T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/166 Esas - 2025/160
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/166 Esas
KARAR NO: 2025/160
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/01/2025
KARAR TARİHİ: 11/11/2025
K. YAZIM TARİHİ: 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.08.2024 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...ın tam kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazaya ilişkin Kaza Tespit Tutanağı'na süresi içerisinde Ankara Batı ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Değişik İş dosyasıyla itiraz ettiklerini fakat itirazlarının mahkemenin bu hususta görevli olmaması sebebiyle reddedildiğini, Kaza Tespit Tutanağı'nda yapılan olay değerlendirmelerinin asıl yaşanan olay ile farklı olduğunu, müvekkilinin belirtildiği gibi sağ şeritten sol şeride dönmediğini, zaten sol şeritte seyir halinde iken sol şeride sinyalini verip döndüğünü, müvekkilinin aracının arkasında seyretmekte olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, halihazırda sol şeritten sinyalini verip dönmekte olan müvekkiline arkadan gelip çarptığını, dolayısıyla Kaza Tespit Tutanağı'nda belirtilen kusur durumuna itiraz ettiklerini, keşif ve bilirkişi raporuyla bu hususun tespitini talep ettiklerini, davalının tam kusuruyla meydana gelen kazada müvekkiline ait ... plakalı aracın hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL hasar bedeli, 10,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 20,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında araç başına 200.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, ancak kaza tutanağında da belirtildiği üzere, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmamakla sorumluluklarının olmayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 07/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat talebine ilişkindir.
22/08/2024 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 07/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plakalı araç sürücüsü davacı ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 56/a-2., 67/a. ve 84/f. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, dosyada davacıya ait araç hasar giderim bedeline ilişkin herhangi bir belge olmamakla, davacıya ait araç hasar bedelinin ve değer kaybının belirlenmesi mümkün olmayıp, davacıya ait araç hasar bedeli ile değer kaybının belirlenmesi durumunda da davacıya ait ... plakalı araç malik ve sürücüsü olan ... kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olmakla, davalı sigorta şirketinden tazminat talebinin olamayacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Her ne kadar söz konusu rapora itiraz edilmişse de; tanık beyanlarının bilirkişi raporunda tartışılmış olması ve KTT ile çelişki içermemesi gözetilerek rapora karşı itirazın reddi ile yeniden rapor alınmasına yer olmadığına karar verilerek söz konusu rapor hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinin kendi sigortalısının kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, yapılan yargılama sonucunda davacının oluşan kazada tam kusurlu olduğu bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusursuz olduğu kazada herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı, peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 20,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/11/2025
Katip Hakim
e-imzae-imza