T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1579 Esas - 2026/290
T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1579
KARAR NO: 2026/290
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/12/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
K.YAZIM TARİHİ : 10/05/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun 16.06.2025 tarihinde müvekkiline ödenmesi gerekirken davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafça icra dairesine sunulan itirazda; takibe dayanak olarak sunulan faturadaki gibi bir borç ilişki olmadığını, faturanın gerçeği yansıtmadığını iddia ettiğini, fakat işbu iddianın haksız ve mesnetsiz olduğunu, faturanın kesildiği tarih itibari ile davalı tarafça iade faturası kesilmediği gibi faturaya itiraz da edilmediğini, TTK md. 21/2'ye göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü haiz olduğunu, takibe dayanak bir e-fatura olup davalı tarafa elektronik ortam üzerinden gönderildiğini, dolayısıyla faturanın tebliğ edildiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, kanunun lafzından açıkça anlaşıldığı üzere faturaya 8 gün içerisinde itirazda bulunmayan davalı tarafın şu aşamada bir itiraz hakkı bulunmadığını, kaldı ki davalı tarafça müvekkilinin taşıma hizmetine ilişkin bir itirazı da bulunmadığını beyan ederek, davalı/borçlu tarafından Ankara Batı İcra Dairesi .... E. Sayılı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacı taşıma şirketinin müvekkili şirkete ait dava konusu emtianın ayıplı taşıma nedeniyle zarar görmesinden sorumlu olup huzurdaki dava ile ileri sürülen alacak talebinin yargılamayı gerektirdiğini, davacı şirketin basiretli tacir yükümlülüklerine ve taşıyandan beklenilen dikkat ve özene aykırı bir şekilde müvekkili şirkete ait ürünlerin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, diğer bir ifadeyle; taşıma sözleşmesine konu emtia değer kaybetmiş, müvekkili şirketin satış sözleşmesi akdettiği müşterisine verdiği taahhütleri yerine getirememiş ve müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini, müvekkili şirketin uğradığı zararların Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... E. sayılı dosyası kapsamında somutlaştırılabileceğini, bu kapsamda, müvekkili şirketin davacı şirket nezdinde ne kadar alacaklı olduğunun derdest durumda olan belirsiz alacak davasının neticelenmesi ile somutlaşacak olup ticari itibar kaybı ile hasarlı emtianın üçüncü kişiler nezdinde neden olduğunu ve müvekkili şirketin tazmin yükümlülüğünde bulunan zararların miktarı dikkate alındığında davacı şirketin müvekkili şirketten alacak talep etmesi açıkça kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı şirket tarafından ayıplı hizmetin ifasından önce usule ve yasaya aykırı olarak düzenlenen faturaya istinaden icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2025 yılına ait BA BS formları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 29.09.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 29.09.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasının davacısının iş bu davanın davalısı olduğu, davalısının ise işbu davanın davacısı olduğu, uyuşmazlığın taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, taşınan emtianın hasarlı taşınması sebebiyle oluşan zararın tazmininin talep edildiği, davanın açılış tarihinin 14/10/2025 tarihi olduğu, işbu davada da taşımaya ilişkin düzenlenen fatura sebebiyle alacağın tahsilinin talep edildiğ görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 166. maddesinin 1. fıkrasında "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmüne yer verilmiş, 2. Fıkrasında "Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır." hükmüne yer verilmiş, 4. fıkrasında ise davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının var sayılacağı düzenlenmiştir.
Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacısının iş bu dosyanın davalısı, davalısının da iş bu dosyanın davacısı olduğu, davanın, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, taşınan emtianın hasarlı taşınması sebebiyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusunun ve tazminata konu olayın aynı olduğu, delillerin usul ekonomisi açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiği, her iki dosya arasında HMK'nun 166. maddesi kapsamında bağlantı bulunduğu anlaşılmıştır. Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı davasının işbu davadan önce açıldığı anlaşılmakla dava dosyasının 6100 Sayılı HMK'nun 166/1 maddesi gereğince Ankara .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dava dosyasının Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, müteakip işlemlerin üzerinde birleştirme kararı verilen Ankara ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, dosyamızın esasının da bu suretle kapatılmasına,
2-Harç, masraf ve vekalet ücreti hususlarının Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında takdir edilmesine,
3-Birleştirme kararının taraflara tebliğine, masrafın davacının gider avansından karşılanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/04/2026
Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalı
Full & Egal Universal Law Academy