.
TBK'nun 474. maddesinde "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." şeklinde,
477. Maddesinde "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır" şeklinde ayıba ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemelerden iş sahibinin açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı anlaşılmaktadır.
TTK m. 18/III uyarınca "Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile" yapılır.
Bu açıklamalardan hareketle dosya kapsamında davalıya yapılmış bir ayıp ihbarının varlığı ispat edilemediğinden, bildirilen tanıkların dinletilmesinden de davalının açık muvafakati ile vazgeçildiğinden ispatlanamayan ayıp ihbarı sebebiyle davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının geç teslim sebebiyle zarar talebi yönünden ise, teklif formunda ön ödemenin %50 şeklinde olmasına rağmen davacı tarafça 20.000,00TL ön ödeme yapıldığı ve teslimin en geç 10/01/2022 tarihinde yapılması gerekirken 01/02/2022 tarihinde yapılarak 22 günlük bir gecikmenin söz konusu olduğu anlaşılmıştır. Davalı yan ön ödemenin geç yapılması sebebiyle teslimin geç yapıldığını savunmuş, gerçekten de teklif formuna göre davacının 30.000,00TL ön ödeme yapması gerekirken eksik ödeme yaptığı, 31/01/2022 tarihinde 40.000,00TL ödeme yaptığı ve ataşmanın ödeme sonrasında 01/02/2022 tarihinde teslim edildiği tespit edilmiştir. TBK'nın 97. Maddesindeki "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." hükme ve taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacının teslimi isteyebilmesi için ön ödemeyi eksiksiz yapmış olması gerektiğinden ve tüm dosya kapsamından ön ödemenin eksik yapıldığı sabit olduğundan davacının geç teslimden kaynaklı olarak zarar talebinde bulunamayacağı kabul edilerek davacının bu yöndeki talebinin de reddine karar verilmiştir. Neticeten davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVACININ DAVASININ REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.566,60TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.951,20TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,59TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/12/2025
Katip .. e-imzalı Hakim ... e-imzalı