T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/1438
KARAR NO: 2026/40
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/01/2020
KARAR TARİHİ: 14/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP:
Davacı vekili Ankara Batı.... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatif tarafından yapımı üstlenilen .... ili, ... İlçesi,...Mahallesi... ada ...parsel, ... ada ... parsel ve ... ada... parseller üzerindeki inşaatın tamamlanması konusunda davalı şirket ile 09.06.2014 tarihli inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin imza tarihinde davalıya her türlü belge ve yer teslimi yapılmış ve bu husus sözleşmeye de dercedilmiş olduğunu, söz konusu sözleşme gereğince davalı şirketin, işi en geç 07.09.2014 tarihinde tamamlayarak müvekkile teslim etmesi gerektiğini, söz konusu parseller arsa sahiplerine ait dairelerden oluştuğundan; herhangi bir gecikmeye sebep olunmaması için sözleşmenin 25. maddesinde söz konusu işin süresinde bitirilmesini sağlamak için cezai şart öngörüldüğünü, buna göre sözleşmede belirlenen 07.09.2014 tarihinde inşaatın davalı yüklenici tarafından bitirilememesi durumunda günlük 1.500 TL cezai şart ödemesi kararlaştırıldığını, ne var ki; sözleşmenin imzalanmasından hemen sonra müvekkil kooperatif tarafından davalıya iş yapması için avans niteliğinde birçok ödemeler de yapılmış olmasına karşın; davalı yanca inşaata hemen başlanmamış, bu konuda hemen işe başlanması ve işin zamanında teslimi konusunda 10 dan fazla ihtarname gönderilmiş olduğunu, müvekkili kooperatifçe davalıya gönderilen ilk ihtarnamenin Ankara . Noterliğinin 07 Temmuz 2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi olduğunu, bu ihtarname ile sözleşmede belirlenen iş bitim tarihine 2 ay kalmasına karşın işin gidişinden süresinde yetişmeyeceğinin görüldüğü hatırlatılarak davalıya bu hususun hatırlatıldığını, sonrasında Ankara.... Noterliğinden 23.10.2014 tarih ve ... yevmiyeli başka bîr ihtarname ile sözleşmeye konu işlerle ilgili kooperatifin içerisinde bulunduğu sıkıntı hatırlatılmış ve 10.10.2014 tarihinden sonra şantiyede herhangi bir çalışma olmadığı belirtilerek, gecikme nedeniyle arsa sahipleri tarafından açılacak davalardan dolayı davalının hukuki vc ticari sorumluluğuna gidileceğinin açıkça ihtar edildiğini, bu ihtara rağmen davalı yanca yeniden çalışmaya başlanmadığı görülmüş ve bunun üzerine Ankara .... Noterliğinden 20.11.2014 tarih, ... yevmiyeli bir başka ihtarname gönderilerek şantiyede herhangi bir çalışmanın olmadığı, bu durum nedeniyle kooperatifin uğrayacağı zararlardan dolayı davalının hukuki, sorumluluğuna başvurulacağının yeniden ihtar edildiğini, bunlara ek olarak müvekkili kooperatif tarafından sözleşmeye konu işlerin zamanında tamamlanması; arsa sahiplerince kira/gecikme tazminatı davası açılması durumunda buradan kaynaklanacak zararlar için davalıya rücu edileceği hususunun da; Ankara .... Noterliğinin 16.12.2014 tarih, ... yevmiyeli, Ankara .... Noterliğinin 15.01.2015 tarih, ... yevmiyeli, Ankara .... Noterliğinin 27.02.2015 tarih, ... yevmiyeli, Ankara .. Noterliğinin 25.01.2016 tarih, ... yevmiyeli ve Ankara .... Noterliğinin 20.09.2016 tarih, ... yevmiyeli ihtarnameleri ile defalarca kez bildirilmiş bulunduğunu, davalı ve müvekkili kooperatif kayıtlarının incelenmesinden anlaşılacağı üzere; sözleşmenin imzalandığı 09.06.2014 tarihinden, işin sözleşmeye göre bitim tarihi olan 07.09.2014 tarihine kadar davalıya sözleşmeye konu işleri zamanında yerine getirebilmesini temin ve bu konuda desteklemek amacıyla toplamda 287.867,47 TL avans niteliğinde ödeme yapıldığını, ne var ki; sözleşmedeki cezai şarta ve yapılan avans ödemelerine rağmen davalı tarafından zamanında işe başlanmadığını, sonrasında ise davalı gecikmeli olarak imalatlara başlamış ve sözleşme konusu işlerin ancak 17.11.2016 tarihli geçici kabul tutanağı ile müvekkiline teslim edildiğini, bu teslimden sonra dahi davalının işleri eksik bıraktığının tespit edilmiş ve bu hususta Ankara .... Noterliğinin 20.09.2017 tarihli ihtarnamesi ile davalıya bildirilmiş olduğunu, ne var ki davalının bu eksikleri sonradan da tamamlamadığını, davalının sözleşmenin imzalanmasından sonra işe başlamadığı hususunun Ankara Batı ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosya ile tespit ettirilmiş ve bu hususun yine Noter ihtarnamesi ile davalıya bildirilerek bir an önce işe başlamasının istendiğini, aynı şekilde kooperatif denetçileri tasfiye heyeti tarafından da davalının işe zamanında başlamamış olduğunun yerinde tespit edilerek bu hususunun kooperatif yönetimine bildirildiğini, tüm açıklamalar ve sözleşmenin açık hükmünden anlaşılacağı üzere; sözleşmeye konu işleri süresinde tamamlamayan davalının müvekkiline işin bitmesi gereken tarih olan 09.07.2014 tarihinden işin bitirildiği tarih olan 07.11.2016 tarihine kadar günlük 1.500 TL cezai şart ödenmesi gerektiğini, bu kalem alacakları için fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı tutularak şimdilik 10.000 TL talepleri bulunduğunu, davalı yanın sözleşme ile üstlendiği işi zamanında tamamlayarak müvekkiline teslim etmemesi nedeniyle arsa sahipleri tarafından gecikme nedeniyle müvekkili kooperatif aleyhine cezai şart/kira alacağı davaları açılmış ve bu nedenle müvekkili kooperatif tarafından arsa sahiplerine yüklü miktarlarda kira bedeli /gecikme cezası ödenmiş olduğunu, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan bu munzam zararlar için de fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutularak şimdilik 10.000 TL talep ettiklerini, söz konusu alacakların ödenmesi amacıyla taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ne var ki davalının herhangi bir ödeme yapmayı kabul etmemesi nedeniyle anlaşma sağlanamadığını bildirerek, 10.000 TL cezai şartın ve 10.000 TL munzam zararın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmasını istemiştir.
CEVAP :
Davalı vekili Ankara Batı .... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde işin geç teslimi nedeni ile 10.000 TL cezai şart ve 10.000 TL munzam zararın tahsilini talep ettiğini, davacının dava dilekçesi ile ileri sürdüğü iddialar ve taleplerinin haksız dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın usul ve esastan reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde dayandığı 09/06/2014 tarihli sözleşmenin 26. Maddesine göre "bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasında doğacak her türlü anlaşmazlıkların çözümünde Ankara Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun yazıldığını, bu nedenle mahkeme yetkisine itiraz ettiklerini, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu bildirerek, yetkisizlik kararı verilmesini istediklerini, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açılmış olup niteliği itibariyle davacı tarafın sözleşmeye bağlı olarak istediği cezai şart ve kooperatif üyelerine ödediğini iddia ettiği kira bedellerinin belirli olması gerektiğini, bu yönüyle davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açılmasına muvafakatleri bulunmadığını, davacının sözleşmeden doğan ve munzam zarar olarak belirttiği talepleriyle ilgili zaman aşımı süresinin dolduğunu, dava dilekçesinin 6.bendinde işin bitmesi gereken 09/07/2014 tarihinden işin bitirildiği iddia ettiği tarihe kadar günlük 1.500-TL cezai şart ödenmesi istenildiğini, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesine bağlı taleplerin TBK 147/6 maddesi uyarınca 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davacının iddia ettiği alacakların zaman aşımına uğramış olduğunu, bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı ... arasında birbirinin devamı niteliğinde olan 18.07.2005.15.10.2008. 10.04.2012 ve 09.06.2014 tarihli 4 adet Kat karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi akdedildiğini, 09.06.2014 tarihli sözleşmeye göre işin bitim tarihi 07.09.2014 olarak belirlendiğini, yani sözleşme tarihinden itibaren yaklaşık 3 ay sonrası işin bitiş tarihi olarak kararlaştırıldığını, davacının da kabulünde olduğu üzere 09.06.2014 tarihli sözleşme eksik işlerin tamamlanmasına yönelik olup davacı kooperatif tarafından müvekkil firmaya ödemeler zamanında yapılmadığı için 07.09.2014 tarihinde bitirilemeyen işler nedeniyle önce 08.03.2015 tarihine kadar süre uzatım verilmiş, sonrasında 08.05.2016 tarihli kooperatif genel kurul kararıyla 08.05.20}6 tarihine kadar süre uzatım verilmesine oy birliği ile karar verilmiş olduğunu, müvekkil firma tarafından bu tarihte işler tamamlanarak davacıya teslim edildiğini, davacıya iş teslimi neticesinde hazırlanan geçici kabul tutanaklarında da işin bitiş tarihinin 08.05.2016 olarak belirtildiğini, bu hususun esasen davalı aleyhine açılmış olan alacak davasına sunulan 14.02.2019 tarihli cevaba cevap dilekçesinin 9. bendinde davacı tarafından da kabul edilmesine rağmen davacının dava dilekçesinde işin bitirildiği tarih olarak 07.11.2016 tarihini göstermesinin haklı hiçbir gerekçesi bulunmadığını, dolayısıyla davacının hiçbir gerçekliği olmayan ve nasıl belirlendiği anlaşılamayan bu yöndeki beyanını kabul etmediklerini, müvekkil şirketin, davacı tarafın işlerini davacı tarafından verilen süre uzatım tarihleri içerisinde yapmış olduğundan somut olayda geç teslimden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla davacı tarafın sözleşmede belirtilen cezai şartı istemesinin hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığını, ayrıca Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/1420 Esas. 2019/5088 Karar ve 10.12.2019 tarihli kararında da belirtildiği üzere eser sözleşmesinde kararlaştırılan ceza TBK 179/2. maddesi uyarınca ifaya ekli cezai şart olup, iş teslim alınırken ihtirazi kayıt konulmadığından cezai şart hakkının düşmüş olacağını, davacı tarafın kendisine iş teslimi yapılırken herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeden müvekkili tarafından yapılan işi teslim aldığını, geç teslime ilişkin cezai şart islenmesi bu nedenle de mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, sözleşmede belirtilen işleri sözleşmeye uygun şekilde tam olarak yerine getirdiğini, bu hususun Ankara Batı ....Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti dosyasında kayıt altına alındığını, buna karşın davacı tarafın ödemeleri sözleşmelerde belirlenen sürelerde yapmadığı gibi yapılan işlerin karşılığı olan hak ediş bedellerinin ödemesini de eksik yaptığını, müvekkili şirketin haketmiş olduğu ödemelerin yapılmaması durumunda kalan işin kararlaştırılan sürelerde bitirilemeyeceğini, ödemelerin geç yapılması ve bitirilen bazı işlere ilişkin ödemelerin hiç yapılmaması sebebiyle zor durumda kaldığını belirterek 31.12.2014, 24.11.2014 ve 18.06.2015 tarihli ihtarnamelerle davacıdan alacaklarını talep ettiğini, müvekkili şirketin, sözleşmede belirlilen işleri eksiksiz ve zamanında teslim ettiğini, işlerin sözleşmede belirtilen ilk tarihte bitirilememesi davacının hakediş ödemelerini geciktirmesinden/bir kısmını ödememesinden kaynaklandığını, davacı tarafın da bu durumun farkında olduğundan kooperatif genel kurulunda sözleşme süresinin 08/05/2016 tarihine kadar uzatılmasına karar verdiğini, yine müvekkili şirketin hak edişlerinin eksik ödenmiş olmasına ve hu hakedişlerin bir kısmının ödemesinin gerçekleşmemiş olmasına rağmen bu işleri kendi imkanlarıyla bizzat yaptığını, hakedişlerin eksik ödenmesiyle ilgili Ankara Batı ....Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı derdest dosyasında davacı aleyhine dava ikame edilmiş ve işbu davada eksik ödemeler bilirkişilerce tespit edilmiş olduğunu, tüm bu hususlar ve sunulan delillerden de anlaşılacağı üzere; sözleşme ile kararlaştırılan işlerin müvekkil tarafından tamamlanması amacıyla taraflar arasındaki sözleşme süresinin uzatılması konusu davacı kooperatifin müvekkile sözleşmede belirlilen sürelerde hak edişlerini ödememesinden yani davacının sözleşmeye aykırı davranışından kaynaklandığını, davacı tarafın işin teslim tarihine ilişkin sözleşme maddesinde genel kurul kararıyla değişim yapmış ve müvekkil genel kurul tarafından kabul edilen 08/05/2016 tarihinde işi davacıya teslim ettiğini, ayrıca davacı tarafın işi teslim alırken ihtirazi kayıt da ileri sürmediğini, dolayısıyla davacı tarafın talep ettiği zararların müvekkiline yükletilmeye çalışılmasının hukuka, hakkaniyete ve ticari teamüllere açıkça aykırı olduğunu bildirerek, davanın öncelikle usule ilişkin (yetki, belirsiz alacak davası açılamaması ve zaman aşımı) nedenlerle, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
İnşaat sözleşmesi, şirket kayıtları, tapu kayıtları, Keşif, bilirkişisi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasında .... ili,... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ...parseller üzerindeki inşaatın tamamlanması konusunda düzenlenmiş 09.06.2014 tarihli inşaat sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve munzam zararların tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde esasa dair "davanın REDDİNE" karar verilmiş, mahkememizden verilen 14/06/2022 tarih ve ... Esas .... sayılı kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2025 tarih ve 2025/201 Esas 2025/1037 Karar sayılı ilamı ile; "sözleşmenin ifası noktasında tarafların kusur ve temerrütlerinin belirlenmesi sonrasında oluşacak sonuca göre talep kalemlerinin değerlendirilmesi gerekir. Bu kapsamda yukarıda belirtilen Ankara Batı ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas (Bozmadan önce Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası) sayılı dava dosyasında taşeron tarafından yüklenici kooperatif aleyhine açılan bakiye alacak davasında yüklenicinin taşeronun hakediş alacağı ödemelerinde temerrüdünün olup olmadığı ve hangi tarafın önce temerrüde düştüğü hususu değerlendirilerek oluşacak sonuca göre, taşeronun öncelikle temürrüde düştüğü ve kusurlu olduğunun saptanması halinde davalı kooperatifin 08.05.2016 genel kurul toplantı tutanağının 10.maddesinde yer hükümleri de değerlendirilerek, yine davalı taşeronun savunmalarında belirttiği kooperatif aleyhine açılan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan (Görevsizlik kararından sonra dosya Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esası) 14/12/2019 tarihli dilekçenin 9.bendinde yer alan işin teslimine ilişkin beyanların bulunduğu iddiası da incelenip değerlendirilmek suretiyle inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, munzam zarar konusunda hatalı değerlendirmeyle, yine Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...(Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esası) esas sayılı dava dosyasının aynı sözleşmeden kaynaklandığı, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceğinden, eldeki davada kurulacak hükme etkisi açısından HMK'nın 166. maddesi gereğince daha sonra açılan davanın ilk açılan dava ile birleştirilmesi gerektiği hususu dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" gerekçesiyle kaldırılarak dosya mahkememize gelmiş, yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
6100 sayılı HMK'nun 166. maddesinin 1. fıkrasında "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmüne yer verilmiş, 4. fıkrasında ise davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının var sayılacağı düzenlenmiştir.
Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; yukarıda belirtilen kaldırma kararında da belirtildiği gibi iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı olduğu- usul ekonomisi ilkesi de- gözetildiğinde bu iki dosyanın aynı esas numarası ile değerlendirilmesinin zorunlu olması karşısında her iki dosya arasında HMK'nun 166. maddesi kapsamında bağlantı bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında dava dosyasının 6100 Sayılı HMK'nun 166/1 maddesi gereğince Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dava dosyasının Ankara Batı .... ATM nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mütakip işlemlerin üzerinde birleştirme kararı verilen Ankara Batı ... ATM nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, dosyamızın esasının da bu suretle kapatılmasına,
2-Harç, masraf ve vekalet ücreti hususlarının Ankara Batı .... ATM nin ... Esas takdir edilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı