T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/142 Esas - 2025/194
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/142 Esas
KARAR NO: 2025/194
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/12/2024
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
K. YAZIM TARİHİ: 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.10.2024 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tamamen kusurlu olarak davacıya ait .... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın 23.400,00 TL hasarlanmasına ve değer kaybına uğramasına neden olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan bir sonuç alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 50,00 TL hasar bedeli ile 50,00 TL de değer kaybı olmak üzere toplam 100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1.233,11 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 24/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 50,00 TL olan hasar bedeli taleplerini 23.400,00 TL'ye, 50,00 TL olan değer kaybı tazminatı taleplerini 50.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, ancak sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığından sorumluluklarının olmadığını, davacıya ait araç değer kaybı belirlemesinde davacıya ait araç Tramer hasar kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini, hasar gideriminin de bilirkişi tarafından değerlendirilmesi ve anlaşmalı servis iskontosunun uygulanmasının gerektiğini, yine eşdeğer parça kullanımının da dikkate alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat talebine ilişkindir.
09/10/2024 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan ... plakalı araç ile davacıya ait .... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalıdan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı Sigorta Şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b-c., 56/c. ve 84/d. Maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davacıya ait....plakalı araç sürücüsü ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali görülmemekle kusursuz olacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 23.400,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 91. Maddesi gereği sorumluluğunun olacağı, davacıya ait aracın kaza esnasında henüz 1 (bir) yaşını bile doldurmamış 24.293 km.de de olmakla, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 50.000,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 91. Maddesi gereği sorumluluğunun olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili 27/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli ve değer kaybı zararından kazaya sebebiyet veren aracın ZMSS sigortacısı olan davalının sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, kazaya sebebiyet veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesi gerektiğine ve sigorta şirketinin temerrütünün KTK'nın 97.maddesi göre başvurudan itibaren 8 iş günü sonunda oluşacağına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 23.400,00-TL hasar bedeli, 50.000,00-TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 73.400,00-TL maddi tazminatın 15/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limitleri dahilinde davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
Ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 5.013,95 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 1.681,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.332,35 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 427,60 TL peşin harç, 1.254,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.170,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 266,00 TL posta ve tebligat ücreti, 1.233,11 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 6.999,11 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.20/11/2025
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza