T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1357 Esas - 2025/951
T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/1357 Esas
KARAR NO: 2025/951
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/11/2024
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
K.YAZIM TARİHİ : 20/11/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı yana verilen malzeme/iş nedeni ile alacaklarının ödenmemesi üzerine Kahramankazan İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibine başlanılmış olduğunu, davalı- borçluya yapılan tebligata borçlu vekilinin süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, bu süreçte davalı/borçlu ile arabulucu süreci başlatılmış oldğunu, ancak arabulucu sürecinde de borcun ödenmesi noktasında herhangi bir anlaşma olamadığını, davalı- borçlunun itirazının usul ve esas yönünden kabul edilir olmadığını ve iptaline karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin davalıya yaptığı işler, verdiği malzemelerin belli olduğunu ve taraflarınca yapılan ödemelerin de belli olduğunu, müvekkilinin kendisine yapılacak ödemeyi istediğinde devamlı surette oyalandığını, en sonunda da müvekkilinin icra takibi başlatmak zorunda kalmış olduğunu, davalı-borçlu tarafından alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olarak itiraz edilmiş olduğunu, borç için herhangi bir ödemenin yapılmadığının defter kayıtları ve banka kayıtlarında çok açık olarak görüleceğini, yapılmış olan haksız itirazlarının iptali için iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu beyan ederek, davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün Esas dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacı tarafından müvekkil aleyhine haksız bir şekilde icra takibi başlatılmış olduğunu, davaya konu icra takibindeki itirazlarını tekrarla takipte talep edilen asıl alacağa, ferilerine, takip dayanağı belgelere ve faturalara, işlemiş ve işleyecek faize, sözleşmesel ilişkiye, faiz oranlarına, alacaklının kayıtlarına, tüm takip ferilerine itiraz etmekte olduklarını, müvekkili ile davacının aralarındaki ticaretin bir süre devam etmiş olduğunu, ancak belirli bir noktadan sonra davacının taahhüt ettiği ürünleri müvekkiline göndermemeye başlamış olduğunu, davacı yan edimlerini gereği gibi ifa etmemiş, buna rağmen müvekkilden edimini ifa etmesini beklemiş olduğunu, davacının taahhüt ettiği malların teslimini gerçekleştirmemiş olduğunu ve dolayısıyla müvekkili açısından davacıya karşı ifa edilecek bir borç kalmamış olduğunu, davacı tarafın malları/malzemeleri teslim ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin imzasını taşıyan belgelerle ispat etmesi gerekli olduğunu, yalnızca düzenlenen faturaların malın teslim edildiğine delil teşkil etmeyeceğinin açık olduğunu, davacı tarafın iddialarındaki gibi müvekkile verilen bir mal/malzeme teslimi olmadığı gibi, davacı tarafça gereği gibi ifa edilmemiş bir sözleşme ilişkisinde karşı taraftan edimi ifa etmesini ödeme yapmasını beklemenin mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte; Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasına konu iddia edilen alacağın taraflar arasında belirlenebilir olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, ayrıca haksız şekilde açılan icra takibine konu alacaklı olduğunu iddia eden tarafça ödeme emrine konu edilen alacağın sebebinin yargılamaya muhtaç olması ve müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa borçlu olmadığı bir durumda haksız bir icra takibiyle müvekkili şirketten alacak talep etmesi söz konusu olduğundan ödeme emrine konu borcun kabulünün mümkün olmadığını, davalı müvekkilinin hiçbir borcu olmadığı bir konuda alacak miktarının belirlenmesinin beklenilmesinin mesnetsiz olacağı, ayrıca huzurdaki uyuşmazlığa konu icra takibi hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğu için davacının % 20 icra inkar tazminatına yönelik isteminin de reddi gerekmekte ve davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit bir alacak olması gerekmekte olduğunu, bu somut uyuşmazlıkta alacağın varlığı yapılan yargılama sonucu belirleneceğinden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi koşullarının bulunmadığının, uyuşmazlık konusu icra takip dosyasında talep edilen alacağının hangi iş/malzeme için olduğunun tespiti müvekkili şirket gibi ticari işlerliği yoğun olan bir firma tarafından öngörülemeyeceği, aynı şekilde davacı yan dahi takip talebinde talep içeriğinin açık tespitini ortaya koyamamışken bu tespitin müvekkili şirketten beklenmesi abesle iştigal olacağını, anılan nedenle davacının % 20 icra inkar tazminatına yönelik isteminin de reddinin gerektiğini, haksız olarak icra takibi başlatılmış olduğundan davacı taraf aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, davacı taraf edimlerini yerine getirmemiş, kendisine yapılan ödemeleri dikkate almamış, dayanağı ve alacak içeriği belli olmayan haksız ve mesnetsiz icra takip başlattığından anılan nedenlerle huzurdaki davanın açılması hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olduğunu beyan ederek, müvekkili şirket aleyhine kötüniyetle ve haksız olarak açılmış olan davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine reddolunan miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2024 yılına ait BA - BS formları, davacı yan ile davalı yanın ticari defter ve kayıtları, 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporu, 14/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler ile davacının ticari defterlerin incelenmesi nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere; taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu ve tarafların tacir olduğu; tarafların 17.10.2024 tarihinde Arabuluculuk Tutanağını "Anlaşamama" olarak imzaladıkları, davacı ... A.Ş.'nin 01.04.2024/31.08.2024 dönemleri yasal defterlerinin T.T.K’ nu 64 ve 65. Maddeler ve HMK 222.madde çerçevesinde usulüne uygun tutulmuş olduğu , sahibi lehine delil olarak kullanılabileceği, davalı....A.Ş.'nin vekili Davalı Müvekkil Şirkete ait 2020 ve 2021 yılları ticari defter ve kayıtların Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca incelenmekte olduğunu ve bu hususla ilgili İncelemeye Başlama Bildirimi yazılarını dava dosyasına sunmuş olmakla beraber, davaya konu uyuşmazlığın 2024 yılı içerisinde olduğu, Davalı -Borçlu tarafın verilen süre içerisinde uyuşmazlıkla ilgili ticari defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dosyaya sunması, sunulamayacak boyutta ve kapsamlı olmaları sebebiyle dosyaya sunumunda güçlük bulunması halinde yerine inceleme yapılabilmesi için bulundukları yerin adresinin bildirmesinin istenilmesine rağmen bildirimde bulunmadığı için Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenemediği, davacı ...A.Ş.'ne ait ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ...Ankara Batı .. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazdığı 25.03.2025 tarihli .... sayılı yazı eki 2024 yılına ait Karşılaştırmalı Alış Satış Analiz yazısında; Davalıya ait herhangi bir bildirim olmadığı, ancak ... Sıra no.lu tebliğ ile bildirim yükümlülüğü sona erdiği için bildirimin olmamasının bir hüküm ifade etmediği, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, Davacının 6 Adet E-Fatura ile Davalıya mal sattığı, Davalı-Borçlunun 48.029,94TL borçlu göründüğü; Davalı-Borçlu tarafından davaya konu borç için ödeme yaptığına dair belge/evrak dosyada bulunmadığı, takdiri mahkemeye ait olmak üzere; dosya kapsamında bulunan bilgi, belgeler ve Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve yapılan tespitler sonucunda takip tarihi itibariyle davacının 48.029,94TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda, davalının ticari defterlerin incelenmesi neticesinde, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ... Vergi İadeleri Denetim Daire Başkanlığı Vergi Müfettişi ... ile iletişime geçilmiş olup, Davalı taraf olan ....A.Ş.'nin sadece 2020 ve 2021 yılları evraklarının kendisinde bulunduğunu, Dava konusu 2024 yılına ait yasal defterlerin kendisinde bulunmadığını, Davalı ....A.Ş.' nin 01.04.2024/31.08.2024 dönemleri yasal defterlerinin T.T.K’ nu 64 ve 65. maddeler ve HMK 222.madde çerçevesinde usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, Davacının 25.05.2024 tarihi itibariyle 48.029,94TL Alacaklı göründüğü, Davalı ile Davacının yasal defter ve kayıtlarda cari hesaplarının birbiri ile uyumlu olduğu, Davacı tarafından düzenlenen faturalar Davalı tarafın yasal defterlerine kayıt edilmiş olduğu, Davalı tarafından iade faturası düzenlenmemiş olduğu, Davalı tarafından sözleşme gereği malların/malzemelerin teslim edilmediğine ve sözkonusu faturaların kabul edilmediğine dair Davacıya ihtarname gönderilmediği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere; dosya kapsamında bulunan bilgi, belgeler ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler sonucunda takip tarihi itibariyle davacının 48.029,94TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki malzeme/iş alım satım ilişkisi kapsamında faturalara dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki malzeme/iş alım satım ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 25.08.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 20.08.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı adına uyuşmazlık konusu 6 adet faturayı tanzim ettiğini, davalının fatura bedelini ödememesi sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, davalı yan ise davacının taahhüt ettiği ürünleri davalıya göndermemeye başladığını, edimini ifa etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Takibe konu alacağın dayanağının 17/04/2024 tarihli 1.980,00TL tutarlı, 22/04/2024 tarihli 16.867,80TL tutarlı, 13/05/2024 tarihli 8.564,40TL tutarlı, 20/05/2024 tarihli 8.564,40TL tutarlı, 25/05/2024 tarihli 2.786,94TL tutarlı, 15/04/2024 tarihli 9.266,40TL tutarlı 6 adet fatura toplamı 48.029,94TL olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına herhangi bir bildirimin bulunmadığı, ancak davalı tarafça davacı adına BA formuyla 3 adet belge karşılığında 23.428,50TL ve 3 adet belge karşılığında 16.596,45TL mal/hizmet alış bildiriminde bulunulduğu, yapılan bildirimlerin uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Düzenlenen kök ve ek rapordan, davacının uyuşmazlık konusu faturaları kayıtlarına işlediği, takip tarihi itibariyle kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 48.029,94TL alacaklı olduğu, davalının uyuşmazlık konusu faturaları kayıtlarına işlediği, takip tarihi itibariyle kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 48.029,94TL borçlu olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen kök ve ek raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle davalı yanın itirazları ve ek rapor talebi yerinde görülmeyerek raporlar hükme esas alınmıştır.
İddia ve savunma, bildirilen ve toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında mal alım - satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacının bu ilişki kapsamında uyuşmazlık konusu 17/04/2024 tarihli 1.980,00TL tutarlı, 22/04/2024 tarihli 16.867,80TL tutarlı, 13/05/2024 tarihli 8.564,40TL tutarlı, 20/05/2024 tarihli 8.564,40TL tutarlı, 25/05/2024 tarihli 2.786,94TL tutarlı, 15/04/2024 tarihli 9.266,40TL tutarlı 6 adet faturayı davalı adına tanzim ettiği, davacı tarafça bu faturanın ticari defter ve kayıtlara işlendiği, davalı tarafça da defter ve kayıtlara işlendiği ve vergi dairesine bildiriminin yapıldığı, taraflar arasında hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalının malın teslim edilmediği, eksik ifa savunmasının bulunduğu, ancak davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, davalı yanın uyuşmazlık konusu faturaları kayıtlarına alarak vergi dairesine bildirimini yaptığı, yine düzenlenen faturalara süresi içinde itiraz etmediği, teslim almadığı mala ilişkin vergi dairesine bildirimde bulunmaması kayıtlarına işlememesi gerektiği, ancak aksine davranışla bildirimde bulunarak ve kayıtlarına alarak taraflar arasında iddia olunan şekilde ticari ilişkinin varlığını sübuta erdirdiği, bu sebeple davacının faturaya dayalı alacak talebinde haklı olduğu, bu itibarla davalının itirazının bilirkişi raporunda tespit edilen 48.029,94TL yönünden haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatiyle davanın kabulüne, Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 9.605,98TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 9.605,98TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.280,92TL karar ve ilam harcından peşin alınan 820,24TL harcın mahsubu ile bakiye 2.460,68TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 820,24TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.308,64TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 141,00TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.141,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/10/2025
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı