T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/70 Esas - 2026/299 T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/70
KARAR NO: 2026/299
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
K. YAZIM TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkiline ait .....plakalı araca, davalı nezdinde sorumluluğu temin edilen ..... plakalı araç 30.08.2022 tarihinde maddi hasar verdiğini, kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere ..... plakalı araç sürücüsünün %100 kusuruyla kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu yaşanan kaza nedeni ile müvekkilinin aracının hasarlandığını, alınan ekspertiz raporunda görüleceği üzere toplam zararın kdv dahil 79.114,59 TL olarak tespit edildiğini, bu zararın KDV dâhil ödenmesi gerektiğini, alınan ekspertiz raporu için KDV dâhil 472,00 TL ekspertiz ücreti ödendiğini, 26.10.2022 tarihinde davalı motorlu taşıt bürosuna müvekkilinin aracında oluşan hasar tazminatına ilişkin talepte bulunulduğunu, talebe cevap alamadıklarını, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, hasar tazminatı için şimdilik 100,00 tl'nin olay tarihinden işleyen avans faiziyle tahsiline, 472,00 tl ekspertiz ücreti, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar tazminatına ilişkin 69.915,00 TL tutarın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, 472,00 TL ekspertiz ücreti, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın haksız olup reddi gerektiğini, Trafik Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri gereği yabancı plakalı bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonrası ortaya çıkan hasarlar için kusur esasına göre ve yabancı sigorta şirketi adına mali sorumluluk sigortası limit ve şartları çerçevesinde müvekkili Büro’nun sorumluluğu doğduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dikkate alınarak süresinde açılıp açılmadığının tespitini, süresinde açılmadığının tespiti halinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazlarının kabulü gerektiğini, haksız davada belirsiz alacak olarak başvuruda bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığını, KTK gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline yapılan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, dava şartları kamu düzeninden olduğundan davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu tür sigortalarda asıl amacın zarar görenin uğradığı “gerçek zararın” giderilmesi olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenlerle sigorta şirketinin, hesaplanan hasar tutarıyla birlikte KDV’den sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, ekspertiz ücretine ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, dava konusu dosyada eksper raporunun 15.10.2022 tarihinde alınıp müvekkili Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna 26.10.2022 tarihinde hasar tazminatına ilişkin talepte bulunulduğunu, herhangi bir bildirimde bulunmaksızın doğrudan eksper raporu aldıran ve sigortacılığın temel ilkesi olan iyi niyet kurallarını ihlal eden başvuranın, eksper ücretinden sorumlu olacağını, başvuran tarafın müvekkili şirket nezdinde muaccel bir alacak oluşmadığını, bu sebeple de müvekkili şirketin temerrüde düşmesinden bahsedilemeyeceğini, bu sebeple başvuranın faiz taleplerinin reddi gerektiğini, sigorta kuruluşunun oluşan riziko sebebiyle işleten, zarar görenlere karşı hangi oranda temerrüt faizi ödemesi gerekiyor ise, onun hukuksal sorumluluğunu üzerine alan sigorta kuruluşu da aynı oranda temerrüt faizi ödemekle yükümlü olacağını, dolayısıyla işletenin sorumlu tutulamayacağı bir faiz türünden, onun sorumluluğunu üzerine alan Trafik Sigortacısının sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, kazaya karışan araç hususi nitelikte bir araç olup ticari kullanımının söz konusu olmadığını, sigorta kuruluşunun faiz ile ilgili yükümlülüğünün, yasal faiz olacağını, müvekkili kurumun, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağını, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her tür talep, beyan, itiraz, dava, şikayet ve sair yasal hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle müvekkili aleyhine ikame edilen davanın belirtilen nedenlerle usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili şirket hakkında faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında hüküm tesis edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Trafik kazası tespit tutanağı, araç trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu yazı cevapları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, bilirkişi rapor ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 06/04/2023 tarihli raporu ile özetle; Davalı sigorta şirketine sigortalı .... plakalı araç sürücüsü ...'nin meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 Sayılı KTK.'nun 47/b., 52/a.,56/c. ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ......'ün meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu, davacıya ait..... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının kdv dahil 69.915,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortalısı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki %100 kusuru oranında ancak poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun olacağı, dava dosyasında davalı sigorta şirketine sigortalı .... plakalı araç sigorta poliçesi bulunmamakla davalı sigorta şirketi sorumluluğunun ancak poliçenin dosyaya kazandırılmasından sonra somut olarak anlaşılacağı, dolayısıyla sigorta konusu uzmanlık alanı olmamakla da bu husustaki nihai değerlendirme ve takdirin sayın mahkemede olacağı, 08/11/2023 tarihli ek raporu ile de dava konusu kazanın arkadan çarpma şeklinde meydana geldiğini, kusur hususunda kök rapordaki görüşünde değişiklik yapılmasının gerekmediği bildirilmiştir.
Bilirkişi 14/04/2026 tarihli ek raporu ile özetle; Kök ve ek raporda belirtildiği üzere;a-)Davalı sigorta şirketine sigortalı ..... plakalı araç sürücüsü .....'nin meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 Sayılı KTK.'nun 47/b., 52/a., 56/c. ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu,b-)Davacıya ait.... plakalı araç sürücüsü ....'ün meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu, c-)Davacıya ait ..... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının kdv dahil 69.915,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortalısı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki %100 kusuru oranında ancak poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun olacağı, 2018 yılı ZMS(Trf) Sigorta Poliçe limitinin araç başına 36.000,00 TL, kaza başına 72.000,00 TL olduğu, görüşünde değişiklik yapılması gerekmediği bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeni ile hasar bedeli tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasının davacıya ait .... plakalı araç sürücüsünün kavşak girişinde bulunan trafik ışık sisteminde kırmızı ışık (DUR) talimatına uyarak duruyor olduğu esnada, aracının arka kısmından gerisinden yakın takip ve olay yeri yol durumuna göre aracının hızini ayarlayamayarak gelen davalıya sigortalı sürücünün idaresindeki .... plakalı aracın önden darbesine maruz kalması şeklinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede Davalı sigorta şirketine sigortalı .... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 Sayılı KTK.'nun 47/b., 52/a.,56/c. ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, Davacıya ait .... plakalı araç sürücüsü ....'ün meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 02/01/2024 tarih, 2022/1360 esas 2024/1 karar sayılı kararı ile özetle; "Davanın KABULÜNE, 69.915,00 TL'nin dava tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (2022 yılı poliçe limiti dahilinde davalının sorumlu tutulmasına)" dair karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 12/12/2025 tarih, 2024/229 esas 2025/1613 karar sayılı ilamı ile özetle; "Haksız fiilen kaynaklanan, maddi zararların tazmininde, zarar veren ve eylemlerinden sorumlu olanlar "gerçek zarar" ile sorumlu olduğundan, zarar gören ancak, gerçek zarar ile sınırlı olarak zararını talep edebilir. Trafik kazasından kaynaklanan araçta meydana gelen hasara yönelik davalarda, davacı aracın kaza tarihindeki değeri kadar zarardan sorumlu olacağından, zarar gören aracın tamirinin ekonomik olmamasına rağmen aracı tamir yoluna giderek, zararın artmasına neden olmuş ise, artmasına neden olduğu miktarı haksız fiil sorumlusundan talep edemeyeceğinden, kaza neticesinde, araçta onarım bedelinin tespiti yanı sıra, aracın onarılmasının ekonomik olup olmadığının da alınacak bilirkişi raporu ile değerlendirilmesi, aracın tamirinin ekonomik olmadığı durumda zarar gören aracını tamir ettirmiş olsa dahi, talep edebileceği zararın, aracın kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarındaki ikinci el değerinden, sovtaj değeri düşüldükten sonra kalan bakiye kadar olabileceği göz ardı edilmemelidir.
Somut olayda, davacı 30.08.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde Volvo S40 marka, 2001 model aracının hasarlandığından, bahisle onarım bedeline ilişkin olarak alınan ekspertiz raporuna istinaden eldeki davayı açarak, onarım bedelini istemiştir. Gerek davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda, gerekse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda, aracın kaza tarihindeki değerine ilişkin bir belirleme yapılmadığı gibi, "her ne kadar ilk derece mahkemesi kararında, aracın tamirinin ekonomik olduğunun ve kaza tarihindeki rayiç değeri tespit edilerek zararın belirlendiği belirilmiş ise de" tamirinin ekonomik olup olmadığı da değerlendirilmeksizin, sadece onarım bedeli tespit edilmekle yetinildiği görülmüştür.
Bu haliyle, hükme esas alınan raporun denetime elverişli ve gerekçeli olmaması nedeniyle, davalından talep edilebilecek "gerçek zararın" tespiti açısından yeterli değildir.
Bu nedenle mahkemece, öncelikle davacıya ait aracın kaza tarihinden önceki hasar kayıtları Plaka ve Şase no bildirilmek suretiyle Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden sorularak, varsa hasar kayıtları da getirtildikten sonra, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda - amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın tespit edilmesi yönünden makine mühendisi bilirkişiden ek rapor yahut yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aracın tamirinin ekonomik olup olmayacağına ilişkin değerlendirme içermeyen, bu nedenle yetersiz sayılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'ın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek, öncelikle, davacıya ait aracın kaza tarihindeki önceki hasar kayıtları, plaka ve şase no'su bildirilmek suretiyle Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden sorularak varsa ve gerektiğinde hasar kayıtları da getirtilerek, bundan sonra dosya daha önce rapor alınan bilirkişiye yahut yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek, açıklanan hususlarda ek rapor ya da rapor alınarak, kararın davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklarda korunarak davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. " denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir. Geçmiş hasar kayıtlarına yönelik 25/04/2011 tarihli hasar dosyasının istenildiği 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle bilgi ve belgelerin bulunmadığı bilgisinin yer aldığı bu kapsamda geçmiş hasar kayıtlarının bulunmadığı ve Bilirkişi 14/04/2026 tarihli ek raporu ile yapılan değerlendirme ile Hasar yönünden yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde, hasarlanan aracın ekonomik olarak değerini yitirmesi yahut azalması halinde, zarar gören oluşan zararı, zarara neden olanlardan talep edebilir. Davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse; kazadan önceki (hasarsız haliyle) 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki haliyle sovtaj değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının dosya kapsamındaki deliller ile denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile davacıya ait ..... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının kdv dahil 69.915,00 TL olduğu, Davalının sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 08/07/2021 tarih ve 2021/16685 Esas, 2021/4341 Karar sayılı ilamı) 69.915,00 TL'nin dava tarihinden önce temerrüdün oluştuğu ispatlanamadığından dava tarihi olan 21/12/2022'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 69.915,00 TL'nin dava tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (2022 yılı poliçe limiti dahilinde davalının sorumlu tutulmasına), Ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine, 2-a)Alınması gereken 4.775,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harç ile 1.195,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.500,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, BAM kaldırma kararı öncesinde bu hususta yazılan Harç Tahsil müzekkeresinin, sistemden yapılan sorgulamasında tahsil edildiği anlaşıldığından bu hususta yeniden müzekkere yazılmasına yer olmadığına, b)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.322,03 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, BAM kaldırma kararı öncesinde bu hususta yazılan Harç Tahsil müzekkeresinin, sistemden yapılan sorgulamasında tahsil edildiği anlaşıldığından bu hususta yeniden müzekkere yazılmasına yer olmadığına, c)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı ile 1.195,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.367,90 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 284,40 TL tebligat ve posta gideri ile 5.500,00TL bilirkişi ücreti ve 472,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 6.256,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2026 Katip ...E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır Full & Egal Universal Law Academy