T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/63 Esas - 2026/295
T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/63
KARAR NO: 2026/295
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
VEKİLİ :
VEKİLİ :
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ : 22/01/2026
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilin de aralarında bulunduğu beş kişinin, 2016 yılı Ocak ayı başında yapı denetim faaliyetinde bulunmak amacıyla adi ortaklık sözleşmesi imzaladığını, kuruluş aşamasında müvekkilinin 55.000 - USD nakit sermaye koyduğunu, ayrıca müvekkilinin şirket kuruluşunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından istenen ipotek ve teminatlar için kendi şahsi evini şirket adına ipotek gösterdiğini, ayrıca sahibi olduğu şahsi şirketi adına, kurulacak şirketin yasal iş ve işlemlerinde kullanılmak üzere Banka Teminat mektubu verdiğini, ortaklığın yönetimi, taraflar arasındaki güven ilişkisi çerçevesinde müvekkilinin de akrabası olan .......’a bırakıldığını, yapı denetim şirketlerinin yasal mevzuat gereği mimar veya mühendis ortak zorunluluğu bulunması sebebiyle, adi ortaklığın ticari faaliyetini yürüttüğü ...... Yapı Denetim Ltd. Şti. resmiyette tek ortak..... olacak şekilde 28.01.2016 tarihinde kurulduğunu, sonraki süreçte ortaklığa.....'ın dahil olduğunu ve ortak sayısının altıya çıkarıldığını, buna rağmen müvekkiline, ortaklığın kuruluşundan bugüne kadar tek bir kar payı dahi ödenmediğini, adi ortaklık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarla bu kez ..... Grup Yapı Denetim Ltd. Şti., 09.07.2019 tarihinde ... üzerine satın alındığını, bu şirketin de fiilen adi ortaklık kapsamında faaliyet yürütmesine rağmen, resmi kayıtlarda tek ortak ....olduğunu, zaman içerisinde .... ve .....'ın, ortaklığı fiilen tek başlarına idare etmeye ve hiçbir şekilde hesap vermemeye başladığını, müvekkili .... ile diğer ortaklar ....,.... ve....'ın ortaklıktan dışlandığını, haricen edinilen bilgilere göre.....’a,... ve .... tarafından ortaklıktan çıkması karşılığında gizli bir ödeme yapıldığını, varlıklı bir iş insanı olan müvekkili .....'ın fikri ve teşvikiyle kurulan ve birazda destek olsun diye yeğeni olan .....'ın yönetici yapıldığı adi ortaklıkta bugüne kadar hiç kar payı dağıtılmadığı gibi ortaklık hesaplarına ilişkin bilgi ve belgelerin müvekkili ile paylaşılmaktan imtina edilmesinin, yönetici ortakların hesap vermekten de kaçınmalarının, ortaklık malvarlığını 3. kişilere aktarma-gizleme girişimlerinin, alacakları olduğundan düşük, aksine borçları yüksek göstermek, muhasebe kayıtları manipüle edilmek suretiyle ortaklığın ve ortaklık malvarlığına dahil şirketlerin gerçek karlılığının ve piyasa değerlerinin olduğundan düşük gösterilme çabaları ve müvekkili ve diğer ortakları dışlamaları neticesi aralarındaki güven ilişkisi zedelendiğinden ve bu ortaklığın devamında kendisi açısından bir menfaat ve yararı kalmadığından adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep etme gereği hasıl olduğunu belirterek, taraflar arasındaki adi ortaklığın haklı sebeple feshine, .... Yapı Denetim Ltd. Şti., .... Grup Yapı Denetim Ltd. Şti. ve ...... Yapı Denetim Ltd. Şti.'nin adi ortaklık malvarlığına dahil olduklarının tespitine, Adi ortaklığın tüm malvarlığının belirlenerek tasfiyesine, kötü yönetim sebebiyle davalı .... ve ...'ın adi ortaklığı yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, tasfiye süresince adi ortaklık ve ilgili şirketlerin mahkemece atanacak kayyum tarafından yönetilmesine, şirket paylarının ve malvarlıklarının devrinin tedbiren önlenmesine, şirketin gerçek bilançosunun ortaya çıkarılabilmesi için tüm muhasebe ve vergi kayıtlarının ayrıntılı bir şekilde incelenmesi ile fiili olarak yapılmayan ancak yapılmış gibi gösterilen masraf ve giderlerin tespit edilmesine, gerekirse bu konuda ilgili Vergi Dairesine bildirimde bulunulmasına, tasfiye sonunda belirlenecek davacı payına düşen alacağın, her bir takvim yılı sonunda dağıtılmayan kar payları( her bir takvim yılı sonundan işleyecek enflasyon oranında faizi ile birlikte- kabul edilmemesi durumunda reeskont faiziyle) ve sermaye payı dahil (enflasyon oranında faizi ile birlikte- kabul edilmemesi durumunda reeskont faiziyle) davalı yönetici ortaklardan (....... ve ......) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalılar .....Yapı Denetim Limited Şirketi ve ..... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacının ihtiyati tedbir ve kayyım taleplerinin, koşullarının mevcut olmadığı ve şirketin ticari mahvına sebep olacağından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar .... Grup Yapı Denetim Limited Şirketi ve .... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri yönünden davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, şirketin ticari hayatını bitirecek nitelikteki ihtiyati tedbir ve kayyum taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Yapı Denetim Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava konusu olay arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığından davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının haksız ve delilsiz davasının esastan reddine, müvekkili şirketin ticari hayatını bitirecek nitelikteki ihtiyati tedbir ve kayyım taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkili ve davalı arasında 22/10/2022 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, adi ortaklık sözleşmesi ile ortaklık şartlarının belirlendiğini, davalı yanın protokol gereklerini yerine getirmediğinden, sözleşmenin kuruluş aşamasında davacı tarafından katılım payı olarak ödenen paranın tahsili amacıyla yapmış oldukları icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir.
Somut olayda tarafların tamamı tacir olmadığından, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Ankara BAM 13.HD.nin 2024/912 Esas, 2024/977 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi )
Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı, istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri İlgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) oy birliği ile karar verildi.29/04/2026
Başkan ...... e-imzalı Üye ..... e-imzalı Üye .... e-imzalı Katip .... e-imzalı
Full & Egal Universal Law Academy