T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/300 Esas - 2025/966
T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/300 Esas
KARAR NO : 2025/966
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2023
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
K. YAZIM TARİHİ: 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; 15.07.2021 tarihinde sürücü .... idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile istasyon caddesini takiben ... istikametine seyri esnasında ... plaka sayılı araca arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle sıçrayıp yön değiştiren... plakalı aracın ise orta reflüjde karşıya geçmek için beklemekte olan yaya müvekkili ...'ya çarptığını, bu suretle yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ... 'ın 2918 sayılı KTK 56/1-C maddesi uyarınca kural ihlali bulunmakta olup davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, yararlanan müvekkilinin hiçbir kusur ve kural ihlali bulunmadığını, ...'ın kusurlu olduğu kazada... plakalı aracın .... Sigorta şirketi nezdinde .... poliçe numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu, davacının maluliyeti sebebiyle kazadan sonra bir yılı aşkın süre çalışamadığı gibi hayatının devamında da çalışmakta zorluk çekeceğini, müvekkilinin vuku bulan kaza sebebiyle zarara uğradığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak bir cevap verilmediğini, davacının gerek olaydan, gerekse sonrasında uzunca süren tedavilerden ve malul hale gelmesinden manevi olarak yıprandığını, psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini ve tedavi olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin manevi olarak da zarara uğradığı açık olup işbu zarardan kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet veren davalı sürücünün sorumlu olduğunu, tüm bu sebeplerle, fazlaya ilişkin diğer dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla;15.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı cismani zarardan doğan belirlenecek maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile, müvekkilin uğradığı 150.000,00-TL manevi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı ...'tan tahsiline ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 11/10/2023 tarihli dilekçesi ile özetle; fazlaya dair haklı saklı kalmak üzere ... Sigorta Şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini, davalı şirket lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesini, müvekkilinin manevi zararı ile poliçesi teminat limiti dışında kalan maddi zararları giderilmediğinden davalı ... yönünden taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile özetle; artırılan miktarla birlikte şimdilik geçici iş gücü kaybı yönünden 500-TL maddi tazminat ve sürekli iş gücü kaybı yönünden 895.096,99-TL maddi tazminat olmak üzere 895.596,99-TL maddi tazminatın 15.07.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ve 150.000,00-TL manevi zararın 15.07.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetli; davayı hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla ZMMS poliçesi sebebiyle müvekkilinin ancak sigorta poliçe teminat bedellerinin aşılması halinde pek tabi kusuru oranında ve zarar miktarı kadar sorumlu olacağını, müvekkili sevk idaresinde bulunan ... plakalı aracın kaza tarihinde diğer davalı ZMMS poliçesini tanzim eden ...Sigorta Şirketi tarafından ... numaralı ZMMS ile sigortalı olduğunu, davalı müvekkili ve diğer davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun doğmadığını bunun yanında usulüne uygun olmayan başvuru nedeniyle sigorta şirketinin temerrütünün gerçekleşmediği ve bu nedenle de dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, kusur durumlarının tespiti için ATK'dan rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkilimin davacı tarafın maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığını, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının işbu dava konusu (illiyet bağının davacı tarafından kanıtlanması şartı ile) kaza neticesinde fahiş manevi tazminat isteminde bulunması iyi niyetten uzak bir tutum olduğunu, davacının manevi tazminat isteminin hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş olduğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, -davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıcı ancak dava tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türü yasal faiz olduğunu, kesinlikle kabul etmemekle birlikte faiz başlangıç tarihi açısından faiz talebinin ön koşulu, davacının muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle sigorta şirketini ve pek tabi davalı müvekkilini temerrüde düşürmesi olduğunu, dolayısıyla , yeniden diğer davalı sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, sigorta şirketi ile birlikte müteselsil sorumluluk nedeniyle müvekkili aleyhine girişilen dava tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulünün zorunlu olduğunun ortada olduğunu, tüm bu sebeplerle müvekkili aleyhine haksız olarak açılan öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddini ,aksi halde davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkilinin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak yönünden poliçe limiti ve ek olarak ferilerinden sigorta şirketinin sorumlu tutulmasını hesaplanan maddi tazminat poliçe limitini aşar ise müvekkilinin sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, manevi tazminat isteminin tümden reddini, davada reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
Davalı... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde .... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 02/07/2021-02/07/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti kişi başına 430.000-TL olup müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını. bu sebeple davanın reddedilmesini talep ettiklerini, KTK 97 maddeye göre sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, başvuru yapılmasının dava şartı olup davanın talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranı gerçeği yansıtmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, sağlık kurulu raporu ile diğer tedavi evrakları incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, kaza ile araz arasında illiyet bulunmadığını sunulan maluliyet raporunun hesaplamaya ve hükme esas alınması talebine itiraz ettiklerini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep edilmiş ise de geçici giderler teminat dışı olduğunu, SGK tarafından davacıya ödenen ve/veya ödenecek rücuya tabi ödemelerin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, tüm hakları saklı kalmak üzere müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Sigorta Şirketi 19/10/2023 tarihli dilekçesi ile özetle; davacının müvekkili yönünden davadan feragat ettiğinden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası, SGK Kayıtları, trafik tescil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, araç trafik tescil kayıtları, Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ATK kusur raporu, ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporu, aktüer bilirkişi rapor ve ek raporu,... ATK2. İhtisas Kurulu raporu, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı.
... Trafik İhtisas Dairesinin 18/08/2025 tarihli raporunda özetle; .... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...’ın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...’ın kusursuz, Yaya ...’nın kusursuz olduğu bildirilmiştir.
... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 21/12/2023 tarihli raporunda özetle;davacı ...'nın 15/07/2021 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %17(yüzdeonyedi) olduğu, 6(altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1(bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişi 01/04/2024 tarihli raporu ile özetle; inceleme, tespit ve hesaplamalar sonucunda; davacı ...'nun trafik kazası sonucu uğradığı, bakiye maddi zararının 464.113,34-TL. Olduğu bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişi 21/05/2025 tarihli ek raporunda özetle; Geçici İş Göremezlik Tazminatı:15.07.2021-15.11.2021 Devre Geliri......: 11.303,60-TL.
Sürekli İş Göremezlik Tazminatı:
İşlemiş Gelir.... . 651.497,55-TL.
İskontolu Aktif Dönem Geliri... 2.871.377,73-TL.
Pasif Dönem Geliri............+ 3.976.492,19-TL.
TOPLAM.................. 7.499.367,47-TL.,
Maluliyete Tekabül Eden...7.499.367,47x%18=1.349.886,14 TL,
Toplam zarar miktarı ... 11.303,60-TL.- geçici iş göremezlik tazminatı,
+ 1.349.886,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
1.361.189,74 TL,
Geç. İş Görem. Öde.Tenzili.... 35.592,74 TL
Sigorta Ödemesi Tenzili ....- 430.000,00 TL
Bakiye Zarar Miktarı....... 895.596,99 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
... ATK 2. İhtisas Kurulunun 13/12/2024 tarihli raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; davacı ...’in 15.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre üst ekstremite Engellilik oranı %2+%1=%3, Tablo 2.3 e göre kişinin, Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, dirsek eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.8, Şekil 2.9 ve’ye göre üst ekstremite Engellilik oranı %1+%2+%2 %4=%7, Tablo 2.3 e göre kişinin, Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bilek eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6, Şekil 2.7 ve’ye göre üst ekstremite Engellilik oranı %4+% 1+%2+%1 =%8, (%8+%7+%3=%18 Tablo 2.3 e göre kişinin Engellilik oranı %11, Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.3, Katagori II %8 olup, Balthazard formülüne göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %18 (yüzdeonsekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeni ile geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu olay, ... günü saat 15.00 sıralarında davalı sürücü ..., yönetimindeki... plaka sayılı otomobil ile... Caddesi üzerinde .... istikametine seyrederek olay yeri No:... karşısına geldiğinde, ön ilerisinde aynı yöne seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobile arkadan çarpması ve bu çarpma sonucu savrulan otomobilin, orta refüjdeki yaya davacı ... ile karşı yol bölümünden gelen dava dışı sürücü ... yönetimindeki.... plaka sayılı minibüse çarpması sonucu dava konusu kaza meydana gelmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davacı ..., yönetimindeki araç ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermemiş, ön ilerisinde bölünmüş yol üzerinde aynı yöne seyreden sürücü ... yönetimindeki otomobile arkadan tehlikeli biçimde yaklaşarak çarpması ve çarptığı bu otomobilin savrularak orta refüjdeki yayalara ve karşı yol bölümünden gelen dava dışı sürücü ... yönetimindeki minibüse çarpmasına sebebiyet verdiği olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle %100 asli kusurludur. Yaya ..., yanındaki dava dışı yaya... ile birlikte olay yerindeki orta refüj üzerinde beklediği sırada, yol üzerinde meydana gelen kaza akabinde savrularak üzerine doğru gelen otomobilin sadmesine maruz kaldığı olayda, bu oluş şartlarında meydana gelen olayda herhangi bir kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (..., Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; ...., Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Bu kapsamda davacı, davalılardan talepte bulunmuştur.
Usulüne göre yapılan feragat beyanı davayı sona erdiren usuli işlemlerden olup kesin hüküm gibi sonuç doğuracaktır. Maddi tazminat davasından davalı sigorta yönünden ödeme yapıldığından feragat edilmiş olmakla davanın davalı sigorta yönünden maddi tazminat talebi yönünden feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin mahsubu ile davalı araç sürücüsünün bakiye tazminat sorumluluğu bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; ... ATK 2. İhtisas Kurulunun 13/12/2024 tarihli raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; davacı ...’in 15.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %18 (yüzdeonsekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği bu kapsamda maluliyeti kapsamında Aktüer bilirkişi 21/05/2025 tarihli ek raporu hükme esas alınarak sürekli iş göremezlik Bakiye tazminat miktarı 895.596,99 TL, ve taleple bağlı kalınarak 500,00 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden değerlendirme yapmak gerekirse; Kişilik haklarının zedelenmesine dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkin düzenleme 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde 'Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.' şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre uygun tazminatın belirlenmesinde saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği, kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumu ve kusuru bulunup bulunmadığı ve varsa kusur derecesi, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumu, tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, olayın ağırlığı gibi hususların değerlendirilmesi gerekmektedir. İş bu dosya bakımından değerlendirme yapıldığında davacının yaralanması nedeniyle üzüntü ve acı çektiği düşünülerek manevi tazminat talebine hak kazandığı tarafların kusur oranları, maluliyet oranı ve dosya kapsamında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmaları, paranın günümüz şartlarında alım gücü nazara alınarak davacı için 150.000,00TL manevi tazminatın, davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeni ile reddine,
2-Davalı ... yönünden davanın KABULÜNE, 895.596,99 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat davasının KABULÜNE, 150.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Maddi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 61.212,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.578,71 TL harcın ve 15.278,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 43.355,68 TL karar ve ilam harcının davalı ....'tan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.200,00 TL'nin, davalı sigorta şirketi yönünden davacı vekilinin davadan feragat etmesi nedeni ile davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
c-Davacı tarafından yatırılan 2.578,71 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı ve 15.278,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 18.062,21 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine,
ç-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 137.453,58 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine,
d-Davalı sigorta şirketi vekilinin beyanı dikkate alınarak lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
5-Manevi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 10.246,50 TL karar ve ilam harcının davalı ...'tan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. maddesi gereğince kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen 1.648,50 TL tebligat ve posta gideri ile 6.500,00TL bilirkişi ücreti, 2.345,00 TL, 5.850,00 TL ATK rapor ücreti, 300,00 ... Hastanesi rapor ücreti ve 700,00 TL yol masrafı olmak üzere toplam 17.343,50 TL yargılama giderinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/10/2025
Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır