T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/207 Esas - 2025/923
T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/207 Esas
KARAR NO : 2025/923
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
K.YAZIM TARİHİ : 13/11/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili şirketçe dava dışı .. Şti adına ... Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, 11/06/2021 tarihinde sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı tıra... A.Ş. adlı firmanın ....'deki adresinden yüklenerek....A.Ş. adlı alıcı firmanın .... adresindeki tesisine, sigortalı ana nakliyeci firma sorumluluğunda sevk edildiğini, yapılan taşıma esnasında ... günü saat 06:40 sıralarında ....karayolu 17. Km sinde, nakliye aracının yoldan çıkıp sağ yanı üzerine devrilmesi sonucu tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mevcut kaza sebebiyle toplam 6.127,80-USD tazminat miktarı 26/10/2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini, meydana gelen kaza davalının %100 kusuru neticesinde oluşmuş olup davalının zarardan sorumlu olduğunu, Poliçe Genel Şartları ve özellikle Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca müvekkili şirketin, ödediği tazminattan dolayı sigortalısına halef olarak, bu hasara sebep olan kişiye ve zarardan kanunen sorumlu bulunanlara rücu etmek hakkının bulunduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 6.127,80-USD'nin 26/10/2021 ödeme tarihinden itibaren, fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden USD alacak için işleyecek bankalarca fiilen uygulanan azami faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek, davacı tarafın müvekkilinden TTK 1472.madde çerçevesinde rücu talebinde bulunmakta ise de, meydana gelen kaza olayında rücu şartlarının oluşmadığını, davacının da, dava dilekçesinde beyan ettiği üzere, davacı tarafın sigorta poliçesinin dava dışı ... Şti. ile yapıldığını, yapılan sigorta mali mesuliyet sigortası olması ve alt taşıyıcılara ait araçları da kapsar şekilde mali mesuliyet sigortası yaptırdığı dikkate alındığından müvekkilinden talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, dava dışı... Şti. anlaşma yaptığı ... A.Ş.nin malını müvekkiline ait araçla taşıtmakta olduğunu, bu sebeple sigorta poliçesinin müvekkilini de kapsadığını, TTK'nın 897 ve 1454. madde birlikte değerlendirildiğinde, taşıyıcı olan dava dışı ... Şti'nin yapmış olduğu sigorta poliçesinin müvekkili davalıyı da kapsadığından, bu sözleşmenin başkası lehine sigorta sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve ... Şti yaptığı sigorta sebebi ile davacının ödemiş olduğu tazminatı da müvekkilinden rücu isteminin kanun gereğince kabulü mümkün olmadığını, kazadan sonra, ... Şti müvekkiline sigorta şirketinden zararın büyük bölümünün karşılandığını ve eksik kalan sigorta tarafından karşılanmayan 21.555,15TL'nin ödenmesini talep ettiğini, bu konuda tarafların sözleşme yaptıklarını ve müvekkili davalının da fatura karşılığında 21.555,15TL'yi... Şti.ye ödemede bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında yapılan biz sözleşme olmaması sebebi ile de davacının, davasında davalıdan yabancı para üzerinden alacak talep etmesi mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik tescil kayıtları, ödeme belgeleri, 09/09/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, 24/01/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu, 28/07/2025 tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi heyeti raporunda, oluşan hasarın fiili taşımacı olan davalı firmanın hatasından kaynaklandığı, davaya konu ürünlerin tamamının hasara uğramış olduğu, davalı firmanın kusuru nedeniyle oluşan hasarda rücuen tazminata konu olacak zararın ve davalı tarafın sorumlu olduğu tutarın 5.193 USD olduğu, davacı firmanın ödemiş olduğu, 467,37 USD nin sigorta hasar tazminatının yansıtılmasındaki KDV Tevkifatı olduğu, bu konunun “Sigortacılık Uzmanı Bilirkişi”nin uzmanlık alanında olması nedeniyle yorum yapılamadığı, dolayısıyla gerçek hasar bedeli olarak 5.193 USD'nin baz alındığı, davalının ifadelerinde belirttiği “Bu sigorta ile Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın 1-b maddesi ile kullanılan kloz ve özel şartlar çerçevesinde ve taraflarca belirlenecek azami limit/ limitler dahilinde, Türkiye sınırları içinde, kendisine ait ve/veya kiraladığı araçlarla tek tip veya parsiyel (muhtelif yüklerden oluşan) yük taşımacılığı yapan firma ve araçları kapsayıp kapsamadığının, sigortanın mali mesuliyet sigortası olması ve alt taşıyıcılara ait araçları da kapsar şeklinde mali mesuliyet sigortası yaptırdığı dikkate alındığından davalı taraftan talepte bulunulmasının mümkün olmadığını; dava dışı ..... Şti.'nin anlaşma yaptığı ... ve ...“nin malını davalıya ait araçla taşıttığından sigorta poliçesinin müvekkili de kapsadığını” iddiasına da heyetimizde “Sigortacılık Uzmanı Bilirkişi” bulunmaması nedeniyle görüş verilemediği belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporunda, dosya muhteviyatında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, oluşan hasarın fiili taşımacı olan davalı firmanın hatasından kaynaklandığı, davaya konu ürünlerin tamamının hasara uğramış olduğu, davalı firmanın kusuru nedeniyle oluşan hasarda rücuen tazminata konu olacak zararın ve davalı tarafın sorumlu olduğu, dava dışı ana taşımacı ... tarafından ise davacı... sigorta firmasına 26.10.2021 tarihinde hasar ödemesi 5.193,05 USD + 467,37 USD (tevkifat tutarı) olarak toplam 5.660,43 USD fatura tanzim ettiği, 5.660,43 USD nin TL olarak 55.111,08 olduğu, söz konusu faturaya istinaden davacı... Sigorta A.Ş tarafından 26.10.2021 tarihinde .... firmasına ... hasar no ödemesi belirtilerek ... Bankası aracılığıyla USD 5.193,05 ödeme yaptığı, yine... Bankası aracılığıyla bu kez 14.12.2021 tarihinde ... hasar no ödemesi belirtilerek USD 467,37 ödeme yaptığı, dolayısıyla davacı tarafından sigortalısına toplamda USD 5.660,42 ödeme yapıldığı tespit edildiği, davalı fiili taşımacının kusuruyla oluştuğu gözlenen söz konusu hasarda; davacı sigorta şirketinin düzenlediği poliçe teminatları ve olay tarihi itibariyle rayiçlerce 5.193,05 USD hariç hasar tutarı + 467,37 USD KDV oranı olmak üzere toplamda 5.660,42 USD ... firmasına ödediği tazminat tutarını davalı filli taşımacıdan halefiyet prensibi uyarınca rücuen tahsil edebileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda, dava dosya muhteviyatında mevcut dokümanlar kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde aracın yükleme ve istiflenmesinde eksilik bulunduğuna dair somut doküman yer almadığı, kazanın sürücüsünün sevk ve idaresindeki yüklü araç ile seyri esnasında virajlı yola giriş yaptığı esnada kullandığı aracın hakimiyetini kaybederek devirmesi sonucu meydana gelen hasarın oluşumunda sürücünün yolun geometrik yapısının virajlı olması da düşünüldüğünde beklenen yolun yapısına göre beklenen özeni göstermesi gerekirken dikkatsiz ve tedbirsiz aracı kullanarak kazaya etken olduğu, dava dışı ana taşımacı ... firması tarafından ise davacı ... sigorta firmasına 26.10.2021 tarihinde hasar ödemesi 5.193,05 USD * 467,37 USD (tevkifat tutarı) olarak toplam 5.660,43 USD fatura tanzim ettiği, 5.660,43 USD nin TL olarak 55.111,08 olduğu, söz konusu faturaya istinaden davacı .. Sigorta A.Ş tarafından 26.10.2021 tarihinde.... firmasına ... hasar no ödemesi belirtilerek ... Bankası aracılığıyla USD 5.193,05 ödeme yaptığı, yine... Bankası aracılığıyla bu kez 14.12.2021 tarihinde ... hasar no ödemesi belirtilerek USD 467,37 ödeme yaptığı, dolayısıyla davacı tarafından sigortalısına toplamda USD 5.660,42 ödeme yapıldığı tespit edildiği, davalı ... tarafından .... Şti. firmasına ödeme yapılmadığına dair ilgili firma tarafından yazı sunulduğu, davalı fiili taşımacının kusuruyla oluştuğu gözlenen söz konusu hasarda; davacı sigorta şirketinin düzenlediği poliçe teminatları ve olay tarihi itibariyle rayiçlerce 5.193,05 USD hariç hasar tutarı + 467,37 USD KDV oranı olmak üzere toplamda 5.660,42 USD ... firmasına ödediği tazminat tutarını davalı filli taşımacıdan halefiyet prensibi uyarınca rücuen tahsil edebileceği belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, davacının taşıma sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın zarar sorumlularından rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 26/09/2023 tarihli ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "davanın zaman aşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 26/01/2024 tarihli ve 2024/2 esas, 2024/124 karar sayılı ilamında; "...6102 sayılı TTK 855/3. maddesi hükmü uyarınca "Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar".
İlk derece mahkemesi tarafından ise somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin yanlış Yasa maddesine göre incelenmesi nedeniyle, davanın 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi hükmü uyarınca zamanaşımına uğramış olup olmadığının tespitine imkan tanıyacak bilgi ve belgeler dosya kapsamına kazandırılmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi hükmü uyarınca zamanaşımına uğramış olup olmadığının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halini oluşturur.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. ..." denilmekle mahkememizden verilen karar kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı uyarınca, Mahkememizce davacı yana açıklama yaptırılmış, ödemenin bir mahkeme kararına dayanmadığı, alınan ekspertiz raporu uyarınca ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Somut olay bakımından uygulanacak zamanaşımı süresinin kaldırma kararından da anlaşılacağı üzere 6102 sayılı TTK'nun 855/3. maddesi hükmü uyarınca 3 ay olduğu, mahkeme kararı bulunmadığından ödeme tarihinden itibaren bu sürenin başlayacağı, ödemenin 26/10/2021 tarihli dekonttan anlaşıldığı üzere 26/10/2021 tarihinde yapıldığı, davacı yanın rücu talebiyle başlattığı icra takibinin tarihinin ise 06/01/2022 tarihi olduğu, icra takibinin başlatılmasıyla zamanaşımının kesildiği, her ne kadar davalı yan icra takibinde konut sigorta poliçesinden kaynaklı olarak 30/08/2021 tarihindeki su hasarı sebebiyle takip başlatıldığı savunularak zamanaşımının kesilmediğini beyan etmişse de, talep edilen tutarın uyuşmazlık konusu tutar olması ve taraflarının işbu davanın tarafları olması sebebiyle zamanaşımının kesildiği kabul edilmiştir. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açılmış, 15/09/2022 tarihli celsede dosyanın işlemsiz bırakılmasına karar verilmiş ardından 21/12/2022 tarihinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karar 16/05/2023 tarihinde kesinleşmiş, davacı yan işbu davayı 18/05/2023 tarihinde açmıştır. Dava açılmasıyla zamanaşımı kesilmiş ve kesinleşme sonrası yeniden işlemeye başlamış ancak işbu davanın açıldığı tarihe kadar yeniden işlemeye başlamış olan zamanaşımı süresi de dolmadığından davalının zamanaşımı definin reddi ile işin esasına girilmiştir.
Mahkememizce deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, itirazlar üzerine bilirkişiden ek rapor alınmış, neticeten düzenlenen bilirkişi ek raporunun hükme esas almak için gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
10/06/2021 tarihinde ana taşımacı konumunda olan....Şti., alt taşıyıcı konumundaki... Ltd. Şti. ve fiili taşımacı pozisyonunda sürücüsü ... plakalı araca davadışı ... A.Ş. ... fabrikasından, davadışı ...A.Ş... adresine sevk edilmek üzere 26 palet / 80.080 adet – 18.330 Kg. cam şişe yüklemesi yapıldığı ve söz konusu yükün ana taşımacısı olan ... Firmasınca Yurtiçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında davacı tarafa sigortalatıldığı, aracın 11/06/2021 tarihinde ... - ... Karayolunun 17. kilometresinde yoldan çıkıp devrilmesi neticesinde tüm ürünlerin zarar görerek kullanılamaz duruma geldiği, güvenlik birimlerince tutulan kaza raporunda oluşan kazanın, davalı sürücünün tamamıyla kendi hatasından dolayı aracın yoldan çıkıp devrilmesi neticesinde tüm ürünlerin zarar görerek kullanılamaz duruma geldiğinin belirtildiği, kazanın tek taraflı meydana geldiği ve alınan rapor ile kazanın meydana gelmesinde sürücünün virajlı yola giriş yaptığı sırada aracın hakimiyetini kaybederek devirmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu, yükleme ve istiften kaynaklı kusurun söz konusu olmadığı, davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi davalının kusuru sebebiyle davalıdan rücuen tazmin talebinin yerinde olduğu ve bilirkişi raporunda tespit edilen KDV dahil 5.660,42 USD'nin ödeme tarihi olan 26/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek eylemin haksız fiil niteliğinde olması sebebiyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm altına alınan tutarın yabancı para alacağı olduğu, alınacak karar ve ilam harcı ile taraflar lehine takdir edilecek vekalet ücretinin tespitinde dava tarihindeki kurun mu yoksa karar tarihindeki kurun mu esas alınması gerektiğinin tartışmalı olduğu, uygulamada bu konuda görüş birliğinin bulunmadığı ancak mahkememizce tespit edilen kararlarda(Örneğin; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/580 Esas 2021/508 Karar sayılı kararı) karar tarihindeki kurun esas alınması gerektiğinin belirtildiği, mahkememizce de bu şekildeki bir değerlendirmenin daha hakkaniyetli olacağı kabul edilerek karar tarihindeki kura göre harç ikmaline ve vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili hükümden sonra sunduğu 10/10/2025 tarihli dilekçesiyle tashih talep etmişse de HMK madde 304 uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği, taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların genişletilip değiştirilemeyeceği anlaşılmakla tashih talebinin reddine esas hükümle birlikte kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 5.660,42 USD nin ödeme tarihi olan 26/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 16.150,92TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.067,67TL harcın mahsubu ile bakiye 14.083,25TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.560,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 1.441,01TL'sinin davalıdan, 118,99TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 2.067,67TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.273,17TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 560,50TL tebligat ve posta gideri ile 10.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.060,50TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 10.216,89TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 37.829,71TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 19.522,46TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/10/2025
Katip... e-imzalı Hakim ... e-imzalı