T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/243 Esas - 2025/977
T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/243 Esas
KARAR NO: 2025/977
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/12/2024
KARAR TARİHİ: 30/10/2025
K.YAZIM TARİHİ: 03/12/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; davalı ... A.Ş.ne ait ... ... fabrikası zeminlerinin epoksi kaplamalarının yapılması konusunda taraflar anlaşarak imzalanan 26/02/2024 tarihli teklif onayında belirtilen hususlara göre epoksi kaplama işi müvekkili tarafından tam ve eksiksiz bir şekilde yapılarak davalı tarafa teslim edildiğini ve işin tamamlanmasına mütcakip düzenlenen 15/03/2024 tarih ve ... nolu 428.166,65TL tutarlı fatura davalı tarafa teslim edilmiş olmasına rağmen, hiçbir ödeme yapılmaması üzerine davalı tarafa Ankara ... Noterliği kanalı ile 21/08/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, yapılan ihtara rağmen hiçbir ödeme yapılmaması ve ihtarnameye de herhangi bir cevap verilmemesi üzerine davalı şirket aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça 12/09/2024 tarihinde takip dosyasına yapılan itiraz üzerine 12/09/2024 tarihli karar ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu şirket tarafından yapılan itiraz, gerekçesiz, haksız ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik kötüniyetli ve tamamen keyfi bir itiraz olması, davalı borcunu ödemekten kaçınması, taraflar arasında mevcut anlaşma şartları, takip dayanağı fatura içeriği ve tarafların mali kayıtlarına göre mevcut olan müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek amacıyla, davalı borçlu şirketin yapmış olduğu haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takip talebindeki diğer kayıt ve koşullarla takibin devamı ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talepleri ile bu davayı açma zorunluluğumuz doğduğu belirtilerek, 11/11/2024 tarihli ve e-imzalı arabuluculuk son tutanağı ile "Anlaşamama" şeklinde sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlu ... A.Ş.nin Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik kötüniyetli itirazının iptali ile takibin takip talebindeki diğer kayıt ve koşullarla devamına, itiraz edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacı tarafından yapılan icra takibinde talep edilen ana para, kdv ve kesilen fatura miktarları hatalı olup müvekkil şirketten kötüniyetli bir biçimde fazla tahsilat yapılması amacı aleyhe iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından sunulan teklif formunda yer alan birim fiyata bakıldığında eser bedelinin m? başına 17,00 Euro olarak kararlaştırıldığı, yine aynı formda "Dövizin TL'ye çevriminde irsaliye tarihindeki MB Döviz Satış Kuru esas alınacaktır." ibaresinin yer aldığını, davacı tarafından kesilen 15.03.2024 tarihli faturaya bakıldığında ise Kur'un 35,1371 olarak yazıldığı ve "İş Bu Fatura İrsaliye Yerine Geçer." ibaresinin yer aldığı görüldüğünü, formda dövizin TL'ye çevriminde irsaliye yani fatura tarihindeki Merkez Bankası Döviz Satış Kuru'nun esas alınacağı belirtildiğini, 15.03.2024 tarihindeki Euro için belirlenen döviz satış kuru 35.0363,00TL olduğunu, davacı tarafından yüksek kurlardan hesaplama yapılıp daha yüksek bedeller talep edilerek müvekkili şirketten haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığı görüldüğünü, davacının kötüniyetli tutumu gözler önünde olup davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edildiğini, taraflar arasındaki ilişki yazılı bir sözleşmeye dayanmamakta, davacı tarafça taahhüt edilen eserdeki gizli ayıplar düzeltilmediği, zemin kaplama işlemi yapılması hususunda davacı tarafça müvekkili şirkete yalnızca bir teklif formu gönderildiğini, başkaca bir sözleşme imzalanmadığını, davacı tarafın taahhüt ettiği işi ayıpsız, kusursuz, tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğine ilişkin herhangi bir tutanak bulunmadığı, davacı tarafça müvekkili şirkete ait fabrikada yapılan zemin kaplama işi üzerinden bir müddet zaman geçtikten sonra zeminlerde dilekçe ekinde yer alan görsellerde de görülebileceği gibi kabarmalar, atmalar ve dökülmeler oluştuğu ve gizli ayıplar ortaya çıktığını, meydana gelen bu ayıplar davacı tarafa ihbar edildiği halde davacı tarafça hiçbir önlem alınmamış; eserdeki gizli ayıplar giderilmediğini, müvekkili şirketin ayıplı ifa nedeniyle seçimlik hakları mevcut olup müvekkili şirket aleyhine bir bedel hesaplanması halinde bu bedelden indirim yapılması gerektiğini beyan ederek, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2024 yılına ait BA BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 17/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, davacı ve davalı ticari defterlerinin TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartlara uygun olarak yapıldığı, davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, taraflarca imzalanmış olan 26.02.2024 tarihli Ref.No:... olarak Teklif Belgesi bulunduğu, gerek bu belge gerekse tarafların yazılı sözleşme bulunmadan davacı firmanın davalı firmaya aralarındaki ticari ilişki kapsamında mal/hizmet satımında bulunduğu, davalı tarafından da mal/hizmet alındığı, uyuşmazlık konusu olarak dava dosyasına sunulan ve son düzenlenen 15.03.2024 tarih ve ... sayılı, 428.166,65TL tutarlı içeriği “ ... Self Levelling Kaplama Yapılması 640 m2” olan, 1 adet e-fatura olduğu, E-Faturada; KUR 35,1371TL, iş bu faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmezse kabul edilmiş sayılır. İş Bu fatura irsaliye yerine geçer, yer aldığı, uyuşmazlık yönünden, taraflar arasında yapılan alışveriş kapsamında, davacının düzenlediği 1 adet faturaya ait davalının davacıya ödemeleri olarak açık ve sarih bilgi bulunmadığı, incelenen ticari defterlerde de ödeme yönünden bir kaydın bulunmadığı ve alınan faturanın ticari defterlere kaydının yapıldığı, alınan fatura karşılığı Ba formuna göre GİB sisteminde alınan 1 adet faturanın kayıtlı olduğu, alınan fatura yönünden iade faturası ve itiraz yönünden bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava dosyasında, davacının mal/hizmet tesliminin hiç yapılmadığı, eksik yapıldığı, kusurlu yapıldığı yönünden davalı tarafın karşı tarafa ihtarını içeren belge bulunmadığı, davalı tarafından, cevap dilekçesinde, verilen hizmet ve zemine uygulanan zemin kaplamasında kabarmalar, atmalar ve dökülmeler oluştuğu, gizli ayıplar çıktığı, bunların giderilmediği, beyan edildiği görüldüğü, bu beyan yönünden hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, itirazın İptaline konu olan ve Kahramankazan İcra Dairesinde ... esas dosyada takibe girişilen 15.03.2024 tarih ve ... sayılı, 428.166,65TL tutarlı faturadan dolayı; davacı ticari defterleri esas alınması durumunda, 06.09.2024 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 423.412,95TL tutarında alacaklı olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 11.09.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 12.09.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Kahramankazan ... AHM'nin ...E-...K sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
Davacı yan, davalı ile aralarında epoksi kaplama işinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalı yana fatura düzenlediğini, bu fatura bedelinin ödenmediğini iddia ederek alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, ayıp savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
Takibe konu alacağın dayanağının 15/03/2024 tarihli KDV hariç 382.291,65TL KDV dahil 428.166,65TL tutarlı fatura olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusuna ve dava değerine göre savunmanın tanıkla ispatı mümkün olmadığından davacı ve davalı yanın tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına, 2 adet belge karşılığında KDV hariç 1.592.988,70TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça davacı adına 2 adet belge karşılığında KDV hariç 1.592.988,70TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerinin örtüştüğü tespit edilmiştir.
Tarafların defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; uyuşmazlık konusu faturanın her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 428.166,65TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
TBK'nun 474. maddesinde "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." şeklinde,
477. Maddesinde "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır" şeklinde ayıba ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemelerden iş sahibinin açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı anlaşılmaktadır.
TTK m. 18/III uyarınca "Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile" yapılır.
Tüm açıklamalar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında epoksi kaplama işine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının işi yapıp davalıya teslim ettiği ve uyuşmazlık konusu faturayı tanzim ettiği, bu faturayı vergi dairesine BS formuyla bildirdiği, davalının da işi kabul ederek teslim aldığı, davacının düzenlediği faturayı ticari defter ve kayıtlarına işleyerek vergi dairesine BA formuyla bildirdiği, davalı tarafça faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediğinden faturanın taraflar yönünden kesinleştiği, davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve işin ifası yönündeki iddiasını ispatladığı, nitekim davalının da işin ifa edilmediğine yönelik bir savunmasının bulunmadığı, davalı yanın savunmasının ayıplı ifaya yönelik olduğu, ayıplı ifaya yönelik karşı dava/birleşen davasının bulunmadığı, davacı yana gönderilmiş bir ihtarname, ayıp ihbarının da bulunmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, davalının teslim aldığı işi yasada açıklanan sürede incelettirmediği ve davacıya süresi içerisinde ihbar etmediği gibi faturayı defterlerine işlediği ve vergi dairesine bildirdiği, bu sebeple davalının ayıp savunmasına itibar edilemeyeceği, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi davacı yana borçlu olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 428.166,65TL kadar alacaklı olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Neticeten davanın kabulüne, Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 85.633,33TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 85.633,33TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 29.248,06TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.171,19TL harcın mahsubu ile bakiye 24.076,87TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 5.171,19TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.659,59TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 266,00TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.266,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 68.225,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/10/2025
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı